T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/97
KARAR NO : 2024/778
DAVA : İflas (İflasın Kaldırılması (İİK 182))
DAVA TARİHİ : 10/02/2024
KARAR TARİHİ : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan dava dosyasının incelenmesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.sayılı ilamına istinaden iflas kararı verildiğini, müvekkili şirketin iflas kararı verilmesine neden olan tüm borçları ödediğini, bu çerçevede müvekkili şirket hakkında verilen iflas kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, İİK'nın 182. maddesine dayalı iflasın kaldırılması talebine ilişkindir.
Talep, niteliği itibariyle çekişmesiz yargı niteliğinde olup HMK m.382/f.2-bend(f) hükmü ile bu durum açıkça belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK m.320 hükmü uyarınca basit yargılama usulüne tabi olan çekişmeli yargıda, taraflar duruşmaya davet olunmaksızın dosya üzerinden hüküm verilmesi mümkündür. Mevcut talebin niteliği, usul ekonomisi kuralları, dosya kapsamı ve özellikle talebin çekişmesiz yargı niteliğinde dahi olması dikkate alınarak dosya üzerinden hüküm verilmesi takdir olunmuştur.
Dava, müflisin iflasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Davanın niteliği gereği mahkememiz görevli ve yetkili olup, basit yargılama usulüne tabi talep açısından ve Yargıtay uygulaması dahi dikkate alındığında bilirkişi incelemesi yaptırılması,buna göre iflasın kaldırılmasını talep eden davacının bütün alacaklılarının itfa olup olmadığını veya bütün alacaklıların taleplerini geri alıp almadığı mutlak suretle saptanmalıdır.
İİK'nın 182. maddesi hükmüne göre, “Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunan konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir.” hükmü bulunmaktadır. Bu durumda, borçlunun bütün borçlarının itfa edildiğinin veya alacak taleplerinin geri alındığının belirlenmesi gerektiğinden, gerekirse diğer borçluların haberdar edilerek, borçların tamamının itfa edildiğinin belirlenmesi açısından gerekiyorsa dosya üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kurulu oluşturularak inceleme yaptırılmak suretiyle İİK'nın 182. maddesinde yazılı koşulların oluşup oluşmadığının belirlenerek bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay -kapatılan- 23. HD'nin ... E....K. sayılı kararı)
Buna göre;
a-)Nitekim mahkememizce atanan ve icra iflas hesaplamaları konusunda ehil bilirkişi tarafından sunulan 28/10/2024 tarihli raporda, "müflis ... A.Ş hakkındaki iflasın kaldırılması istemiyle görülen davada, dosya ve incelenen iflas zabıt defteri kapsamında yapılan incelemelere göre müflis şirket hakkındaki iflas kararının kesinleştiği, iflas zabıt defterinde yer alan kayıtlara göre masaya karşı derdest kayıt kabul davasının bulunmadığı, yapılan incelemelerde, iflas masasına alacak kaydı yaptıran ve sıra cetveline kaydedilen alacaklarının itfa edildiği, SGK ve vergi dairelerinden borç olmadığına dair kayıtların geldiği yönünde" kanaat bildirilmiştir.
b-)İflas dairesi dahi 01/11/2024 tarihli cevabi yazısı ile bu rapora itiraz etmediğini açıklamıştır. Böylelikle bilirkişi raporundaki tespitlere yönelik iflas dairesinin dahi iflasın kaldırılmasına engel olabilecek bir beyanın olmadığı sabittir.
Böylece borçların durumu belirlenmiş, alacaklarını masaya yazdırmış olan iflas alacaklıları ile ilgili yapılan incelemelerin sonucunda alacakların itfa olunduğu, kayıt kabul davasının mevcut olmadığı, başkaca haberdar olunması gereken kişinin bulunmadığı, masa alacaklarının da tam olarak ödendiği, kayden anlaşılmıştır. Zaten bu tespitler dayanak olan, iflas müdürlüğü tarafından düzenlenen defter içeriği ile dahi sabittir.
c-)Alınan rapor ve iflas müdürlüğü kayıtlarına göre iflasın 15/05/2008 tarihinde kesinleştiği, bu yöne ilişkin şartın da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
d-)Öte yandan iflas müdürlüğünden gönderilen kayıt içeriklerine göre dahi borçlu hakkında verilmiş iflas kararının İİK m.166/f.2 gereğince iflas müdürlüğünce ilan edilmesi gerekir. Zaten İİK m.219 hükmüne göre, müflis şirketten alacaklı olduğunu iddia ve talep edenler ile istihkak iddiasında bulunanlar ilandan itibaren bir ay içinde alacak ve istihkaklarını iflas masasına kaydettirebilirler. Böylece müflis şirketten alacaklı ya da istihkakı bulunanların söz konusu haklarını kullanılabilmeleri için yasal ilanların yapılması ve ilandan itibaren bir aylık sürenin başlaması gerekir. Elbette bu süre sona ermeden iflas kararı kaldırılamaz. Zira hakkındaki iflas kararı kaldırılması talep olunan şirketten alacaklı olduğunu iddia edenlerin bu sürenin sonuna kadar alacaklarını veya istihkaklarını masaya yazdırma hakları vardır.
Nitekim bu çerçevede ilgili merasime riayet edildiği, ticaret sicil müdürlüğünün 16/07/2007 ve ulusal gazetenin ise 09/07/2007 tarihli nüshasında tasfiyenin adi usulde yapıldığı, istihkak iddiasında olanların ilandan itibaren belirtilen bir aylık süre içinde iflas müdürlüğüne iddialarını kaydettirmeleri ve delillerini dahi sunmaları hususları ile ilgili yasal açıdan gerekli tüm ihtaratların ilan olunduğu, ayrıca ilk alacaklar toplantısının dahi icra edileceğinin ilan ediliği, iflas müdürlüğünün ilgili dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenle mevcut merasimin tamamlanmış olması nedeniyle dahi iflas kararının kaldırılmasının yasal koşulları bu yönden dahi oluşmuştur.
Sonuç olarak; iflas tasfiyesi sırasında, iflas masası adına iflas idaresince oluşturulan, iflas idaresinin eylem ve işlemlerinden doğmuş olan borçların alacakları masa alacakları olarak kabul edilemeyecektir. İflasın kaldırılması için ise masa alacaklarının tam olarak ödenmesi, davacı iddiası, iflas müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve dayanak kayıtlar ve ayrıca bilirkişi raporu ile tespit olunmakla iflasın kaldırılmasının şartları oluşmuştur. (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2019 Sayfa 784.)
Bu durumda başka mahkemede 2024 yılında dava açtığını belirten ve müdahale talep eden ...'nun itfa edilmesi gereken bir alacağının dahi bulunmadığı sunduğu dilekçeden anlaşılmaktadır.
Öte yandan müdahale talep edenin verilen karar yönünden hukuki dinlenilme hakkının ihlal olunmaması açısından genel açıklamalar yapılmasında fayda bulunmaktadır.
Yargılama aşamasında adı geçen ... vekili 07/05/2024 dilekçe ile "feri müdahale "talebini sunmuştur. Belirtmek gerekir ki adı geçen, alacağını masaya yazdırmış olan iflas alacaklılarından olmadığı gibi mevcut dilekçe içeriğine göre olması dahi mümkün değildir. Ancak her ne hal olursa olsun talepte bulunanın kanun yollarına başvurması dosyanın niteliği gereği mümkün olmalıdır.
O halde feri müdahale talep eden ...'nun gerektiği takdirde kanun yollarına başvurmasında da herhangi bir engel dahi olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Zira Yargıtay'ın uygulaması da bu yöndedir "Dava, İİK'nın 182. maddesine dayalı iflasın kaldırılması istemine ilişkindir. İİK'nın 182/1. maddesine göre "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunan konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." Buradaki alacaklılardan maksat alacaklarını masaya yazdırmış olan iflas alacaklılarıdır. Rehin ve kefalet alacaklıları da buraya dahildir. Bu alacaklılar, her şeyden önce, sıra cetveline kabul edilmiş olan alacaklılardır. Sıra cetveline kabul edilmeyen alacaklılardan ise, ancak süresi içinde sıra cetveline itiraz davası açmış olanlar bu madde kapsamındaki alacaklılardandır. Sıra cetveline süresinde dava açmamış ise, iflasın kaldırılmasında onun rızasına (talebini geri almasına) gerek yoktur. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013 s. 1380 vd.) Anılan 182/1. madde kapsamında olmayıp, alacaklı olduğunu iddia edenlere iflasın kaldırılması kararının tebliğ edilmesi beklenemeyeceğinden gerekçeli karar tebliğ olduğu durumlarda dahi temyiz süresinin başlangıcının belirlenmesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihi olarak kararın ilan tarihinin esas alınması gerekmektedir. "(YARGITAY 23. H.D'nin ... Esas. ...Kararı.)
Ayrıca ve en önemlisi belirtmek gerekir ki adı geçen George Anthony Toprakçıoğlu'na veya vekiline, sunduğu dilekçe içeriğinde dayandığı vakıalar karşısında iflasın kaldırması kararı tebliğ olunsa da olunmasa da feri müdahale talep eden yapılacak ilan tarihini dahi esas almak sureti ile kanun yoluna başvurma hakkını kullanacaktır. "Çoğun içinde azı vardır" kuralı dahi dikkate alındığından, müdahale talep edenin mahkememiz kararına karşı kanun yoluna başvurmasının, esasen gerekçeli kararın talep halinde tebliğ sonrası dahi mümkün olacağı kabul edilmiştir.
Ancak yukarıda açıklandığı gibi feri müdahale talep eden vekilin dilekçe içeriği gözetildiğinde asilin sıra cetveline kabul edilmiş ve alacağını masaya yazdırmış alacaklı olmadığı ise sabittir. Bu nedenle adı geçenin, söz konusu iflasın kaldırılması noktasında rızasının alınmasına gerek yoktur.
En önemlisi belirtmek gerekir ki ... vekili, feri müdahil olarak bu davaya katılma iradesini açıkça ortaya koymuştur. Ne var ki dava, yukarıda da açıklandığı üzere 6100 sayılı HMK m.382/f.1- bent f-3 kapsamında açılmış iflasın kaldırılması davasıdır. Gerek doktrin gerek Yargıtay'ın genel görüşü ve kanun koyucunun gerekçesi karşısında çekişmesiz yargıda feri müdahil olunamayacağı açıktır. 6100 sayılı HMK m.26 hükmü uyarınca ise taleple bağlılık esastır. Bu nedenle adı geçenin bu davada feri müdahil sıfatını kazanması mümkün değildir. (Yargıtay 8. HD ... E. ...K. sayılı kararı.)
Elbette yukarıda atıf yapılan Yargıtay kararında belirtildiği üzere, yapılacak ilan tarihi sonrası dahi kanun yollarına başvurması mümkün olduğu mahkememizce değerlendirilen George Anthony Toprakçıoğlu'nun gerekçeli kararını yazımını müteakiben ve kararı tebellüğ etmesi sonrası kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu mahkememizce kabul olunmuştur.
Yapılan açıklamalar karşısında 2004 sayılı İİK m.182 ve açıklanan diğer hükümleri çerçevesinde müflis şirket hakkındaki iflasın kaldırılmasının yasal koşullarının oluştuğu anlaşılmakla talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle;
1-Davacının talebinin kabulüne,
... Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ŞİRKETİ hakkında ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. ...K.sayılı ilamına istinaden verilen iflasın kaldırılmasına,
İflasın kaldırılmasına dair kararın İİK m.166 hükmü uyarınca iflas dairesine bildirilmesine ve iflasın kaldırıldığının traji 50.000 üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazete ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde iflas dairesince ilan olunmasına,
İflasın kararının kesinleşmesi üzerine hakkında iflas kararı verilen şirketin tasarruf hakkının yeniden doğmasına ve müflis sıfatının ortadan kalkmasına,
İflasın kaldırılmasına dair kararın kesinleşmesi üzerine kararın derhal ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından harcanan masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın kesinleşmesi halinde fazla olan avansın davacıya iade edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde ve İstanbul BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle karar verildi. 15/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip