T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/222 Esas
KARAR NO:2025/683
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/04/2024
KARAR TARİHİ:14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili idarenin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bu amaçla her türlü tesisi kurmak ve kurulu olanları devralıp işletmek üzere kurulduğunu, su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık abonelerden ücret alınması hususunun öngörüldüğünü, ...'nin hizmetlerinden yararlanan her abonenin tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunları nihai bertarafı ve uzaklaştırılması için “Kullanılmış Suları Uzaklaştırma Bedeli"ni ödemekle yükümlü olduğunu, yönetmeliğin 16.2 maddesinde işyeri, sanayi ve şantiye grubu abonelerinin kullanılmış sularının çevreye daha fazla zararı olduğundan, bedelin konutlara göre daha yüksek düzeyde tespit edileceğinin açıklandığını, davalının IK ...-1 nolu sözleşmenin abonesi olup, müvekkili idare ile yapmış olduğu abonelik sözleşmesi gereği sorumluluğunun söz konusu olduğunu, 02/04/2024 tarihinde arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, İstanbul MTS Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, davalının takip tarihi itibariyle 5.897,10-TL borcunu ödemediğini, itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Abone İşleri 1. Bölge Dairesi Başkanlığı'ndan abone hesap kartı, faturalar ve ihtarnameler,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, abonelik sözleşmesi uyarınca su bedeli ve gecikme zammının tahsiline ilişkin yürütülen ... Takip Sistemi'nin 2022/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, İstanbul İstanbul Merkezi Takip Sistemi'nin 2022/... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 07.06.2022 tarihinde, 2.850,26-TL asıl alacak ve 3.046,84-TL işlemiş faiz toplamı olan 5.897,10-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "06/11/2017 tarihli ... numaralı Sözleşme Hesabı" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 15.03.2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 17.03.2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmelik 11/4.maddesi uyarınca itirazın sisteme yüklenmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde arabuluculuk aşamasına başvurulduğu ve hak düşürücü sürenin durduğu, bu itibarla davanın hak düşürücü süre içerisinde olan 04.04.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle davalı tarafından icra takip dosyasında İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış olması bir dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığının ön sorun olarak incelenmesi gerektiği, para alacaklarında alacaklının yerleşim yerinin de yetkili olduğu, davacının adresinin Şişli/İstanbul olduğu ve İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetki alanında bulunduğu anlaşıldığından icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın reddine, ön sorunun bu suretle halline karar verilmiştir.
Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, tarafların ticari defter ve kayıtları, BA/BS formları ile tüm dosya kapsamında inceleme yapmak suretiyle, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, davacı şirketin davalı şirketten faturalara ve icra takibine dayalı alacaklı olup olmadığı, davacının alacak miktarının takip tarihi itibariyle ne olduğu, faturalara dayalı hizmetin davacı tarafından verilip verilmediği, faturaların davalı tarafa tebliğ edilip edilmediği hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği, tanzim edilen rapor ile, davacı tarafça sunulan defterlerin taraflar lehine delil niteliğinde olduğu, davacı defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalının takibe konu edilen 2.850,26-TL asıl borcunun mevcut olduğu, davalı tarafça defter ve belge ibraz edilmediği, davaya konu faturanın sözleşmeye uygun şekilde düzenlendiği, usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, takibe dayanak fatura ve borç bilgilerinin davacının ticari defter ve kayıtları ile desteklendiği, davaya konu alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olduğu, tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde takip tarihi itibariyle davacının davalı taraftan ... Yönetmeliğine göre 2.850,26-TL asıl alacak, 3.760,49-TL tutarında gecikme faizi ile 37,60-TL tutarında bu faize ilişkin katma değer vergisi (KDV) alacağı olmak üzere toplam 6.648,36-TL alacaklı olduğu, taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının takip tarihi itibari ile faizli alacağının 5.897,10-TL olacağı kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı kabul edilmiş ve davanın takip konusu edilen tutarlar yönünden taleple bağlı kalınarak kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin (Merkezi Takip Sistemi'nin) 2022/... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 2.850,26-TL asıl alacak ve 3.046,84-TL işlemiş faiz toplamı olan 5.897,10-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (5.897,10-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 1.179,42-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2023/3198 Esas 2024/1438 Karar)
3-Asıl alacak olan 2.850,26-TL'ye takip tarihi olan 26/04/2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik olan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 562,00-TL posta ve tebligat gideri ile 5.800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.362,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 5.897,10-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır