T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/371 Esas
KARAR NO :2025/392
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/08/2017
KARAR TARİHİ:27/05/2025
...Tüketici Mahkemesi'nin 01/11/2017 tarihli ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın tevzi edildiği ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/12/2017 tarihli ... sayılı kararı ile de görevsizlik kararı verildiği, dosyanın Mahkememize gönderildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2018 tarihli ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 04/07/2019 tarihli 2018/1590 Esas 2019/899 Karar sayılı kararı ile Mahkememizin yargı yeri olarak belirlendiği, yürütülen yargılama neticesinde ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarihli ... Esas ...Karar sayılı kararı ile davanın 6100 sayılı HMK m.119/2 gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 27/05/2022 tarihli 2022/802 Esas 2022/660 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 07/03/2024 tarihli 2022/5424 Esas 2024/1867 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği ve Mahkememizce yargılamaya devam olunduğu anlaşılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın teslim tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme şikayeti ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza sebebi ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amacı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi yargılama gideri ile satılan için yapılmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının muayene ve ihbar mükellefiyetini süresi içinde ifa etmediğini ve kanunun kendisine yüklediği hususları yerine getirmediğini ve aracı bu haliyle kabul etmiş olduğundan bu konudaki tüm dava ve talep haklarının düştüğünü, dava dilekçesinde yer alan talep sonucun HMK.da düzenlenen şartları taşımadığını, dava konusu araçta herhangi bir imalat hatası veya açık/gizli ayıbın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı ...-... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava konusu taleplerin 6100 sayılı HMK.nın 119.maddesi uyarınca açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki şikayetlerinin varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı sürelar dahilinde kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile terditli olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın teslimi ile bedelinin iade edilmesine dair talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın görevsizlik nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 14.03.2025 tarihli bilirkişi ek raporu celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227.maddesi uyarınca satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak; satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, yargılama giderleri ile satılan için yapılmış giderlerin ödenmesi, ayıplı araçtan doğan doğrudan zararın giderilmesi, olmadığı takdire malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi taleplerine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 227.maddesine göre alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanbilir.
Davacının 07/06/2017 tarihinde 145.110,10-TL bedelle davalı ... .... ... A.Ş.den 2017 model ...marka hafif ticari aracı satın aldığı, iddiasına göre ... uzun şasi olan aracı aldıktan sonra tavanında pütürlenme olduğu, bir hafta geçmeden tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halindeyken titreme olduğu, yazılım güncellemesi yapılmasına rağmen 80 Km/s hızla giderken frene basınca vınlama sesi, 3. fren lambası su alması, araç teklemesi, seyir halinde vites geçişlerinde ses, adblue dolum seviyesi ikaz lambası problemleri olduğunu, aracın ayıplı olması sebebiyle seçimlik haklarını kullanmak istediği, 23/05/2018 tarihli dilekçe içeriğine göre öncelikle ayıplı malın misliyle değiştirilmesi talebinde bulunduğu, açıklanan maddeye göre mahkeme tarafından satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine de karar verebileceği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında taraf iddia ve savunmalarına göre, satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olup olmadığı ve ayıp ihbarının yasal sürede yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, tarafların katılımı ile icra edilen keşif neticesinde aşamalarda tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile, servis bahçesinde deneme sürüşü yapıldığı, araçta bir motor arızasının tespit edilemediği, aracın normal şekilde çalıştığı ve vites geçişlerinde ses duyulmadığı, gösterge panelinde herhangi bir uyarı yazısı ortaya çıkmadığı, ayrıca bir adblue hatası sinyali de vermediği, mevcut haliyle aracın arızasız olduğu, dava konusu araçtan faydalanmayı engelleyecek veya kesintiye uğratacak bir üretim hatasının olmadığı, araçta tamiratla giderilmeyen bir gizli ayıbın varlığından söz edilemeyeceği, aracın misliyle değiştirilmesini gerektirecek bir eksiklik veya ayıbın olmadığı kanaatinin bildirildiği, raporlara itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı, bu açıdan dosya kapsamına uygun olup denetime ve hüküm kurmaya dahi elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
İspat yükü üzerine düşen tarafın ancak ispata elverişli deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabileceği, ispat yükünün ilk önce kural olarak davacıya düşeceği, yani davacının davasını dayandırdığı olguları ispat etmesi gerektiği, Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği tarafın, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybedeceği, o taraf davacı ise davasının reddedileceği, davalı ise mahkûm edileceği, dosya kapsamında Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olduğu, davaya konu araçta dava ve keşif tarihi itibariyle ayıp bulunmadığı, öyleyse ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ayıplı ürün satışına ilişkin iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdire bağlı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:İzah olunan nedenlerle;
1-Davacının asli ve feri talepleri ile 6098 sayılı TBK'nın 227.maddesi gereğince taleplerinin sübut bulmadığından ayrı ayrı REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 2.492,74 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.877,34-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.382,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca haksız rekabetin önlenmesi istemi bakımından hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, E-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve temyiz harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile Yargıtay'a temyiz yasa yolunun açık olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı temyiz yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip ...
Hakim ...