T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/500 Esas
KARAR NO : 2025/626
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/08/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında taşıma sözleşmesine dayalı ticari iş ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davalıya vermiş olduğu taşıma hizmeti neticesinde navlun ücreti alacağı için düzenlenen ... nolu 1.850,00 EUR tutarlı faturaya konu borçtan bakiye 1.440,20 EUR ödemenin yapılmaması üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibin davalının 31.01.2024 tarihli itirazı üzerine durduğunu, faturanın müvekkilinin hizmetini kanıtladığını, davalının faturaya itirazı olmadığı gibi borcun kısmi olarak da ödendiğini, davalının yetkisizlik iddiasının yerinde olmadığını, arabuluculuk sürecinin 21.02.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının tek taraflı düzenlediği faturalara göre alacaklı olduğunu belirttiğini, faturaların usulüne uygun olmadığını, davacının fatura içeriğine göre kendi edimini yerine getirdiğini ispatlayamadığını, faturaların usulüne uygun düzenlenmediği ve bildirim şartı gerçekleşmediğini, temerrüt olgusunun oluşmadığını, talep edilen faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, faturanın hüküm doğurabilmesi için muhataba tebliğ edilmesi gerektiğini, hukuka aykırı faturadan kaynaklı olarak müvekkilinin borcu bulunmadığını, davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin BA/BS formları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı şirketin BA/BS formları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacı tarafından taşıma sözleşmesine istinaden alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında yürütülen ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 26/01/2024 tarihinde, 1.440,20-Euro alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... nolu faturadan bakiye navlun ücreti alacağı" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 05/02/2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 31/01/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya 06/02/2024 tebliğ edildiği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 16/08/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı tarafından icra takip dosyasında ... icra müdürlüklerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış olması bir dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığının incelenmesi gerektiği, iş bu davanın, sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, 2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi atfıyla 6100 sayılı HMK'nın 10.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 89.maddesi uyarınca para alacağından kaynaklı tazminat istemli huzurdaki takibin alacaklının yerleşim yerinde yahut davalılardan birinin yerleşim yerinde de açılabileceği anlaşıldığından ve davacının yerleşim yeri Arnavutköy/İstanbul olduğundan, İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu değerlendirilmekle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine ve ön sorunun bu suretle halline karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamında davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ve davacının navlun ücretine hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten faturaya dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınması amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen 01/09/2025 tarihli rapor ile, davalı tarafından verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, davacı tarafından sunulan ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve lehine delil niteliğini haiz olduğu, davacı tarafından davalı adına 31/07/2023 (...), 08/0/.2023 (...) ve 06/09/2023 (...) tarihli olmak üzere toplam 3.169,00-Euro tutarında fatura düzenlendiği, davalı tarafından 21/12/2023 tarihli ... nolu 1.728,80-Euro tutarında “navlun iadesi” faturası kayda alındığı, bu işlemler neticesinde cari hesap bakiyesi itibarıyla davacı lehine 1.440,20-Euro bakiye alacak bulunduğu bu tutarın BA/BS kayıtları ile de teyit edildiği, davalı tarafından düzenlenen iade faturası tek taraflı kayıt olup, davacı defterlerinde kabul/mahsup kaydı bulunmadığı gibi fiili ödeme de yapılmadığı, dosyaya sunulan transit refakat belgesi, transit kalem listesi ve CMR taşıma senedi incelendiğinde; sevkiyat güzergâhı, araç ve mühür numaraları, gönderici alıcı ve yük bilgilerinin kayıtlı olduğu, taşımanın fiilen gerçekleştiği, bu belgeler ile davacının hizmeti yerine getirdiğini ve faturalara konu alacağın dayanağını ispatladığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmay elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep dahi bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, celp edilen delil içeriklerine göre davacı tarafından taşıma sözleşmesine konu edimin ifa edildiği ve ücrete hak kazandığı hususlarının iddia ve ispat edildiği, nitekim bu hususların BA/BS formları, ticari defter kayıtları ve taşıma senetleri ile doğrulandığı, takip tarihi itibariyle davacının davalı taraftan 1.440,20-Euro tutarında alacaklı olduğu, bilirkişi raporu ile de tespit edilen alacak miktarının yerinde olduğu, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu değerlendirilmiş ve itirazın iptali gerekmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ...Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin dahi kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 1.440,20-Euro üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (1.440,20-Euro'nun takip tarihi olan 26/01/2024 tarihindeki Euro efektif satış kuru olan 33,0253-TL esas alınarak hesaplanan 47.563,04-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 9.512,61-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl alacak olan 1.440,20-Euro'ya takip tarihi olan 26/01/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Euro cinsinden Devlet Bankalarınca bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına,
4-Kabul edilen dava değeri (1.440,20-Euro efektif satış kuru olan: 53.422,20-TL) üzerinden alınması gereken 3.649,27-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 673,83-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.975,84-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 673,83-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 80,00-TL posta ve tebligat gideri ve 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.080,00-TL yargılama giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır