T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/253 Esas
KARAR NO : 2025/631
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/04/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsusu yolla icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı 04/05/2023 düzenleme tarihli 10/06/2023 vadeli 80.000,00 TL bedelli bono gösterilmişse de işbu bonoda mevcut imzaların müvekkili ...'a ait olmadığını, müvekkili ile dava dışı ... ile 2014 yılında evlendiğini, 2023 yılında boşandıklarını, dava konusu ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu takip dayanağı bononun da müvekkili ...'ın güvenini kullanmak suretiyle almış olduğu vekaletnameyi iş yapan dava dışı ... tarafından verilmiş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olacağını, başlatılan takipte gönderilen ödeme emrinin de bizzat dava dışı ...'a yapıldığını, müvekkili ... kefil kısmına ise ... yazıldığını, gözle görülür şekilde gerek müvekkili adına atılan imza gerekse ... adına atılan imzaların aynı imzalar olduğunu, müvekkili tarafından takip dayanağı bononun düzenlenmediğinin gayet açık olduğunu, lehtar sıfatıyla alacaklı görülen davalı ... hakkında da 29/03/2024 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına Resmi Belgede Sahtecilik suçundan şikayette bulunulduğunu, davalının emrine düzenlenen bonoyu kimin imzaladığını bilmesi gerektiği tartışması olduğunu, emrine düzenlenen senedin müvekkili tarafından imzalanmadığını bilmesi gereken davalının kötüniyetli olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... 7. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının durdurulmasına, davalarının kabulü ile müvekkili aleyhine başlatılan ... 7. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına konu 80.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı olarak borçlu olunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyetli davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
... Bankası'na ait davacı asilin imzasının bulunduğu 29/04/2022 tarihli dekont aslı,
... 1. İlçe Seçim Kurulu'na ait davacı asilin ıslak imzasını içerir evrak,
... Bankası'na ait davacı asilin ıslak imzasının bulunduğu cep telefonu kayıt talimat aslı,
04/05/2023 düzenleme tarihli 10/06/2023 ödeme tarihli 80.000,00-TL bedelli senet aslı,
... 15. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı vekaletname aslı, ... tarih ... yevmiye numaralı vekaletname aslı,
... 23. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı vekaletname aslı,...tarih ... yevmiye numaralı azilname aslı, ... tarih ... yevmiye numaralı azilname aslı,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Davanın konusu, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden, lehtarı ... olan, 04/05/2023 keşide tarihli, 10/06/2023 vade tarihli, 80.000,00-TL bedelli bonodan dolayı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle menfi tespit davasının hukuki niteliği, menfi tespit davasının icra takibine etkisinin irdelenmesinde ve yasal mevzuatın açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır.
Kural olarak, imzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ...Esas...Karar). Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından davacı aleyhine, ... 7.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile, 18/08/2023 tarihinde toplam 82.496,98-TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının lehtarı ... olan, 04/05/2023 keşide tarihli, 10/06/2023 vade tarihli, 80.000,00-TL bedelli bono alacağı ve ferileri olarak gösterildiği, ödeme emrinin 29/08/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davaya konu bononun, davacı tarafından imzalanmadığı, imzasının taklit edilerek sahte imzayla tedavüle ve takibe konulduğunun iddia edildiği ve işbu davanın açıldığı, sahtelik def'inin mutlak def'i olduğundan herkese karşı ileri sürülebileceği (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar, ... Esas ... Karar) anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında dava konusu bonoda davacı adına atılı imzanın davacı eli ürünü olup olmadığının tespiti amacıyla grafoloji uzmanı tarafından tanzim edilen 07/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile inceleme konusu borçlusu ... (Takır), kefili ..., alacaklısı ... olan, 04/05/2023 düzenleme, 10/06/2023 ödeme tarihli, 80.000,00-TL bedelli bonoda, ön yüzde yer alan altı adet imza ile ... (...)'a ait mevcut mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu senette yer alan altı adet imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu itibarla söz konusu raporlara itibar edilebileceği, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, çelişki olduğundan bahsedilemeyeceği ve raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep dahi bulunmadığı değerlendirilmiş ve bonoda davacı adına atfen bulunan imzaların davacının eli ürünü olmadığı kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafın icra takibini yürüten alacaklı ve bono lehtarı olup bonoda yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu, bonoda davalı hamilin ciranta olmayıp bonoda yer alan imza sahteliğini bilmesinin mümkün olduğu, bu nedenle icra takibinde kötü niyetli olduğunun açıkça davacı tarafından ispat edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bonodaki keşideci imzasının davacı eli ürünü olmadığı anlaşıldığına göre davacının bu bononun bedelsiz olduğunu, dava değeri de gözetildiğinde HMK'nın 201.maddesi uyarınca aynı kuvvet ve mahiyetteki yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği ve alınan bilirkişi raporu ile davanın sübut bulduğu anlaşılmakla, davacı davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit istemli davanın KABULÜ ile,
1-... 7.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden, lehtarı ... olan, 04/05/2023 keşide tarihli, 10/06/2023 vade tarihli, 80.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davacının, davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davalı kambiyo ilişkisinde lehtar olarak yer aldığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin 2004 sayılı İİK'nın 72/5. maddesindeki yasal koşulları oluşmakla kabulü ile, alacağın %20'si tutarında olan 16.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen (80.000,00-TL) alınması gereken 5.464,80-TL harçtan peşin alınan 1.366,20-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 4.098,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye kaydına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.366,20-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 2.443,00-TL posta ve tebligat gideri ve 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.443,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır