T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/84 Esas
KARAR NO : 2025/608
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 02/02/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... Hizmet numaralı tesisatla uzun süredir enerji kullanmadığını, müvekkili bu güne kadar faturalarını düzenli olarak ödediğini, davalı kurum ile herhangi bir sorun yaşamadığını, müvekkili şirkete gelen davalı kurum çalışanlarının tesisatta kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle davacıya 115.422,22-TL'lik kaçak elektrik faturası düzenlediğini, faturanın taraflarına tebliğ edilmeden müvekkilinin enerjisinin kesildiğini, enerji tekelini elinde bulundurmanın verdiği rahatlığı kullanarak davalının insanları zora soktuğunu ve işletmeleri çalışamaz hale getirdiğini, resmi şekilde yönetmeliğe uygun bir elektrik kesintisi olmadığı halde sistemde kesinti yapılmış gibi gösterilip bu dönemdeki kullanımın usulsüz ve kaçak gösterildiğini, Ocak 2023 dönemine ait iki kez ayrı ayrı kaçak fatura tahakkuk ettirdiğini, günlük sekiz saat çalışan iş yerini yönetmelik dışına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yapıldığını, son okuma tarihinden itibaren 23 günlük süre geçmesine rağmen yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu yokmuş gibi 365 gün geriye gittiğini, 0.6 kulanım faktörü çarpan olarak alınmadan hesaplama yapıldığını, 30 Mayıs 2018 tarihli 30436 sayılı EPDK yönetmeliğinde açıkça yazıldığını, müvekkili davalı kurumun mevzuat hükümlerine aykırı olarak hesaplama yapması nedeniyle haksız ve mesnetsiz olarak fazla tahakkuk ettirilen ve bir kısmı fazla tahsil edilen borcu ödeme yükümü altında olduğunu, müvekkilin enerjisi kesildiğini, enerji davalı kurumun tekelinde olduğunu, davacının başka bir yerden enerji alabilmesi ve bu fahiş miktarlı faturayı ödemesinin de mümkün olmadığını, şu anda iş yerindeki faaliyetlerin durdurulduğunu, davalı kurum enerji dağıtımını tekelinde bulundurduğundan bu hususu kendisine cebri bir yaptırım olarak kullanıldığını, dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin HMK 389.maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını açıklanan nedenlerle, müvekkilinin abonesi olduğu ... hizmet numaralı tesisatla ilgili olarak HMK 389.maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin 115.422,22-TL'lik kaçak elektrik faturası nedeniyle açacağımız menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 06.02.2023 son ödeme tarihli 115.422,22-TL'li fatura nedeniyle 10.000.00-TL (fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere) borçlu olmadıklarının tespiti ile yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davalı Kuruma yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağın haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, menfi tespit davalarının kısmi olarak açılması mümkün olmadığını, harçsız olarak ikame edilmesi de mümkün olmadığını, açılan davanın bu açıdan da usule ve hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın dava dilekçesi incelendiğinde yapmış olduğu itirazların salt soyut iddialardan ibaret olduğunu, cevap dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları kaçak elektrik tespit tutanakları, faturalar, video kayıtları tahakkuklandırmaya esas evraklardan da anlaşılacağını, kaçak elektrik tespit tutanaklarının hukuki niteliği gereği davacı yan davasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, ancak davacı tarafından soyut ve hukuki olmayan beyanlar dışında davada yer alan iddialarını ispatlayıcı herhangi bir delil sunulmadığını, kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olduğunu, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, bu nedenle ispat yükü, tutanağın aksini iddia eden ve davayı ikame davacı tarafa ait olduğunu, müvekkili kurumun çalışanlarının usulüne uygun tanzim ettiği kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olduğunu, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu, müvekkil şirketi tarafından ilgili mevzuat gereğince davacı tarafın kaçak elektrik kullandığı tespit edildiğini ve davacı hakkında mevzuata uygun biçimde gerekli işlemler yapılarak, kullanılan kaçak elektriğin bedeli mevzuat gereği hesaplanmak sureti ile tahakkuk ettirildiğini, açıklanan sebeple, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialara itibar edilemeyeceğini, Mahkememizin görevsizliğine, arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, kısmi olarak açılan davanın usulden reddine, talepleri uygun görülmezse davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekaleti ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Davacı ...'ın ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde bulunan ticaret sicil kayıtları,
Davacı ...'ın ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nde bulunan 2022-2023 yılı gelir vergisi beyannamesi kayıtları,
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
... Şirketi tarafından tanzim edilen ... seri numaralı zabıt sureti,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26/05/2024 tarihli bilirkişi ön raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 27/02/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ... seri numaralı ve kaçak elektrik kullanımına dayalı tahakkuk ettirilen dava konusu faturadan dolayı menfi tespit davasından dönüşen ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/6.maddesinde "Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı kurum tarafından kaçak elektik tüketimine konu mahalle ilişkin 03/02/2023 son son ödeme tarihli, 115.422,22-TL tutarlı fatura düzenlendiği, öncelikle söz konusu faturaya dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti istemiyle 02/02/2023 tarihinde işbu davanın açıldığı, akabinde yargılamanın devamı sırasında sunulan 05/11/2024 tarihli dilekçe ile dava konusu fatura borcunun ödendiğinin belirtilmesi karşısında, davaya istirdat davası olarak devam olunması gerektiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
" hükmü amirdir. Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi ... Esas... Karar, ... Esas... Karar). Bu itibarla ispat yükü kaçak elektrik kullanıldığını iddia eden davalı ... A.Ş.'dedir.
Dosya kapsamında tarafların iddia ve savunmaları kapsamındaki tüm bilgi, belge, beyan ve deliller nazara alınarak; kaçak elektrik tutanağına konu adreste davacının harici hat çekilmesi suretiyle kaçak elektrik tüketiminde bulunup bulunmadığı, kaçak elektrik tüketim faturası sebebiyle davacının kaçak elektrik tüketim bedelinden sorumlu olup olmadığı, faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı, dava konusu faturadan kaynaklı dağıtım şirketinin asıl alacak ve ferileriyle birlikte alacaklı olduğu toplam miktarın ne olduğu hususlarında ilgili mevzuatıyla birlikte açıklanmak suretiyle bilirkişi raporu alınmasının gerektiği, tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, taraf delilleri toplandıktan sonra tanzim edilen bilirkişi raporu ile, kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespit edilen mahalde elektrik enerjisinin harici hat çekilmesi suretiyle kullanıldığının kaydedildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/b.maddesinde yer alan "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi" düzenlemesi uyarınca kullanımın kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilebileceği, tüketilen bu elektrik enerjisi nedeniyle davacının sorumluluğu bulunduğu, tüketim kıyaslamalarından anlaşılacağı üzere, davalının tutanak öncesi ve sonrası ortalama tüketim değerleri arasında bariz fark bulunduğu, gerek tutanak esnasında sunulan görseller gerekse davalının tutanak öncesi ve sonrası tüketimleri arasındaki bariz fark doğrultusunda, tutanak tarihi itibariyle harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanılmış olabileceğine kanaat getirildiği, her ne kadar mevzuatta harici hat üzerinde tespit edilen güç değerinin 0,6 kullanma faktörü ile çarpılmasına ilişkin bir madde yok ise de davalı kurum görevlilerinin harici hat üzerinde yapmış oldukları güç tespitinin. davacı tüketimleri ile teknik bakımdan örtüşmemesi dolayısıyla hakkaniyet gereği, davacı vekilinin talebi gibi harici hat üzerinde tespit edilen 12700 watt güç değerinin 0,6 kullanma faktörü ile çarpılabileceği, davacının sayacı, davalı kurumca dava konusu edilen harici kullanımın başlangıç tarihi olan 29/07/2022 tarihinden itibaren eksik tüketim kayıt ettiğinden, davalı kurumca dava konusu edilen 29/07/2022-23/01/2023 tarih arasındaki 178 günlük sürenin kaçak kullanıma esas süre olarak kabul edilebileceği, 365 gün süre üzerinden hesaplama yapılmadığı, tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri huzurdaki dava konusu tutanak nedeniyle 60.753,91-TL kaçak tahakkukundan davacının sorumlu tutulabileceği kanaatinin bildirildiği, raporların dosya kapsamında celp edilen yanıtlar ve taraf delilleri ile uyumlu olduğu, raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı kabul edilmekle denetime elverişli raporlar hükme esas alınmıştır.
Taraf iddia ve savunmalarına, kaçak elektrik tespit tutanağı ve faturaya, celp edilen kurum evraklarına göre, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından kaçak elektrik kullanıldığının ispat edildiği, bilirkişi raporu ile kaçak elektrik tespit tutanağının ve kurum tarafından tahakkuk ettirilen fatura bedelinin kısmen yerinde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından fazla ödendiği tespit edilen 54.668,31-TL bakımından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Kaçak elektrik kullanım iddiası nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan 54.668,31-TL bedelin istirdatı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (54.668,31-TL) alınması gereken 3.734,39-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL peşin harç ve 768,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 947,90-TL harcın mahsubu ile eksik olan 2.786,49-TL harcın davalıdan alınarak hazineye kaydına,
3-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 768,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 947,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 668,75-TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.668,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 184,00-TL posta masrafından ibaret yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır