T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/425 Esas
KARAR NO : 2025/171
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/07/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 27.08.2021 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahasında bulunan ... adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisini müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.980,23 -TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 2.980,23-TL hasar bedeli i1e 160,01-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 3.140,24-TL'nin tahsili amacıyla ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya ...ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, davalının itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalının itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, şöyle ki; davalının her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacağı davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olduğunu ve zarar veren davalının bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görüldüğünü ve müvekkili şirketin delilleri ışığında davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini, davalının borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumlu olacağını, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçlunun, haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş olduğu zararı henüz tazmin etmediği, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; davalının ... 18. icra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkilinden talep ettiği meblağ, icra takibinin başlatıldığı tarihten önce müvekkiline bildirilen banka hesabına yatırıldığından hukuki yarar yokluğu sebebiyle huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkiline gönderdiği ... tarihli ve ... sayılı ihtarat mektubunda "..." adresinde 27.08.2021 tarihinde yapılan çalışmalar sonucu hasar meydana getirildiğini, bu hasardan kaynaklanan toplam 2.980,23TL'nin ihtarat mektubunun tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde yazıda belirtilen hesaba yatırılmasını, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtarında bulunulduğunu, müvekkilin alt yüklenicisi olan ... firmasının, ilgili hasara ilişkin olarak ödemeyi, itirazi kayıt düşerek yaptığını, işbu ödemeye rağmen kendisine davacı tarafından kötüniyetle başlatılan icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrine ödemenin halihazırda yapılmış olması sebebiyle itiraz ettiğini, davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmuşsa da ödeme yapılmış olması sebebiyle arabuluculuk kapsamında da anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafından huzurdaki davanın ikame edildiği 12.07.2024 tarihi bir kenara, dava konusu icra takibinin başlatıldığı tarihten bile çok zaman önce ilgili meblağın davacıya ait banka hesabına yatırıldığını, dolayısıyla davacının huzurdaki davayı ikame etmekte hukuki yararı olmadığını, davacının açtığı benzer bir davada da aynı şekilde icra takibinden önce davacıya ödeme yapılmasına rağmen davacı tarafından itirazın iptali davası açılması sonucu ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas - ...Karar sayılı ilamında davanın usulden reddine karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava Şartları" başlıklı 114. Maddesinin h bendinde belirtildiği üzere "Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması " bir dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğunu, davanın taraflarının da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceğini, Kanun'da yer alan m.115/2 hükmünün açık olduğunu, davacının ikame etmiş olduğu itirazın iptali davasında haksızlığı ödeme dekontuyla sabit olduğunu, davacı hakkında İİK'nun 67. maddesi gereği icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı müvekkilinin ilgili borca ilişkin ödemeyi icra takibinden dahi önce gerçekleştirmiş olmasına rağmen kötü niyetle sürdürdüğünü, davacının amacının müvekkilinden mükerrer ödeme aldığını, icra takiplerinin kötü niyetle açılması ve prosedürün devam ettirilmesi hususunda kanun koyucu tarafından iyi niyetli borçlu korunduğunu, buna göre borcu olmayan ancak aleyhine takip başlatılan ve dava ikame edilen borçlunun haklılığı ispat edildiği taktirde davacı tarafından davalıya icra inkar tazminatı ödenmesi gerektiğini, arz edilen sebeplerle; ödeme yapılmış olmasına rağmen kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlatan ve bu takibe itiraz sonucunda huzurdaki davayı ikame eden davacı hakkında asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, konusuz davanın esası hakkında karar verilmesine gerek olmadığını, mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin huzurdaki davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmayan davacıya yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 331/1 hükmünün açık olduğunu, müvekkilinin talep edilen meblağı davanın ikame edildiği tarihten çok önce davacı tarafından bildirilen banka hesabına yatırdığını, bu durumda davacının davayı ikame etmekteki haksız olduğunu, mevzuat gereğince huzurdaki davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, arz ve izah edilen, ayrıca mahkemece re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle; huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, neticeten davanın reddine, Haksız yere icra takibi yapmış olan davacı hakkında asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 18. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası hasar tespit tutanakları, hasar dosyası, hesaplama dokümanları, hasar resimleri, altyapı kazı ruhsatı dosyası, dekont sureti, İşletme Müdürlüğü AG/OG AOB Hizmet Alım Sözleşmesi celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Elektrik Mühendisi bilirkişi...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 22/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Dosya kapsamına sunulan fotoğraf, hasar tespit tutanağı ve yazışmalar Kapsamında hasarın varlığının sabittir. Hasar onarımı için 3x120470 mm2 ve 4x16 mm2 kesitli ek mufu kullanıldığı anlaşılmakla, hasar alan kablolar için kullanılan kablo EK muflarının teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken Malzemelerdendir. Hasar için talep edilen 1.845,19 TL. * KDV > 2.177,32 TL. Malzeme bedeline MONTAJ - NAKLİYE - İŞÇİLİK bedellerinin dahil olduğu kanaatindeyim. Gerekçe olarak yukarıda 2 ayrı başlık açılmıştır. Davacı ... tarafından arızanın kendi elemanları dışında özel adam tutularak onarımının yapıldığı hususunun belgelendirilemediği kanaatine varılmıştır. Nihai karar sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda detayı verilen emsal ilam gereği işçilik - montaj - araç - personel giderlerinin davacı kurumca talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır... Şayet davacı vekili tarafından sunulan hizmet alım sözleşme tarafı dava dışı ... Enerji tarafından davacı şirkete kesilmiş aylık faturanın sunulması halinde kanaatimizde değişiklik olabilecektir. Bu gerekçe ve yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda, davacı tarafça sadece KDV dahil 1.253,71 TL malzeme bedel talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Hasar adresindeki çalışma davalı ...'ın yüklenicisi tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin E....ve K.... sayılı 22.11.2007 tarihli kararı), Hasar tarihine ait sunulan fotoğraflardan, davacı şirkete ait hasarlanan kabloların Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Üsül Ve Esasları hükümlerine aykırı şartlar içerdiği (kablo derinliği uygun değil, üzerinde taş, kum, ikaz bandı yok) tespit edilmiş bu nedenle davacı kurumun %50 müterafik kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıdaki değerlendirmeler dikkate alınarak, 1.253,71 TL. (KDV dahil malzeme asıl alacak) + 67,31 TL (takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 1.321,02 TL. X 0,50 (davacı müterafik kusur) 660,51 TL takip alacağı tespit edilmiştir. Davalı tarafça sunulan ödeme makbuz belgesinden, Takip tarihinden sonra 04.03.2022 tarihinde 2.980,23 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla, Davalının sorumlu tutulabileceğine kanaat getirilen 660,51 TL Tutar için, takip tarihi - ödeme tarihi arasında 21,82 TL. işlemiş avans faiz hesap edilmiştir. Bu nedenle DAVALI TARAFÇA YAPILAN 2980,23 TL. TUTARLI ÖDEME, DAVALININ SORUMLU TUTULABİLECEĞİ 660,51 TL. (Takip alacağı) BEDELİNİ VE ÖDEME TARİHİNE KADAR İŞLETİLECEK FAİZ (21,82 TL.) TUTARINI KARŞILAMAKTADIR. Görüş ve kanaatimi belirtir raporum ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dava, davacı şirkete ait elektrik tesislerinin davalı şirket tarafından zarara uğratıldığı iddiası ile hasar bedelinin tazminine yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... A.Ş.'nin 27/08/2021 tarihinde ... İlçesi, ...adresindeki alt yapı çalışmaları sırasında, kazı faaliyetleri yürütürken davacı şirketin yer altında bulunan kablosunu koparmak suretiyle hasar verdiği, davacının maddi zarar kalemlerine ilişkin malzeme bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, şebeke yıpranma bedeli olmak üzere KDV dahil 2.980,23 TL zarar hesaplamasında bulunduğu, ayrıca hasar tarihinden icra takip tarihine kadar bu tutar üzerinden 160,01 TL işlemiş faiz ile birlikte ... 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında toplam 3.140,24 TL alacak için ilamsız icra takibine giriştiği, takibe itiraz sonucu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı 23/09/2021 tarihli yazısı ile KDV dahil 2.980,23 TL hasar bedelinin borç olarak tahakkuk ettirildiğini ve yazının tebliğinden itibaren 15 gün içinde bildirilen banka hesabına paranın yatırılması ihtarında bulunmuştur.
İhtar yazısının tebliğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmamakla birlikte, bildirilen banka hesabına icra takibinden sonra ancak itirazın iptali davası açılmadan önce 04/03/2022 tarihinde istenilen 2.980,23 TL tutar ...A.Ş. tarafından yatırılmıştır.
Olay mahallinde kazı çalışmaları davalının alt yüklenicisi ...A.Ş. tarafından yapılmış olup, hasara alt yüklenici tarafından sebebiyet verildiğinden davalının alt yüklenicisi tarafından davacıya yapılan hasar ödemesi geçerlidir ve sabittir.
Davalı icra takibinden önce ödemenin yapıldığını ileri sürerek hukuki yarara ilişkin dava şartı itirazında bulunmuş ise de; icra takibinin 04/01/2022 tarihinde başlatıldığı, ödemenin ise icra takibinden sonra 04/03/2022 tarihinde yapıldığı, davacının eldeki itirazın iptali davası bakımından hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla davalının dava şartı itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin olay mahallinde kazı çalışmasının varlığı tarafların anlatımlarından sabit olduğu gibi, özellikle dosya içerisinde bulunan hasar tespit tutanağı ve hasara ilişkin çekilen resimlerden davalının haksız fiil teşkil eden eylemlerinin sabit olduğu, başka bir anlatımla 6098 s. TBK 49. maddesi hükmü uyarınca davalının haksız fiil faili olarak zarardan sorumlu olduğu noktasında duraksama yoktur.
Kuşkusuz, davalı tarafından yapılan ödemenin göz önünde bulundurulması zorunludur.
Davacının oluşan hasar nedeniyle zarara ilişkin talep ettiği alacak kalemleri gözetilerek alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır. Elektrik mühendisi bilirkişinin 22/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacı şirketin hasarı kendi ekipleri ile onarımını sağladığından işçilik, montaj bedeli, araç nakliye giderini talep hakkı bulunmamaktadır. Davacı tarafından dava dilekçesinde onarımın dava dışı şirket tarafından yerine getirildiği iddia edilmiş ve adi yazılı sözleşme ibraz edilmiş ise de; sözleşmede hasar halinde onarımın üçüncü firmalar tarafından yerine getirileceği taahhüt edildiği, ancak dava konusu hasarın bu sözleşmede belirtilen şirket tarafından yerine getirildiği noktasında dosyada hiçbir delilin bulunmadığı, dolayısıyla bu hususun soyut iddia boyutunda kaldığı ve ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki tam aksine hasardan sonra davacının rücu için gönderdiği 23/09/2021 tarihli yazıda bizatihi ve açıkça hasarın kendi ekiplerince tamir edildiğinin beyan ve ikrar edildiği görülmüştür. O halde raporda isabetli olarak dava konusu hasar için davacı şirketin özel adam tutarak onarım gerçekleştirmediğinden sayılan bu zarar kalemlerini talep edilemeyeceği açıktır. Dağıtılamayan enerji bedelinin, kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türü olup kullanılan enerji günün farklı saatlerine göre değişeceğinden kesinti süresinin belirlenemeyeceği, hasılı dağıtılamayan enerji bedeline de hükmedilemeyeceği, eşik kesinti süre aşım bedeli zarar kalemin ise dava konusu hasarın orta gerilim ve alçak gerilim arızalarında onarım süresi gözetilerek davacı şirket yönünden aboneler bakımından tazminata neden olmayacağından (esasen hasar dosyasında abonelere ödenmiş tazminat belgesi de yoktur) davacının Yönetmelik hükümleri uyarınca bu bedeli de talep hakkının olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının somut olayda elektrik kablolarının hasara uğraması nedeniyle onarım için mutlak suretle kullanılması zorunlu sarf kapsamında malzeme bedeli ile orta gerilim kablosunda ek mufu kullanılarak hasar onarıldığından bunların bedelini talep edebilecektir.
Somut olayda Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul ve Esasları uyarınca alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde döşenmemiş olduğu, derinlik şartının ve montaj esaslarının sağlanmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacı şirketin müterafi kusurunun bulunduğu, davalı tarafça alt yapı kazı ruhsat izni alınmadan kazı faaliyetinde bulunması, kazı öncesinde izin alınmış olması halinde davalının yer altı güzergahından haberdar olacağından somut olayda davalının kusurlu olmakla birlikte, davacının da belirtilen sebeplerle %50 oranında müterafi kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Elektrik mühendisi bilirkişinin 22/01/2025 tarihli raporunun hem kusur hem zarar kalemleri hem de maddi tazminat hesabı bakımından ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık şekilde düzenlendiği, bilimsel yönden isabetli tespit ve değerlendirmeler yapıldığı, kusur ile tüm zarar kalemleri bakımından kapasamlı ve gerekçeli anlatım bulunmakla bilirkişi raporuna itibar edilmiş, rapor içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Davacının haksız fiil hukuksal sebebine dayalı olarak gerçek zarar ilkesi uyarınca hasara ilişkin malzeme bedelini davalı taraftan talep edebileceği, bu bağlamda hasarın kapsamı ve zarar gözetildiğinde özellikle malzeme bedelinin piyasa rayiçlerine göre 1.253,71 TL olduğu, haksız fiil tarihi itibariyle davalı açısından temerrüt gerçekleşeceğinden takip tarihine kadar davacının işlemiş faize de hak kazanacağı, eldeki dava bakımından davacının 1.253,71 TL malzeme bedeli (KDV dahil), bu tutara 27/08/2021 hasar tarihi - 22/12/2021 takip tarihi arasında 67,31 TL faiz işleyeceği, dolayısıyla davacının 1.253,71 TL hasar bedeli + 67,31 TL İşlemiş Faiz olmak üzere davalı taraftan toplam 1.321,02 TL alacaklı olduğu, ancak somut olayda davacının %50 oranında müterafik kusuru bulunduğundan bu tutardan kusur oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla hasar bedeli ve işlemiş faiz olmak üzere davalı taraftan toplam 660,51 TL alacaklı olduğu, ancak davalı tarafça dava öncesinde 2.980,23 TL hasar ödemesinde bulunulduğundan yapılan ödeme ile zararın tümüyle karşılandığı anlaşılmakla davacının davasının reddine, ayrıca davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı yasal koşullar oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin ayrı ayrı yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (3.140,24 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 3.140,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır