T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/506
KARAR NO : 2025/477
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 21/08/2024
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olup davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide (23.01.2023 tarihli 12.168,32-TL, 23.01.2023 tarihli 6.081,51-TL, 31.01.2023 tarihli 24.469,00-TL, 28.02.2023 tarihli 41.516,83-TL, 28.02.2023 tarihli 32.128,85-TL, 28.02.2023 tarihli 6.122,16-TL, 28.02.2023 tarihli 5.983,95-TL, 28.02.2023 tarihli 26.149,90-TL, 06.03.2023 tarihli 6.290,82-TL, 07.04.2023 tarihli 944,82-TL, 07.04.2023 tarihli 1.010,49-TL, 07.04.2023 tarihli 944,82-TL, 07.04.2023 tarihli 931,98-TL, 11.04.2023 tarihli 1.010,63-TL, 11.04.2023 tarihli 932,32-TL, 11.04.2023 tarihli 944,95-TL, 11.04.2023 tarihli 932,32-TL, 11.04.2023 tarihli 1.453,31-TL, 11.04.2023 tarihli 944,95-TL, 11.04.2023 tarihli 1.161,77-TL, 27.04.2023 tarihli 807,33-TL tutarlı 21 adet fatura borcunu ödenmediğini, cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedellerinin ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ... 2. İcra Genel Dairesi ...E. (Eski No:... 17. İcra Müdürlüğü ...E.) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz edilerek icra takibinin haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurulduğunu, abone cari hesap anlaşmasının Madde II - Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede "Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür. Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder" şeklinde ifade edildiğini, ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları alt başlıklı 1530/2. maddesine göre; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer" şeklinde hüküm bulunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, alacağı olduğu iddiası ile evvelen ... Adliyesinde müvekkil aleyhine icra takibi yaptığı, ... yargı çevresi için yaptıkları yetki itirazının davacı tarafça kabul edilmiş olduğu ve yetkili yargı çevresinin ... olduğu kabul edilerek dosyanın ... İcra Dairesine gönderilmesinin sağlandığı, ... İcra Dairesinde müvekkili aleyhine yapılan takibin vaki itiraz sonrası durduğu, yetkili yargı çevresi ... ve yetkili mahkeme ... Ticaret Mahkemeleri iken itirazın iptali davasının İstanbul'da açıldığı, icra aşamasında davacı tarafından yapılan yetki kabulü gereğince dosyanın yetkili ve görevli ... Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiği, müvekkil şirket kayıtlarında davacı şirketin herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet (taşıma) satım ilişkisine dayalı cari hesap (Abone Cari Hesap Sözleşmesi) borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 17. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 23/05/2023 tarihinde, davaıl aleyhine, cari hesaba konu faturalara dayanarak, 172.931,03.-TL asıl alacak, 4.544,46.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 177.445,49.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 23/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27/10/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, dosyanın yetki itirazı nedeniyle dosyanın ... 2. İcra Genel Dairesi ... sayılı dosyasına gönderildiği, burada işlem gördüğü, aynı şekilde borçlu vekiline çıkartılan tebligatın 03.07.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 02.07.2024 tarihinde aynı şekilde borca ve faize ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da 21/08/2024 tarihinde 177.445,49.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin ve Abone Cari Hesap Sözleşmesi'nin varlığı tartışma konusu olmadığı gibi, davalı taraf cevap dilekçesinde hizmetin verilmediği, teslim edilmediğine ilişkin bir savunma getirmediğinden bu hususun da tartışma dışı olduğu kabul edilmiştir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği Abone Cari Hesap Sözleşmesi'ne dayanak faturalar nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığı, var ise alacağının miktarının, faizin ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Yetki İlk İtirazı;
Dava dilekçesi davalı tarafa 31.08.2024 tarihinde tebliği edilmiş, davalı vekili de 2 haftalık yasal cevap verme süresi içerisinde, icra dairesinin (... 17. İcra Müdürlüğü ... ) yetkisine yaptıkları itirazın davalı tarafça kabul edildiğini, dosyanın yetkisizlikle ... 2. İcra Genel Dairesi ... sayılı dosyasına gönderildiğini, böylece ... mahkemelerinin yetkili hale geldiğini ileri sürerek yetki ilk itirazında bulunmuş ise de; İcra dairesinin yetkisine yapılan itirazın kabul edilmesi aynı zamanda genel mahkemelerin yetkisinin de kabul edilmiş sayılacağı anlamına gelmediğinden, icra dairelerinin yetkisi ile genel mahkemelerin yetkisinin birbirinden bağımsız olarak ele alınması gerektiğinden (Emsal: Yargıtay HGK.nun 09.03.2021 tarih ve ... E. ...K.), taraflar arasında imzalanan "Abone Cari Hesap Sözleşmesi"nin (V) maddesi gereğince uyuşmazlıkların çözümünde ... İcra Daireleri ve mahkemeleri yetkili kılındığı, davaya bakmaya mahkememiz yetkili olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin görüşü yerinde görülmemiş, yetki ilk itirazının HMK.nn 17.maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davalının ticari defterlerinin talimat mahkemesi aracılığı ile incelenmesi sonucunda alınan 04.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun 3.sayfasında tablo halinde çıkarılan faturaların davalı firmanın davacı ... Şirketin cari hesabına alacak kaydedilmediği, tabloda bulunan faturaların 331.01 ... cari hesabına alacak kaydedildiği, bu kaydın muhasebe tekniğindeki açıklamasının "Söz konusu faturaların Ortak ...n tarafından ödendiği" anlamına geldiğini, dosya içerisinde davalı şirket ortağı ... tarafından davacı şirkete ödeme yapıldığına dair her hangi bir belge bulunmadığı, davalı ... Şirketinin kayıtlarında davacı ... Şirketin cari hesap alacağına yazılmayıp, şirket ortağı ... hesabına alacak yazılan tutarların, ...tarafından ödendiğine ilişkin dosyaya belge sunulduğu taktirde davalı şirketin davalı şirkete her hangi bir borcu bulunmadığı, bu tutarların ... tarafından ödendiğine ilişkin dosyaya belge sunulmadığı taktirde, davalı şirketin davacı şirkete 172.931,03.- TL borcu olduğu, sonuç olarak söz konusu faturaların davacı firmanın cari hesabına alacak kaydedilmeyip, şirket ortağı hesabına alacak kaydedilmesinin muhasebe usul ve esaslarına uygun olmadığı, HMK. 222. md. Kapsamında davacı cari hesabı yönünden sahibi lehine delil teşkil etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlında olduğu, ancak davacı şirket alacağına değil ortaklar cari hesabın alacağına yazıldığı, söz konusu faturalar davalı şirketin muhasebe kayıtlarında bulunduğundan bu durumun, faturalara konu malın/hizmetin davalı yana teslimine anlamına geldiği, davacı tarafından düzenlenen 172.931,03.- TL tutarındaki 21 Adet faturaların ortaklar cari hesabına yazıldığı, ancak ödediğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, bu nedenle takip tarihi itibarıyle davacının 172.931,03.- TL alacaklı olduğu, mevcut durumda alacak tutarının davalı tarafından davacıya ödenmediği, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu ve davalı muhasebe kayıtlarında bulunan ödenmeyen faturalar üzerinde yazılı son ödeme tarihleri itibariyle temerrüte düştüğü, temerrüt tarihlerinin her fatura için üzerinde yazılı son ödeme tarihleri olduğu, her iki taraf ticari defterlerinin karşılaştırıldığında, tarafların defterlerinin düzenlenen faturalar ve ödemeler yönünden birbirini teyit ettiği, Ancak dava konusu edilen 172.931,03.- TL tutarındaki 21 adet faturanın, davalı kayıtlarına alınmakla birlikte, davacı adına alacak yazmak yerine şirket ortağı ... adına alacak yazıldığı, şirket ortağı hesabına yazılan bu tutarın davacının alacağı anlamına geldiğinden kayıtların birbirini teyit ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, mahkememizce alınan 09.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
SMM bilirkişi, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davaya konu ettiği faturaların kayıtlarında bulunduğu, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin kayıtlarında bulunduğu, davalı şirket ticari defterlerinde de aynı ödeme miktarlarının bulunduğu, davaya konu faturalar ve taşımaya ilişkin hava konşimentoları dosyada bulunduğu, davalı şirket ticari defterlerinde talimat yolu ile yapılan incelemede davaya konu edilen faturaların defterlerde bulunduğu ancak şirket ortağı hesabına atıldığı, ödemeye ilişkin belge olmadığı, davacının alacak bakiyesi ile ilgili 25.04.2023 tarihinde davalı şirkete ihtarname göndermiş olduğu, davacının takibe konu ettiği alacağı karşı davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme belgesi, iptal/iade faturası vb. belge sunulmadığı, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan takip konusu edilen 172.931,03.-TL alacaklı olduğu, davacının takip öncesi işlemiş faiz alacağının 3.848,24.-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtlarında davalı ile ticari ilişkisinin 120 hesapları altında takip edildiği, davalı adına tanzim edilen faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, 23.05.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan 172.931,03.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirkete ait BA formlarının incelenmesinde davacı tarafından tanzim edilen takibe konu faturaların BA kayıtlarında e-belge olarak bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından takibe konu edilen faturaların e-fatura olarak tanzim edildiği, davalı şirket kayıtlarında faturaların bulunduğu, davalı tarafından faturalara itiraz veya iade faturası düzenlendiğine dair bir belge olmadığı, fatura ödemelerine dair bir belge sunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafından düzenlenen faturalar, davalı defterlerinde davacı cari hesabında izlenmesi gerekirken, böyle yapılmadığı, davacı cari hesabına kaydedilmesi gerekirken kaydedilmediği, faturaların davalı şirket ortağı 331.01 ...cari hesabına alacak kaydedildiği anlaşılmaktadır. Bu işlem muhasebe tekniği açısından doğru değildir. Davalı defterlerinde faturaların ödendiğine ilişkin bir kayıt veya belge de yoktur. Bu nedenle bilirkişi raporlarında yapılan ve yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 172.931,03.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda fatura tarihleri takip tarihi arasındaki süre esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri gereğince temerrüde düşürülmesi şarttır. Fatura tarihleri faiz başlangıcı için esas alınamaz
Davacının ... 40. Noterliğinin 25.04.2023 tarih ve 10685 sayılı ihtarnamesi davalıya 26.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarname ile 3 günlük ödeme süresi verildiğinden davalının 02.05.2023 tarihinde temerrüde düşürüldüğü kabul edilmiştir. İcra takibi 23.05.2023 tarihinde başlatıldığından 21 günlük işlemiş faiz tutarı mahkememizce 1.069,57.-TL hesaplanmıştır (...). Bu nedenle bilirkişi raporundaki görüş ve hesaplamaya itibar edilmemiş, işlemiş faiz olarak 1.069,57.-TL kabul edilmiştir. 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek rapor almaya gerek duyulmamıştır.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının ... 2. İcra Genel Dairesinin ... (Eski; ... 17. İcra Müdürlüğünün ...) sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 172.931,03.-TL asıl alacak, 1.069,57.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 174.000,87.-TL üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (174.000,87.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 34.800,17.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 11.885,99-TL olup, peşin alınan 3.030,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.855,66-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 170,00-TL, bilirkişi ücreti 17.000,00-TL toplamı 17.170,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 16.836,69-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 3.457,93-TL'nin toplamı 20.294,62-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 3.444,62-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 3.530,11-TL'sinin davalıdan, 69,89-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.07/07/2025
KATİP
HAKİM