T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/223 Esas
KARAR NO : 2025/149
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 14.12.2023 tarihinde merkez ofisinde kullanmak amacıyla davalı şirketten 39.999,00-TL değerinde ... modelinde pikap - plakçalar satın aldığını, alım satım işlemi davalı şirkete ait ... alan adlı internet sitesi üzerinden gerçekleştiğini, davalı şirketin bu alıma ilişkin fatura düzenlediğini, müvekkilinin kredi kartı ile bedeli ödediğini, 19.12.2023 tarihinde ürünün müvekkili şirketin adresine kargo şirketi aracılığı ile ulaştığını, ancak kargo ve ürün ambalajı açıldığında ürünün çalışmasını sağlayan, pikapın en önemli temel parçalarından biri olan "..." ürün üzerinde veya ambalaj içinde bulunmadığının görüldüğünü, Müvekkili şirketin davalı şirketle derhal iletişime geçerek üründeki bu açık ayıbı bildirim süresi dahilinde karşı tarafa bildirdiğini, davalının ürünün kargoya verilerek taraflarına ulaştırılmasını istediğini ancak müvekkili şirket tarafınca da ürünün hassas bir ürün olması sebebiyle zarar gelmemesi adına elden teslim etmek istediğinin belirtildiğini, ancak davalı şirketin öyle bir uygulamaları olmadığı için bu talebi reddettiğini ve kargo ile gönderim sağlamasını belirttiğini, bunun üzerine ürün aynen geldiği gibi orjinal ambalajı ile tekrar paketlendiğini ve davalı şirkete davalının anlaşmalı olduğu kargo şirketi vasıtası ile gönderildiğini, ürünün 08.01.2024 tarihinde tamir edildiği iddiası ile tekrar müvekkil şirket adresine gönderildiğini, ancak ürün incelendiğinde belirtilen eksiklik giderildiği, iğne ünitesinin yerleştirildiğinin görüldüğünü, ancak ürünün kargoya verilişi sırasında paketlemeye gerekli özen gösterilmediği için ürünün kasası üzerinde çizik ve vuruklar olduğunun görüldüğünü, ürün detaylı incelendiğinde ise iğnenin takılı olduğu cihazın ana parçalarından olan iğnenin takılı olduğu "kol" bozuk/kırık bir şekilde olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine tekrar derhal davalı şirket ile iletişime geçilerek ürünün yenisi ile değişimi veya ücret iadesi talep edildiğini ve talep üzerine ürün kendilerine tekrar gönderildiğini, ancak talebin sonuçsuz kaldığını ve ürünün tekrar müvekkili şirkete aynen olduğu gibi geri gönderildiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmelerde müvekkilinin değişim veya iade taleplerinin kabul görmediğinin bildirildiğini, tüm bu iade ve ihbar süreci davalı şirketin çalışma prosedürü gereği Whatsapp Müşteri Destek Hattı üzerinden gerçekleştiğini, yazılı örneğinin dava dilekçesi ekinde olan görüşme kayıtları müvekkili şirket temsilcisinin telefonunda halen muhafaza edildiğini, davaya konu iadesi istenen pikap-plakçalar sipariş edilen/vaat edilenden şekilde gönderilmediğini, ürünün hem hasarlı, hem de bozuk olduğunu, müvekkilinin bir kez dahi kullanamadığı bu üründen beklediği faydanın ortadan kalktığını, ürünün bu haliyle çalışmadığını ve kullanılmasının mümkün olmadığını, ürünün internet sitesindeki diğer ürünlerden daha hassas ve özenli gönderim yapılması gereken bir ürün olduğunu, ilk gönderimde de ikinci gönderimde de satıcının kusuru bulunduğunu, dolayısıyla satıcının bu ayıplara karşı sorumluluğu bulunduğunu, TBK madde 227 gereğince müvekkili şirketin hiç bir kusuru olmadığı halde bir kez dahi kullanamadığı satın alınan ürünün ayıpsız bir yenisi ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde satış bedeli olan 39.999,00-TL'nin iadesini, bedel iadesi halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından haksız ve mesnetsiz iddialarla ikame edilmiş olan işbu davanın reddi gerektiğini, davacının 14.12.2023 tarihinde müvekkili şirketin internet sitesinden 33.332,50 TL tutarında ürün satın aldığını, ürünü iğne tutucusunun kırık olduğu iddiasıyla müvekkili şirkete teslim ettiğini, davacının ayıplı teslim aldıklarını iddia ettikleri ürünü, müvekkili şirketin kargo ile gönderilmesini talep etmesini dahi çarpıttığını, aleyhe bir hususmuş izlenimi yaratmak istediklerini, teknik servis incelemesi yapılacak ürünün, davacı uhdesinde bulunuyor ise, ürünü kargoya kendisinin vereceğini, ürünün davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirkete sağlam bir şekilde, aynen paketlendiği gibi gönderilmediğini, dilekçe ekinde sunulan görsellerden anlaşılacağı üzere özensiz, ürünün taşıma sırasında hasar almasına açık bir paketleme ile gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından ürünün teslim alınmasının akabinde, teknik servise gönderiminin sağlandığını, dilekçe ekinde sunulan teknik servis raporundan da anlaşıldığı üzere serviste kırılan parçanın onarıldığını, bunun yanı sıra cihazın genel bakımlarının yapılıp davacıya sağlam bir şekilde teslim edildiğini, akabinde ürünün aynı nedenle davacı tarafça tekrar teknik servise gönderilmek üzere müvekkil şirkete gönderildiğini. müvekkili şirket tarafından ürünün sağlam ve hasarsız bir şekilde tekrar davacı tarafa teslim edildiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen bütün yükümlülüğü yerine getirdiğini, TBK mevzuatı dâhilinde talep doğrultusunda hiçbir hak doğmadığını, davacının iddialarının ispata muhtaç olmakla birlikte Davacı tarafın iki kere ayıplı teslim edildiğinin iddia ettiği ürün ile ilgili ürünün kendisine kargo firması tarafından bu şekilde teslim edildiğine ilişkin taşıma firması personeline “Hasar Tespit Tutanağı/Kargo Durum Tutanağı” tutması gerekmekte iken davacı tarafın kendisi de basiretli bir tacir olmasına rağmen bu şekilde tutanak tutmadığını veya tutturmadığını, davacı ile yapılan Mesafeli Satış Sözleşmesi’nin 4.4 Maddesi uyarınca “ …Mesafeli satış sözleşmesine konu ürünlerin(lerin) sağlam, eksiksiz ve siparişte belirtilen niteliklere uygun ve varsa garanti belgeleri ve kullanım kılavuzları ile ilgili ve ürünün teslim edilmesi anına kadar tüm sorumluluk SATICIYA aittir. ALICI ürünleri teslim aldığı anda kontrol etmekle ve kargo firması yetkilisine tutanak tutturmakla sorumludur….” hükmü yer aldığını, somut olayda söz konusu ürünün müvekkili şirket tarafından ayıpsız ve sağlam bir şekilde taşıma firmasına teslim edildiğini, mesafeli satış sözleşmesinden de görüleceği üzere davacının iddia ettiği şekilde teslim edildiği hususunu taşıma firması personeline bildirmesi ve hasar/durum tespit tutanağı tutması gerektiğini, ürünün taşıma esnasında herhangi bir şekilde hasar gördüğü davacı tarafından hasar tespit tutanağı tutulup tespit edilse dahi; bu durumdan müvekkili şirketin değil, taşıma firmasının sorumlu olacağını, TTK Madde 875/1 uyarınca taşınan eşya taşıyıcının sorumluluğunda olduğunu, ürünün müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadan zarar gördüğünü, doğan zarardan taşıyıcı firma (kargo firması)nın sorumlu olduğunu, Nitekim T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas,... Karar numaralı ve 25.10.2017 Tarihli kararında da bu yönde hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin davaya konu ürünün satıcısı sıfatıyla dava edildiğini, ancak ilgili ürünün tedarikçisi konumunda olan... Ltd. Şti'nin, davaya fer’i müdahil olarak katılımı için davanın ilgili tarafa ihbar edilmesini, açıklanan nedenlerle davanın "...Ltd. Şti.' ye ihbar edilmesini, teknik servis incelemesi sonrası ürünün hasarlı teslim edildiğine ilişkin herhangi bir delil sunmamış olan davacı tarafın iddialarını da ispatlaması da gerektiğini, davacının herhangi bir bilgi, belge de sunmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin söz konusu iddia olunan durumda hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, huzurdaki mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe;
Ürün satımına ilişkin 39.999,00 TL bedelli fatura, ödeme belgesi, Whatsapp destek hattı ile yapılan yazışma kayıtları, gönderiye ait video ve fotoğrafları, mail içerikleri celp edilmiş, incelenmiştir.
Dosya, müzik aletleri imal ve tamirciliği konusunda uzman ... ile kara yolu taşımacılık konusunda uzman bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 10/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1. Dosya kapsamına sunulan kargo ambalaj görselleri incelendiğinde; sevkiyata hazırlanırken, koruyucu köpüklerle ürünün güvenliği sağlanarak orijinal ambalajında kargoya verildiği ve kargo firması tarafından da alıcısına sağlam ambalajlı olarak sorunsuz ve kusursuz bir şekilde teslim edilerek taşıma hizmetinin yerine getirildiği, kargo geldiğinde ve ürün ilk teslim alındıktan sonraki Davacı/Alıcının itirazının, kargo hasarına yönelik olmadığı, itirazın kargo içeriğindeki ürünün “iğne ünitesinin” eksik olduğu yönünde olduğunun tespit edildiği; 2. Davaya Kargo ilk seferde orijinal ambalajıyla alıcıya sağlam olarak gelmiş olmakla birlikte; aynı ürün, ambalajından çıkarıldıktan sonra aynı şekilde koli içerisine yerleştirilmiş olsa bile, taşımacılık yönüyle orijinalliğinin bozulacağı, Dış görünüşünde bir sorun görünmese de içerik yönüyle hasarlanabilme potansiyeli olabileceği, taşıma esnasında oluşabilecek olası bir sarsıntı hali; farklı kargolarla iç içe istiflenebileceğinden, istif esnasında diğer kargoların kargonun fiziki dengesini bozabileceği potansiyeli vb durumlar nedeniyle, ambalajından çıkarılan ve sonrasında tekrar aynı ambalaja konulan kargoların artık orijinal ambalajında olduğunun kabul edilemeyeceği (yetersiz ambalaj sayılacağı);
3. Davaya konu kargonun da aynı şekilde ilk seferde orijinal ambalajında sağlam bir şekilde alıcısına gelmiş ve teslimatı sorunsuz bir şekilde yapılmış olmasına rağmen, teknik servise “...” tedariği için iade edilmesi sürecinde ambalajının orijinalliği bozulmuş ve bu durumda, ilgili kargo aynı ambalaj çerisinde aynı korunaklarla koli içerisine yerleştirilse dahi orijinal ambalajında olmayan bir kargo olarak işlem görmüş, bu ambalajda taşıma güvenliği riske girmiş ve kargonun hasar görme potansiyeli artarak farklı yerlerden hasarlar oluşmak suretiyle alıcıya ulaşmış olduğu; 4. Davacı Alıcının bu durumu öngördüğü ve ürüne olası bir hasar verilmemesi amacıyla farklı alternatif öneriler sunduğu; 5. Ancak Davalı çalışanlarının, prosedür gereği bu teklifi kabul edemeyecekleri ve mutlak kargo ile taşınmak suretiyle teknik servise gitmesi gerektiği yönünde bilgi verdikleri bunun üzerine kargonun “iğne ünitesinin” eklenmesi için teknik servise kargoyla sevkedildiği; 6. Bu durumda, aynı ambalajla ürünün teknik servise gitmesi, oradan tekrar aynı ambalajla alıcıya kargoyla sevkedilmesi, kargonun hasar riskini de beraberinde getirerek, kargo içerisindeki ürünün farklı hasarlar alarak alıcıya ulaşması sonucunu doğurduğu; 7. Kargonun dış ambalajında gözle görülür bir hasar olmaması nedeniyle, taşıma şirketinin bu riski görmesinin beklenemeyeceği; Kargonun dış ambalaj hasarı olmadan, içindeki ürün hasarlı olarak alıcıya ulaşmış olduğu; Dış ambalajı sağlam olduğu için, Davacı/ Alıcının kargo teslimatı esnasında içeriğini açarak kurye ile tutanak tutmasının beklenemeyeceği; 8. Daha sonra Davacı Alıcı tarafından kargo açılıp içeriği görüldüğünde, içerikteki ürünün hasarlı olduğu tespit edilmiş ve bunun üzerine hemen Davalı Satıcı firma çalışanları ile iletişime geçilerek yazışmalar yapıldığı; 9. Dosya kapsamına sunulan belgeler TTK Madde 889 hükme göre incelendiğinde; davaya konu hasarlı kargonun teslimat esnasında dış ambalajında hasar olmadığı için normal teslimatın yapıldığı ve taşımacılık hizmetinin yerine getirildiği; daha sonra kargo içeriğindeki ürün çıkarıldığında hasarlı olduğunun görüldüğü; hemen satıcı firma çalışanları ile iletişime geçildiği ve kargo içeriğinin hasarlı olduğunun bilgisinin verildiği, Bu yönü ile Davacı Alıcının hasar bildirimini zamanında ve usulüne uygun olarak yaptığı tespit ve kanaatine ulaşıldığı; 10. Davacı/Alıcının bu kargonun bu şekilde tekrar iade süreçleriyle kargoda hasar görebileceği potansiyelini farketmesi ve buna göre farklı çözüm önerileri ile ilgili ürünün kargoya verilmemesi yönünde görüşlerini ve endişelerini defaten dile getirmesine rağmen, ürünün özelliklerini bilmesi beklenen Davalı Satıcının aynı önem ve dikkati göstermeden aynı ambalaja ürünün kargoya verilmesini talep etmesi ve bu şekilde yönlendirmesi nedeni ile ilgili hasardan sorumlu olduğu tespit ve kanaatine ulaşıldığı;
11. Ürün İçeriği ve Ürün Hasar Durumu İtibariyle; * Kırılmanın “üstten” veya “üzerine üst yandan” gelen bir kuvvetle kırıldığının anlaşılmakta olduğu; ambalajı gösteren soldaki fotoğrafta pikabın yeniden paketlenmesinde ambalajının içerisinden çıkan yardımcı destek koruma parçalarının cihazı koruyacak şekilde yeterli olmadığı ürün ambalajının orijinalliğinin bozulmuş olduğunun görüldüğü;
* Müzik enstrümanı ve ses cihazı üretici fabrikaların profesyonel elemanları tarafından yardımcı destek ambalaj malzemelerini tam ve eksiksiz olarak ve yerlerine doğru şekilde yerleştirerek yapılan paketleme ile yapılan, benzer hacimdeki paketlerin sınırlı sayıda üst üste profesyonel elemanlar tarafından konması ile özenli veya normal şartlar altındaki mağazalara toplu dağıtım nakliyelerinde ürünün hasar görme ihtimalinin sıfıra yakın olduğu; * İade taşıma esnasında orijinal ambalajında olmayan pikap ambalajının içerisinde pikabın üstünde olan kolunun çok rahatlıkla hasar görebileceği; ürün açıldıktan sonra kutusunun içerisinden çıkan destek malzemeleri yeniden yerlerine fabrikasındaki gibi yerleştirilemeyeceği için pikap kolu serbest kalacağı; * Pikap kolu, ucundaki iğnenin çaldığı plağa 1.6 ile 2.0 gram arasında ve 1.8 gram tavsiye edilen ağırlıkta temas edecek şekilde çalışması için pikap iğne tartısı ile tartılarak ayarlanması gereken iğne kolunun, pikabın en hassas parçalarından olduğu; 12. Tüm bu tespitlere istinaden; ilgili ürünün yoğun hasarlanma nedeniyle kullanılamayacak durumda olduğu; Davalı satıcının ayıplı/ hasarlı ürünü iade alarak, Davacı Alıcıya yeni ürünü göndermesi ve/veya ilgili ürünün satış ücretini Davacı alıcıya iade etmesi gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup konunun taktirinin sayın mahkemeye sunulduğu;
Sektörel inceleme tespit görüş ve kanaatimizi, hukuki değerlendirme ve kanaat takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dava, ayıba karşı tekeffülden doğan sorumluluk kapsamında misli ile değişim, misli ile değişim mümkün olmadığı takdirde satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.
Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.
Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
Ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı çekişmesizdir.
Davacı Yavuz Alüminyum ... A.Ş. 14/12/2023 tarihinde davalı Turkuvaz Müzik ... A.Ş. den 39.999 TL bedel karşılığında ... satın almıştır.
Satın alınan ürün 19/12/2023 tarihinde davacı - alıcıya kargo şirketi vasıtasıyla teslim edilmiş, ancak plakçaların temel parçalarından olan iğne ünitesinin kargo içerisinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından ayıp ihbarında bulunulmuş, ürünün hassas olması sebebiyle elden teslim edilmek istenmesine ya da teknik servis tarafından ürünün yerinde incelenmesi talep edilmesine rağmen davalı şirketin bu yöndeki talebi kabul etmeyerek kargo vasıtasıyla ürünün geri gönderilmesi gerektiği bildirilmesi üzerine davacı iğne ünitesi eksik olan plakçaları kargo vasıtasıyla iade etmiştir.
Akabinde, dava konusu plakçalar 08/01/2024 tarihinde tamir edildiği belirtilerek davacı alıcıya kargo vasıtasıyla teslim edilmiş, ancak teslim edilen plakçaların bu sefer iğne ünitesinin takılı olduğu kolun kırık olduğu tespit edilmiştir. Davacı yeniden ve süresinde ayıp ihbarında bulunmuştur.
Davacı, satın alınan ürünün ayıplı olması sebebiyle öncelikle ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu mümkün olmazsa ürün için ödediği satış bedelinin iadesini talep etmektedir.
Davalı, ürünün tamir edildikten sonra sağlam bir şekilde taşıma firmasına teslim edildiğini, iğne ünitesinin bağlı olduğu kolun kırılmasından sorumlu olmadıklarını savunmuştur.
Davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan görseller ve teknik servis teslim formlarında dava konusu plakçaların iğne tutucu kısmının servise kırık geldiği belirtilmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlığın temeli esasen bu husustadır.
O halde, öncelikle ürünün ayıplı hale gelmesinde hangi tarafın kusurlu olduğunun tartışılması ve değerlendirilmesi zorunludur.
Davalı tarafından satılan ürün iğne tutucu ünitesi eksik şekilde ve ayıplı olarak davacıya teslim edilmiştir. İğne tutucu ünite olmadan plakçaların kullanılması ve ondan faydalanılması mümkün değildir. Belirtilen ayıp, niteliği etkileyen, kullanım amacı bakımından malın değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları tümüyle ortadan kaldıran maddi bir ayıptır.
Davacı ayıplı ürünün hassas olması sebebiyle ürüne herhangi bir zarar gelmemesi için davalı şirket ile iletişime geçmiş, ürünü kargo ile gönderim yapmayarak bildirilecek adrese elden teslim etmek istediklerini ya da teknik servis tarafından ürünün yerinde incelenmesi beyan ve talep etmiştir. Ancak davalı şirketin bu talebi kabul etmediği ve kargo ile ürünün geri gönderilmesi gerektiği sunulan yazışma kayıtları ve mesaj içerikleri ile sabit olup, davacının ürünün ayıplı hale gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu noktada, hassas olan ürün için gerekli teslimat koşullarını sağlamayan, davacı uyarılarını dikkate almayan, ürünün zarar görmemesi için elden teslimata imkan vermeyen veya yerinde teknik servis incelemesi yaptırmayan davalının kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Öte yandan, ürünün kargo taşıma sırasında hasarlanması, davalı satıcıyı sorumluluktan kurtarmaz. Zira, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.4.maddesi uyarınca davalı satıcı sözleşme konusu ürünün sağlam, eksiksiz ve siparişte belirtilen niteliklere uygun olarak varsa garanti belgeleri ve kullanım kılavuzları ile birlikte teslim edilmesinden sorumludur.
Esasen, ürünün taşıma sırasında hasarlanması ve kargo şirketinin kusuru davacı alıcıya karşı ileri sürülemez. Bu durum ancak davalı satıcı ile dava dışı kargo firması arasında taşıma hukukuna yönelik iç ilişkide zararın tazmini ve rücusu bakımından önem taşır.
Başka yerden gönderilen satılanın ayıplı olduğunu ileri süren alıcı, bulunduğu yerde satıcının temsilcisi yoksa, satılanın korunması için gerekli önlemleri geçici olarak almakla yükümlüdür. Alıcı, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü satılanın korunması için gerekli önlemleri almaksızın onu satıcıya geri gönderemez. Somut olay bakımından, davacı alıcının hassas olan ürüne zarar gelmemesi için tüm önlemleri aldığı ve bu hususta davacı satıcıya dahi uyararak durumu bildirdiği çekişmesizdir.
Meselenin halli teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden mahkememizce alanında uzman bir kurul oluşturularak bilirkişi incelemesi de yaptırılmıştır.
Bilirkişi kurulunun 10/12/2024 tarihli raporunda belirtildiği üzere, satın alınan pikap - plakçaların en temel, en hassas ve en özel parçasının iğne ünitesi olduğu, bu temel parça olmaksızın ürünün kullanılmasının ve ondan faydalanılmasının mümkün olmadığı, davacı alıcının iğne ünitesinin eksik olması üzerine ürüne zarar gelmemesi için elden teslim ya da teknik servis tarafından yerinde inceleme yapılması noktasında tekliflerde bulunulduğu, ancak davalı satıcı tarafından kabul edilmediği, kargonun dış ambalajında hasar olmadığı için davacı alıcının kargo kuryesi ile birlikte tutanak tutmasının mümkün olmadığı, ürün açıldığında hasar tespit edildiğinden alıcının ürünü o anda açarak kargo elemanı ile tutanak tutmasının da beklenemeyeceği, ürünün ayıplı şekilde teslim edilmesi sebebiyle davacının hemen ayıp ihbarında bulunduğu, hem görsel resimler hem video görüntüleri hem de yazışma içerikleri ile ayıp ihbarının yapıldığı, malın ayıplı hale gelmesinde gerekli özeni göstermeyen davalı satıcının kusuru ile sebebiyet verdiğinden sorumlu olduğu, iğne kolunun pikabın en hassas parçası olduğu, bu suretle davalı satıcının ayıplı ürünü iade alarak ayıpsız yenisini davacı - alıcıya vermesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizce ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, dosya kapsamında bilgi, belge ve delillerle uyumlu olan bilirkişi raporuna itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında davalı satıcı sorumludur.
Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Davacı seçimlik hak kapsamında öncelikle ürünün ayıpsız yenisi ile değiştirilmesini talep etmiştir.
Bu mümkün olmadığı takdirde, ürün için ödenen satış bedelinin iadesini istemiştir.
Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.
Davacının asli talebinin ürünün ayıpsız bir yenisi ile değiştirilmesi olduğundan mahkememizce 6098 s. TBK 227/1-4b. uyarınca talebinin kabulüne karar verilmiş, feri talebi olan satış bedeline yönelik misli ile değişim asli talebi kabul edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu çerçevede, ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında davalı satıcının ayıplı ürün tesliminden sorumlu olması sebebiyle davacının davasının kabulüne, davacının asli talebi, ayıplı ürünün iade edilerek ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi olmakla davaya konu olan ...Şirketinden 15/12/2023 tarihli ... numaralı fatura ile 14/12/2023 tarihinde davacı tarafından satın alınan ... ürün kod numaralı ... model pikap - plakçaların ayıplı olmakla, adı geçen ürünün her türlü takyidattan ari olarak davalıya davacı tarafından iade olunmasına, Davaya konu ... model ... ücretsiz olarak misli ile davalı tarafından değiştirilmesine ve bu suretle adı geçen ürünün davalı tarafından ayıpsız bir yenisi ile değiştirilerek davacıya verilmesine, Bu noktada tüm masrafların davalı tarafından karşılanmasına, Asli talebe konu ve özellikleri açıklanan ürünün (pikap / plakçalar) temin edilememesi halinde İ.İ.K m.24. hükmünün infaz aşamasında dikkate alınarak gerekli icrai işlemin uygulanmasına, Davacının asli talebi kabul olunduğundan, terditli davaya konu olan 39.999,00 TL satış bedelinin iadesine yönelik alacak hakkında feri taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere );
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacının asli talebi, ayıplı ürünün iade edilerek ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi olmakla,
Davaya konu olan ... Şirketinden 15/12/2023 tarihli ... numaralı fatura ile 14/12/2023 tarihinde davacı tarafından satın alınan ... ürün kod numaralı ... model pikap - plakçaların ayıplı olmakla, adı geçen ürünün her türlü takyidattan ari olarak davalıya, davacı tarafından iade olunmasına,
Davaya konu ...model pikap - plakçaların ücretsiz olarak misli ile davalı tarafından değiştirilmesine ve bu suretle adı geçen ürünün davalı tarafından ayıpsız bir yenisi ile değiştirilerek davacıya verilmesine,
Bu noktada tüm masrafların davalı tarafından karşılanmasına,
Asli talebe konu ve özellikleri açıklanan ürünün (pikap / plakçalar) temin edilememesi halinde İ.İ.K m.24. hükmünün infaz aşamasında dikkate alınarak gerekli icrai işlemin uygulanmasına,
2-Davacının asli talebi kabul olunduğundan, terditli davaya konu olan 39.999,00 TL satış bedelinin iadesine yönelik alacak hakkında feri taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına,
3-Kabul edilen dava değeri (39.999,00 TL) üzerinden alınması gereken 2.732,33 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 683,09 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.049,24 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 683,09 TL peşin harç, 9,000,00 TL bilirkişi ücreti ile 285,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 9.968,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (39.999,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.000,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır