T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/823
KARAR NO : 2025/602
DAVA : TAZMİNAT (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.07.2023 tarihinde, dava dışı ...’in sevk ve idaresinde bulunan, kaza tarihi itibariyle geçerli ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı şirketin teminatı altında olan... plaka sayılı kamyon ile tam kusurlu olarak, park halinde bulunan müvekkilin maliki olduğu ...plaka sayılı araca çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine 09.11.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, 10.11.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru dilekçelerinin tebliğ edildiğini, ... nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, kısmi ödeme yapıldığını ancak davalı tarafça yapılan ödemenin müvekkilinin uğradığı zararları karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bakiye değer kaybı tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, bu nedenle HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek, değer kaybı sebebiyle şimdilik 100.TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizin yetkisiz olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin ... İlçesi adli hudutları dâhilinde olması nedeniyle Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin başvuruya konu kazada kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri kadar tazminattan sorumlu olduğunu, poliçeden başvuruya konu 20/07/2023 tarihindeki kazaya karışan ... plakalı araç için...nolu hasar dosyasından hasar tazminatı için davacıya ve tedarikçilere 25,911.21 TL, ... nolu hasar dosyasından değer kaybı tazminatı için 1,707.38 TL ödeme yapıldığını, davacının talepleri konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ekspertiz raporu niteliğinde dahi olmayan hasar tespit formunun kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere avans faizi istenemeyeceğini, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan bakiye maddi zararın giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Davalı taraf yetki ilk itirazında bulunmuştur. Öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmektedir.
Yetki Sorunu;
Dava dilekçesi davalı tarafa 25.12.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Cevap dilekçesinin 08.01.2024 tarihinde yasal cevap verme süresi içerisinde verildiği anlaşıldığından yetki ilk itirazı süresinde yapılmıştır.
Öncelikle davalı taraf mahkememizin yetkisine itiraz ederek, şirket merekizin adresinin bulunduğu Beykoz ilçesinin ticari davalarla ilgili olarak bağlı olduğu İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de kazanın meydana geldiği yerin ve davacının ikametinin Şişli ilçesi olması nedeniyle 6100 sayılı HMK.nun "Haksız Fiilden Doğan Davalarda Yetki" başlıklı 16. Maddesi gereğince; Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Davacının ikametinin ve kaza mahallinin Şiş/İSTANBUL olması nedeniyle yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Hukuki Yarar Yokluğu İtirazı;
Davalı vekili davacının HMK.nun 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı yönünde dava şartı itirazında bulunmuş ise de davacının aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesi, ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikattan sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybının miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesi davacıdan beklenemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunduğundan davalı vekilinin bu yöndeki usuli itirazı yerinde görülmemiştir (Emsal: Yargıtay HGK.nun 16.04.2019 tarih ve ...E. ... K.).
Mahkememizce alınan 26.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davaya konu trafik kazasında davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plaka numaralı ticari kamyonun sürücüsü ...'in % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ZMS (Trafik) sigortacısı davalı ...A.Ş.'nin aynı oranda ve azami 120.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, park halindeki davacıya ait ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, kaza tarihinde davacı ...'na ait ... plaka ve (...) şasi numaralı otomobilin üzerinde hasarlanan aksamların daha önceki dönemde hasarlanarak onarım işlemi görmeleri nedeniyle talep edilebilecek değer kaybı zararı bulunmadığı, hasarlanan aksamların daha önce işlem görmediklerinin kabulü durumunda ise meydana gelen değer kaybı zararının gerçek zarar İlkesi ve Yargıtay'ın müstakar içtihatlarına göre 3.000,00 TL mertebesinde olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından değer kaybı tazminatı ile ilgili olarak yapılan 1.707,38 TL tutarındaki ödemenin tenzili ile talep edilebilir bakiye değer kaybı zararının 31.292,62 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporda ... tarafından sorgulamanın hatalı şekilde sadece plaka numarası ile yapıldığı, otomobilin ayrıca hem motor ve hem de şasi numarası ile de yapılmadığı, zira sigorta şirketlerinin veya eksperlerin hasar dosyalarını hem plaka, hem motor veya hem de şasi numarası ile sisteme kayıt edebildikleri, kayıtlara girmeyen kaza-hasar-onarım durumunun ise bilinmediği, ihtiyaç duyular bilirkişilik müessesesinin tespit esasına dayalı olduğu, varsayımların ancak ve ancak somut veriler olmadığında göz önüne alındığı, daha önceki dönemde meydana gelen 15.05.2013-24.04.2014-12.01.2015 tarihli hasarlarına ait herhangi bir belge, hasar dosyası, ekspertiz raporu, fotoğraf ibraz edilmemekle ve hasar bölgeleri değerlendirilememekle birlikte 24.10.2023 tarihli değer kaybı hesaplaması raporundaki tespitler göz önüne alındığında aksini gösteren herhangi bir belge sunulduğunda yeniden değerlendirilmek üzere dava konusu 20.07.2023 tarihli kazasının dördüncü kazası olduğu ve kazada hasarlanan ve normal şartlarda üzerinde değer kaybı yaratacak nitelikte olan sol arka çamurluk, bagaj kapağı ve arka panel aksamlarının daha önce meydana gelen kazalarda hasarlandıklarının, değişim-onarım-boya vb. işlemi gördüklerinin ve fabrikasyon orijinal vasıflarını kaybettiklerinin şimdilik kabulü gerektiği yönünde görüş bildirilmesi nedeniyle davacıya ait ... plaka numaralı aracın motor ve şase numaraları da belirtilerek eksik ve hatalı kayıt gönderilmiş olabileceği ihtimaline binaen tekrar Tramer kayıtları istenmiştir. Zira mahkememiz gerçek zararı araştırmakla görevlidir. Kayıtların celbinde bir hata yapılmış ise bu durum görmezden gelinemez. Gelen kayıtlara göre bilirkişiden ek rapor istenmiştir.
Mahkememizce alınan 11.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davaya konu aracın dosyaya getirtilen "Kasko Sigortası Hasar Bilgisi"ne göre; 15.05.2013 - 23.04.2014 - 12.01.2015 tarihlerinde olmak üzere 3 adet geçmiş dönem kaza-hasar kaydı bulunduğu, kök raporda belirtildiği üzere dava konusu 20.07.2023 tarihli kazasının dördüncü kazası olduğu, kazada hasarlanan ve normal şartlarda üzerinde değer kaybı yaratacak nitelikte olan sol arka çamurluk, bagaj kapağı ve arka panel aksamlarının daha önceki dönemde meydana gelen 12.01.2015 tarihli kazada hasarlanarak değişim - onarım - boya vb. işlemi gördükleri ve fabrikasyon orijinal vasıflarını kaybettikleri, bu cihetle araç üzerinde değer kaybı yaratmayacağı, diğer bir ifade ile talep edilebilecek değer kaybı zararı bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Tamamen teknik bir inceleme olan araç değer kaybı hususunda bilirkişi görüşüne itibar etmemek için bir neden görülmemiştir. Her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından davacıya değer kaybı kapsamında 26.10.2023 tarihinde ödeme yapılmış ise de bu ödemenin dava konusu araçta mutlaka değer kaybı oluştuğuna dair karine teşkil ettiği gibi bir sonuca ulaşılamaz. Bu ödemenin nedeni bilinmemekle beraber sigorta şirketlerinin bazen müşteri memnuniyeti kapsamında halk arasında hatır ödemesi olarak bilinen bir kısım ödemeler yaptıkları bilinen bir gerçektir. Sonuç olarak yapılan bu ödeme sigorta şirketinin takdirinde olup, iç işleyişi ile ilgilidir ve mahkememizi ilgilendirmemektedir. Mahkememiz yasalar ve yargısal uygulama çerçevesinde gerçek zarar ilkesi çerçevesinde araştırma yapmak zorundadır. Davaya konu trafik kazası söz konusu aracın 4.kazasıdır. Bu nedenle bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup, 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek yeni bir rapor almaya gerek duyulmamış, davacı vekilinin itirazları ve talebi yerinde görülmemiş, davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile eksik 345,55-TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler uyarınca hesap ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/09/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır