T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/448 Esas
KARAR NO : 2025/302
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/07/2024
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.12.2023 tarihinde saat 17:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... Sokak üzerinde ... Caddesi istikametine seyir halinde iken ... sokak kavşağına geldiği esnada aracının ön kısımları ile dava dışı ... ya ait olup dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... Sokak üzerinde ... istikametine seyir halinde iken ... Sokak kavşağına geldiğinde aracının sağ yan kısımları ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, söz konusu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, söz konusu sürücünün KTK madde 57/1-a maddesini ihlal etmiş olduğunu ve ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, bu kapsamda karşı tarafin sigortacısına başvuruda bulunulduğunu, poliçe teminat limiti kapsamında ödeme yapılarak poliçe limitinin dolduğunu, ancak yapılan ödemenin müvekkilnin zararını karşılamadığını, bu nedenle bakiye hasar ve değer kaybı tespitinin uzman bilirkişi marifetiyle yapılması gerektiğini, değer kaybı hesaplamasında aracın markası, modeli, km bilgisi, önceki hasar kayıtları ve parçaların orijinalliğini yitirip yitirmemiş olduğu gibi hususların dikkate alınarak kazadan önceki rayiç değer ile onarılmış değer arasındaki fark olarak tespitin yapılması gerektiğini, bu ve benzeri nedenlerle şimdilik 100,00 TL bakiye hasar bedeli ve 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş olup 09/01/2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile alacağını toplam 82.680,96-TL'ye yükseltmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dosya muhteviyatına onarım faturası sunulmamış olduğunu, hasar tespitinin KDVsiz yapılması gerektiğini, aksinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, ayrıca kusur yönünden inceleme yapılması gerektiğini, bu ve benzeri nedenler ile davanın reddini savunmuştur.
Toplanan Deliller:
... tarafından hazırlanan 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporu,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ekspertiz rapor bilgileri, hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı bilgisi,
... Sigorta Anonim Şirketi'nden poliçe, ödemelere ilişkin makbuz ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Uyuşmazlık, 31/12/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plaka sayılı araçta meydana gelen bakiye hasara ilişkin bedelin ve değer kaybı bedelinin karşı araç sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Dava Türüne İlişkin;
6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde ''(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.
(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği aracında oluşan değer kaybının varlığının ve hasarın varlığının ve miktarının belirlenebilmesinin ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikattan sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybı miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu talebinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır. Nitekim bu doğrultuda davacı vekili tarafından sunulan 09/01/2025 tarihli dilekçenin dava değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 31/12/2023 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki, davacı ...adına tescilli ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken aracın ön kısımları ile dava dışı ...'ya ait, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki, davalı tarafından 28/12/2023-28/12/204 tarihleri arasında geçerli olmak üzere genişletilmiş kasko poliçesi ile teminat altına alınan ... plaka sayılı aracın sağ yan kısımları ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kusur Durumuna İlişkin;
Dava konusu olayda, tanzim edilen bilirkişi raporu ile davalı tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın meskun mahalde seyir halindeyken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması, kaza mahalli kavşağa gelmeden hızını azaltması, kavşağı etkin şekilde kontrol ederek varsa trafik levhalarını ve trafik durumunu dikkate alarak geçiş yapmadan önce kaplama içerisinde seyir halinde olan araçların yakınlık ve uzaklık durumlarını dikkate alıp geçiş önceliğini solda seyir halinde olan araç olarak sağdan gelen araç/araçlara yol vermesi gerektiği, bu nedenle gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek sebebiyet verdiği kazada %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in meskun mahalde seyir halindeyken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması, ve her ne kadar ilk geçiş hakkı kendisinde olsa bile kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltması ve seyir yönüne göre kavşak kollarından araç çıkabileceğini dikkate alarak müteyakkız olması gerekirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği kazada %25 oranında tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, bilirkişi raporunun kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ile aynı yönde olduğu, bu anlamda dosyada bir çelişki bulunmadığı ve raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilmiş ve davalı sigortacının meydana gelen hasar bedelinin ve değer kaybı zararının %75inden sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Davalının Sorumluluğuna İlişkin;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle ve sürücüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, somut uyuşmazlıkta davalı tarafından kasko sigortası ile sigortalanan araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, öyleyse talep edilen maddi tazminat kalemleri bakımından davalının kanun hükümleri gereği sürücünün kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu kabul edilmiştir.
Değer Kaybına ve Hasar Bedeline İlişkin;
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi...Esas... Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ... Esas ... Karar) kabul edilmektedir.
Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacıya ait hususi otomobilin kaza öncesi hasarsız ikinci el rayiç değerinin 595.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarılmış ikinci el rayiç değerinin 565.000,00-TL olduğu, bu durumda meydana gelen değer kaybının 30.000,00-TL olduğu, davalının sorumluluğunun ise 22.500,00-TL olduğu, hasar bedeli bakımından ise araçta 200.241,28-TL hasar bulunduğu, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, ancak poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığının davacı tarafından kabul edildiği ve zorunlu mali mesuliyet sigortası araç başına maddi hasar limitinin 120.000,00-TL olduğu, bakiye onarım bedelinin 80.241,28-TL olduğu ve davalının %75 sorumluluğuna göre bakiye onarım bedelinin 60.180,96-TL olduğu kanaati bildirildiğinden ve nisbi metoda ve dosya kapsamındaki zarara göre hesaplama yapıldığından, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığından istemin kabulü gerekmiştir.
Faiz Talebine İlişkin;
2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Davacı tarafça gönderilen 13/02/2024 tarihli elektronik posta ile davacı tarafça ödeme hususunda 15 iş günü süre verildiği, süre içinde ödeme yapılmadığı, davalı ... Anonim Şirketi yönünden temerrüdün 15 iş günü sonrası olan 06/03/2024 tarihinde gerçekleştiği (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 30/12/2021 tarih ...Esas ...Karar) anlaşılmakla bu tarihten itibaren talep gibi yasal faize hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, kasko ve zorunlu mali mesuliyet poliçeleri ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Bakiye hasar bedeli olan 60.180,96-TL ve değer kaybı olan 22.500,00-TL toplamı 82.680,96-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 06/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak davacı ...'e verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri (82.680,96-TL) üzerinden alınması gereken 5.647,94-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 427,60-TL peşin harç, 1.408,57-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.836,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.811,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç, 1.408,57-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.836,17-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 8.583,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip
Hakim