T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/24
KARAR NO : 2025/358
DAVA : TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/01/2024
KARAR TARİHİ : 12/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendi adına kayıtlı olan ... plakalı araç ile davalı şirketin ... poliçe numarası ile sigorta ettiği ... plakalı araç arasında 17.07.2023 tarihinde kaza meydana geldiğini, kazadan sonra davalı şirket nezdinde hasar dosyası açılmış olup, müvekkile ait aracın hasarlarının giderildiğini fakat araçta meydana gelen değer kaybının giderilmediğini, davalıya yapılan başvurulardan netice alınamadığını, kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığını, karşı taraf araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine, 20.10.2023 tarihli dilekçe ile değer kaybı başvurusunda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, müvekkilinin aracında yaklaşık 30.000,00 TL- 40.000,00 TL den fazla tutarda değer kaybı oluştuğunu, arabulucuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya dair dava hakları saklı olmak üzere, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası olmak üzere, müvekkilinin ... plakalı aracında meydan gelen değer kaybı nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olay yeri terk etmenin rücu sebebi olup dava dışı sigortalı ...'a davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, kazaya karışan... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 17/03/2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, kazanın meydana geldiği 12.09.2023 tarihi itibariyle ZMM poliçe limitlerinin ve sorumluluklarının araç başına 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacıya 13.415,17 TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, HMK.nun 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların (değer kaybı) giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun,; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin tespit tutanakları, Tramer Kayıtları, alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce alınan 28.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davalıya sigortalı ... plaka numaralı hususi kamyonetin sürücüsü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, park halindeki ...plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’ye atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, kaza tarihinde davacı ...’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının gerçek zarar ilkesi ve Yargıtay’ın müstakar içtihatlarına göre 9.000,00 TL mertebesinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Kusur Yönünden;
Dava konusu olayla ilgili olarak kazaya karışan sürücüler arasında tanzim olunup imzaları ile tasdik altına alınan "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı"nda; davacı tarafa ait ...plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’nin, ".. plakalı araç evimin önünde park halindeki ... plakalı aracıma sol taraftan vurarak maddi hasara yol açmıştır, olay kamera kayıtlarında gözüktüğü gibi 12.09.2023 saat 20:18’de gerçekleşmiştir." şeklinde, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı... plaka numaralı hususi kamyonetin sürücüsü ...’ın, "... plakalı araç park halinde iken sol ön tarafına dönüş yaparken vurdum, gereğinin yapılmasını arz ederim." şeklinde yazılı beyanda bulundukları, çizilen krokide, yol, hava, zemin, çevre, geometri vb. detaylar belirtilmediği için belli olmamakla birlikte (B) aracının sağ yan ön kesimleri ile sağ tarafındaki (A) aracının sol yan ön kesimlerine çarptığının resmedildiği, olayın tanığı olmasa da kamera-video kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Video görüntülerinde de ... plakalı kamyonetin seyir halindeyken park halindeki davacının aracının sağ yan orta kesimlerinden ezilme ve sürtme şeklinde hasarlamasına neden olduğu görülmektedir.
Bu nedenle olayda sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı hususi kamyonet ile bölünmüş, iki şeritli cadde yolunun sol şeriidni takiben düz seyir halinde iken olay mahallinde aksine davranarak yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, yolun sağ kenarında park halindeki otomobili, konumunu ve mesafesini, idaresindeki kamyonetin teknik özelliklerini, boyutlarını dikkate almayarak yanından uygun açılı direksiyon manevrası ile uzak mesafe geçmeyen, hızını ve direksiyon açısını ayarlayamayarak üzerine doğru tehlike bölgesine yönelip çarpan, zamanında etkili fren ve direksiyon manevra tedbiri uygulamayan, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, kapladığı uzunluk-genişlik-alan bakımından bölünmüş, iki şeritli cadde yolunun sağ kenarında arkasından yaklaşan diğer araç sürücülerinin geçişlerine engel ve tehlike yaratacak şekilde yolu daraltan, belirgin şekilde trafik düzenine ve güvenliğine olumsuz etkisi bulunmayan, park halinde iken sol yan tarafı ile orta refüj arasında kalan yeterli boşluk alandan diğer sürücüler gibi temassız ve tehlikesiz ilerlemesi mümkün olan kamyonet sürücüsünün yanından geçerken direksiyon açısını ayarlayamayarak üzerine doğru kontrolsüz yönelerek sadmesine maruz kaldığı anlaşılan, kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir ve kazada etkili rolü veya ihmalkâr davranışı söz konusu olmadığı mütalaa edilen ...plaka numaralı otomobili bulunduğu yere park eden sürücüsü ...’ye atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı yönündeki bilirkişi tespit ve görüşü dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunduğundan mahkememizce de kabul edilerek hükme esas alınmış, davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plaka numaralı hususi kamyonet sürücüsü % 100 kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu kabul edilmiştir.
Değer Kaybı Zararı Yönünden;
Dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak onarımı gerçekleştiren davacı araç ile ilgili servislere ve davacıya tazminat başlığı altında 7.000,00.-TL olmak üzere toplamda 13.119,81.-TL ödeme yapıldığı, tramer kayıtlarına göre davacının aracının daha önce kaza kaydının bulunmadığı, dava konusu olayın ilk kazası olduğu, dosyaya ve hasar dosyasına sunulan hasara ilişkin fotoğraflar, bilirkişinin ..., ..., web.archive.org gibi internet sitelerinde; kaza tarihine en yakın dönemlerindeki ilanlar ve rayiç değer araştırması yapılmış, tüm bulgular Yargıtay uygulaması ve yasal düzlemde değerlendirilmiş, sonuçta kaza nedeniyle araçtaki değer kaybının 9.000,00.-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu görüşe davanın tarafları itiraz etmemiş, mahkememizce de bu değer kaybı oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili de bu miktarlar üzerinden 28.03.2025 tarihinde, belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından talep sonucunu bu miktarlara göre tamamlayarak harcını yatırmıştır.
Her ne kadar davacı vekilinin verdiği talep sonucunu arttıran dilekçesi ıslah konulu ise de bu dilekçe ıslah dilekçesi olarak değerlendirilemez. Zira alacak (tazminat) miktarının davanın başında belirlenebilir nitelikte olmaması nedeniyle, dava belirsiz tazminat davası olarak açılmıştır. Yapılan yargılama sonunda alacak (tazminat) miktarı belirlenebilir hale geldiğinden, tazminat miktarı somutlaştırılarak belirli hale getirilmiştir. Aslında teknik manada bir ıslah bulunmayıp, belirsiz tazminat talebi, belirli hale getirilmiştir.
Davalı sigorta şirketine ZMSS plakalı araç ticari değil hususi bir araç olduğundan davacı vekilinin avans faizi talebi kabul edilmemiş, davalı sigorta şirketine başvuru dilekçesi 29.10.2023 tarihinde ulaştığı, bu tarihte tebliğ edildiği anlaşılmakla, 8 iş günü ilavesi ile davalı sigorta şirketinin 10.10.2023 tarihinde temerrüt halinde olduğunun kabulü bu tarihten itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-10.10.2023 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 9.000,00.-TL Değer Kaybı tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40-TL olup, peşin alınan 427,60-TL ile 137,00-TL ıslah harcı toplamı 564,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 50,80-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 489,50-TL, bilirkişi ücreti 6.000,00-TL'den oluşan 6.489,50-TL yargılama gideri ile 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 137,00-TL ıslah harcı toplamı 7.481,70-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, tarafların yokluğunda, davalı açısından HMK.nun 341/2.maddesi gereğince kesin, davacı açısından HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.12/05/2025
KATİP
HAKİM