T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/296
KARAR NO : 2025/599
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet -Konaklama- Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2024
KARAR TARİHİ : 22/09/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıdan cari hesap alacağının tahsili amacıyla ... 26. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla haksız ve mesnetsiz bir şekilde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması durumunda alacaklarının ispatlanacağını belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet (konaklama) satım ilişkisine dayalı cari hesap (açık hesap) borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 26. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 19/04/2023 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 494.621,97.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 04/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11/05/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 10/05/2024 tarihinde 494.621,97.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği cari hesap içeriğindeki hizmeti davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan 26.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2015 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davaya konu edilen faturaların e-faturatemel fatura olarak düzenlendiği, fatura üzerinde konaklayan kişi ismi, rezervasyon numarası, tarih aralığı vb. Bilgilerin bulunduğu, davacının takip öncesi davalı şirketi temerrüde düşürdüğünü gösterir belge olmadığı, davacının 19.04.2023 takip tarihi itibari ile davalı şirketten takipte talep edilen asıl alacak tutarı 494.621,97.-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ancak davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı ...A.Ş. 120.01.00.008 müşteri kodu altında takip edildiği, davacı tarafından davalı adına 04.08.2022 tarihi itibari ile faturalar düzenlendiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura açıklamalarının “konaklama harcaması” olduğu, fatura detaylarında konaklayan ismi, konaklama tarihleri, oda numarası, rezervasyon numarası gibi bilgilerinin bulunduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların e-fatura / temel fatura olarak düzenlendiği, “Temel E-Fatura, faturanın göndericiden direkt olarak alıcıya ulaşmasını amaçlayan E-Fatura türü” olduğu, davalı tarafından Kasım/2022 dönemine kadar faturalara karşılık havale yapıldığı, davacı ve davalı şirket Ba Bs bildirimlerinin incelenmesinde; davacının 2023/02 Bs bildirim formunun içerisinde 2022/02 dönemine ait bilgileri bulunduğu, davalının 2023/01 - 02 döneminde davacı tarafından düzenlenen faturaların bulunduğu, davacının ticari kayıtlarında davaya konu faturaların kayıtlarına borç olarak kaydedildiği, davacının takip tarihi (19.04.2023) itibari ile davalı firmadan 494.621,97.-TL alacaklı olduğu bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir.
Buna göre; Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 494.621,97.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından davacının davalıdan 494.621,97.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
Davacının ... 26. İcra Müdürlügünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin 494.621,97.-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (494.621,97.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 98.924,39.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Alınması gereken 33.787,62-TL karar ve ilam harcından 5.973,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 27.813,82-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Davacı tarafından yapılan; talimat masrafı 460,00-TL, dosya masrafı reddiyatı 120,00-TL, KEP reddiyatı 2,00-TL, posta ve tebligat masrafı 1.540,00-TL'den oluşan 2.122,00-TL yargılama gideri ile 427,60-TL başvuru harcı, 5.973,80-TL peşin harç toplamı 8.523,40-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 78.193,30-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/09/2025
KATİP
HAKİM