T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/187 Esas
KARAR NO:2025/334
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:10/03/2016
KARAR TARİHİ :06/05/202
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2019 tarih ... sayılı davanın ıslah talebi de nazara alınarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 28/02/2024 tarih 2021/2126 Esas 2024/232 Karar sayılı ilamı ile davalı ... ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verildiği ve Mahkememizce yargılamaya devam olunduğu anlaşılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 19/12/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki; davalı ... ...Ltd. adına kayıtlı, davalı ... sigortadan ZMMS poliçesi ile sigortalı,... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali yapıp müvekkiline çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin yaralanmasıyla güç kaybı yaşadığını ve ailesinin destekten yoksun kaldığını, ayrıca ... plakalı motosikletinin hasara uğradığını, yine bu kaza nedeniyle müvekkilinin manevi zarara uğradığını ileri sürerek 45.000,00 TL manevi tazminat ile, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 6.800,00 TL ( davacının hastanede yattığı ve tedavi sürecinde çalışamadığından yoksun kaldığı maaş alacaklarına mahsuben 5.400,00 TL, motosiklette meydana gelen 1.000,00 TL hasar,taksi masrafı 400 TL) maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;Kusur tespiti ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun taraflarına tebliğine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ... ve davalı ... Tekstil Deri ve Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait aracın hem karayolları ZMM poliçesi hem de ihtiyari mali mesuliyet (Kasko) sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığını,davalı sürücünün kusuru bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarının zenginleşmeye yönelik olduğunu, davacının olay tarihinde geçerli ehliyete sahip olup olmadığının belli olmadığını, tazminata ilişkin tevsik edici belge olmadığını davanın açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 12/05/2024 tarihli bilirkişi raporu,
... tarafından hazırlanan 26/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
... tarafından hazırlanan 28/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,
...Güvenlik İl Müdürlüğü'nden sigortalı hizmet cetveli, sosyal güvenlik kayıt belgesi ve iş yeri unvan listesi,
...Dairesi Başkanlığı'ndan potansiyel mükellefiyet bilgisi, mükellefin belirli bir tarih aralığında şirket ortakları ve yöneticilerinin bilgileri,
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 19/12/2015 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi (geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri) ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın Niteliğine Yönelik;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.maddesi ile 1086 sayılı HUMK'da bulunmayan ''belirsiz alacak davası'' türü kabul edilmiş olup alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için, dava açacağı miktarı ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı veya bu durum objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tesbit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacak olup böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Medeni Usul hukuku Ders Kitabı 2011 Baskı sf.277).
Dosya kapsamına göre davanın niteliğinin, maluliyet ve tazminat miktarının ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlemesinin davacıdan beklenilmesinin mümkün olmamasına göre (... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2021/360 Esas 2021/703 Karar), davanın belirsiz alacak olarak açılmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı görülmekle dava bu yönde görülmüş, sunulan 29/08/2019 tarihli dilekçe değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmiştir.
Haksız Eyleme ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, 19/12/2015 tarıihinde, saat 15:50 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile yerleşim yerinde gündüz vakti Beşiktaş Meydan istikametinden Zincirlikuyu istikametine seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde kendisine hitaben yanan kırmızı trafik lambasında kavşağa girdiği sırada, kavşakta duraklayan ve yeşil ışığın yanması nedeniyle harekete geçerek kavşağa giren davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada davacı sürücü ...'in yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği, dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak yürütülen soruşturma neticesinde ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalılardan ...'ın "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçundan cezalandırılması istemiyle iddianame tanzim edildiği, haksız fiilin özel bir türü olan trafik kazası nedeniyle tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla kusur, zarar ve illiyet bağına ilişkin yapılan araştırmalar ile maddi tazminata ilişkin tüm koşulların oluştuğu kabul edilmiştir.
Kusur Durumuna Yönelik;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır.
Toplanan tüm delillere göre uyuşmazlık konusu trafik kazasının oluşumunda, Makine Mühendisi tarafından düzenlenen 28/03/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile yerleşim yerinde gündüz vakti Beşiktaş Meydan istikametinden Zincirlikuyu istikametine seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermediği, mahal şartlarına göre kontrolsüz seyir halinde olduğu, mevcut kendisine hitaben yanan kırmızı trafik lambasına rağmen kavşağa girdiği, ışık ihlalinde bulunarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, CD görüntülerinden davalı sürücünün kırmızı trafik lambasında kavşağa girdiğinin tespit edildiği hususu da dikkate alındığında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/b (trafik ışaret ve kurallarına uyma zorunluluğu) ve 84/a (kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme hallerinde asli kusurlu sayılırlar) maddelerini ihlal ettiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosiklet ile seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahallinde duraklayıp, kendisine hitaben yanan yeşil trafik tambasına istinaden harekete geçerek kavşağa girdiği sırada, ışık ihlalinde bulunan davalı sürücü yönetimindeki kamyonet ile çarpışması sonucu karıştığı olayda kusurunun bulunmadığı, kazanın meydana geliş şekline göre davalı sürücünün, araç işleteninin ve sigortacısının meydana gelen zararın tamamından sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmiştir.
Maluliyet Tespitine İlişkin;
Kural olarak trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybedildiği iddiasına yönelik maddi tazminat istendiğinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, kazadaki kusur oranının ve tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi gerekir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu yahut Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarihli 2024/3323 Esas 2024/5474 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair İlamı).
Dosya kapsamında öncelikle davacının gerek muayene ve gerekse tedavisine ilişkin düzenlenen tıbbi belgelere göre Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 05/09/2018 tarih ve... karar numaralı raporu ile, kaza tarihinin 19/12/2015 olmasına göre davacının meydana gelen kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %3.3 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği kanaatinin bildirildiği, rapor her ne kadar Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği dikkate alınarak düzenlenmiş ise de kanun yolundan geçmekle usuli kazanılmış hak oluştuğu ve hükme esas alınabileceği görülmüştür.
Tazminat Tutarlarına İlişkin;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarihli 2024/3323 Esas 2024/5474 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair ilamı uyarınca tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/05/1991 tarihli 1991/9-102 Esas 1991/267 Karar sayılı ilamında belirtilen "gerçek belli iken varsayıma gidilemez" ilkesi gereği tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretler esas alınarak, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 13/01/2025 tarihli 2023/913 Esas 2025/498 Karar sayılı ilamı uyarınca %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 17/04/2024 tarihli 2024/2792 Esas 2024/3427 Karar sayılı ilamı gereği bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan prograsif rant yönteminin kullanılması suretiyle düzenlenen aktüerya kök ve ek rapor içeriğine göre, mevcut belgeler dahilinde, kaldırma kararında da işaret edildiği şekilde davacının emekli olduktan sonra uğraştığı işi ve gelirinin net biçimde belirlenmesi bakımından, davacının kaza tarihi ve öncesinde Bağ-kur kayıtlısı olarak yaptığı bir iş olup olmadığı, vergi mükellefiyeti olup olmadığı ve bu mükellefiyetin detaylarının sorulması amacıyla müzekkereler yazıldığı, müzekkere cevaplarına göre davacının bağ-kur çalışanı ve devlet memuru çalışanı kaydının SGK'da bulunmadığı, 01/07/2007 tarihinde emekli aylığı aldığı, 28/08/1998 tarihinde potansiyel mükellefiyet kaydının başladığı ancak herhangi bir bildirimin bulunmadığı, bu nedenle agi hariç net asgari ücret düzeyinde gelirinin bulunduğunu kabul etmek gerektiği, hükme esas alınan rapor tarihi olan 11/07/2019 tarihi itibariyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yapılan hesaplama gereği davacının 10.490,33-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 12.074,27-TL sürekli iş göremezlik tazminatı zararının olduğu, SGK tarafından yapılan ödeme bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, kaldırma kararı sonrası tanzim edilen kök ve ek raporların dosya kapsamında celbedilen müzekkere yanıtları ile uyumlu olduğu ve hükme esas alınabileceği, tüm bunlarla birlikte motosiklet hasarının ve diğer maddi zararların belgelendirilmediği ve ispat edilemediği değerlendirilmiştir.
Davalıların Sorumluluğuna Yönelik;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Dosya kapsamında, davacının ,... plaka sayılı aracın sevk ve idaresinde olan ve kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın sebebiyet verdiği kazada yaralandığı, tanzim edilen kusur raporu ile karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edildiğinden davalı sigorta şirketinin, araç sürücüsü olan davalı ...'ın ve kaza tarihinde aracın tescil sahibi olan davalı şirketin meydana gelen zarardan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca tamamen, müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, ancak sigorta şirketinin sorumluluğun poliçe içeriğine göre sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına azami poliçe limiti olan 290.000,00-TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Manevi Tazminat Talebine Yönelik;
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir (... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2021/761 Esas 2021/885 Karar).
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23/06/2004 tarih 13/291-370)
Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu vefat etmişse yakınlarının kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Bu nedenle yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, davacının kaza sebebiyle yaralanmış olması, davacının kaza tarihinde emekli olması, yaralanmasının %3.3 sürekli maluliyete ve 9 ay iş göremezlik boyutunda olması, karşı araç sürücüsünün tam kusurlu olması, haksız fiilin meydana geldiği tarihin 19/12/2015 tarihi olması, olayın oluş şekli bir arada dikkate alındığında, davacı lehine toplam 20.000,00-TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılmakla manevi tazminat takdir olunmuştur.
Muacceliyet Tarihine ve Temerrüte Yönelik;
Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte, sigorta şirketi bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/I.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise zararın tamamı için dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Zarar gören, davaya veya talep artırımına konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahiptir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2013/3311 Esas 2014/9781 Karar, 2015/2687 Esas 2017/9536 Karar, 2015/11370 Esas 2018/5446 Karar, 2015/6958 Esas 2018/107 Karar, 2015/6613 Esas 2018/556 Karar).
Bu doğrultuda somut olayda, davacının meydana gelen zararı nedeniyle sigorta şirketine dava tarihinden evvel başvuru yapıldığına dair delil sunulmadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, diğer davalılar bakımından ise ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın haksız eylem tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, somut uyuşmazlığın haksız eylem olan trafik kazasından kaynaklanması sebebiyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına Göre;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi kök ve ek raporları, ATK maluliyet raporu, müzekkere yanıtları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-10.490,33-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 12.074,27-TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı olan 22.564,60-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... Teks. Deri ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden haksız eylem tarihi olan 19/12/2015 tarihinden itibaren, davalı ... ... Şirketi yönünden ise dava tarihi olan 10/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak -davalı ... ... Şirketi poliçe limiti olan 290.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,
2-20.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Teks. Deri ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den haksız eylem tarihi olan 19/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davalı ... ... Şirketi aleyhine açılan manevi tazminat istemli davanın ve fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (42.564,60-TL) üzerinden alınması gereken 2.907,59-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 176,93-TL peşin harç ve 404,25-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 581,18-TL harcın mahsubu ile eksik olan 2.326,41-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 176,93-TL peşin harç ve 404,25-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 581,18-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 8.735,86-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 4.926,86-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... tarafından yargılama nedeniyle yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 3,21-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiyenin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... ... Şirketi tarafından yargılama nedeniyle yapılan 368,04-TL yargılama giderinin davanın red oranına isabet eden 95,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... ... Şirketi'ne verilmesine, bakiyesinin davalı ... Sigorta A.Ş.üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat istemi yönünden davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 22.564,60-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Teks. Deri ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı ... ... Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat istemi yönünden davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Şirketi'ne verilmesine,
12-Davalılar ... ... Şirketi ve ... Teks. Deri ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat istemi yönünden davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 7.907,10-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Şirketi'ne ve ... Teks. Deri ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine,
13-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
Hakim ...