T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/147
KARAR NO : 2025/596
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/03/2024
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... işletmesinin davacı şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı- Borçlu'ya ait ... - ... - .. - .... - ... plakalı araçlar ile 13.10.2016 ile 19.10.2017 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verildiğini, bu süre içerisinde ödenme yapılmaması üzerine, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, her ne kadar o tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza uygulanmış ise de 25.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile "on katı tutarında" ibaresi "dört katı tutarında" olarak değiştirildiğinden dava tarihinde bu miktar esas alınarak dava açıldığını, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde takip borcuna itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk başvurularının olumsuz sonuçlandığını belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, davalının itirazının kötü niyetli ve alacağın likit olması sebebiyle asgari % 20 oranında icra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet satım ilişkisine dayalı borcun (Otoyol Geçiş Ücretleri) ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 32. İcra Müdürlüğünün ...(Eski:...) sayılı dosyası ile 19/11/2017 tarihinde, davalı aleyhine, 265.718,75.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 18/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22/12/2017 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, icra takibinin 10.02.2023 tarihinde yenilendiği, davacının da 01/03/2024 tarihinde 112.331,25.-TL üzerinden huzurdaki itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Davalı davaya cevap vermediğinden taraflar arasında üzerinde uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalının dava dilekçesinde belirtilen araçlarla otoyol hizmetinden faydalanıp faydalanmadığı, faydalanmış ise ihlalli geçişlerin, dolayısıyla davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Mahkememizce alınan 23.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Karayollarına ait tüm otoyollar ile ... ve ... sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda 6001 sayılı kanunda belirtilen şekilde geçiş ücretlerinin tahsil edildiği, 6001 Sayılı Kanun’da ve işletme protokolünde hiçbir şekilde ihlalli geçiş gerçekleştiren araç sahiplerine SMS, E-posta, ihtarname veya herhangi bir şekilde bildirim yapma yükümlülüğü ile ilgili düzenlemenin bulunmadığı, davalının HGS/OGS cihazında yeterli bakiye varken geçiş anında değişik sebeplerden ücret alınamadığına cihazın uyarı sinyali vermesi sonucunda 15 gün içerisinde yanlışlığı giderecek yeterli süresi olduğu ve davalının değişik kanallardan sahipliğindeki araçların plakalarını sorgulayarak borç durumunu öğrenebileceği, HGS/OGS cihazını doğru bir şekilde kullanmak çalışır vaziyette tutmak cihazlara bağlı hesaplarını her zaman müsait olarak tutma sorumluluğunda olduğu, 3095 Sayılı Katma Değer vergisi Kanununun 24. Maddesinin c bendinde faiz alacağı da KDV matrahları arasında gösterildiğinden ve yaygın Yargıtay kararlarında da aynı yönde içtihatlar olduğundan davacının, davalıdan icra yoluyla tahsil edeceği faiz alacaklarından KDV tahakkuk ettirmeye ve talep etmeye hakkı olduğu, davacı firma tarafından; davalıya ait... -... - ... - ...- ... Plakalı 5 adet araç plakalarına bağlı olan hesaplarda geçiş tarihinden itibaren 15 gün boyunca yapılan provizyon sorgularında PROVİZYON RED NEDENİ olarak “ÜRÜN BAKİYE YETERSİZ, ÜRÜN KARA LİSTEDE/OGS TANIMLI OLMAYAN PLAKA” gibi açıklama ile provizyon sorgularının ayrı ayrı yapıldığı, 15 günlük süre içerisinde tahsilat yapılmadığı görüldüğü, davalının 6001 sayılı kanuna göre geçişlerini takip eden 15 günlük yasal sürede OGS/HGS etiketine bakiye yüklediği yada geçiş ücretlerini ödediğine dair dosyaya bir ödeme belgesine yada ekstreye rastlanılmadığı, dolayısıyla ihlalli duruma düştüğü, davalıya ait .... - ... - ... - ... - ... Plakalı 5 adet araçlarla ile ilgili olarak 13.10.2016 ile 19.10.2017 tarihleri arasında yapılan 718 adet İhlalli geçişlerden ötürü; 24.166,90TL GEÇİŞ ÜCRETİ+ 88.164,40TL (4 KATI) CEZA olmak üzere TOPLAM 112.331,30TL davalı şirketin borçlu olduğunun tespit edildiğini, davacının 27.11.2017 tarihli davalıdan .... 32. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasından; 24.166,90TL tutarlı Geçiş bedeli üzerinden 6001 sayılı yasanın 30 maddesinin 5. Fıkrasının eski hali ile 10 katı tutarında 265.718,75TL. gecikme cezası tahakkuk ettirerek takip konusu yaptığı, 6001 sayılı yasanın 30 maddesinin 5. Fıkrası değişmesi sonucunda yasaya uygulanarak 24.166,90TL Geciş bedelinin 4 katı utarında 88.164,40TLGecikme cezası tahakkuk ettirilerek toplam 112.331,30.-TL tutarı dava konusu yaptığından davacının taleplerinin 6001 sayılı yasanın 30. Maddenin 5. Fıkrası BAM ve Yaygın Yargıtay Kararlarına uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacının 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre ... işletme hakkı sahibidir. İşletme hakkı sahibi davacı şirketin sorumluluğundaki, köprü ve otoyollardan geçişlerin, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30.maddesinin 5.fıkrası kapsamında ücretlendirildiği ve aynı düzenleme kapsamında ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde; 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 Sayılı Kanunun 18.maddesi ile 6001 Sayılı Kanunun 30.maddesinin 1. ve 5. fıkralarında yer alan "on" ibareleri "dört" şeklinde değiştirildiği, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30. maddesinin 7. fikrasının “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz" hükmünü haiz olduğu, anılan madde gereği otoyol ve köprüden çıkış yapılan tarihi izleyen 15 gün içinde ödeme yapılması durumunda, 6001 sayılı Kanunun 30.maddesinin 7. fıkrasına göre ceza uygulaması yapılmadığı, ceza uygulama süresinin 15 günlük süre hitamında başlatıldığı anlaşılmaktır.
Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere; Davacının işletme hakkına sahip olduğu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolunda, tarihleri arasında ücret ödemeksizin geçişler yaptığı belirtilen araçların geçiş süreleri içerisinde davalı adına kayıtlı olduğu tescil bilgilerinden anlaşılmıştır.
Davacı şirketin 4046, 3465 ve 3996 sayılı Kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı ve 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5.maddesi kapsamında ücretlendirilen Karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araçlar için, 6001 sayılı Kanunun 30/7.maddesinin ihlalli geçiş tarihini izleyen 15 günlük sürede ceza uygulaması yapılmadığı, ancak 15 günlük süre hitamında, geçiş ücretleri ile gecikme ceza tutarının, 25.0S.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanunun 18. inci maddesi ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5.maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, 10 katından 4 katına indirildiği ve dolayısıyla da davacının, ödenmeyen geçiş ücretlerinden dolayı izah edilen mevzuattan kaynaklanan 4 kat ceza talep etme hakkı bulunduğu ve hesaplamanın bu şekilde yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalıya ait ...- ... - ... - ... - ... Plakalı 5 adet aracın 13.10.2016 ile 19.10.2017 tarihleri arasında 718 adet İhlalli geçişi bulunduğu, 24.166,90.-TL Geçiş Ücreti+ 88.164,40TL (4 katı) ceza olmak üzere toplam 112.331,30.-TL davalının borçlu olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Davacının icra takibini o tarihte yürürlükte olan 6001 sayılı yasanın 30/5. Maddesi (eski hali ile) gereğince 10 katı tutarında 265.718,75.-TL gecikme cezası tahakkuk ettirerek takip konusu yaptığı, ancak yasanın değiştirilerek cezanın 4 kata indirilmesi nedeniyle davanın buna uygun olarak toplamda 112.331,30.-TL üzerinden açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişinin bu tespitlerine itibar etmemek için bir neden olmadığı gibi yapılan hesaplamada da bir yanlışlık görülmediğinden mahkememizce de kabul edilerek hükme esas alınmıştır.
Davalı tacirdir. TTK.nun 18/2.maddesi gereğince, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Teknik nedenlerden dolayı HGS veya OGS bakiyeleri müsait olmasa bile davacı işletmenin geçiş ücretlerini tahsil edememesinin sorumluluğu davacıya yüklenemez. Zira davalı taraf bu ödeme sistemine ilişkin hizmeti bankadan ve PTT'den almaktadır. Bu hizmetin verilmesindeki aksamaların sorumluluğu da davacıya ait değildir. Zira davalı taraf bu ödeme sistemine ilişkin veri hizmetini bankadan ve PTT'den almaktadır. Davalı ile söz konusu kurumlar anlaşma yapmaktadırlar ancak bu veriler davacı kuruma bazen sağlıklı iletilememektedir. Veya geçiş anında davacı sistemlerinde bir aksaklık bu veri akışını bir an için engellemektedir. Veya o an yaşanan fiziki nedenler veri aktarımını engellemiştir. Örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ancak bu hizmetin verilmesindeki aksamalar davacıya yüklenemez. Davacının tamamen kendine ait bir ödeme sistemi bulunmamaktadır. Ödemeleri HGS/OGS sistemlerinden almaktadır. Sistem izin verirse geçiş ücretini almakta, izin vermez ise alamamaktadır. Burada tam olarak bir inisiyatifi olduğu söylenemez. Kaldı ki basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının belirli periyotlarla davacının internet sitesinden geçiş ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol ederek cezalı duruma düşmeme imkanı vardır. Bu ihmalin sorumluluğu da davacıya yüklenemez. Yasal düzenlemelerde geçişlere ilişkin hizmet bedelinin takibi sürecinin yükümlülüğünün davacı şirkete yüklenmediği, bu yönde bir ihtarname, bildirim, SMS veya elektronik yollarla bildirim vb. yükümlülüğü yüklenmemiştir. Hizmet alan kişilerin bu yöndeki şikayetleri bilindiğinden, otoyol işleticisi şirketlerin ödeme sürecine ilişkin otoyolda levhalar koymak suretiyle yolcuları bilgilendirmeye çalıştığı bilinmektedir. Bu nedenle yasal düzenlemeler karşısında otoyol geçiş hizmeti alanların (en azından tacirlerin) bu süreci kendilerinin takip etmesi gerekmektedir.
Her ne kadar; 01/07/2022 tarih ve 7417 sayılı yasanın 53.maddesi ile 6001 sayılı yasanın 30/5.maddesine ekleme yapılarak "...bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir." hükmü hükmü getirilmiştir. Buna göre davacı firmanın ceza uygulaması yapmadan önce hizmet alan tarafa ihlalli geçiş yaptığını bildirmek zorundadır. Ancak bildirim yapılmaz ise yaptırımının ne olacağı yasada öngörülmemiştir. Tebligatların bila infaz dönmesi durumunda da ne olacağı sorusu cevapsız bırakılmıştır. Düzenleme ile yasa koyucu hizmet alan kişilere bilgi verilmesini istemektedir. Bu bilgi de ihlalli geçişten 45 gün sonra ve 4 kat cezanın uygulandığına yöneliktir. Diğer bir anlatımla yasa koyucu, işletene icra takibine başlamadan önce hizmet alan şahıslara bilgi (ceza uygulanmış haliyle) verilmesini öngörmekte ama bilgi verilmez ise bunun sonuçlarının ve yaptırımının ne olacağını söylememektedir. Diğer bir anlatımla bilgi verilmemesi halinde borcun ortadan kalktığı kabul edilemez. Bu durumun ancak faiz talep edilmesine (temerrüde) engel olabileceği düşünülebilir. Yoksa borcun ortadan kalkacağı veya bilgi verilmemesinin takip veya dava şartı olacağı, takip yapılamayacağı, dava açılamayacağı söylenemez. Bu nedenle, hizmeti alan kişi ve firmaların üzerindeki sorumluluğun (yukarıda işaret edildiği üzere) devam ettiğini söylemek mümkündür.
Takibe konu alacak likit (belirlenebilir) olduğundan alacak miktarı üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
Davacının ... 32. İcra Müdürlüğünün ...(Eski:...) sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin 112.331,30.-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (112.331,30.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 22.466,26.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Alınması gereken 7.673,35-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 589,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.083,60,-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 695,00-TL, bilirkişi ücreti 9.000,00-TL, dosya masrafı reddiyatı 10,00-TL'den oluşan 9.705,00-TL yargılama gideri ile 427,60-TL başvuru harcı, 589,75-TL peşin harç toplamı 10.722,35-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/09/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır