T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/816 Esas
KARAR NO : 2025/9
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş.'ne ait ... adresinde bulunan taşınmaz hasar tarihinde geçerli olmak üzere ... Poliçe Nolu ... Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigorta teminatı altına alındığını, Sigortalı ...Tic. A.Ş. ne ait ... ünvanı ile otel olarak faaliyet gösteren bağımsız bölümün yanında bulunan binanın bodrum katında yer alan pis su rögar kanalından su gitmemesi sebebiyle taşmış olduğunu, pis su sigortalı otele ait, sistem odası, elektrik odası, asansör kuyusu ve otelin resepsiyon alanına taşarak maddi hasara sebep verdiğini, ekspertiz incelemelerine göre ödenmesi gereken hasar tazminat tutarı 1.784.11 USD olarak belirlendiğini ve tazminat bedelinin 09.08.2022 tarihinde sigortalıya ait ... hesabına ödendiğini, hasarın ödenmesi ile mukavele şartlarına ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 maddesi hükmüne göre müvekkilinin sigortalısının yerine kaim olmuş ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları müvekkili şirkete intikal ettiğini, müvekkilinin halefıyet hükümlerine göre zarar veren 3.şahıslara karşı dava ve talep hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminat tutarının davalı tarafça müvekkile iadesi gerektiğini, müvekkili şirketçe dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin ödenmesi için davalıya rücu mektubu gönderildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, buna istinaden ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ise icra takibine alacağa ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, izah edilen nedenlerle, davalı tarafın kusurlu olduğu ve icra takibine yapılan itirazın haksız ve hukuksuz olduğunu, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalının takibe, asıl alacağa ve tüm fer’ilerine vaki itirazların iptaline, takibin devamı ile alacağın likit olduğu dikkate alınarak hükmolunacak borç miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen alacağın zaman aşımına uğradığını, sigorta poliçesinin tarafı olan ve dosyaya sunulan ekspertiz raporunda da ödeme yapılması gereken taraf olarak bu şirket gösterildiğini, ancak işbu rücu davasına konu edilen ödeme ...A.Ş.'ye değil görüldüğü üzere ...adlı bir şirkete ödendiğini, bu nedenle davacı sigorta şirketinin yapılan bu ödemeyi rücu davasına konu etmesinin mümkün olmadığını, davacının davasını hasar dosyasına ve ekspertiz raporuna dayandırdığını, ancak eksper raporu olarak dosyaya sunulan belgenin bu haliyle bir delil niteliği taşıyamayacağının açık olduğundan hasar dosyasına karşı beyanda bulunma, delil ve tanık sunma haklarını saklı tuttuğunu, davaya konu zararı meydana getiren tıkanıklık zararın meydana geldiği bina maliklerinin ve asıl tıkanıklığın yaşandığı yan bina maliklerinin sorumluluğunda olduğundan burada husumetin hem zararın meydana geldiğini, hem de yan binanın yapı maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, tazminat hukuku açısından tazminat sorumluluğunun doğması için, zarara neden olayla tazminat talep edilen tarafın eylemi arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, olayın gerçekleşme şekli bina malikinin kusurları ve mevzuata aykırı uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde, burada davacı tarafın husumeti müvekkili idareye yöneltmesindeki haksızlığını ve kötü niyetini ortaya koyduğunu, tazminattaki faiz başlangıcının ödeme tarihinden itibaren istenmesi hukuka aykırı olduğunu, icra takibine konu hasar ödemesi kusur tespiti ile hasar rakamı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlere davanın başta yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan olmak üzere, zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, davacının davasının öncelikle pasif husumet yokluğu olmak üzere, esastan ve tümüyle reddine, Müvekkili idare aleyhine kötü niyetli olarak icra takibine girişen ve yapılan itirazı haksız şekilde dava konusu eden davacı taraf aleyhine dava konusu miktarın %20 sinden az olmamak üzere % 50 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 30. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyası, hasar dosyası, hasar resimleri, sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, ödeme dekontu, rücu yazısı celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi..., Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ... ve Yangın Sigorta Uzmanı bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 18/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak;"... Yukarıda açıklanan gerekçeler dahilinde, olayın meydana gelmesinde bitişik 9A no.lu binanın mülk sahiplerinin %75 oranında sorumlu bulunduğu, fen ve sanat kaidelerine uygun olarak yapılması halinde su sızıntılarının olmayacağı, binanın gerekli yapım, bakım ve onarımlarını zamanında yapmayan mülk sahiplerinin olayın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu ve sorumlu bulunduğu, Bodrum katında bulunan pis su hat giderinin tıkanması nedeniyle bodrum kat seviyesinde bulunan asansör kuyu dibinde yer alan revizyon kutusu ile 2 adet switchin arızalanabileceği, hasar gerekçesi ile oluşan hasar arasında illiyet bağı kurulabileceği, pis su sirayetine bağlı olarak revizyon kutusunda kısa devreler kaçınılmaz olacağından ve bu durumun asansör ana kartında hata kodlarının oluşmasına, bu durumun ise asansörün çalışmasına engel teşkil edeceğinden aynı zamanda kuyu dibinde kuvvetli ve zayıf akım elektriğinin iletim ve kontrolü sağlanamayacağından, revizyon kutusu ve switchlerin değiştirilmeleri teknik olarak uygun bulunmuştur. Hasar bedeli belirlenirken ... firmasının hazırlamış olduğu onarım teklifi ve hazırlanan servis raporunun dikkate alınmış olduğu anlaşılmakla, asansör hasarına konu 921,79 USD bedelin piyasa rayicine uygun olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Diğer hasar kalemleri inşaat-onarım ve temizlik kalemlerinden ihtiva olduğundan, uzmanlık alanım dışındaki talepler hususunda değerlendirme yapılamamıştır. Davaya konu 22.12.2021 tarihinde meydana gelen Dahili Su Hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen ... poliçe numaralı Yangın (Otel Paket) Sigortası Poliçesi vadesinde ve Dahili Su Baskını Ek teminatı kapsamında meydana geldiği, Hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu Davacı sigorta şirketi tarafından 09.08.2022 tarihinde dava dışı sigortalısına toplam 1.784,11 USD (32.050,1088 TL) hasar tazminatı ödendiği, Davalı ... ‘nin olayın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluk izafe edilmediğinden meydana gelen hasar sebebiyle sorumlu olup olmadığı, Davacı sigorta şirketi yönünden Geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , hasar tazminatı ödendiği ve hasarın dahili su hasarı şeklinde meydana geldiği ve davalı ...’nin kusur ve sorumluluğu olmadığı tespit edildiğinden TTK 1472 halefiyet prensibi koşullarının oluşmayacağı, Davacı sigorta şirketi ödediği tazminatı davalıdan rücuen talep edemeyeceği, Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu 22.12.2021 tarihinde meydana gelen Dahili Su hasarı sonucu sigortalı yerde oluşan toplam zarar tutarı 1.784,11 USD olduğu ve davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 09.08.2022 tarihinde ödendiği, poliçe özel şartı döviz notunda “Dövizli poliçelerin TL cinsinden yapılacak olan hasar ödemelerinde ise hasar ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası Döviz Satış Kurunun kullanılması esas alınacaktır. Notuna istinaden ödenen tazminat tutarı 1.784,11USD X 17,9642= 32.050,1088 TL olarak hesaplanmıştır. Dava dışı 9.A nolu bitişik komşu bina maliki %75 kusur ve sorumluluk oranına isabet eden 24.037,58 TL tazminattan sorumlu olacağı, Dava dışı 11 nolu otel binası malikinin %25 kusur ve sorumluluk oranına isabet eden 8.012,5272 TL tazminattan sorumlu olacağı, Davalı ... Kurumuna kusur ve sorumluluk izafe edilmediği, Sayın mahkeme tarafından tazminata hükmedilmesi halinde davacı sigorta şirketi ödediği 32.050,1088 TL (1.784,11 USD) tazminat için fiili ödeme tarihi 09.08.2022 den 28.12.2022 takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edebileceği, Tespitleri yapılarak nihai takdir ve hukuki değerlendirmesi tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere tarafımızdan hazırlanan Bilirkişi Heyet Raporu sunulmuştur ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, iş yeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin, ödediği hasar tazminatını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre davalıdan rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 08/05/2021 - 08/05/2022 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan 1 yıl süreli Otel Paket Sigorta sözleşmesi akdedilmiştir. Dava dışı sigortalının "..." adresinde bulunan otel / iş yeri, sigorta sözleşmesinde belirtilen rizikolara karşı poliçede gösterilen limitlerle teminat altına alınmıştır. Sigorta sözleşmesinin geçerli olduğu dönemde, 22/12/2021 tarihinde yan binanın bodrum katında yer alan pis su rögar kanalından su gitmemesi sebebiyle taşan pis suların dava dışı sigortalının iş yerini basmış ve iş yerinde bulunan otele ait sistem odası, elektrik odası, asansör kuyusu ve resepsiyon alanına taşarak hasara uğratmıştır. Dava dışı sigortalının hasar başvurusu üzerine davacı sigorta şirketi tarafından riziko mahallinde araştırma yapılmış, eksper incelemesi sonucunda hasar başvurusu olumlu görülerek dava dışı sigortalıya 09/08/2022 tarihinde toplam 1.784,11 USD sigorta tazminatı ödenmiştir.
Davacı ... Sigorta A.Ş. hasar tazminatını dava dışı sigortalısına ödemekle TTK 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak eldeki davayı açmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Halefiyete dayalı rücu davasında sigortacı, halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
2560 sayılı ... Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere ... kurulduğu belirtilmiş olup aynı yasanın 2. maddesinin “b” bendinde, kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak ve yaptırmak gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak kurulu olanları devralıp işletmek bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek; “d” bendinde ise, Su ve Kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmeti alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı sayılı Kanununun 17. maddesinde, kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanmasının zorunlu olduğu, bu bağlantıların, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle ... tarafından yapılacağı veya projesine uygun olarak yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 18. maddesinde ise yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorunda oldukları, ...'nin o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi vereceği, yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Belirtilen yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere davalı idarenin kanalizasyon hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmaktadır. TBK hükümlerine göre davalının kanalizasyon sisteminden doğan zararlardan yapı sahibi olarak da sorumluluğu vardır. Nitekim davalı, kanalizasyon sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür.
6098 sayılı TBK'nın 69. maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nin 69.maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin (somut olayda davalı ...'nin) kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir.
Davacı, davalı ....'nin sorumluluğunda bulunan rögarların tıkanmasının alt yapı yetersizliğinden kaynaklandığını, bu nedenle davalının sorumlu olduğu vakıasına dayanmıştır.
Davalı, alt yapı yetersizliğinin bulunmadığını, yan bina malikinin ağır kusuru neticesinde gerekli tedbirler almadığından ve illiyet bağı kesildiğinden tüm zarardan dava dışı yan bina maliklerinin sorumlu olduğunu savunmuştur.
Yasal düzenlemelere bakıldığında;
Binaların atık suları, doğal akış ile şebeke kanalına akıtılabilse dahi, taşınmaz sahibi parsel çıkış bacasında binaların su basman seviyesi altında kalan kısımlarında atık suyun geri gelmesini önleyecek çek valf vb. ekipman ile önlem almalıdır. İdarece onaylanan projede atık suyun geri gelmesini önleyici tedbirlerin ilgilisince alınması gerektiğinin zorunlu tutulmasına rağmen uygulamada dikkate alınmamasından kaynaklı zarar ve ziyandan yapı sahipleri sorumludur. (... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliği m. 49/ğ.)
Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir. Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu Kanun gereğince her halde ortak yer sayılır. a) Temeller ve ana duvarlar, taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanlar,bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş kapıları, antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavabolar, kapıcı daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri, genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar, kalorifer daireleri, kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su depoları, sığınaklar (KMK m.4) Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar (KMK m.19).
Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 69/1) .
Toprağa dayalı bodrum katlarda bulunan konutlarda oturma odası ve bir yatak odasının; taban döşemesinin üst seviyesinin tabii veya tesviye edilmiş zemine gömülü olmaması, doğal aydınlatma ve havalandırmasının pencere açılmak suretiyle sağlanması, sel, taşkın ve su baskınlarına karşı tedbirlerin alınmış olması zorunludur. Bu bağımsız bölümlerin kısmen veya tamamen tabii ve tesviye edilmiş zemin altında kalan duvarlarında pencere açılamaz. Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur. (Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği m.51/3-6.).
Bu çerçevede, dava konusu hasarın 22/12/2021 tarihinde meydana geldiği, ancak öncesinde 25/10/2021 tarihinde davalı Kuruma yapılan arıza ihbarı üzerine davalı ... çalışanlarının kanal açma işlemleri için adrese intikal ettikleri, sigortalı otel binasının yan tarafında bulunan binanın atık su bağlantısının tıkalı olduğu, binaya ait atık suların ... kanalizasyon sistemine aktarılmadan bina içerisine dolduğu, buradan da dava dışı sigortalı otelin / iş yerinin binasına sirayet ettiği, binada atıksu parsel bacası olmadığından yapılan tüm müdahalelere rağmen tıkanıklığın giderilemediği, dolayısıyla öncelikle sigortalı otelin yan tarafından bulunan ve zarara sebep olan binanın atık su bağlantısının yenilenmesi gerektiği, ... Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğinin 49/f. maddesi uyarınca bu hususta yan bina malikleri tarafından başvuru yapılmadığı, tıkanıklığı gidermek üzere müdahale edilmesini sağlayacak atık su parsel bacası inşa edilmediğinden davalının müdahale imkanın tümüyle sona erdiği, öte yandan sigortalı otelin yan tarafından bulunan binanın eski bina olması sebebiyle yapısal (beton kopması, dökme, sökülme, güvenlik vs.) sorunlarının da mevcut olduğu, bilindiği üzere kusursuz sorumlulukta üçüncü bir kişinin ağır kusurlu olması halinde illiyet bağını kesileceği, açıklanan nedenlerle somut olayda yan bina maliklerinin/3.kişinin ağır kusuru sebebiyle illiyet bağının kesildiği, hasara sebebiyet veren zarar ile eylem arasında 3.kişinin ağır kusuru sebebiyle illiyet bağı kesilmiş olduğundan davalının sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; meselenin halli, teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden alanında uzman bilirkişilerden üçlü bilirkişi kurulu oluşturulmuş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi kurulu 18/11/2024 tarihli raporunda, su basması hasarına neden olan bitişik 9A numaralı binanın parsel bacasının olmadığı, eski bir bina olduğu, pis suların bağlandığı ... kanalizasyon hattının büz - beton borusundan bina sahiplerinin sorumlu olduğu, pis suların tepmesini engelleyecek çek valf de bulunmadığından bina maliklerinin ağır kusurlu oldukları, öte yandan sigortalı binanın yalıtım ve izolasyonu yetersiz olduğu, yan binadan sızan suların sigortalı binada hasara sebebiyet verdiği, bu suretle dava dışı sigortalının da kusurlu olduğu ifade edilmiştir.
Bilirkişi raporunda yukarıdaki açıklamaların yanı sıra davalı ...'nin hasara sebebiyet veren su basması olayında kusursuz olduğu belirtilmiştir. Ancak, 6098 s. TBK 69.maddesi uyarınca davalının kusursuz sorumluluğunun mevcut olduğu, bu noktada kusurlu olup olmamasının sonuca etkili olmadığı, bununla birlikte bilirkişi raporunda özellikle yan bina maliklerinin zararlı eylemin ortaya çıkmasında ağır kusurlu oldukları ifade edilmekle bilimsel mütalaaya bu yönden itibar edilmiş, nihayetinde davalı kusursuz sorumlu olmakla birlikte alınan bilirkişi raporu neticesinde 3.kişinin ağır kusuru bulunduğundan somut olayda illiyet bağının kesildiği ve davalının zarardan sorumlu olmadığı kabul edilmiştir.
Davalı ... üçüncü kişinin ağır kusurunu, bu suretle illiyet bağının kesildiğini ispatlamakla, davacının davasının reddine, ayrıca icra takibinde davacının kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden davalı ...'nin yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 277,65 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 337,75 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (22.988,51 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 22.988,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır