T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/143
KARAR NO : 2025/489
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/02/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olup davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan (13.03.2023 tarihli, 1.637,97-TL, 20.03.2023 tarihli, 777,12-TL, 27.03.2023 tarihli, 834,86-TL, 31.03.2023 tarihli, 846,94-TL, 24.04.2023 tarihli, 7.526,67-TL, 30.04.2023 tarihli, 7.054,23-TL, 08.05.2023 tarihli, 3.137,94-TL, 22.05.2023 tarihli, 5.309,91-TL, 25.05.2023 tarihli, 701,31-TL tutarlı) 9 adet fatura borcunun ödenmediğini, faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle alacağın tahsili için davalı hakkında ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski No:... 17. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığından bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, faturaların 397 sayılı VUK Genel Tebliğ ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak gönderildiğini, faturalara yasal süresi içerisinde itiraz/iade edilmediğini, Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafça fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakla birlikte davalı yana taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konşimento örneği de dilekçe ekinde sunulduğunu, takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına ve TTK.21/2.maddesine göre tebliğden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağını ve borç tutarının kesinleeceğini, davalı taraf ile yapılan abone cari hesap anlaşmasının Madde II - Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede "Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür. Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder" şeklinde ifade edildiğini, ayrıca, 6102 sayılı TTK.nun ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları alt başlıklı 1530/2.maddesine göre; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer" şeklinde hüküm altına alındığını, ticari dava şartı arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin icra dosyasının ve müvekkil şirketin bulunduğu yer olan ... mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile temerrüt şartının gerçekleşmediğini, işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, fatura düzenlenmesinin tek başına hizmetin verildiği anlamına gelmeyeceğini, faturalara konu hizmetin alınmadığını, taşıma hizmetininin verildiğinin ispatı gerektiğini, tarafların ticari kayıt ve defterlerinin incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacının alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet (taşıma/nakliye) sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen 9 adet faturaya dayılı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... (Eski:... 17. İcra Müdürlüğü ...) sayılı dosyası ile 22/06/2023 tarihinde, davalı aleyhine, 9 adet faturaya (13.03.2023 tarihli, 1.637,97-TL, 20.03.2023 tarihli, 777,12-TL, 27.03.2023 tarihli, 834,86-TL, 31.03.2023 tarihli, 846,94-TL, 24.04.2023 tarihli, 7.526,67-TL, 30.04.2023 tarihli, 7.054,23-TL, 08.05.2023 tarihli, 3.137,94-TL, 22.05.2023 tarihli, 5.309,91-TL, 25.05.2023 tarihli, 701,31-TL tutarlı) dayanarak, 27.826.95.-TL asıl alacak, 449,07.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.276,02.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 13/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08/02/2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 29/02/2024 tarihinde 28.276,02.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki hizmeti davalıya verip vermediği, vermiş etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davalı taraf yetki ilk itirazında bulunmuştur. Öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmektedir.
Yetki Sorunu;
Dava dilekçesi davalı tarafa 09.03.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı vekili 21.03.2024 tarihli dilekçeyle yasal cevap verme süresi içerisinde davaya cevap verdiği anlaşıldığından yetki ilk itirazı süresinde yapılmıştır.
TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir, hükmü gereğince, davacının ikamet adresi ... olması karşısında mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiş, itiraz yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Nöb.Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, 02.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre;
2023-2024 yılı e-ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının icra takibine ve davaya konu ettiği aşağıdaki 9 adet faturadan (27.826.95.-TL asıl alacak), 6 tanesinin (18.677,79.-TL) davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, 3 tanesinin (9.149,16.-TL) ise kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Bu faturalar şöyledir.
13.03.2023 tarihli, 1.637,97-TL, davalının defterlerinde kayıtlı,
20.03.2023 tarihli, 777,12-TL, davalının defterlerinde kayıtlı,
27.03.2023 tarihli, 834,86-TL, davalının defterlerinde kayıtlı,
31.03.2023 tarihli, 846,94-TL, davalının defterlerinde kayıtlı,
24.04.2023 tarihli, 7.526,67-TL, davalının defterlerinde kayıtlı,
30.04.2023 tarihli, 7.054,23-TL, davalının defterlerinde kayıtlı,
08.05.2023 tarihli, 3.137,94-TL, davalının defterlerinde kayıtlı değil,
22.05.2023 tarihli, 5.309,91-TL, davalının defterlerinde kayıtlı değil,
25.05.2023 tarihli, 701,31-TL, davalının defterlerinde kayıtlı değil,
Yine davalının ticari defter kayıtlarına göre davalının 22.06.2023 takip tarihi itibariyle söz konusu kayıtlı faturalar nedeniyle 12.675,56.-TL davacıya borçlu olduğu, davacının davalıya 26.06.2023 tarihinde fatura düzenlediği, böylece davalının davacıya 14.868.56.-TL borçlu göründüğü, takip tarihinden sonra dava tarihinden (29.02.2024) önce 03.11.2023 tarihinde davalı tarafından 10.750,00.-TL ödeme yapıldığı, davalının ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalının davacıya 4.118,56.-TL borçlu olduğu ,davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle faiz hesabının yapılmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce davacının ibraz ettiği defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde alınan 11.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
2023 - 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporuna göre sonuç olarak; Davacı kayıtlarına göre davalıdan 27.826,95 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında, davacıya 4.118,56 TL borçlu olduğu, davalı kayıtlarında bulunan, 01.01.2023 tarihli Açılış fişi (11.634,99 TL), 01.01.2023 tarihli 320 Nolu hesap virman (1.284,00 TL), 01.04.2023 tarihli hesaplar arası virman (7.825,76 TL), 195 Nolu hesap virman (12.675.56 TL) kayıtlarının belgesinin dosyada mevcut olmadığı, ayrıca davalı kayıtlarında bulunan, 22.06.2023 tarihli ... A.Ş. nakit ödeme (2.193,00 TL) ve 03.11.2023 tarihli ..., Gönderilen Havale (10.750,00 TL) tutarlı işlemlere ilişkin, davacının davalıya kesmiş olduğu “Gönderici Ödemeli Peşin” başlıklı 2 adet fatura da mevcuttur. Söz konusu bu faturalar, davalı kayıtlarında mevcut olmadığı, netice olarak, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle, 27.826,95 TL alacaklı olduğu, icra takip tarihi olan 07.02.2024 tarihinden, dava tarihi 29.02.2024 kadar, temerrüt avans faiz üzerinden toplam faizin 742,18 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacının icra takibine konu ettiği ve yukarıda ayrıntısı ile verilen 9 adet faturadan ilk altısı her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlıdır. Sorun Mayıs ayına ait son üç faturadan (08.05.2023 - 22.05.2023 ve 25.05.2023 tarihli) kaynaklanmaktadır. Bu faturalar davacının defterlerinde kayıtlı olmakla beraber davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Bilirkişi raporunun 8.sayfasında "Ba-Bs Formları" başlığı altında yapılan incelemede bu faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen Ba-Bs formları ile vergi dairesine bildirilmiştir. Bu nedenle söz konusu faturalara ait mal tesliminin davalıya yapıldığı kabul edilmiştir.
Takip tarihinden (22.06.2023) sonra davacı tarafından düzenlenen 26.06.2023 tarihli fatura davamızın konusu olmadığından dikkate alınmamıştır.
İcra takibinin açıldığı (22.06.2023) tarihten sonra dava tarihinden (29.02.2024) önce 03.11.2023 tarihinde davalı tarafından davacıya yapıldığı belirtilen 10.750,00.-TL ödemenin ise bilirkişi raporunun 8.sayfasında da işaret edildiği üzere davacı tarafından davalı adına düzenlenen 07.11.2023 tarih ve ... numaralı 10.736,51.-TL tutarlı fatura bedelinin peşin ödemesine ait olduğu, davaya konu (icra takibine konu) borç ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu ödemenin mal alımına ilişkin peşin ödeme olduğu ve davamızı ilgilendirmediği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak davacının 22.06.2023 takip tarihinde davalıdan 27.826,95.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... (Eski:.... 17. İcra Müdürlüğü...) sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 27.826,95.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (27.826,95.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 5.565,39.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.900,85-TL olup, peşin alınan 482,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.417,96-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 155,00-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00-TL toplamı 12.155,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 11.961,95-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 910,49-TL'nin toplamı 12.872,44-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 27.826,95-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 449,07-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 3.542,82-TL'sinin davalıdan, 57,18-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK.nun 341/2-4.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2025
KATİP
HAKİM