T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/791 Esas
KARAR NO : 2025/363
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine senede dayalı kambiyo senede dayalı kambiyo icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı ile hiçbir cari alışveriş ve bağı olmadığı gibi hiçbir senette imzasının bulunmadığını, icra takibine konu edilen evrakta yer alan imzanın ve yazının kendisine ait olmadığını, müvekkilinin eski adresine, mernis adresi güncellemesine rağmen tebligat yapılarak takibin kesinleştiğini, itiraz süresi kaçırıldığından menfi tespit talep zaruretinin hasıl olduğunu, senet düzenleme tarihinin 18.08.2017, vade tarihi 03.08.2020 ve takip tarihi ise 20.07.2023 olduğunu, tüm tarihlere ilişkin hiçbir anlaşma, irsaliye fatura ürün mal satış teslim olmadığı gibi senetteki imza ve yazıların davacıya ait olmadığını, müvekkilinin hiçbir ticari alım-satımda bulunmadığını, davalı tarafça da bilinmesine rağmen, haksız ve kötüniyetli şeklide takibe girişildiğini, tedbiren ... 6. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyada vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine ve takibin durdurulmasına yönelik ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Değişik iş tedbirin devamını, haklı menfi tespit davalarının kabulü ile borcun yokluğuna ve mezkur takibin iptaline, %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın, müvekkili şirketten ... plakalı ...model araç kiraladığını ve kiraladığı aracı hasarlı olarak müvekkiline teslim ettiğini, ancak müvekkili nezdinde doğan zararı nakden tazmin etmediğini, müvekkili lehine bono düzenleyerek müvekkiline teslim ettiğini, ancak vade tarihi itibariyle davacı tarafından düzenlenen bononun ödenmemiş olduğunu, işbu davaya konu icra takibinin başlatılması zaruri hale geldiğini, ancak davacının takibe konu borcu ve senet üzerindeki imzayı inkar ettiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketten şahsı adına araç kiralama işleminde bulunduğunu, kiraladığı aracı hasarlı olarak müvekkili şirkete teslim ettiğini ve araca verdiği hasarı, aracın serviste kaldığı süre boyunca oluşan kazanç kaybı ve araçta oluşan değer kaybını tazmin etmek adına davacı tarafından davaya konu bono düzenlendiğini ve müvekkili şirkete verildiğini, taraflar arasındaki ihtilafın kaynağı araç kiralama sözleşmesi olduğu için bu ihtilafın çözümünde görevli mahkemelerin HMK'nın ilgili maddeleri gereği Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketten ... plakalı ... aracı kiralamış olduğunu, kiraladığı aracı hasarlı bir şekilde teslim ettiğini, hasarın nasıl oluştuğu, kaza yapılıp yapılmadığı konusu ile ilgili müvekkili şirkete bilgi verilmediğini ve kaza tespit tutanağı davacı tarafından düzenlenmediğini ve müvekkile teslim edilmediğini, bu sebepten dolayı müvekkili sigorta aracılığı ile zararını gideremediğini, maddi zarar olarak hasar bedeli, kazanç kaybı ve değer kaybı bedelini tazmin etmek için müvekkili şirkete davacı tarafından imzalanan bononun teslim edildiğini, bononun, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmediğini ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmekte olduğunu, bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına geldiğini, bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmadığını, işbu davanın görevsizlik nedeniyle usul yönünden reddine, işbu taleplerini uygun görülmezse ekte sunmuş oldukları deliller ve ispat vasıtaları neticesinde esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ve İİK'nın 72/4.maddesi uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
..., ... ve ... tarafından hazırlanan 01/04/2025 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 25/09/2024 tarihli bilirkişi raporu,
... Şirketi'nden ... hesap numaralı sözleşme aslı,
... 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının 18/08/2017 düzenlenme tarihli, İstanbul düzenlenme yerli, 03/08/2020 ödeme günlü, 30.000,00 TL bedelli senet aslı,
... Bankası Anonim Şirketi'nden belge aslı celp edilerek dosya arasına alındı.
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Değişik iş dosyasının aslı,
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe:
Davanın konusu, keşidecisi ..., düzenleme tarihi 18/08/2017, ödeme tarihi 03/08/2020, düzenleme yeri ... olan ve 30.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davacı aleyhine yürütülen ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır.
Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas... Karar). Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından davacı aleyhine, ...6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile, 18/07/2023 tarihinde toplam 43.379,80-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 18/08/2017, ödeme tarihi 03/08/2020, düzenleme yeri ... olan ve 30.000,00-TL bedelli bono alacağı ve ferileri olarak gösterildiği, ödeme emrinin 23/10/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davaya konu, keşidecisi ..., düzenleme tarihi 18/08/2017, ödeme tarihi 03/08/2020, düzenleme yeri İstanbul olan ve 30.000,00-TL bedelli bononun, davacı keşideci tarafından düzenlenmediği, imzasının taklit edilerek sahte imzayla tedavüle ve takibe konulduğunun iddia edildiği ve işbu davanın açıldığı, sahtelik def'inin mutlak def'i olduğundan herkese karşı ileri sürülebileceği (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, ... Esas... Karar) anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında dava konusu bonoda davacı adına atılı imzanın davacı eli ürünü olup olmadığının tespiti amacıyla grafoloji uzmanı tarafından tanzim edilen 25/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan 10/01/2025 tarihli uzman görüşü raporunda imzanın davacıya ait olmadığının rapor edildiği, bu itibarla dosya kapsamında çelişki bulunduğundan bahsedilemese dahi imzaların farklı olması da göz önünde bulundurularak dosyanın grafoloji uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 01/04/2025 tarihli heyet raporu ile de aynı yönde olacak şekilde bonoda yer alan imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, bu itibarla söz konusu raporlara itibar edilebileceği, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, çelişki olduğundan bahsedilemeyeceği ve raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep dahi bulunmadığı değerlendirilmiş ve bonoda davacı adına atfen bulunan imzaların davacının eli ürünü olduğu kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf, takip ve dava konusu bonoda yer alan imzanın davacıya ait olmadığını iddia etmişse de, imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, dava ve takibe konu bononun unsurları itibari ile geçerli olduğu, sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan senetten dolayı borç altına giren kişilerin bu iddialarının ispat yükü altında olduğu, dolayısıyla ispat yükünün somut olayda davacı borçluya ait olduğu, genel karine gereğince borç ikrarı anlamı taşıyan bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmadığı, bonodaki keşideci imzasının davacı eli ürünü olduğu anlaşıldığına göre davacının bu bononun bedelsiz olduğunu, dava değeri de gözetildiğinden HMK'nın 201.maddesi uyarınca aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği anlaşılmakla, davacı tarafın takip ve dava konusu bonoda yer alan imzanın davacıya ait olmadığına yönelik savunmasını ispatlar nitelikte, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, kesin ispata yeter güçte delil/belge sunmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte, 2004 sayılı İİK'nın 72/4.maddesi gereğince menfi tespit davasının davalı alacaklı lehine sonuçlanması halinde uygulanan tedbirin kendiliğinden ortadan kalkacağı ve alacaklı lehine %20 re'sen tazminata hükmedileceğinin emredici olarak düzenlendiği, nitekim eldeki davada da ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik İş dosyası ile teminatın yatırıldığı, ve Mahkememizce de tedbirin devamına karar verildiği, 2004 sayılı İİK'nın 72/3.maddesi gereğince hükmolunan tedbirin infaz edildiği anlaşıldığından alacak miktarın olan 43.379,80-TL'nin %20'si oranındaki 8.675,96-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Keşidecisi ..., düzenleme tarihi 18/08/2017, ödeme tarihi 03/08/2020, düzenleme yeri .. olan ve 30.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davacı aleyhine yürütülen ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan davanın sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Dava reddolunduğundan davacının kötü niyet tazminatı talebinin dahi reddine,
3-Uygulanan tedbir kararı bulunduğundan 2004 sayılı İİK'nın 72/4. maddesindeki yasal koşullar oluşmakla alacak miktarın olan 43.379,80-TL'nin %20'si oranındaki 8.675,96-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 740,82-TL peşin harçtan mahsubu ile, fazla olan 125,42-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 25.005,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
Hakim ...