T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/2 Esas
KARAR NO : 2025/404
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet verdiğini, müvekkili şirketin davalıya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan 56.227,58 TL tutarında alacağı bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk son tutanağında anlaşamama olarak sonuçlandırıldığını, davalının borcuna takip öncesi herhangi bir şekilde faiz işletilmemiş olup, takip sonrası uygulanan faizin ise yasal olduğunu, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... ve ... tarafından hazırlanan 20.02.2025 tarihli bilirkişi raporu,
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan 2020-2021 yıllarına ait BA/BS formları,
... 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, taşımacılık sözleşmesine istinaden cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasıl koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazların da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine 30/04/2021 tarihinde, 56.372,58-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının açık hesaptan kaynaklanan alacak olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 27/05/2021 tarihinde tebliğ üzerine yasal süresinde olan 01/06/2021 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin taraflara tebliğ yapılmadığı ve bu sebeple süre henüz işlemeye başlamayacağından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 02/01/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında tarafların incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen taşıma sözleşmesine istinaden davacının cari hesap alacağının davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, hizmetin gerçekleştirildiğine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturalara dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarın davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınması amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, taraflar arasında kargo taşımacılığı hususunda 03/07/2018 tarihinde bir yıl süreli sözleşme akdedildiği, sözleşmenin 03/07/2019 tarihinde sona erdirildiği, davacının ibraz etmiş olduğu ticari defterlerinin lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalının ise defter sunmadığı gibi mazeret dahi bildirmediği, 09/09/2020-09/12/2023 tarihleri arasına ilişkin sunulan hesap içeriğine göre davacının davalı hesabına kaydettiği179.873,16-TL'lik borca karşın davalı tarafın aynı hesabına 123.645,58-TL'lik alacak kaydı yaptığı, yapılan kayıtlar çerçevesinde davacının defterlerinde takip tarihi itibari ile 56.227,58-TL'lik borcun olduğu, bir kısım faturalarda yer alan konişmentolar ibraz edilmediğinden ifasının denetlenemediği, konişmento içeriklerine göre toplam 49.304,56-TL tutarındaki taşıma hizmetinin davalıya verilmiş olduğu, ayrıca 1.853,48-TL navlun ücreti alacağına hak kazandığı, kayıtlara göre davacının toplamda 51.158,04-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan bilgiler kapsamında somut dosya kapsamında, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile taşıma sözleşmesine istinaden ifa edildiği tespit edilen 51.158,04-TL alacağını doğruladığı anlaşıldığından davacının alacak iddiasını ispat ettiği, bu haliyle davacının icra takibi ve dava konusu dayanak edimlerini gerçekleştirdiğinin kabul edileceği, bilirkişi raporu ile de cari hesap alacağı tespit edildiğinden takip dosyasına yönelik davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 51.158,04-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynı koşullar altından devamına karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ...Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olan cari hesap alacağı olup likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 51.158,04-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (51.158,04-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 10.231,61-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl alacak olan 51.158,04-TL'ye takip tarihi olan 30/04/2021 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (51.158,04-TL) üzerinden alınması gereken 3.494,61-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 678,37-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 2.816,24-TL harcın davacıdan alınarak davalı hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından tahsil edilen 678,37-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 5.531,50 -TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 5.032,77-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 2.838,70-TL'sinin davalıdan alınarak,
b)Davanın red oranına isabet eden 281,30-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2025
Katip
Hakim