T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/436 Esas
KARAR NO : 2025/172
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/07/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/08/2023 tarihinde ....adresinde davalı şirketler tarafından yapılan alt yapı çalışmaları esnasında davacı tesislerine hasar verilmiş. Davacı şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedeller için 2.419,48 TL (KDV dahil) tutar hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu şirket aleyhine 2.419,48 TL hasar bedeli + 379,61-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.799,09-TL'nin tahsili amacıyla ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalılarca borca ve İcra takibine itiraz edildiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlamadığını, izaha çalışılan ve Mahkemece re'sen gözetilecek doğrultusunda; davalılar/borçlular tarafından ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, Davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklı tarafından söz konusu icra takibi her ne kadar ... İcra Dairesinde başlatılsa da icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmadığını, icra takibine konu edilen hasara ilişkin hasar yeri adresi olarak ''...'' belirtildiğini, müvekkilinin adresinin de Ankara olduğunu, icra takibinin olayın meydana geldiği yer icra dairesinde başlatılması gerektiğini, bu nedenle yetkili icra dairelerinin ... İcra Daireleri olduğunu, öncelikle “Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine” karar verilmesi gerektiğini, hasar yerinin Silivri olduğundan huzurdaki davanında ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerekirken ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, takibe konu borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, takibin süresi içerisinde başlatılmadığını, takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde müvekkili tarafından çalışma yapıldığı belirtilmişse de bu hususun doğru olmadığını, müvekkilinin yeni tesis, bakım ve onarım hizmetlerini satın alma yoluyla dava dışı ... Ltd. Şti. ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında karşıladığını, müvekkilinin bu kapsamda çalışan personeli bulunmadığını, zarar verdiği iddia olunan altyapı çalışmasının dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, müvekkili tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığından, illiyet bağından da söz edilemeyeceğini, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 01.01.2023 tarihli Bakım Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme incelendiğinde müvekkilinin sadece ihale makamı olduğu, denetim ve gözetim yükümlüğü bulunmadığını, müvekkilinin işi tamamen devrettiğini, denetim yükümlülüğünün de bulunmadığının dikkate alındığında meydana gelen hasardan müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun da bulunmadığını, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi’nin ...E. ... K. Sayılı kararında iş sahibinin 3. Kişilere verilen zarardan sorumlu tutulamayacağını belirttiğini, ayrıca anılan sözleşmenin 10.3 maddesinde üçüncü şahıslara verilecek zarardan, işi yapan firmanın sorumlu olacağının açıkça düzenlendiğini, davacının hiçbir somut delil sunmadığını, hasarın meydana geliş şekli, kim tarafından hasar verildiği vs hususların somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacının iddialarını ispata yarar delil olmadığını, hasar verildiği iddia edilen tesislerin teknik şartnamelere ve mevzuata uygun olup olmadığının, kabloların uygun derinlikte olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ... Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde de yer alan ve Proje Ve Tesis Dairesi Başkanlığı tarafından Kasım 2017 tarihinde hazırlanan "Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul Ve Esasları" kılavuzuna uygun çalışmanın davacı tarafından yapılmadığını, müvekkiline husumet yöneltileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla dağıtılmayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşım maliyetinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu Yargıtay’ın istikrar bulmuş kararlarına göre bu istemin mümkün olmadığını, yine davacının eşik kesinti süresi aşım maliyeti talebinin bir dayanağı, hukuksal bir karşılığı bulunmadığını, davacı tarafça fatura kesildiğine, KDV ödemesi yapıldığına dair bir belge sunulmamasına rağmen, hesaplamalarda % 20 KDV hesaplanmış olmasının da ayrı bir hukuksuzluk olduğunu, tüm bu beyanlara ek olarak müvekkilinin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığı gibi davacı tarafından da ihtarname gönderilmediğini, bu nedenle müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, faizi ve faiz oranını da kabul etmediklerini, müvekkilinin borcu olmadığını, zaten huzurdaki davanın müvekkiline yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle%20'den az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zaruriyeti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödeme mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinidiğer davalı...A.Ş. ile imzalanan "Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi" uyarınca bu şirkete ait alt yapıların bakım ve onarım işlerini yürüttüğünü, İlgili adreste herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsat ... tarafından temin edildiğini, müvekkilinin alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden belirlenen adreste kazı çalışması yaptığını, davacının tesisatlarına davalılarca zarar verildiğini, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunu iddia ettiğini, iddianın yerinde olmadığını, dava konusu adreste müvekkilinin davacı ...'ın tesisatına verdiği herhangi bir zarar ve zararın oluşumunda kusuru olmadığını, müvekkili ile davacı arasında konusu ve talepleri aynı onlarca dava görülmekte olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ve davacı ...'ın tesislerinde zarar meydana geldiği iddia edilen tüm kazılarda davacı kurumun ağır kusuru bulunduğunu, davacının yaptığı iş gereği, mevzuattan doğan ve uyulması gereken kurallara uymadığını, söz konusu kuralların ...Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde de yer alan ve Proje Ve Tesis Dairesi Başkanlığı tarafından Kasım 2017 tarihinde hazırlanan "Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul Ve Esasları" kılavuzunda ayrıntılı şekilde açıklandığını, davacının, müvekkili aleyhine açmış olduğu bu dava ve diğer davalarda söz konusu usul ve kurallara hiçbir şekilde uymamakta ve haksız bir şekilde alacak tahakkuk ettirdiğini, yine aynı şekilde davacı tarafından müvekkili aleyhine ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile açılan, konusu ve talebi aynı olan davada bilirkişi gözetiminde keşif kazısı yapıldığını ve yapılan kazıya istinaden bir rapor hazırlandığını, hazırlanan raporda açıkça "İlgili enerji nakil kablosunun asfalt yüzeyinden 24cm aşağıda çok yetersiz kabul edilemez derinlikte ve hiçbir koruma, işaret vb. olmadan döşendiği, bu şekildeki yerleşimin kurallara uymadığı gibi can, mal güvenliği yönünden de tehlikeli olduğu, bu durumda kusurun tamamının %100 Bedaş'a ait olduğu" tespit edildiğini, yapılan her kazıda, davacının usul ve kurallara uymadığı, müvekkilinin hiçbir şekilde kusurunun bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde, meydana gelen hasarların kendi personelleri tarafından giderildiğini beyan ederken, iş bu davada hasarın yüklenici şirket tarafından giderildiğini beyan etmesinin muvazaalı olduğunu, huzurdaki davada, davacının dava dilekçesinin, müvekkili aleyhine açtığı diğer davalardan farklı olmasının tek nedeninin, emsal Yargıtay kararları uyarınca gerçek zarar ilkesi kapsamında davacının talep ettiği alacaklarını elde edememesi olduğunu, bu ilke kapsamında davacı tarafın yalnızca hasarın giderimi için fiilen yapmak zorunda olduğu giderleri talep edebileceğini, Ancak hasar meydana gelmese dahi ödemek zorunda olduğu giderleri, olağan işletme kapsamında kalan giderleri talep edemeyeceğini, Özetle; gerçek zarar ilkesi = hasarın giderimi için davacının cebinden fiilen çıkan para olduğunu, davacı tarafça, gerçekten hasarın yüklenici şirket tarafından giderildiğini kanıtlayan herhangi bir yazılı delilin dosyaya sunulmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu hasarın yüklenici tarafından giderildiğini kabul edilse dahi bu kapsamda davacının yalnızca söz konusu hasar özelinde ve yalnızca bu hasar için yapmış olduğu giderleri belgelendirmek suretiyle talep edebileceğini, dosya kapsamında incelendiğinde davacının davaya sebebiyet veren hasara ilişkin özellikle bu hasarın giderimi için ayrıca harcama yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığını, zararını ispatla yükümlü davacının bu bedellerin kimlere ödendiği, neden böyle bir gider yapıldığına dair bir belge, dekont vs. delil sunmadığını, davacının diğer alacak kalemlerine ilişkin taleplerinin de dayanaktan yoksun olduğunu, işçilik, araç ve personel bedeli, montaj bedeli açısından yukarıda yapmış oldukları açıklamaların geçerli olduğunu, . Etüd koordinasyon bedeli ise davacının EPDK kararlarına ve teknik sanatlara uygun olarak yürütmesi için çalıştırılan uzman, mühendis, müdür ve bölge müdürünün çalışmasına yönelik bedel olduğunu, manevra bedelinin de elektrik geriliminin ayarlanması için davacının bünyesinde çalıştırmak zorunda olduğu personele ilişkin bedel olduğunu, yani bu bedellerin, davacının işin yürütülmesi için çalıştırdığı kendi personelinin ücretine ilişkin talepler olduğunu, bu nedenle de bu taleplerin genel idare gideri kapsamında kaldığını, diğer bedeller ise dağıtılamayan enerji bedeli ile eşik kesinti süre aşım bedeli olduğunu, Yargıtay kararında da bahsedildiği gibi davacının dağıtılamayan enerji bedeli talep edemeyeceğini, eşik kesinti süre aşım bedelinin ise davacının mevzuatta öngörülen kesinti sınırlarının aşılması halinde tüketicilere/abonelere ödediği bedel olduğunu, söz konusu kesinti sebebiyle bu süreleri aşan bir kesinti yaşanmadığı gibi tüketicilere bu kesinti nedeniyle ödeme yapıldığına dair bir belge de sunulmadığını, yine fatura kesildiğine, KDV ödemesi yapıldığına dair belge de sunulmadığından KDV bedeli talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple iş bu taleplerinin de reddi gerektiğini, dava konusu olan hasar iddiasına ilişkin adrese bakıldığında davacı tarafın mevzuata ve işin gereklerine aykırı döşeme yapmış olması sebebiyle hasarın meydana geldiği davacı tarafın kusurlu olduğunu,... A.Ş. tarafından kazı ruhsatının iletildiğini ve müvekkilinin usule uygun olarak kazı çalışması yapmaya başladığını, davacıya ait elektrik tesisatının 20-25 cm kadar oldukça yetersiz bir derinlikte üzerinde herhangi bir ikaz işareti, tuğla, ikaz bandı vs. olmadığından burada hasar meydana geldiğini, yapılan tüm bu açıklamalar karşısında davacının icra inkar tazminatı talebininde haksız olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacının yargılamayı gerektiren haksız alacak talepleri ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, kötü niyetli davacının hukuka aykırı takip nedeni ile dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası, hasar tespit tutanakları, hesaplama dokümanları, hasar dosyası, altyapı kazı ruhsatı dosyası, hasar resimleri, İşletme Müdürlüğü AG/OG AOB Hizmet Alım Sözleşmesi, faturalar ve bilirkişi raporu celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Elektrik Yüksek Mühendisi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 24/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Dosya kapsamına sunulan hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, hasar onarımı için 4x16 mm2 kesitli kablo + ek mufu kullanıldığı anlaşılmakla, hasar alan kablo için kullanılan kablo + EK mufunun teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu. Hasar için talep edilen yukarıda çizelge halinde detayı verilen malzeme bedeli kadri maruf değerdir. Her ne kadar malzeme bedeli olarak 1988,81 TL. talep edilmekte ise de bu bedel içerisinde montaj + işçilik bedelinin dahil olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamına 31.12.2022 tarihli Hipar Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi ile imza edilen Hizmet Alım Sözleşmesi sunulmuştur. Sözleşmenin götürü bedel ile belirlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Sözleşme iş tanımı arasında hasar adresi olan ... ilçesi de yer almaktadır. Hizmet alım sözleşmesi ekindeki listede hasarın onarımı için kullanılan 4x16 mm2 kablo ve ek mufları yer almaktadır. Açıklanan gerekçe dahilinde hasarın 3. Kişilerce giderilmiş olduğu anlaşılmaktadır. DAVACI ... tarafından arızanın KENDİ ELEMANLARI DIŞINDA özel adam tutularak onarımının yapıldığı belgelenmiştir. Hasar adresindeki çalışma davalı ... A.Ş.'nin yüklenicisi diğer davalı ...Şti. tarafından yapılmış olsa dahi gerek idarenin (...) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin...ve ... sayılı 22.11.2007 tarihli kararı da gözetilerek) Sunulan fotoğraflardan, davacı şirkete ait hasarlanan kablonun Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerj Kabloları Uygulama Usûl ve Esasları hükümlerine UYGUN OLMADIĞI, 80 cm derinlik şartı ile montaj esaslarının (kablo üzerine kum-tuğla-ikaz bandı vb.) sağlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum davacı şirkete müterafik kusur atfı gerektirmiştir. Olay öncesinde davalılar tarafından Alt Yapı Kazı Ruhsatının alınmadığı anlaşılmakla, bu durum davalı şirketler bakımından kusur atfı gerektirmektedir. Davalı şirketlerin %70 müşterek kusurları bakımından yukarıdaki değerlendirmeler dikkate alınarak, Takibin 2.346,79 TL. + 368,20 TL. (takip tarihine kadar işlemiş faiz) = 2.714,99 TL. x 0,70 = 1.900,49 TL. üzerinden davalı ... A.Ş ve yüklenicisi diğer davalı ... Ltd. Şti. adına devam edebileceği, Görüş ve kanaatimi belirtir raporum ... '' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, davacı şirkete ait elektrik kablolarının davalı şirketler tarafından zarara uğratıldığı iddiası ile hasar bedelinin tazminine yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 s. HMK 16.maddesi hükmü uyarınca haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi / icra müdürlüğünün de yetkili olduğu, somut olayda kazı çalışmaları sırasında davacı şirkete ait elektrik kablolarına zarar verildiğinden borcun kaynağının haksız fiilden doğduğu ve davacının yerleşim yerinin Kağıthane / İstanbul olması sebebiyle İİK 50.maddesinin atfı ve HMK 16. maddesi uyarınca İstanbul İcra Müdürlükleri ile Mahkemeleri yetkili olduğundan davalı ...A.Ş.nin icra müdürlüğünün ve Mahkememizin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Haksız fiile konu kazı çalışmasının 24/08/2023 tarihinde gerçekleştiği, eldeki davanın ise 17/07/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, haksız fiilden doğan davada 6098 s. TBK'nın 72. maddesi uyarınca 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan dava açıldığından davalı ... A.Ş.nin zaman aşımına yönelik itirazının da reddine karar verilmiş, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalılar ... Ltd. Şti. ve ... A.Ş.'nin 24/08/2023 tarihinde ...adresindeki alt yapı çalışmaları sırasında, kazı faaliyetleri yürütürken davacı şirketin yer altında bulunan kablosunu koparmak suretiyle hasar verdiği, davacının maddi zarar kalemlerine ilişkin malzeme bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süre aşım bedeli olmak üzere KDV dahil 2.419,48 TL zarar hesaplamasında bulunduğu, ayrıca hasar tarihinden icra takip tarihine kadar bu tutar üzerinden 379,61 TL işlemiş faiz ile birlikte ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında toplam 2.799,09 TL alacak için ilamsız icra takibine giriştiği, takibe itiraz sonucu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır
Davalı ... A.Ş. her ne kadar husumet itirazında bulunarak diğer davalı şirket ile aralarındaki sözleşme uyarınca kazı çalışmaları sonucu oluşan hasardan davalı ... Ltd. Şti.nin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de; işbu sözleşmenin tarafı olmayan davacı bakımından sözleşmenin bağlayıcı nitelikte olmadığı, nitekim dış ilişkide davalıların oluşan zarardan davacı zarar gören şirkete karşı birlikte sorumlu olduğu, sözleşmenin ancak tarafları arasında ve iç ilişkide hüküm ve sonuç doğuracağından husumet itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı şirketlerin olay mahallinde kazı çalışmasının varlığının tarafların anlatımlarından sabit olduğu gibi, özellikle dosya içerisinde bulunan hasar tespit tutanağı, hasara konu yer için alınan kazı izinleri ve hasara ilişkin çekilen resimlerden davalıların haksız fiil teşkil eden eylemlerinin sabit olduğu, başka bir anlatımla 6098 s. TBK 49. maddesi hükmü uyarınca davalıların haksız fiil faili olarak zarardan sorumlu olduğu noktasında duraksama yoktur.
Davacının oluşan hasar nedeniyle zarara ilişkin talep ettiği alacak kalemleri gözetilerek alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Elektrik mühendisi bilirkişinin 24/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacı şirketin hasarı kendi ekipleri ile onarımını sağladığından işçilik, manevra bedeli ile araç ve personel giderini talep hakkı bulunmamaktadır. Davacı tarafından dava dilekçesinde onarımın dava dışı şirket tarafından yerine getirildiği iddia edilmiş ve adi yazılı sözleşme ibraz edilmiş ise de; sözleşmede hasar halinde onarımın üçüncü firmalar tarafından yerine getirileceği taahhüt edildiği, ancak dava konusu hasarın bu sözleşmede belirtilen şirket tarafından yerine getirildiği noktasında dosyada hiçbir delilin bulunmadığı, dolayısıyla bu hususun soyut iddia boyutunda kaldığı ve ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki tam aksine hasardan sonra davacının rücu için gönderdiği 25/10/2023 tarihli yazıda bizatihi ve açıkça hasarın kendi ekiplerince tamir edildiğinin beyan ve ikrar edildiği görülmüştür. O halde raporda isabetli olarak dava konusu hasar için davacı şirketin özel adam tutarak onarım gerçekleştirmediğinden sayılan bu zarar kalemlerini talep edilemeyeceği açıktır. Dağıtılamayan enerji bedelinin, kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türü olup kullanılan enerji günün farklı saatlerine göre değişeceğinden kesinti süresinin belirlenemeyeceği, hasılı dağıtılamayan enerji bedeline de hükmedilemeyeceği, eşik kesinti süre aşım bedeli zarar kalemin ise dava konusu hasarın orta gerilim ve alçak gerilim arızalarında onarım süresi gözetilerek davacı şirket yönünden aboneler bakımından tazminata neden olmayacağından (esasen hasar dosyasında abonelere ödenmiş tazminat belgesi de yoktur) davacının Yönetmelik hükümleri uyarınca bu bedeli de talep hakkının olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının somut olayda elektrik kablolarının hasara uğraması nedeniyle onarım için mutlak suretle kullanılması zorunlu sarf kapsamında malzeme bedeli ile orta gerilim kablosunda ek mufu kullanılarak hasar onarıldığından bunların bedelini talep edebilecektir.
Bu aşamada önemle vurgulanmalıdır ki, davalılar cevap dilekçesinde elektrik kablolarının yasal mevzuata uygun döşenmediğini ileri sürmüş ve davacının müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur. Bilirkişi raporunda bu hususta ayrıntılı teknik inceleme yapılmış olup, Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul ve Esasları uyarınca alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde döşenmemiş olduğu, derinlik şartının ve montaj esaslarının sağlanmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacı şirketin somut olayda %30 oranında müterafi kusurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Elektrik mühendisi bilirkişinin 24/01/2025 tarihli raporunun hem kusur hem zarar kalemleri hem de maddi tazminat hesabı bakımından ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık şekilde düzenlendiği, bilimsel yönden isabetli tespit ve değerlendirmeler yapıldığı, kusur ile tüm zarar kalemleri bakımından kapasamlı ve gerekçeli anlatım bulunduğu, hatta zarar kalemlerine ilişkin emsal ilamlara dahi yer verildiğinden bilirkişi raporuna itibar edilmiş, rapor içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Davacının haksız fiil hukuksal sebebine dayalı olarak gerçek zarar ilkesi uyarınca hasara ilişkin yalnızca malzeme bedelini ve montaj bedelini davalılardan talep edebileceği, bu bağlamda hasarın kapsamı ve zarar gözetildiğinde özellikle malzeme ile montaj bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf zararlar olduğu, haksız fiil tarihi itibariyle davalı açısından temerrüt gerçekleşeceğinden takip tarihine kadar davacının işlemiş faize de hak kazanacağı, eldeki dava bakımından davacının (KDV dahil) hasar bedeli alacağının 2.346,79 TL olduğu, bu tutara hasar tarihi - takip tarihi arasında 368,20 TL faiz işleyeceği, dolayısıyla davacının davalılardan toplam 2.714,99 TL alacaklı olduğu, ancak somut olayda davacının %30 oranında müterafik kusuru bulunduğundan bu tutardan kusur oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla hasar bedelinin 1.642,75 TL, işlemiş faizin 257,74 TL olduğu, nihayetinde davacının 1.642,75 TL hasar bedeli + 257,74 TL İşlemiş Faiz olmak üzere davalılardan toplam 1.900,49 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, mahkememizce hükme esas alınan elektrik mühendisi bilirkişinin 24/01/2025 tarihli raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalıların ... 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin tüm davalılar bakımından 1.642,75 TL Asıl Alacak (Hasar Bedeli) ve 257,74 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 1.900,49 TL alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca davacı icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de somut olayda alacağın likit olmadığı, bu nedenle İİK 67/2. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalıların ... 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin tüm davalılar bakımından 1.642,75 TL Asıl Alacak (Hasar Bedeli) ve 257,74 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 1.900,49 TL alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine,
3-Kabul edilen dava değeri (1.900,49 TL) üzerinden alınması gereken 615,40 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 187,80 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 427,60 TL peşin harç, 104,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.531,60 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 3.076,80 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (1.900,49 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 1.900,49 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar yargılama sırasında kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (898,60 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2. ve 13/2. maddeleri uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek bir vekalet ücreti verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 898,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 2.580,07 TL'sinin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 1.219,93 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin, davalı Türk Telekom vekili ve Davalı SKY Telekomünikasyon vekilinin yüzüne karşı, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır