T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/785 Esas
KARAR NO : 2025/526
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/11/2023
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ihale yoluyla aldığı işleri yapmak için İş Kanunu hükümleri çerçevesinde personel istihdam ettiğini, bu çerçevede müvekkili şirket bünyesinde çalışan dava dışı ...'nın davalılar nezdindeki çalışmalarına istinaden işçilik alacakları talebi ile son işveren sıfatı ile ... 30. İş Mahkemesinin ...E. sayılı ve ... 16. İş Mahkemesinin... E. sayılı dosyaları ile davacı şirkete dava açıldığını, yargılama sonunda davaların kabulüne karar verildiğini, dava dışı işçi tarafından mahkeme ilamı gereği ... 5. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ve ... 21. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davacı şirket tarafından 07.06.2018 tarihinde ... 5. İcra Müdürlüğüne 8.048,22 TL, ... 21. İcra Müdürlüğüne 23.08.2019 tarihinde 3.649,00'TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin, adı geçenin son çalıştığı iş yeri olması hasebiyle tüm yıllara ait alacakları ödediğini, bu arada müvekkili şirketin, davalı şirketlere tekabül eden tutarını da onlar adına ödemesi sebebiyle adı geçen işçinin davalı şirketlerde çalıştığı dönemlere ait alacak tutarlarının davalılardan tahsilini talep etmek zaruretinin doğduğunu belirterek davanın kabulü ile fazla ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin kısa süreli ihale alıcısı olduğunu, bu ve benzeri ihaleler kapsamında ihaleyi kazanan şirketler farklı olsalar da hizmetin aynı işçilerce yerine getirildiğini, bu işçilerin, işverenlerin sözleşme süresinin bitiminde aynı ihaleyi alamasalar bile ihaleyi alan müteakip firmaların yanında ve gerçek işvereni olan kamu kurumu bünyesinde çalışmaya devam ettiklerini, dolayısıyla dava dışı işçinin gerçekte kesintisiz olarak ... (...) işçisi olduğunu, tüm çalışmasını ve mesaisini işçisi olduğu ...'e tahsis ettiğini, emir ve talimatları da ...'den aldığını, bu durumda da feshe bağlı hak ve alacaklardan da ...'in tek başına sorumlu olacağını, şirketin sorumlu olduğu kanaatine varılacak olması halinde, yasal mevzuat ve içtihatlar gereği olarak da bu sorumluluğun, şirketin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönem ve o dönemde işçinin aldığı ücret ile sınırlı olması gerektiğini; 6098 sayılı Kanun m.167/1 gereğince de devir eden/alan işverenler arasındaki sorumluluğun, "birlikte sorumluluk" olduğu dikkate alınarak, teselsül hükümlerine göre tarafların yarı yarıya sorumlu tutulması gerektiğini, haklı çıkması halinde, davacının dava dilekçesinde belirttiği toplam miktarın değil, davalılar açısından hesaplanacak toplam kıdem tazminatının yarısının hesap edilmesi gerektiğini, zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 26/07/2023 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 20/11024 tarihli bilirkişi ek raporu,
... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'nden hizmet cetveli, sosyal güvenlik kayıt belgesi, iş yeri unvanı listesi ve işe giriş - işten çıkış bildirgeleri,
... Şirketi'nden DVD formatında sözleşme, şartname ve ödeme evrakları,
... 16. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 30. İş Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları,
... 21. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayır celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçi ...'ya ödenen işçilik alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı, hizmet alım ihalesinin davalılar tarafından üstlenildiğini, sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre davalı yüklenicilerin çalıştırdığı işçinin iş hukukundan doğan her türlü işçilik hakları ve tazminatlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış olup kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin dava dışı işçiye ödendiği ihtilafsızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçiye ödenen bedelden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 24/05/2018 tarih ... Esas ...Karar, 31/05/2018 tarih ... Esas ... Karar, 11/05/2017 tarih ...Esas ... Karar).
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli ... E. ...K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.
Emsal karar, TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Dava dışı işçinin SGK kayıtlarına göre; dava dışı işçinin davalı ... bünyesinde 05/05/2011-31/12/2012 tarihleri arasında 606 gün süreyle, davalı ... bünyesinde ise 01/01/2013-31/01/2013 tarihleri arasında 30 gün süreyle çalıştığı, işçinin davacı nezdindeki çalışmasının 02/07/2014 tarihinde emeklilik sebebiyle sonlandığı, asıl işveren konumundaki davacı şirketin, davalı alt işverenler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı toplam bedelin 11.297,22-TL olduğu ve söz konusu işçilik alacaklarının rücuen tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde, davacı işverenin sorumluluğuna dair bir hükme yer verilmediğinden, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları nedeniyle davalı şirketler işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden işçilik alacakları nedeniyle sorumludur.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, davalı yüklenici şirketlerin dava dışı işçiyi (...) çalıştırdıkları süre ile sınırlı olarak paylarına düşen kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağından tamamından sorumlu olduklarının kabulü halinde ... Şirketi'nin sorumluluğunun 6.142,56-TL olduğu,...Şirketi'nin sorumluluğunun ise 304,09-TL olduğu, davalı yüklenici şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre ile sınırlı olarak paylarına düşen kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağının yarısından sorumlu olduklarının kabulü halinde ise davalı ... Şirketi'ne rücu edilebilecek miktarın 3.071,28-TL, ... Şirketi'ne rücu edilebilecek miktarın ise 152,04-TL olduğu kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraf iddia ve savunmalarına, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesine, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerine, genel hukuk prensiplerine, tanzim edilen bilirkişi raporuna ve celp edilen tüm delillere göre, 6098 sayılı TBK'nın 167.maddesinde (818 sayılı BK'nın 147. maddesi) müteselsil sorumlular arasında rücu ilişkisinin düzenlendiği, borcun tamamını ödeyen davacının yapmış olduğu ödemenin çalıştırılan dönemlere isabet eden ve hesap edilen oranlarda davalılara rücuen tahsil hakkının bulunduğu, davalı yüklenici şirketlerin dava dışı işçiyi (...) çalıştırdıkları süre ile sınırlı olarak paylarına düşen kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağından tamamından sorumlu oldukları, bu durumda ...Şirketi'nin sorumluluğunun 6.142,56-TL, davalı ...'nin sorumluluğunun ise 304,09-TL olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Rücu ilişkisi kapsamında dava dışı işçinin her bir alt işveren nezdinde çalıştığı dönem dikkate alınarak 6.142,56-TL'nin davalı ...Şirketi'nden; 304,09-TL'nin davalı ... Limited Şirketi'nden; ödeme tarihi olan 23/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ... Şirketi'ne verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri (6.446,65-TL) üzerinden alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 269,85-TL harç ve 345,55-TL ıslah harcı toplamı olan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye harç kalmadığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85-TL peşin harç, 345,55-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 615,40-TL harcın, 586,37-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden; 29,03-TL'nin davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.503,00-TL yargılama giderinin, 5.243,42-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 259,58-TL'sinin ise davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 6.446,65-TL vekalet ücretinin 6.142,56-TL'nin davalı ...Şirketi'nden; 304,09-TL'nin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin, 3.125,28-TL'sinin davada haksız çıkan davalı ... Şirketi'nden; 154,72-TL'nin davada haksız çıkan davalı ... Şirketi'nden davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/07/2025
Katip
Hakim