T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/488
KARAR NO : 2025/144
DAVA : ALACAK (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 12/02/2022 tarihinde ... Model cep telefonunu ...'den 22.899,00 TL karşılığında satın aldığını, telefon satın alındıktan sonra üzerinden kısa bir zaman geçmiş olmasına rağmen sıfır ve yeni almış olduğu telefonun 19/09/2023 tarihinde bozulduğunu, telefonun WİFİ'sinin açılmaması, kişisel erişim paylaşımına açılmaması ve telefonun çok fazla ısınması sonucu kullanılamaz durumda olduğunu, söz konusu ayıbın fark edilmesi ile müvekkilin telefonu satın almış olduğu yetkili satıcısı olan ... ile iletişime geçtiğini, davalı firmanın yönlendirmesi ile telefonun yetkili servise gönderildiğini, servis tarafından arızanın giderilemediğini, müvekkilinin defalarca aramasına rağmen dönüş yapılmadığını, telefonun haftalarca serviste kaldığını, sonunda müvekkiline telefonun kullanıcı hatası sonucu yere düşürülmesi sebebiyle arızalandığını ve işbu sebeple tamir etmelerinin mümkün olmadığının bildirildiğini, telefonda günlük kullanımdan ortaya çıkabilecek birkaç küçük çizik bulunmasına ve genel itibariyle kozmetik olarak oldukça iyi durumda bulunmasına rağmen, bir binanın tepesinden yere düşürülmüşçesine bir yaklaşımla doğrudan kullanıcı hatası denilerek telefonun iade edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkiline baştan aşağı ayıplı ürün satıldığını, tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğunun esas itibariyle TBK Madde 219 vd. hükümlerine tâbi olduğunu, tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında ise TTK Madde 23’de “Ticari satış ve mal değişimi” başlığı altında düzenlenen hükümlerin uygulanması gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, ayıplı malın misliyle değişimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, HMK md. 6 uyarınca, yetkili mahkemenin müvekkil şirketin davanın açıldığı tarihteki şirket merkezinin bulunduğu yer (...) İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında 12/02/2022 tarihinde satın alınmış cihazın19/09/2023 tarihinde bozulduğunu, yasal süre geçtikten sonra iade talebinin kabulünün hukuken mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafın, uzunca bir süre beklediğini beyan etmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davacının sorununun çözümü için onarım teklif edilmişse de bu talebin davacı tarafça kabul edilmediğini, 12/02/2022 tarihinde satın alınan bir cihazın 19/09/2023 tarihinde bozulması halinde gizli ayıptan bahsetmenin pek de mümkün olmadığını, davacının yaklaşık 1.5 sene kullanımı bulunduğunu, burada davacının yani kullanıcının hatasının da iyi araştırılarak değerlendirmeye alınması gerektiğini, cihaz değişimi için de kararı yine teknik servisin verdiğini, müvekkil şirketin bir karar verme yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı olarak ayıplı malın misli ile değişimi talebine ilişkindir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının davalıdan satın aldığı malın (telefonun) gizli/açık ayıplı olup olmadığı, telefonun misli ile değişim koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında noktasında toplanmaktadır.
Yargılama devam ederken;
Duruşmanın yapıldığı 18/11/2024 tarihinde yapılan duruşmasına davacı taraftan katılan olmamış, herhangi bir mazeret bildirimine de rastlanmamış olup, davacı tarafın duruşma gününden haberdar olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekilince mazeret dilekçesi sunulmuş, iş yoğunluğu mazeret olarak kabul edilemeyeceğinden mazereti reddedilmiştir. Davayı takip eden taraf bulunmadığından HMK m.150 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir.
Dosya kapsamında davacı tarafından dosyanın işlemden kaldırıldığı 18/11/2024 tarihli duruşmadan itibaren üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının talep edilmediği, bu nedenle 19/02/2025 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılması koşulu oluştuğu anlaşılmakla, HMK m.150 gereği davanın açılmamış sayılmasına, yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Taraflarca davanın takip edilmemesi, işlemden kaldırma kararı sonrası yasal süre içinde işleme konmasının istenmemesi nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın m.150 hükmü gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik 187,80-TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.7/1 uyarınca hesap ve takdir olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.19/02/2025
KATİP ...
HAKİM ...