T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/90 Esas
KARAR NO: 2024/501
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/02/2023
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu tarafından ... 33. İcra Müdürlüğü...esas sayılı dosya kapsamında elektronik olarak 17/01/2023 tarihinde gönderilen ödeme merine karşı 18/01/2023 tarihinde yetkiye ve borca yapılan itiraz üzerine icra takibi 19/01/2023 tarihinde itirazın süresinde olması sebebiyle durdurulduğunu, taraflar arasındaki cari ilişki için 31/12/2019 tarihli, cari hesap mutabakatı hakkında başlıklı belgenin mevcut olduğunu, bu belgeden sonra da tarafların ticari ilişkisinin devam ettiğini, icra takip dayanağına taraflara ait kesilen fatura ve yapılan ödemelere ait cari hesap dökümü eklendiğini, müvekkili şirketin, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden teslim ettiği mallar için davalı tarafa 6 adet USD cinsinden olmak üzere toplam bedeli 89.230,30 USD olan ve 2 adet de TL cinsinden toplam bedeli 215.430,57 TL olan faturalar kesildiğini, davalı tarafın da kesilen faturalara istinaden toplam 68.231,50 USD ve toplam 520.393,25 TL tutarlı ödemeleri müvekkili şirketi yaptığını, müvekkili şirketin kestiği 89.230,30 USD fatura karşılığı ödenen 68.231,50 USD BEDEL düşünce davalı taraf müvekkile 20.998,80 USD borçlu hale geldiğini, davalının yaptığı TL ödemeler de TL cinsinden olan faturalardan düşülünce davalı taraf ödeme günü USD döviz alış kuru dikkate alınarak cari hesaptan düşüldüğünü, davalı tarafın bugüne değin hiçbir faturaya yasal süresinde veya sonrasında itiraz etmediğini, faturaya konu malları da ihtirazi kayıt koymaksızın aldığını, faturaları da kendi defterlerine işlediğini, cari ilişkiye istinaden de bir kısım ödemeler de yapıldığını, taraflar arasındaki ihtilaf ticari bir alacaktan kaynaklandığı için bu sebeple dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu İstanbul'da yapıldığını, davalı arabuluculuk dairesinin yetkisine herhangi bir itirazda bulunmamış ve borcun ödenmesi hususunda anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu yetkiye, imzaya ve borca itirazın iptaline ve... 33. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takibin tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine icra takibindeki asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve bu tazminatın en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe karşı yetki ve borca itiraz dilekçesi sunulduğunu, takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra müdürlüğüne yapmış oldukları itirazlarını aynen tekrar ettiklerini, dava dayanağı yapılan icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde başlatılıp başlatılmadığının tetkiki gerekli olduğunu, itirazın iptali davalarında, özel dava şartı olarak yetkili icra müdürlüğünce başlatılmış bir takibin varlığı gerektiğini, davaya dayanak teşkil eden icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, akdi ilişkiyi inkar ettiklerini, ticari ilişkinin inkarı nedeniyle iş bu takipte İstanbul İcra Daireleri'nin yetkili olmadığını, müvekkili şirketin ticari ikametgah adresinin ... olması sebebiyle iş bu takipte ... İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu, davacı tarafın para alacağına ilişkin olarak, alacaklarının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu gerekçisi ile yetki itirazlarına karşı çıkmış ise de icra müdürlüğüne yapılmış olan itirazların akdi ilişki inkar edilerek yetki itirazında bulunulduğunu, akdi ilişkinin bulunup bulunmaması değil, akdi ilişkinin kabul edilip edilmemesi olduğunu, icra takibine yapılan vaki itirazın iptali için açılan itirazın iptali davası olduğunu, icra takibinde, takip talebi ve ödeme emrinde borcun dayanağı olarak sadece cari hesap mutabakatı belirtildiğini, bunun dışında hiçbir dayanak gösterilmediğini, itirazın iptali davasının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olduğunu, alacağın dayanağı olan tüm belgelerin mutlak suretle takip dayanağı yapılması ve takip ile birlikte borçlunun inceleme imkanı sağlanması gerektiğini, takip dayanağı yapılmayan bir belge, işbu takibi hükümden düşürecek itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamayacağını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacının, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporu.
... tarafından hazırlanan 12/10/2023 tarihli bilirkişi raporu.
... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan 2019-2020-2021-2022 tarihli BA/BS formlarının celbi.
... 33. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının tüm UYAP kayıtları.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinde; davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 13/01/2023 tarihinde, 4.425,58-USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının 31/12/2019 tarihli cari hesap mutabakatı olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 22/01/2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 18/01/2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca ve fer'ilerine itiraz edildiği, taraflara buna ilişkin tebligat yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde olan 03/02/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Mahkememizce alacağın miktarının belirlenmesi amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi kök raporları ile, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve lehine delil niteliği haiz olduğu, davalı tarafın ticari kayıtlarına göre davacı tarafa takip tarihi itibariyle 4.425,98-USD borcunun bulunduğu, davacı tarafın kayıtlarına göre 4.425,58-USD davalıdan alacaklı olduğu, öyleyse tarafların ticari kayıtlarının tam bir mutabakat içinde olduğu, tarafların defter kayıtlarına üstünlük tanınması gerektiği ve davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 4.425,58-USD alacaklı olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan cari hesaba dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kabulüne dair takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 4.425,58-USD asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (4.425,58-USD'nin takip tarihi olan 13/01/2023 tarihindeki USD efektif satış kuru olan 18,8228-TL esas alınarak hesaplanan 83.301,81-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 16.660,36-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-4.425,58-USD alacağa takip tarihi olan 13/01/2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi hükmünce, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (83.452,72-TL) alınması gereken 5.700,66-TL harçtan peşin alınan 1.088,66-TL'nin mahsubu ile eksik olan 4.612,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.088,66-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 4.146,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip
Hakim