T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/761 Esas
KARAR NO: 2024/603
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/11/2023
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: 20/05/2022 tarihinde saat 23:11 de davalı ... adın kayıtlı ve yine... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... ili ... ilçesinde müvekkili ... Şti ait ... plakalı araca çarpması sonucu, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, takibi ve işbu davaya konu alacağın varlığının kesin olduğunu, bağımsız sigorta eksperi... tarafından dava konusu kazaya yönelik kazanç kaybı ve değer kaybı tazminatına yönelik hesaplama yapıldığını, işbu tutarlara herhangi bir faiz eklenmeksizin icra takibi sürücü ve ruhsat sahibi adına başlatıldığını, davalı 19/10/2023 tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, ancak bu itiraz müvekkili şirketin haklı alacağının kötüniyetli inkarından başka hiçbir anlam ifade etmediğini, davalıların likit borca kötü niyetle itirazı sebebiyle icra tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı, ... 36. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itiraz ile takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... 36. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Başkanlığından 2021 yılına ait Gelir Vergi Beyannamesi, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava; trafik kazasında davacıya ait araçta meydana gelen kazanç kaybı ve değer kaybının davalıdan tahsiline yönelik yürütülen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Arabuluculuk ile ilgili özel kanuni düzenleme niteliğinde olan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun m.18/A hükmünde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesinin içeriğinin somut olay açısından irdelenmesi gerekmektedir.
Davanın haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine yönelik yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacının tacir olduğu ve müzekkere yanıtlarıyla davalının dava tarihi itibariyle tacir olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla Mahkememizin görevli olduğu ve her iki tarafın da tacir olması sebebiyle uyuşmazlığın Mahkememizce çözümlendirilmesi ve davanın mahiyeti gereği dava açılmadan evvel arabuluculuk yolunun tüketilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile, “arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini” elden veya UYAP sistemi üzerinden dosyaya ibraz etmemesi halinde, bu belgelere UYAP sistemi üzerinden erişebilme imkânının olmasının sonuca etkisinin bulunamayacağı cihetle, bu durumda davanın dava şartı yokluğunda usulden reddinin gerekeceği kabul edilmekle" şeklinde uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.
Dava dosyası içeriğine ve gerekse UYAP kayıtlarına göre, iş bu ticari uyuşmazlığa konu dava açılmadan evvel arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslının, arabulucu tarafından onanmış bir örneğinin yahut fotokopisinin dahi dosyada olmadığı; bu nedenle tensip tutanağının 18.maddesi ile bu durumla ilgili davacı vekiline süre verildiği, ilgili ara karar içeriğine göre "Dava dilekçesine arabuluculuk son tutanağının eklenmediği anlaşılmakla, tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere davacı vekiline 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına,(ihtaratın iş bu tensip tutanağının tebliği ile yapılmış sayılmasına)" dair ara karar oluşturulduğu, tensip tutanağının davacı vekiline tebliğ olunduğu, arabuluculuk son tutanak aslının yani ıslak imzalı halinin veya arabulucu tarafından onanmış imzalı örneğinin sunulmadığı, esasen verilen kesin süreye rağmen bu noktada davacı vekilinin hiçbir mazereti Mahkememize sunmadığı gibi verilen kesin süre içinde de bu noktada herhangi bir imkanı kullandığını belgeleyemediği açıktır. Bu suretle davacı vekilinin, Mahkememizce verilen kesin süre içinde davacı evrak aslını sunduğunu ispatlayamadığı gibi diğer seçenek olarak açıklandığı üzere bu tutanağın arabulucu tarafından onanmış imzalı örneğini sunma hak ve imkânın dahi kullanmadığı, dahası arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair delil ibraz edilmediği gibi icra takibine konu borcun davalı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır.
Yapılan açıklamalar karşısında 6102 sayılı TTK m.5/A, 6325 sayılı HUAK m.18/A-f.2, HMK m.114/f.2, HMK m.115/f.2 hükümleri karşısında davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davacının arabuluculuk yoluna başvurmaksızın doğrudan işbu davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK 5/A hükmüne atfen 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A madde hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın başlangıçta peşin alınan 269,85-TL peşin harçtan mahsubu ile, eksik olan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 328,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesini yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda, davalının yüzüne karşı davacının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341. Maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2024
Katip
Hakim