T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/256
KARAR NO : 2025/330
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Antrepo Hizmet Alacağından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2024
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, gümrüklü antrepo işletmek üzere kurulmuş ve gümrük gözetimi altında bulunan eşyaların konulduğu ... sahibi olup ... sayılı Gümrük Kanunu rejimlerine tabi olan gümrük işlemleri tamamlanmamış eşyaların Gümrük gözetiminde saklanması ve muhafazasından sorumlu bir şirket olduğunu, bu surette, müşterilerinin kendisine zilyetliğini devrettiği eşyaları güvenli bir şekilde muhafaza ederek depolama/saklama hizmeti sunduğunu, davalı şirkete ait ürünlerin, gümrüklü antrepo rejimine tabi olması sebebiyle müvekkili şirketin sahibi olduğu antreposunda bulunmaktayken dava dışı ...A.Ş.'den 10.01.2023 ve 03.01.2023 tarihlerinde devralındığını, taraflar arasındaki Antrepo ilişkisi uyarınca; 10.01.2023 tarihli ... sayılı (... Gümrük Müdürlüğü), 03.01.2023 tarihli ... sayılı (... Gümrük Müdürlüğü) Antrepo beyannamelerine konu gümrük gözetimindeki eşyaların, beyannamede belirtilen giriş tarihlerinden itibaren gümrüklü antreposunda muhafaza edildiğini, bu Antrepo Hizmeti dolayısıyla müvekkili şirketin, ardiye ücret tarifesi gereğince, eşyaların depoya girişinden listede belirtilen tarihe kadar alacak hakkı doğduğunu, alacaklarını faturalara bağladıklarını, TBK.nun 574.maddesi gereğince talep edilen alacağın, sektörde uygulanan piyasa ortalamasında, ticari teamüllere uygun, sunduğu hizmet ile orantılı ve benzer nitelikteki antrepolar nazara alınarak belirlendiğini, uygulanabilir bir tarifeye dayanılarak hesaplandığını, emsal kararlarda da hesaplamanın fahiş olmadığının tespit edildiğini belirterek davaya konu icra takibine (... 2. İcra Dairesi... E.) yapılan itirazın iptaline, İİK m. 67 uyarınca müvekkili şirket yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın konusu olan malların dava dışı olan ... Şirketi ile müvekkili banka arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında olan mallar olduğunu, müvekkili bankanın huzurdaki davada husumeti bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında yapılmış herhangi bir sözlü veyahut yazılı sözleşme bulunmadığını, gerek ... denetimleri gereğince, gerek müvekkil bankanın iç güvenlik ve teftiş düzenlemeleri gereğince, gerek bankacılık ticari örf ve adetler gereğince bankalar sözlü olarak sözleşme yapılamadığını, dava konusu malların dava dışı olan ...Şirketi arasında akdedilen 15.12.2022 tarihli, ... sayılı Finansal Kiralama Sözleşmesi (FKS), 19.12.2022 tarihli, ... sayılı Finansal Kiralama Ek Sözleşmesi ve 06.04.2023 tarihli,... sayılı Finansal Kiralama Ek Sözleşmesi kapsamında finansal kiralama yöntemiyle dava dışı üçüncü bir şirkete kiralandığını, Finansal Kira Sözleşmesinin 8.9. Maddesi gereğince her türlü nakliye, depo, ardiye ve muhafaza masraflarının ve ücretlerin kiracıya ait olduğunu,6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 22. Maddesi gereğince, özel bir sicile kayıtlı olmayan taşınır mallara ilişkin sözleşmelerin Birlik tarafından tutulacak özel sicile tescil edildiğini, Birlik tarafından tutulacak özel sicilin herkese açık olduğunu, hiç kimsenin sicildeki bir kaydı bilmediğini ileri süremeyeceğini, davacı tarafın tacir olduğunu, sağladığı antrepo hizmeti gereğince birtakım malların FKS kapsamında olduğunu bilebilecek durumda olup, basiretli bir tacir gibi buna göre hareket etmesi gerektiğini, müvekkili bankanın müşterisi olan dava dışı şirkete karşı açtığı davanın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yargılamasının devam ettiğini, Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, müvekkili banka lehine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet (Antrepo) satım ilişkisine dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 25/04/2023 tarihinde, davalı aleyhine, 3 adet faturaya (Depolama hizmeti ... nolu AYLIK FT. 199.331,40 TL, Depolama hizmeti ... nolu AYLIK FT. 19.169,46 TL, Depolama hizmeti ... nolu 40 KAP 169.060,00 KG, 171.476,59 TL) dayanarak, 382.430,00.-TL asıl alacak, 7.547,45.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 389.977,45.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 03/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28/04/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 24/04/2024 tarihinde 389.977,45.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında, dava konusu antrepopa hizmetinin verildiği hususu dışında üzerinde uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının sunduğu antrepo hizmetinden, davalı ile dava dışı firma arasındaki Finansal Kiralama sözleşmesi nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının antrepo hizmet alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce alınan 21.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2021 - 2022 - 2023 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların zamanında alındığı. edefterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, sadeci 2022 yılı envanter defteri açılış tasdikinin yasal süre içerisinde yapılmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle e-defterlerin (envanter defteri hariç) sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 - 2023 - 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların zamanında alındığı. edefterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, sadeci 2022 yılı envanter defteri açılış tasdikinin yasal süre içerisinde yapılmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle e-defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde;
Davacı tarafından sunulan 120.07.0003 ...Bankası A.Ş. hesabı incelendiğinde, 15.02.2023 tarihinde 195.000 TL, 28.02.2023 tarihinde 18.830 TL ve 03.03.2023 tarihinde 168.600 TL tutarında faturalar tanzim ederek davalı borcu olarak kaydedildiği, 28.04.2024 takip tarihinde 382.430 TL davalı borcunun Şüpheli Alacak hesabına virman edildiği, davalı şirkete üç adet Antrepo Hizmeti açıklamalı toplam 382.430 TL fatura tanzim ederek davalı borcu olarak kayıtlandığı, takip tarihinde davalının davacı kayıtlarına göre davacıya 382.430 TL borcu olduğu tespit edilmiştir.
Davalının ticari defterlerinin incelenmesinde;
Davacı tarafından düzenlenen 15.02.2023 tarihli faturaya ilişkin 22.02.2023 tarihinde, 03.03.2023 tarihli faturaya ilişkin 08.03.2023 tarihinde, 28.02.2023 tarihli faturaya ilişkin 31.12.2023 tarihinde (iade) dekontları düzenlendiği, davacıya borçlu görünmediği, yine davalı tarafından sunulan dava dışı ... Araçlar hesap hareketleri incelendiğinde, davacının tanzim ettiği faturalara ilişkin kayıt mevcut olmadığı tespit edilmiştir.
Yine ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 30.04.2024 tarihli müzekkereye cevap yazısına ekli karşılaştırmalı BA/ BS formaları incelendiğinde, Davacı tarafından vergi dairesine beyan edilen BS (Mal ve Hizmet Satışı Formu) içeriğinde 3 adet faturanın Vergi Dairesine BS formları ile beyan edildiği görülmüştür.
Gümrük mevzuatı açısından ise;
Davalı .. Bankası A.Ş.nin eşyalar hakkında kendi adına tescil ettirdiği ve sözleşme niteliğinde olan beyanname tarihleri itibariyle, ardiye ücretine karşı davacı antrepo işleticisine sorumlu olması gerektiği, dosya ekindeki ... formu ve çıkış teslim tutanaklarına göre; ... sayılı beyanname muhteviyatı eşyaların, davacı tarafından devir alındığı, ... tarihinde ... sayılı ve 15.02.2023 tarihli ardiye faturası kesildiği, çıkışı ilişkin ... tarihli ... tutanağı düzenlenmiş ise de, teslim tutanaklarına göre, eşyaların antrepodan fiziken 02.03.2023 tarihinde 4 araç ile 24 kap, 03.03.2023 tarihinde 3 araç ile 16 kap olarak çıkış yaptığının tespit edildiği, ... sayılı beyanname muhteviyatı eşyalar, davacı tarafından devir alındığı 03.01.2023 tarihinden, eşyaların antrepodan çıkış yaptığı 06.03.2023 tarihi, dikkate alınarak hesaplaman toplam ardiye ücretinin 340.969,45TL olduğu, ardiye hizmeti dışında varsa verilmiş bir hizmet, gelinen safahatta bunun tespit edilmesinin olanaklı olmadığı, davalı... Bankası A.Ş. nin, eşyalar hakkında kendi adına tescil ettirdiği ve sözleşme niteliğinde olan, ve aynı zamanda davalının gümrük yükümlülüğünün de bağladığı "beyanname tarihleri" itibariyle, ardiye ücretine karşı sorumlu olması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dava konusu uyuşmazlığın; ... ve ... sayılı antrepo içerikli eşyaların davalı tarafından devir alındıktan sonra, depolanması aşamasında oluşan ardiye ücretinin davalıdan talep edildiği açıktır. Raporda da işaret edildiği üzere, söz konusu eşyalar öncelikle, dava dışı ... Araçlar adına davacı antreposuna konulmuş akabinde, davalı ... Bankası A.Ş. tarafından gümrük yönetmeliğinin 333. Madde kapsamında devir alınarak, davalı tarafından 03.01.2023/... tarih sayılı ve 10.01.2023/... tarih sayılı sayılı antrepo beyannamesi tescil ettirilmiştir. Böylece davalı tescil ettirdiği beyanname ile eşyalar üzerindeki tüm hak ve yükümlülükleri kazanmış durumdadır. Bu beyannameler aynı zamanda taraflar arasında saklama sözleşmesi niteliğindedir. Zira davalı yan devir aldığı eşyaları başka bir antrepoya taşıma hakkına da sahiptir ancak bu hakkın kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Öyleyse davalı kendi adına tescil ettirdiği ve sözleşme niteliğinde olan beyanname tarihleri itibariyle, davacı antrepo işleticisine ardiye ücretine karşı sorumlu olduğu açıktır. Her ne kadar 4458 sayılı Gümrük Kanunun ve Yönetmeliğinde antrepo ücretleri ile ilgili bir düzenleme bulunmasa da genel teamülün piyasa koşulları göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Davalının da bu antrepodan malı çekerek başka bir antrepo ile anlaşması mümkün iken bu yola başvurmaması nedeniyle belirlenen tarifeyi kabul etmiş sayılır. Malların güvenli bir şekilde korunmadığı iddiası da bulunmadığına göre davacının söz konusu bedeli isteyebileceği kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda ... sayılı beyanname muhteviyatı eşyaların, davacı tarafından devir alındığı, 10.01.2023 tarihinde 431 sayılı ve 15.02.2023 tarihli ardiye faturası kesildiği çıkışı ilişkin 17.02.2023 tarihli ... tutanağı düzenlenmiş ise de, teslim tutanaklarına göre, eşyaların antrepodan fiziken 02.03.2023 tarihinde 4 araç ile 24 kap, 03.03.2023 tarihinde 3 araç ile 16 kap olarak çıkış yaptığının tespit edildiği, yine ... sayılı beyanname muhteviyatı eşyalar, davacı tarafından devir alındığı 03.01.2023 tarihinden, eşyaların antrepodan çıkış yaptığı 06.03.2023 tarihi olduğunun görüldğü, davacı antrepo işleticisinin, dosya ekinde bulunan ücret tarifesine göre yapılan hesaplamanın raporun 8.sayfasında tablo halinde gösterildiği, davacının alacağının 340.969,45.-TL olduğu, hesaplamaya itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır.
Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarında davacının hapis hakkını bildirmeden kullandığı, hala bu bu hakkın kullanıldığı, hukuki değerlendirme yapıldığı, müvekkilinin bu eşyaları davacının antreposuna bırakma niyetinin olmadığı, müvekkilinin ücretten sorumlu olmadığını, piyasa şartları incelenmediğinden diğer firmalarla yapılan sözleşmeler, faturalar ve gümrüğe yaptığı bildirimlerin incelenmesi gerektiğini belirterek yeni veya ek bilirkişi raporu aldırılmasını istemiş ise de gümrüğe gelen eşyanın Gümrük Yönetmeliğinin 332 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, süresi içerisinde antrepo beyannamesi verilmemesi halinde geçici depolama yerine antrepo rejimi kapsamında geçici depolama yerine götürülmesi esastır. Davalının, Yönetmeliğin 333.maddesi gereğince beyanname verilmesi üzerine eşya ortada bırakılamayacağından uygun antrepoya götürülerek bırakıldığı açıktır. Davalının bu aşamadan sonra söz konusu malı antrepodan çekerek bir başka antrepoya götürmesi mümkündür. Ancak bu hak kullanılmayarak mallar davacının antreposunda bırakılmıştır. Uyuşmazlık hapis hakkı ile ilgili olmadığı gibi davacının 6098 sayılı TBK.nun 574.maddesi gereğince buna hakkı da vardır. Başka firmalarla yapılan sözleşmeler ve kiralamalar işin özelliğine göre değişiklik gösterebileceği gibi davamız açısından bir faydası da yoktur. Zira davacının antrepo hizmeti ile ilgili olarak tarifesi dosyaya sunulmuş ve bilirkişi denetiminden geçmiştir. Bu nedenle 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek veya yeni bir heyetten rapor almaya gerek duyulmamış, davalı vekilinin bu yöndeki talebi kabul edilmemiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden bu talebi kabul edilmemiş (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 10.07.2023 tarih ve ...E. ... K.), likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ... 2. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 340.969,45.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (340.969,45.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 68.193,89.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 23.291,62-TL olup, peşin alınan 4.709,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.581,67-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 204,00-TL, bilirkişi ücreti 11.700,00-TL toplamı 11.904,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 10.408,03-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 5.137,55-TL'nin toplamı 15.545,58-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 54.555,11-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 30.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 2.727,91-TL'sinin davalıdan, 392,09-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.05/05/2025
KATİP
HAKİM