T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/374 Esas
KARAR NO : 2025/374
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 03.08.2022 tarihinde “İletişim Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkili tarafından davalıya marka iletişimi, medya ilişkileri yönetimi, medya takibi, proje raporlaması vs.. hizmetler sunulacağı ve karşılığında davalının ödeyeceği ücretin belirlendiğini, müvekkili tarafından davalıya verilen hizmetler karşılığında Eylül 2023 döneminden basın haber alacağı, Ekim 2023 danışmanlık hizmet alacağı ve Kasım 2023 danışmanlık hizmet alacağından oluşan 40.962,10 TL asıl alacak ve 6.564,04 TL işlemiş olmak üzere toplam 47.526,14 TL alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının ... 25. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, hizmet vermemiş olmasına rağmen fatura düzenleyerek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas icra dosyası, iletişim danışmanlığı sözleşmesi, ticari defterler, faturalar, çalışma raporları, haber bültenleri, mail yazışmaları, vergi kayıtları, cari hesap muavin dökümleri ve BA-BS formları celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, SMMM - Bağımsız Denetçi Bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 06/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Tüm dosya kapsamı ve tarafların sunmuş olduğu yasal ticari defterler, defter kayıtları ve dayanağı belge ve bilgiler üzerinde yapılan incelemede; davacının, davalıdan 03.05.2024 takip tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinden kaynaklı 40.962,10 TL asıl alacağının bulunduğu, tarafların, yasal ticari defter kayıtlarına göre bu alacak konusunda mutabık oldukları, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenmediği, takipte talep edilen 6.564,04 TL işlemiş faizin, yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır ...'' şeklinde tespit edilmiştir.
Dava, ticari hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun ise davalı olduğu, davacının 40.962,10 TL asıl alacak ve 6.564,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.526,14 TL alacak üzerinden davalı hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde bulunduğu, borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Davacı, danışmanlık hizmeti verildiğini, ancak bakiye alacağın ödenmediğini ileri sürmektedir.
Davalı, sözleşmeye konu hizmetin verilmediğini savunmaktadır.
Davacının iletişim danışmanlığı sözleşmesi kapsamında cari hesabı oluşturan faturaları dava dosyasına sunduğu, celp edilen vergi kayıtları ile BA-BS formları uyarınca davalının faturalar hakkında BA formu bildirimi verdiği, ayrıca faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ...E. ... K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere, takibe ve davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin yahut hizmetin verildiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD. ...E. ... K., Yargıtay 19. HD.... E. ... K.; Yargıtay 19.HD. ... E. ...K.). Davalının Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğünden temin edilen BA formlarında davacı tarafından düzenlenen faturalar için dönem formlarında kayıtlara alınmasına yönelik Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirdiği ve mali bilirkişi tarafından davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede neticesinde faturaların davalı tarafça kendi defterlerine kaydedildiği tespit edilmiştir.
O halde, fatura konusu danışmanlık hizmetlerinin verildiği sübuta ermiştir / ispatlanmıştır.
Kaldı ki, davacı tarafından ibraz edilen 2023 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait iletişim çalışmaları raporları, haber bültenleri, haber yansımaları ve mail yazışmalarından faturalarda belirtilen iletişim danışmanlığı hizmetinin verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalı hizmetin verilmediği ve borcunun bulunmadığını savunmuş ise de faturalara esas iletişim danışmanlığı hizmetinin yerine getirildiği, davacının danışmanlık hizmetine karşılık olarak fatura bedellerinden oluşan bakiye cari hesap alacağını davalıdan talep edebileceği, davalının cari hesaptan kalan bakiye tutarı / borcunu ödemesi gerektiği noktasında duraksama yoktur.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ve davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutuldukları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu görülmekle ticari defter ve belgelerinin sahipleri lehine delil vasfının bulunduğu belirlenmiştir.
Mali bilirkişi - Bağımsız Denetçi tarafından sunulan 06/03/2025 tarihli rapor ile davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda takip tarihi itibariyle davalıdan 40.962,10 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda takip tarihi itibariyle davalının davacıya 40.962,10 TL borçlu olduğu, her iki tarafın ticari defter ve belgelerinin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı ve teyit ettiği, bu suretle ticari defter ve belgeler uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 40.962,10 TL alacaklı olduğunu ispatlanmıştır.
Mali Bilirkişinin 06/03/2025 tarihli raporu muhasebesel yönden gerekçeli, ayrıntılı, tarafların ve mahkemenin denetimine açık olup mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davalının ticari defterlerindeki kayıtlara ve alacak miktarına itirazı bulunmamaktadır. Ancak, danışmalık hizmetinin verilmediğini itiraz olarak yeniden ileri sürmüştür. Davalının ticari şirket / tacir olduğu, tacirlerin her türlü ticari faaliyetlerinde basiretli hareket etmelerinin gerektiği, basiretli bir tacirin almadığı bir hizmet için karşı tarafça düzenlenen faturalara yönelik itirazda bulunması yahut iade etmesi gerektiği, ancak davalının tam aksine hareket ederek tüm faturaları kabul ettiği ve ticari defterlerine davacı lehine alacak kaydettiğinden hizmetin verilmediğine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere, muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarıyla temerrüte düşer. Temerrüt için öncesinde ihtar yapılmamışsa, borçlu takip yapılması veya dava açılmasıyla temerrüte düşecektir. Bu bağlamda, alacaklının icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunabilmesi için takip öncesinde davalı borçluyu temerrüte düşürmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı takip talebinde her ne kadar cari hesap alacağı için 6.564,04 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de; cari hesap alacağı yönünden takip öncesinde davalı tarafı temerrüte düşürdüğünü ispat edemediğinden davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Kaldı ki, somut olaydaki hukuki ilişki bakımından TTK 1530. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının bilirkişi raporunun işlemiş faiz kısmına yönelik açıklamalara itibar edilmemiştir.
Bu çerçevede, tarafların birbirini teyit eden ticari defter ve belgeler uyarınca davacının takip tarihi itibariyle cari hesap sebebiyle davalıdan 40.962,10 TL alacaklı olduğunu ispat etmesi, davalının bakiye cari hesap borcunu ödediğini ispatlayamaması karşısında mahkememizce hükme esas alınan 06/03/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 40.962,10 TL Asıl Alacak yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından alacak likit ve muayyen olduğundan (faturalar, cari hesap) İİK'nın 67/2. maddesindeki yasal koşullar bulunmakla davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının ... 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 40.962,10 TL Asıl Alacak yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 40.962,10 TL ) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (40.962,10 TL) üzerinden alınması gereken 2.798,12 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 435,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.362,82 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 435,30 TL peşin harç, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 90,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.525,30 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.624,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 6.564,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 3.102,78 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 497,22 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK'nın 333.maddeesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır