T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/381 Esas
KARAR NO : 2025/863
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 15/05/2015
KARAR TARİHİ : 21/04/2016
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davacı T-WAY CO. LTD. vekili davalılara karşı açtığı davada davacının Shark isimli sokak lambası tasarımını Türk Patent Enstitüsüne ... sırasına tescil ettirdiğini, davacı ile davalı ... A.Ş. arasında ... Sokak Armatörü Kalıp İşletme Sözleşmesinin imzalandığını (01/01/2014 tarihli sözleşme), bu sözleşmeye göre davalı ... A.Ş.'nin her ay en az 2.000 takım üretmeyi ve adet başına davacıya 12,00-TL ödemeyi taahhüt ettiğini, 2014 yılı Aralık ayından itibaren ödemelerin yapılmaması üzerine ... 35. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numarası ile davalıya ödenmeyen kalıp bedellerinin ödenmesi için ihtarname çekilmesine rağmen ödemelerin yapılmaması üzerine bu sefer ... 22. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesinin çekildiğini, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin yapıldığını, davacının onayı ve bilgisi dışında dava konusu kalıpların yerlerinin değiştirildiğini, 3 Nisan 2015 tarihli ihtarname ile 4 adet kalıbın iadesi istenmesine rağmen teslim edilmediğini, davacının kalıpların sahibi olduğunu, davalının 6 aydır kalıpları iade etmediği gibi sözleşme gereği borcunu da ödemediğinden davacının ticari gelirden mahrum kaldığını, kalıpların davalı şirket tarafından ihbar olunan ... A.Ş.'ye götürüldüğünü, bu nedenlerle ihtiyati tedbiren bu 4 kalıbın davacıya teslimi veya yedieminde muhafaza altına alınmasını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmesini, dava konusu sözleşmenin feshine, sözleşme uyarınca davalı şirkete emanet edilen tüm kalıp parçalarının davacı şirkete iadesine, kalıpların iadesinden doğan tüm nakil ve icra masraflarının davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; dava konusunun hasılat kirası sözleşmesi olduğunu, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, davalının sözleşme hükümlerini gereği gibi ifa etmekte iken müşterilerden gelen bilgi ve uyarı üzerine sözleşme konusu kalıpların dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. adına tescilli olduğunu, bu şirketin müşterileri uyararak tescilli ürünlerin piyasaya sürülmesi halinde bunların toplatılacağına dair uyarıların yapıldığını öğrendiklerini, bunun üzerine davalının üretimi durdurarak davacıya bilgilendirdiğini, davalının haklı ve davalının haklı ve hukuki gerekçelerle üretimi durdurmak zorunda kaldığını, bu haklılığında davacı şirketçe kabul edildiğini, buna rağmen sözleşmenin feshedilip davanın açılmadığını, gönderilen ihtarnameye cevap verdiğini, davacı ile dava dışı ... şirketi arasındaki ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki ihtilaftan dolayı davalının da zarar gördüğünü, davalının iş yapamaz hale gelip kâr kaybı dahil büyük zarara uğradığını, davacının kendi kusuru ve hileli davranışlarından istifade etmesinin beklenemeyeceğini, davacının dava dışı ... şirketi aleyhine karşı açtığı hükümsüzlük davasında ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, bunun sonucunda da sanki davalının sözleşme kapsamında ürün üretmeme ve bedel ödememe konusunda haksız ve hukuka aykırı hareket ediyormuş gibi ihtiyati tedbir talep ettiğini, ihtiyati tedbir ve davanın reddinin gerektiğini, davacının tedbir taleplerinde sözleşme konusu kalıpların ihbar olunan... A.Ş.'nin yetkililerine tevdi edilip muhafaza altına alınmasını talep ettiğini, davalının da bu talebi yerine getirerek bu firmanın ...'deki adresine teslim ettiğini, davalının kalıpları izinsiz nakletti iddialarının bu şekilde uygulama nedeniyle doğru olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Davacı cevaba cevap davalı 2.cevap dilekçelerinde, dava ve cevap dilekçelerindeki beyanlarını tekrar etmişlerdir.
... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 27/10/2015 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı vermiş, yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11.H.D. Görevsizlik kararını yerinde bularak onama kararı verilmiş dosya mahkememizin... Esasına kayıt edilmiştir.
Bu dava ile birleşen ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas...Karar sayılı kararı dosyasında davalı karşı davacı ...A.Ş. davacı karşı davalı ... Şubesine karşı açtığı birleşen davada dava dilekçesinde taraflar arasında yapılan sözleşme gereği dava konusu makinaları alıp üretime başladıklarını, sözleşmenin tipik hasılat kirası sözleşmesi olduğunu, TBK 308 maddesi gereğince kiraya verinin kusuru olduğunu ispat etmedikçe kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlü olduğunu, TBK 112 maddesi gereği davalı karşı davacının (birleşen dosyanın davacısının) doğan zararlarını karşılamakla yükümlü olduğunu, birleşen dosyanın davacısının (... A.Ş.) üretime devam ederken müşterilerden gelen bilgiler ile ana dosyanın davacısının dava dışı ... şirketi ile ihtilaflı olduğunu ve sözleşme konusu kalıpların dava dışı ... adına tescilli olduğunu öğrendiklerini, sonrasında da ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ndeki ... Esas sayılı dosyayı öğrendiklerini, bu nedenlerle üretimi durdurmak zorunda kaldıklarını, karşı tarafın ise ihtarname ile kira bedellerini talep ettiğini, karşı tarafın dürüstlük kurallarına aykırı hareket ederek bu ihtilafları kendilerinden gizlediğini, daha sonra kendilerinden özür dilediğini, ancak buna rağmen ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine ise ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde ...Esas sayılı itirazın iptali davası açıldığını (Ana dosya); ihtilafın ana dosyadaki davacının hileli ve kusurlu davranışından kaynaklandığını, feshin haksız olduğunu, karşı tarafın sözleşme ile bağlı olduğunu, kalıpların iadesi şartlarının oluşmadığını, ... A.Ş.'nin ana doya davacısı ile dava dışı ... arasında süren hükümsüzlük davasının sonucunu bekleyip bu davanın ana dosya davacısı lehine sonuçlanması halinde sözleşmenin devamını ve kalıpları kullanarak ürün üretip satışını yapmak istediğini, akabinde ana dosyada karşı tarafın ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde sözleşmenin feshine yönelik davayı açtığını, karşı tarafın istediği tedbirlerin reddedildiğini, sözleşmenin feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kalıpları işletip ürün elde edilmesi için alınan ön siparişlerin yerine getirilemediğini, armatürlerin pazarlanması, katalogların bastırılması, fuarlara katılım ve pazarlama faaliyetleri konusunda masraflar yapıldığını, bu harcamaların yanında sipariş iptallerinden dolayı zararların oluştuğunu, dilekçenin 3. nolu ekinde sunulan ...şirketinin sipariş iptali nedeniyle 415.500,00 TL, ...Tic. A.Ş.'nin sipariş iptali nedeniyle 2.077.500,00 TL zararın oluştuğunu, karşı tarafın tek malvarlığının dava konusu kalıplar olduğunu, ihtiyati tedbir yolu ile bu kalıplar üzerine ihtiyati tedbir yolu ile bu kalıplar üzerine ihtiyati haciz konulmasını, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 500.000,00 TL'nin karşı taraftan (...LTD.) alınarak birleşen dosyanın davacısına (...A.Ş.) verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davalı ... cevap dilekçesinde ana dosyasında beyan ettiği gerekçelerle söz konusu kalıpların tescilinin kendilerinde olduğunu karşı tarafın kira bedellerini ödemediğini, feshin haklı olduğunu, kalıpların halen karşı tarafta olduğunu, karşı tarafın dava dışı ... ile işbirliği yaptığını ve iddia ettiği zarardan kendisinin sorumlu olduğunu, kendilerinin sözleşme konusu kalıpların maliki olduklarını, yine bu kalıpların Türk Patent Enstitüsünün ... sırasında tescilli olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Asıl davanın konusu sözleşmenin haklı nedenlerle feshinin tespiti ve dava konusu kalıpların iadesi iken birleşen davanın konusu ise yapılamayan üretim nedeniyle siparişlerin iptalinden doğan ve yapılan masraftan doğan 500.000,00 TL'lik zararın tazmini davasıdır.
Mahkememizce ilk olarak alınan 02/01/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu 4 kalıbın toplam değeri 107.000,00 USD yani dava tarihi itibariyle TL karşılığı değeri ise 139.100,00 TL'dir.
Yine bu dosya ile bağlantısı olması nedeniyle ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası bu dosya arasına alınmış ve yapılan incelemede ana dosyamızın davacısı ...'nin dava dışı ...Ltd. Şti.'ye karşı açmış olduğu tasarımın hükümsüzlüğü davasını kazandığı ve bu kararın Yargıtayca onandığı, dolayısıyla dava konusu kalıpların tasarımının ve Patent hakkının asıl dosya davacısı ...'ye ait olduğu anlaşılmıştır.
İçerisinde SMM, tasarım hukuku uzmanı ve endüstriyel tasarımcı bilirkişilerin olduğu 17/02/2020 tarihli bilirkişi kurulundan alınan raporda bilirkişiler; "Tescilli hakkın kullanımın hukuka uygun olduğu yönündeki Yargıtay içtihatları göz önüne alındığında; davalı/birleşen davada davacının ... sayılı tasarımın konu edildiği sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesinin, dava dışı ... şirketi adına bulunan ... sayı ile tescilli tasarım karşısında haksız bir kullanım teşkil etmeyeceği, dava dışı ... şirketinin tasarımı 14.03.2013 tarihinde tescil ettirmesine karşılık Sözleşmenin akdedildiği 01.02.2014 tarihinden ifadan kaçınılmaya başlanan 2014 yılının aralık ayına kadar davalı/birleşen davada davacıya yönelik somut bir girişimde de bulunmadığı, anılan çerçevede sözleşme ilişkisiyle bağlı kalmanın davacı/birleşen davada davalı için çekilmez hale geldiği ve ... 22. Noterliği'nden keşide edilen ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile gerçekleştirilen feshin, “haklı nedenle fesih” niteliğinde olduğu, sözleşmenin haklı nedenle feshine karar verildiği takdirde, sözleşme konusu kalıpların davacıya geri verilmesi yükümünün kural olarak, bu kalıpların davacıya yahut onun haleflerine fiili olarak teslim edilmesi ya da bu kalıplar üzerindeki hakimiyetin davacıya ya da onun haleflerine sağlanması suretiyle yerine getirilmesi gerektiği, bu nedenle kalıpların iadesinden doğan nakil ve icra masraflarının davalının yükümlülüğünde olacağı, birleşen davada, sipariş iptallerinde birleşen dava davalısının kusuru olduğuna ilişkin bir delile rastlanılamadığı, tasarımların tescilinde incelemesiz sistem geçerli olduğundan, davacı/birleşen davada davalının tescilli tasarımının bir başkası tarafından tescil ettirilmesini engelleme yükümlülüğünün bulunmayacağı, dolayısıyla, tasarımın ... şirketi tarafından tescil ettirilmesinde de davacı/birleşen davada davalının kusurlu sayılamayacağı kanaatine vardığımızı, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederiz." demişlerdir.
Mahkememiz 22/10/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında asıl dava yönünden davanın kabulüne, karşı birleşen dava yönünden davanın reddine kararı verilmiştir.
Bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 35. H.D. 29/11/2023 TARİH ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; " Taraflar arasındaki 01/01/2014 tarihli "..." TBK'nın 357 vd maddelerinde yer alan ürün kirası hükümlerine tabi olduğu, davaya bakan mahkemenin görevli olduğunun şeklen kesinleşmesinin uyuşmazlığa kira sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, ürün kirasına ilişkin belirli süreli sözleşmenin üç şekilde sona erebileceği, ilk sona erme sebebinin sözleşme süresinin sona ermesi olduğu, ikinci sona erme sebebinin temerrüt nedeniyle TBK'nın 362. maddesine göre en az 60 gün süre verilmesi ve bu sürede borcun ödenmemesi halinde mümkün olduğu, üçüncü sona erme sebebinin ise olağanüstü sebeple TBK'nın 369 vd. maddelerine göre olağanüstü fesih olduğu, asıl dava dosyasında davacının sözleşmeyi haklı sebeple ve süresinde feshedip etmediğinin bu kapsamda değerlendirilmesinin gerektiği, birleşen dava dosyasının ise kira sözleşmesine ilişkin genel hükümler arasında yer alan ve ürün kiralarına da uygulanan ayıba karşı sorumluluk hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının istinaf sebeplerinin incelenmesinde asıl davanın kabulüne yönelik hukuki nitelendirmenin yerinde olmadığı, mahkemece ürün kirasına ilişkin sona erme hükümleri dikkate alınarak davacının talep sonucunda belirttiği "sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti" talebinin değerlendirilmesi gerektiği, birleşen dava dosyası yönünden mahkemece kiralamaya konu tescilli armatürle ilgili olarak hukuki veya ekonomik ayıp bulunup bulunmadığı, hukuki ve/ veya ekonomik ayıp olması halinde sözleşme yapıldığı esnada davalı kiracının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü karşısında ayıptan doğan haklarını talep edip edemeyeceği yönünde yönünde değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporlarında davacı kiraya verenin kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Mahkemece özel hüküm olan TBK'nın 304-308 maddelerinde yer alan ayıba karşı sorumluluk hükümleri dikkate alınarak ve TBK'nın 308. maddesine göre kiraya verenin kusurlu olmadığını ispat etmedikçe kiralananın ayıplı olmasından doğan zararı gidermesi gerektiğinden kira konusu taşınırın hukuki ve/ veya ekonomik olarak ayıplı olup olmadığı, kiracının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi halinde ayıbın varlığını bilip bilemeyeceği, davalının sipariş iptallerinden kaynaklanan zararının denetime elverişli olacak şekilde belirlenmesi için gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, davacının istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise birleşen dava dosyasında reddedilen miktarın 500.000,00 TL olması nedeniyle bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır."gerekçesiyle kararımız kaldırılmıştır.
Yeniden yapılan yargılamada dosyamız 2024/381 Esasını almıştır.
Önceki kararımızın BAM tarafından kaldırılmasından sonra yeniden yapılan yargılamada önceki bilirkişi heyetine Makina Mühendisi ve Medeni Hukuk Öğretim Görevlisi bilirkişisi de eklenerek ek rapor alınmıştır. Ek raporda bilirkişi heyeti beyanlarında; " Somut ihtilafta, anlaşıldığı kadarıyla davalı kiracı şirketin, davacı kiraya verenin, kiracının münhasır yetkiye sahip olmasını sağlamadığını ve bunun da bir ayıp teşkil ettiğini ileri sürdüğü, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı kadarıyla sözleşme konusu sokak lambasının her ne kadar dava dışı şirket adına tescilli ise de aynı zamanda davacı kiraya veren şirket adına da tescilli olduğu, davacı kiraya verenin dava dışı ... şirketine karşı haksız tescilin hükümsüzlüğü için dava açtığı, davanın ... 1.Fikri Sınai Haklar Mahkemesi’nde ...Esas ve ... karar sayılı dosya kapsamında görüldüğü ve davacı kiraya veren şirket lehine sonuçlanmış ve kesinleşmiş olduğu, Her ne kadar davalı kiracının, davacı kiraya verenin ürün kirası sözleşmesi konusu kalıpları davalı kiracının münhasır yetkiye sahip olacak şekilde kullanmasını sağlaması gerektiğini ileri sürmüş olsa da bu hususta son takdir kesinlikle mahkeme heyetine ait olmak kaydıyla davacı kiraya verenin ürün kirası sözleşmesi konusu kalıpların elverişli bir şekilde kullanımını ortadan kaldırır şekilde ayıba karşı tekeffül borcuna aykırı davranmış olduğuna dair bir kanaate varılması mümkün olamadığı,
diğer taraftan yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, davalı kiracının dürüstlük kuralına aykırı davranması yüzünden ürün kirası sözleşmesine devamın çekilmez olduğundan bahisle sözleşmenin davacı kiraya verence haklı nedenle feshi için ürün kirası sözleşmesinin belirli süreli bir sözleşme olduğu da dikkate alındığında, altı ay önceden bildirimde bulunulması gerektiği, bu hususta takdir keyfiyeti yalnızca mahkeme heyetine ait olmak üzere davacı kiraya verence ürün kirası sözleşmesinin haklı nedenle feshinde süre şartına uyulmamış olduğu kanaatine varılabildiği, yukarıda da belirttiğimiz gibi, her ne kadar davalı kiracı, davacı kiraya verenin ürün kirası sözleşmesi konusu kalıpları davalı kiracının münhasır yetkiye sahip olacak şekilde kullanmasını sağlaması gerektiğini ileri sürmüş olsa da bu hususta son takdir kesinlikle mahkeme heyetine ait olmak kaydıyla davacı kiraya verenin ürün kirası sözleşmesi konusu kalıpların elverişli bir şekilde kullanımını ortadan kaldırır şekilde ayıba karşı tekeffül borcuna aykırı davranmış olduğuna dair bir kanaate varılması mümkün olamadığı, bu kapsamda, sipariş iptallerinden doğan zararlarla ilgili birleşen davada davalı şirketin ayıba karşı tekeffül borcu kapsamında sorumlu olduğuna dair de bir kanaate varılması mümkün olamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı birleşen davada davacı şirketin, dava dışı ..A.Ş. firmasına ve dava dışı ...TİC. /... firmasına vermiş olduğu toplam 9.000 Adet “...Yol Aydınlatma Armatörü 104W Lensli (60’lık boruya uygun)” ürün teklifinden toplamda 7.731 Adet (6245 + 1486= 7731) ürünü işbu firmalara satamayarak uğradığı kar kaybının 554.633,40 TL (291.017,00 TL + 263.616,40 TL= 554.633,40) olabileceği hesap edildiğini, Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederiz." demişlerdir.
Taraflar arasındaki sözleşme bir ürün kirası sözleşmesidir. Davacı sözleşmenin haklı nedenle feshi ve kiralananın iadesini talep ederken, davalı karşı davacı ise ürün kirası sözleşmesinden kaynaklı ayıpa karşı tekeffül borcuna aykırı davranışlar nedeniyle uğramış olduğu zararın (siparişlerin iptali nedeniyle mahrum kalınana kârın) tazmin edilmesini talep etmiştir.
Ürün kirası TBK 357 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. (TBK 357-378 md.) ürün kirasına ait özel sona erme nedenleri TBK 367-375 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bir ürün kirası bu özel sebeplerle sona erebileceği gibi TBK'nın genel hükümlerine göre ve TBK'nın kira sözleşmesinin genel sona erme sebeplerine göre de sona erebilir. (TBK 358 maddesine göre özel hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanabilir.) Yine TBK 369 maddesine göre kiracı ve kiraya veren sözleşmenini ve ilişkinin devamının kendisi çin çekilmez hale gelmesine yol açan önemli bir sebebin varlığı halinde yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir. Önemli sebep kanunda tanımlı olmayıp her olaya göre değerlendirme yapılmalıdır.
Yine TBK 136 maddesine göre borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borç sana erer. Yine TBK 138.maddeye göre sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen olağanüstü durumlarda ifanın istenmesi dürüstlük kurallarına aykırı ise hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması istenebileceği gibi sözleşmeden dönülebilir. Sürekli edimlerde ise dönme hakkı yerine fesih hakkı kullanılır. Bu maddenin uygulanabilmesi için olağanüstü bir durum olacak, borçlunun bu durumun ortaya çıkmasında kusuru olmayacak yani ön görülemeyen veya beklenmeyen bir durum olacak. Yine yaşanan olağanüstü durum nedeniyle ifanın istenmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek nitelikte olacaktır. Taraflara arasında ... İşletme Sözleşmesinin 1 Ocak 2014 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dosyamızın içerisine alınan ve bu sözleşmenin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dosyamızın içerisine alınan ve bu sözleşmenin feshine dolaylı yoldan neden olan dava dışı ... Şirketi'ne karşı açılan ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası ve buna karşı ... Elektriğin açtığı karşı davası henüz açılmamış idi. Bahsi geçen davanın dava tarihi 09/03/2015 tarihidir. Bu dosya incelendiğinde dosyamız davacısı ...'nin ...'NİN Patent tescil haklarını ihlal ettiğinin öğrendiği tarihin bizim dosyanın dava tarihinden (1 Ocak 2014) sonraki bir tarih olan 23 Aralık 2014 tarihi olduğu (bu tarihli noter ihtarnamesi ile ...Ltd. Patent hakkını ihlal eden ... Ltd. Şti.'ye noter ihtarnamesi çekmiştir.) anlaşılmıştır. Davacının bu tarihten önce bu hak ihlalini bilerek davalı ile sözleşme yaptığına dair dosyaya yansıyan bir delil olmadığından sözleşme tarihi olan 1 Ocak 2014 tarihi itibariyle ...nin hak ihlalinin bile bile davalı ... ile sözleşme yaptığına dair delil olmadığından davalının davacı hakkındaki sözleşme tarihi itibariyle (1 Ocak 2014 ) davacı kötü niyetli idi şeklindeki savunmasına itibar edilmemiştir. Tam tersine davacı ... Ltd. dava dışı ... isimli şirkete patent hakkının ihlali nedeniyle ihtarname çekip daha sonra dava açarken aynı zamanlarda davayı açtığını, bu dosyamızın davalısı ... isimli şirkete de ihbarı için Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne 17/03/2015 hakim havaleli dilekçe sunmuştur. Aynı dava dosyasında... isimli şirket 03/04/20215 hakim havaleli tarihsiz dilekçeyle ihbara cevap vermiştir. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin dava tarihi 09/03/2015 tarihi olup ihbar makul sürede yapıldığı gibi taraflar arasındaki sözleşme bu tarihlerden çok önceki bir tarih olan 1 Ocak 2014 tarihidir. Dolayısıyla sözleşmenin yapıldığı 1 Ocak 2014 tarihi itibariyle bu patent hakkı ihlalinden davacının haberi olmadığından, sözleşme tarihi itibariyle davacı ...Ltd. dürüst olup kötü niyetli değildir.
Daha sonraki dönemlerde çıkan hak ihlallerinde ise davacının hiçbir kusuru yokken dava dışı ... isimli firma davacının patent haklarını ihlal etmiştir. Yine davacımız T-Way ile dava dışı PSL karşılıklı ihtarnameler ve davalar açmıştır. Bu olağanüstü ve beklenmeyen bir durum olup davacının bunda hiçbir kusurunun olmadığı dosya arasına giren dava dışı ... ile arasındaki Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin Yargıtayca onaylanan davası ile de sabit olmuştur.
Dosyamızın davalısı savunmasında bir süre makinaları çalıştırdıktan sonra patent ihtilafını öğrenince dava sonuna kadar üretimi durdurdum, dava neticesine göre makinaların üretimine devam edeceğim şeklindeki savunması da basiretli bir tacirin yapacağı makul bir hareket değildir. Basiretli bir tacir bu durumda sözleşmeyi haklı bir nedenle fesheder alacağı varsa bunu karşı tarafa bildirir, gerekirse alacağına karşılık makinalar üzerinde hapis hakkını kullanır. Ancak bunun yerine dava sonuna kadar makinaların üretimini durdurup dava neticesine göre hareket etmek makul değildir.
TMK 2.maddesi hukukumuzun temel ilkelerinden olan dürüstlük ilkesinden bahsetmektedir. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Davacı taraf bu ilkeye uyduğu gibi TBK 138'e göre olağanüstü bir durum olan dava dışı PSL ile yaşadığı sorunlar nedeniyle haklı olarak sözleşmesini feshetmiştir. Davacının sözleşmenin feshi TBK 138'deki şartları taşıdığından makinaların davacıya iadesi gerekir. Karşı dava ise asıl davadaki haklı fesih nedeniyle beklenen ve mahrum kalınan kâr ödenemeyeceğinden ve şartları oluşmadığından davanın reddi gerekir. Bilirkişi raporunun büyük kısmına itibar etmekle birlikte mahkememiz davacının sözleşmenin feshini TBK 138 ve TMK 2'ye dayandırdığından bu temel noktalarda bilirkişinin ek raporundan ayrı değerlendirmeye gitmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk kararımızda olduğu gibi davacı...'nin davasının kabulüne ...'un karşı davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. BAM'ın vekalet ücretine ilişkin önceki kararı haklı olup bu husus dikkate alınarak red kararı üzerinden nisbi vekalet ücreti kararı verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I.ASIL DAVA ( 2016/247 E.)
1-Taraflar arasında yapılan 01/01/2014 tarihli " ..." başlıklı, 6 maddeden ibaret, altında dosyamız taraflarının kalıp sahibi ve kalıp işletmecisi olarak isim ve imzalarının yer aldığı sözleşmenin feshine dair talebinin davacının haklı olduğu kabulü ile adı geçen sözleşmenin davacı yönünden haklı olarak feshine,
2-Adı geçen sözleşme uyarınca davalı şirkete 17/05/2015 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim olunan, ayrıca mahkememizce atanan bilirkişinin hazırladığı 02/01/2019 tarihli raporda belirtilen Şekil 1, Şekil 2, Şekil 3, Şekil 4 olarak çizimleri yapılan ve orantı yapılarak yaklaşık ölçüleri açıklanan;
Dış ölçüleri 300x675x130 milimetre, işleme alanı 202.500 milimetre kare olan üst kapak kalıbının,
Dış ölçüleri 300x675x120 milimetre, işleme alanı 202.500 milimetre kare olan alt kapak kalıbının,
Dış ölçüleri 160x125x70 milimetre , işleme alanı 20.000 milimetre kare olan boru parçası kalıbının,
Dış ölçüleri 270x100x42 milimetre, işleme alanı 27.000 milimetre kare olan adaptör parçası kalıbının,
davalıdan alınarak davacıya iadesine,
Adı geçen bu malların nitelik ve niceliği ile ilgili mahkememizce atanan bilirkişinin sunduğu 13 sayfadan ibaret 02/01/2019 tarihli rapordaki kalıba ilişkin çizimlerin bu kararın eki olarak mahkememiz kararına eklenmesine,
Adı geçen kalıpların iadesinden doğan tüm nakil ve icra masraflarının mahkememiz ilamının, ilamların icrasına göre infazı aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak infazda dikkate alınmasına,
ASIL DAVA OLAN 2016/247 E. YÖNÜNDEN;
1-Dava değeri olan 139.100,00 TL üzerinden ve 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.501,90 TL harçtan ve peşin alınan 27,70 TL ve 2.390,85 TL harcın toplamı olan 2.418,55 TL'nin mahsup edilerek bakiye 7.083,40 TL harcın tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından 27,70 TL başvuru harcı, 27,70 TL ve 2.390,85 TL peşin harç toplamı 2.446,25 TL harcın tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından istinaf kaldırma kararı öncesi yapılan 3.200,00 TL bilirkişi ücreti, 443,50 TL ve 4,10 TL vekalet harcı toplamı olan 3.647,60 TL ve kaldırma kararı sonrası yapılan 8.000 TL bilirkişi ücreti ile 30 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 11.677,60 yargılama giderinin tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
II. BİRLEŞEN DOSYA (... 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS)
1-Davacının sübut bulmayan davasının reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 8.538,75 TL harçtan mahsup edilerek 7.923,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına
4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 80.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan avansın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı birleşen dosya davalı ... vekili ile davalı birleşen dosya davacısı ... vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip