T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/433
KARAR NO : 2025/675
DAVA : TAZMİNAT (Sigorta Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2021
KARAR TARİHİ : 13/10/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili Halkbankası ile dava dışı müteveffa ... arasında 06/09/2017 ile 22/08/2016, 02/03/2017 tarihlerinde İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi akdedildiğini, ...'nun 17/10/2017 tarihinde vefat ettiğini öğrendiklerini, davalı ...A.Ş. 'den tazminat talebinde bulunulduğunu, müteveffa ...'nun ... numaralı poliçesinin başlangıç tarihi ..., ... numaralı poliçesinin başlangıç tarihi olan 06/09/2017 tarihinden önce kalp hastalığının mevcut olduğu, kendisinin mevcut hastalığı bildiği ve sigorta şirketine bildirimde bulunmadığı, TTK ve Hayat Sigortaları Genel Şartları gereği, beyan yükümlülüğü yerine getirilmediğinden, tazminat ödemesi ve herhangi bir prim iadesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığının bildirildiğini, bu nedenle müteveffa ...'nun mirasçılarına 02/03/2017 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 2.659,81 TL, 06/09/2017 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 28.992,99 TL ve 22/08/2016 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 4.365,04 TL tutarındaki borçların ödenmesi için ihtarda bulunulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ... 4.İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve ... E. sayılı dosyaları ile müteveffanın mirasçıları aleyhine ilamsız haciz yoluyla takip başlatıldığını, 26/03/2018 tarihinde borca itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, kredi sebebiyle bankanın adına dain ve mürtehin kaydının bulunduğu, sigorta şirketinin menfi yanıtına karşı hukuki yolların davacı banka tarafından tüketilmesi gerektiği (Emsal; Yargıtay 13. HD.nin 09.06.2016 tarih ve ..E. ...K.ile İstanbul BAM 18.HD.nin ... Esas... K.) belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı sigorta şirketinin borçtan sorumlu olması nedeniyle 28.590,00 TL (Sigortanın ilgili başvuruyu reddettiği 22/11/2017 tarihinden itibaren; 02/03/2017 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 1.855,00 TL'ye uygulanacak %19,5 faiz oranıyla, 06/09/2017 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 4.180,00TL'ye uygulanacak %19,5 faiz oranıyla ve 22/08/2016 tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi'nden doğan 22.555,00 TL'ye uygulanacak %19,5 faiz oranıyla tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında; Davanın hayat sigortasına ilişkin olduğu, bu nedenle, 6502 Sayılı Tüketici Kanunu gereğince davaya bakmakla görevli mahkeme İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunu (Emsal; Yargıtay 17. HD.nin 17.11.2016 tarih ve ...E. .. K.,Yargıtay 20. HD.nin 29.11.2016 tarih ve ... E.... K.), 6102 sayılı TTK.nun 1420. maddesine göre sigorta alacaklarında zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, Hayat Sigortası Genel Şartlarının zamanaşımını düzenleyen C.13 maddesine göre sigorta sözleşmelerinden doğan tüm taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağının hüküm altına alındığını, davaya konu poliçelere ilişkin sigortalının vefatı ve tazminat talebinin davacı tarafından 03.11.2017 tarihinde ihbar olunduğunu, gerekli incelemeler neticesinde 13509 sayılı ve 22.11.2017 tarihli tazminat sonuç bilgilendirme yazısı ile red kararının davacıya bildirildiğini, tazminat dosyasının kapatıldığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sigorta poliçelerinin başlangıç tarihinden önce sigortalının kalp hastalığının mevcut olduğunu, bu durumun beyan edilmediğini, sigorta öncesinden gelen kalp hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, bu hususta sağlık beyan formlarında soru sorulmasına rağmen beyan yükümlülüğüne aykırı davranılarak beyan edilmediğini, Kredi Bağlantılı Sigortalar Bilgi Formu'nun beşinci sayfasında yer alan ‘’Beş sayfa olarak düzenlenen işbu formun bir nüshasını elden teslim aldığımı kabul ve beyan ederim’’ ifadesinin kendi el yazısı ve ıslak imzası ile sabit olduğunu (Emsal; Yargıtay 11. HD. nin ... E. ... K. ile 26.03.2013 tarih ve ... E. ... K.) belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Uyuşmazlık; müteveffa sigortalının sağlığında davacı bankadan kullandığı tüketici kredi borçları kapanmadan vefat etmesi üzerine, kredi alacaklısı davacı bankanın, müteveffa ile aralarında yaptıkları Hayat Sigortası poliçesi hükümlerine göre dain-i mürtehin sıfatıyla açtığı tazminat davasıdır.
Davalı vekili yasal süre içerisinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Öyleyse bu def'in öncelikle inclenmesi gerekmektedir.
TTK.nun altıncı kitabı Sigorta Hukuku'na ilişkin olup, birinci kısımda Genel Hükümler düzenlenmiştir. Bu kısmın "Zamanaşımı" başlıklı 1420. Maddesi gereğince;
"(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır."
Aynı yasanın "Tazminat Ödeme Borcu" (aa-Genel olarak) başlıklı 1427. Maddesi gereğince;
"(1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir.
(2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. ... sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.
(3) Araştırmalar, 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder.
(4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.
(5) Sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir."
Davacı banka ile dava dışı müteveffa ... arasında 06/09/2017 ile 22/08/2016, 02/03/2017 tarihlerinde İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi imzalanmıştır, Bu krediler nedeniyle ... numaralı, ... başlangıç tarihili, ... numaralı, 06/09/2017 başlangıç tarihli hayat sigortası poliçesi düzenlenmiştir. Sigorta poliçelerinde davacı banka dain-i mürtehin olarak yer almıştır.
Dava dışı ... 17.10.2017 tarihinde vefat etmiştir.
Bunun üzerine davacı banka 02.11.2017 tarih, ... işaret, 454 sayılı yazıları ile davalı sigorta şirketine başvurarak "Şubemiz bireysel kredi müşterisi (TCKN: ...) ... 17.10.2017 tarihinde vefat etmiştir. Müşterinin şubemizden 22.08.20116 taihinde kullanmış olduğu 33.500,00-TL'lik kredinin bugün itibariyle borcu 22.555,00.-TL, 02.03.2017 tarihinde kullanmış olduğu 2.500,00.-TL'lik kedinin 1.855,00.-TL, 06.09.2017 tarihinde kullanmış olduğu 4,500,00 TL'lik diğer kredinin de 4,180,00.-TL borç bakiyesi bulunmaktadır. Müşterinin vefatına ilişkin evraklar yazımız ekinde tarafinıza gönderilmiştir. Gereğini rica ederiz." denilerek bakiye kredi borcunun dain-i mürtehin hakkına dayanılarak ödenmesi talep edilmiştir.
Talep üzerine davalı sigorta şirketi 22.11.2017 tarih ve 13509 sayılı cevabi yazıları ile "Şirketimizde ...-...-...-... numaralı poliçe ile sigortalı bulunan ...'nun vefatı nedeniyle şirketimize iletilen tazminat talebi değerlendirilmiştir. Tazminat değerlendirme işlemlerinin" sonucunda sigortalımız müteveffa ...'nun ... numaralı poliçesinin başlangıç tarihi ...numaralı poliçesinin başlangıç tarihi ... - ... numaralı poliçesinin başlangıç tarihi 06/09/2017 ve ... numaralı poliçesinin başlangıç tarihi olan 06/09/2017 tarihinden önce Kalp hastalığının kendisinde mevcut olduğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemede söz konusu hastalığın sigortalanmadan önce teşhis edildiği ve sigortalı tarafından bilindiği ancak, şirketimize herhangi bir bildirim yapılmadığı anlaşılmaktadır. Şirketimiz tarafından yapılan tazminat değerlendirme işlemlerinin sonucunda; Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortaları Genel Şartları gereği beyan yükümlülüğü yerine getirilmemiş olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle Türk Ticaret Kanunu ve Hayat Sigortaları Genel Şartları ilgili hükümleri gereğince söz konusu sigorta tazminatının ödenmesinin ve herhangi bir prim iadesi yapılmasının hukuken mümkün olmadığını üzülerek bilgilerinize sunarız." denilerek davacı bankanın talebi reddedilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacı banka ile dava dışı müteveffa ... arasında İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi imzalanmıştır, Bu krediler nedeniyle yukarıda belirtilen hayat sigortası poliçeleni düzenlenmiştir. Sigorta poliçelerinde davacı banka dain-i mürtehin olarak yer almıştır. Dava dışı ... 17/10/2017 tarihinde vefat etmiştir. Davacı banka 02.11.2017 tarihli yazıları ile davalı sigorta şirketine başvurarak bakiye kredi borcunun dain-i mürtehin hakkına dayanılarak ödenmesi talep edilmiştir. Davalı sigorta şirketi ise 22.11.2017 tarihli cevabi yazıları ile talebi reddetmiştir. Talebin reddinden yaklaşık 4 yıl sonra davacı banka, davalı sigorta şirketi aleyhine 16/08/2021 tarihinde tazminat alacağı için dava açmıştır. TTK.nun 1420 ve 1427 maddeleri gereğince davalıya yapılan ihbardan itibaren 15 günlük sürenin dolduğu (muacceliyet) tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın zamanaşımı nedeniyle esastan REDDİNE,
1-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 488,25-TL harçtan mahsubu ile eksik 127,15-TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 28.590,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından sarf edilen ve dosyaya yansıyan 100,00 TL yargılama giderinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/10/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır