T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/512 Esas
KARAR NO : 2025/89
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/08/2024
KARAR TARİHİ : 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.11.2014 tarihinde ... yakınlarında sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle seyir halinde olduğu sırada ters yönden gelen davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığını ve trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlunun davalı olduğunu, ... plakalı aracın diğer davalı ... şirketine ait olduğunu, trafik sigortasının diğer davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde tanzim edildiğini, müvekkilinin bu kaza sonucunda sürekli malül kaldığını daha önce davalılar aleyhinde tazminat davası açıldığını ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasından karar verildiğini, önceki davada fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutularak geçici iş göremezlik için 7.500 TL ve sürekli iş göremezlik için de 7.500 TL talep edildiğini, Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet raporu çerçevesinde aktüer bilirkişiden zararın tespitinin yaptırıldığını, bu aşamada müvekkilinin önceki davadaki Avukatının HMK 107. maddesi gereği bedel artırım dilekçesi vermeyi ihmal ettiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereği mahkemenin 7.032.83.-TL geçici, 7.500.-TL de sürekli iş göremezlik tazminatına hükmetmiş ve kararın bu şekilde kesinleştiğini, ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas - ... Karar sayılı dosyasından alınan aktüer bilirkişi raporuna göre müvekkilinin sürekli iş göremezlik zararının 30.536.28 TL olduğunu, kararın ise 7.500.TL olduğundan bakiye sürekli iş göremezlik zararının o tarih itibariyle 23.036.28 TL olduğunu, bu bakiye kısım bedel artırım dilekçesi ile talep edilmediğinden son verilere göre tekrar aktüer hesaplama yapılarak gerçek zararın hesaplanması ve tahsili amacıyla iş bu davanın açıldığını, davadan önce ... Sigorta A.Ş. den bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili amacıyla Arabulucuya başvurulduğunu fakat görüşmelerin anlaşmama ile sonuçlandığını, arz ve izah olunan sebeplerden ötürü; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve HMK 107.maddesi gereği tam zararın tespitinden sonra artırılmak kadıyla şimdilik 20.000 TL sürekli iş göremezlik zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen 14.11.2014 tarihinden işleyen ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalılar ... ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının 14.11.2014 tarihinde olduğunu, trafik kazalarında dava zamanaşımının 2 yıl olduğunu, açılan davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde davacı tarafın belirttiği gibi aynı konuda aynı davacı tarafları aynı olan, konusu aynı olan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas - ...Karar sayılı dosyadan dava görüldüğünü, davanın aynı konuda ve kesinleşmiş olduğundan; kesin hüküm def'inde bulunduklarını, arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, dava masraflarıyla vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas - ...Karar sayılı ilamıyla hükmedilen tutarın ıslah edilemeyen kısmı için açıldığını, ıslah zamanaşımı süresi dolması sebebiyle zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, ek dava niteliği ile ıslah edilmeyen tutar açısından zamanaşımı süresinin devam ettiğini, ek davanın zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davada 09.07.2015 tarihinde 237.258,66TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zaman aşımı itirazlarının kabul görmemesi halinde, maluliyet oranın tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini, kusur için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunun sabit olduğundan hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise maluliyetin tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine, davacının dolaylı zarar niteliğindeki taleplerinin sigorta teminatı kapsamı dışında olması nedeni ile müvekkili yönünden reddine, davacının faiz türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas... Karar sayılı dava dosyası celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı bakiye sürekli iş göremezlik zararının işbu ek dava ile tazmini istemine ilişkindir.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalıların ... Sigorta A.Ş., ... ve ... Ltd. Şti. olduğu, davacının 14/11/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması sebebiyle belirsiz alacak davası şeklinde (şimdilik 7.500 TL) sürekli iş göremezlik zararının tazminini talep ettiği, yargılama sürecinde maluliyet, kusur ve aktüer raporların temin edilerek sürekli iş göremezlik zararının tespit edildiği (30.536,28 TL), ancak davacı vekili tarafından sürekli iş göremezlik zararına yönelik olarak talep artırım dilekçesi sunulmadığı, bu suretle Mahkemece davacının talep sonucu ile bağlı kalınarak 7.500 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, davacı vekili tarafından trafik kazasındaki kusur durumu ve davacının geliri noktasında kararın istinaf edildiği, ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacının tüm istinaf sebeplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, istinaf kararın HMK 362/1-a.maddesi uyarınca kesin olduğunun belirtilmesi karşısında kararın istinaf incelemesinden geçerek 08/03/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bahsi geçen dava dosyası ile eldeki dava dosyası aynıdır. Nitekim, bu durum davacı tarafından dava dilekçesi içeriğinde açıklanmıştır. Davacı dava dilekçesinde, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E....K. sayılı dosyada bedel artırım dilekçesi verilmediğinden bakiye sürekli iş göremezlik zararının tazmini talep etmektedir. Dilekçe içeriğinde bakiye kısım yönünden dava açıldığı belirtilmekle birlikte, talep sonucunda bu hususta açıkça bir ayırım ve ifade bulunmadığından davalıların kesin hüküm itirazlarının bulunması karşısında 6100 s. HMK 31.maddesi uyarınca talep sonucunun somutlaştırılması yoluna gidilmiştir.
Nitekim, 05/02/2025 tarihli ön inceleme celsesinde davacı vekili aynen " Dava dilekçesi içeriği doğrudur, eldeki dava bakiye sürekli iş göremezlik zararının tazmini için ve ayrıca ek dava olarak açılmıştır, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ...K. sayılı dosyasından farklı olarak işbu davada bakiye sürekli iş göremezlik zararı dava konusu edilmiştir, talep sonucumuzu bu şekilde somutlaştırıyoruz, dolayısyla ilk davada hüküm altına miktar yönünden herhangi bir talebimiz olmadığından ve dava konuları da farklı olduğundan davalıların kesin hüküm itirazının da reddine karar verilmesini talep ediyoruz. İşbu ek davamız yönünden yargılamaya devam edilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuş, talep sonucu somutlaştırılmıştır.
O halde, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ...K. sayılı dosyası ile işbu dava dosyasının tarafları ve dava sebepleri aynı olmakla birlikte, dava konularının farklı olduğu, zira davacı tarafından somutlaştırılan talep uyarınca eldeki davanın ek dava olarak, ilk davada hüküm altına alınmayan ve işbu dava ile talep edilen bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmakla 6100 s. HMK 303/1.maddesi gözetilerek davalıların kesin hüküm dava şartı itirazının reddine karar verilmiştir (YARGITAY 4. HD. ... E... K.)
Davalılar süresi içinde sundukları cevap dilekçeleri ile ayrı ayrı zaman aşımı defi ileri sürmüştür.
Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar (HMK 142).
O halde, bakiye sürekli iş göremezlik zararının tazmini için açılan işbu ek davada, davalıların zaman aşımı itirazlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi zorunludur.
2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar", aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü, işleten ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Ceza Kanunu'nda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi gerekmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/04/2008 Tarih ...E. ...K.)
Eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza davası zamanaşımı süresi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1. ve 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan, işbu dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.
Başka bir deyişle, trafik kazasının yaralanma ile sonuçlanması karşısında eylem aynı zamanda cezayı gerektirir fiilden doğduğundan 5237 s. TCK 89/1 ve 66/1-e.maddesi uyarınca somut olayda uygulanması gereken uzamış ceza zaman aşımı süresinin 8 yıldır.
Nitekim, bakiye zararın tazmini için açılan ek davaya yönelik olarak;
İSTANBUL BAM 9. HUKUK DAİRESİ. ... E. ... K. sayılı emsal ilamında:
"...Dava, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında belirlenen tazminattan ıslah edilemeyen kısım için için ek dava olarak açılmıştır.
2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Ceza Kanunu'nda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi gerekmez. Ancak zarar ve onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise davanın, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekir. Zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde, tazminat talebinin, öğrenme tarihinden itibaren 2918 sayılı yasanın 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren, yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/04/2008 Tarih ... E. ... K.)
Eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza davası zamanaşımı süresi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.
Davalı Sigorta Şirketi vekilinin isitinaf talebi değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta trafik kazası 07/10/2009 tarihinde gerçekleşmiş, ek dava ise 11/09/2019 tarihinde açılmıştır. Bu durumda 8 yıllık zamanaşımı süresinin 07/10/2017 tarihinde dolduğu ve eldeki ek davanın 11/09/2019 tarihinde açıldığı, davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ile zaman aşımı definde bulunduğu anlaşıldığından davanın davalı sigorta şirketi yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır...." şeklinde karar vermiştir.
Bu çerçevede, dava konusu trafik kazasının 14/11/2014 tarihinde meydana geldiği, 8 yıllık uzamış ceza zaman aşımı süresi eklendiğinde davanın 14/11/2022 tarihinde zaman aşımına uğrayacağı, ancak 7226 s. Kanun ile Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri uyarınca bu süre içinde 13/03/2020 - 15/06/2020 tarihleri arasında 95 günlük süre ile Covid sebebiyle zaman aşımı sürelerinin durmasına karar verildiği, 95 günlük süre eklendiğinde zaman aşımı süresinin 19/02/2023 tarihi olduğu, ayrıca 6325 s. HUAK 18/A-15. maddesi uyarınca arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden son tutanağının düzenlendiği tarihe kadar olan sürede zaman aşımı sürelerinin durduğu, eldeki davada arabuluculuk bürosuna başvuru tarihi olan 06/07/2024 tarihinden son tutanağın düzenlendiği 09/08/2024 tarihinde kadar olan 33 günlük durma süresinin de zaman aşımı süresine eklenmesi gerektiği, bu suretle eldeki dava bakımından zaman aşımı süresinin 23/03/2023 tarihinde sona erdiği, başka bir anlatımla bakiye sürekli iş göremezlik zararının tazmini için açılan işbu ek davada 23/03/2023 tarihinde zaman aşımının gerçekleştiği ve eldeki davanın bu tarihten sonra 24/08/2024 tarihinde açılması karşısında davalıların zaman aşımı defi yerinde görülmekle, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar yargılama sırasında kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (20.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddeleri uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek bir vekalet ücreti verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekile İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve Davalılar ... ve ...Şti. vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır