T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/522 Esas
KARAR NO:2025/680
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/06/2017
KARAR TARİHİ :14/10/2025
Mahkememizin 22/09/2020 tarih ve ... sayılı kararının istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. HD'nin 16/07/2024 tarih 2021/644 Esas, 2024/1017 sayılı kararı ile mahkememizin yargı yeri olarak belirlendiği anlaşılmakla Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı iki şirketle 03/12/2004 tarihinden bu yana acentelik sözleşmesi gereğince İstanbul Anadolu Yakası Bölgesinde acentelik faaliyetini yerine getirdiğini, müvekkili ile karşılıklı olarak imzalanmış olan 03/12/2004 tarihli acentelik sözleşmesinin davalılar tarafından ....Noterliğinin 10/02/2017 tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihbarı ile tek taraflı olarak feshedildiğini ve müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin kendi bölgesinde ulaşabileceği en yüksek müşteri portföyüne ulaşana kadar gayet iyi yürüyen, sürekli övgü ve başarı primleri ile ödüllendirilen bir acente olarak ani ve mesnetsiz gerekçelerin sözlü olarak bildirilmesinin hemen akabinde sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmesinin hukuki zeminde koruma alanı bulamayacağını, davalılar tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı uygulamanın düzeltilmesi için müvekkili adına, davalı şirketlere keşide edilen .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 20/03/2017 tarihli ihtarname ile haksız feshin ve bu fesihten kaynaklı haksızlıkların giderilmesi için süre verdiğini ancak herhangi bir değişikliğin olmadığını, bu nedenlerle haksız fesih neticesinde TTK'nun 122.maddesi hükmüne göre dava tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte hesaplanacak denkleştirme tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, haksız fesih nedeniyle sona eren acentelik sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirketlerce tahsil edilen feshe ilişkin her türlü fesih bildirim, azilname, ihtarname ve ticaret siciline tescil masraflarının davalılardan alınarak ödeme tarihleri itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirket tarafından kendisine verilen hedefleri gerçekleştirememiş olması nedeniyle, acentelik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini ve davacı acentenin müvekkili şirket dışında da sigorta şirketleriyle çalıştığını, davacının portföy tazminatı alacağı talebinin bir dayanağının bulunmadığını, bu nedenlerle 03/12/2004 tarihli acentelik sözleşmesinin .... Noterliğinin 10.02.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarı ile 3 ay içerisinde feshedileceğinin bildirildiğini ve 15.05.2017 tarihinde feshedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın taleplerinin portföy tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle TTK'nun ilgili maddesinde sayılan şartların meydana gelip gelmediğinin tespit edilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın usulden reddine, aksi halde haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Kaldırma öncesi İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları,
Kaldırma öncesi ... ... Anonim Şirketi'den acentelik sözleşmesinin feshi öncesi son beş yıla ait hayat, ferdi kaza ve bireysel emeklilik branşlarına ait poliçe bazında üretim listesi ve hak etmiş olduğu komisyon tutarlarını gösterir CD,
Kaldırma öncesi ... Sigorta Anonim Şirketi'nden davacı şirketi ilişkin hedef uyarı yazısı, azilname, fesih ihbarı, tescil belgeleri ve acentelik vekaletname yazısı,
Kaldırma öncesi bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından hazırlanan 03/04/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Kaldırma öncesi bilirkişiler ..., ...ve ... tarafından hazırlanan 09/12/2019 tarihli bilirkişi heyet ek raporu,
Kaldırma sonrası bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 04/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu,
Kaldırma sonrası bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 22/09/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, sigorta acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin haklı sebeple feshedilip edilmediği, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, talep arttırım dilekçesi ile arttırılan kısma ilişkin hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasında 03.12.2004 tarihli tarihli sigorta acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 6762 Sayılı TTK'nın 134.maddesinde "Muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecburdur. Müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminat acenteye yahut yukardaki hallere göre onun yerine geçenlere verilir." hükmünün düzenlendiği, mülga TTK da denkleştirme tazminatının açıkça düzenlenmemesi sebebiyle bu madde uyarınca denkleştirme tazminatı talep edilebileceği hususunun teoride ve uygulamada kabul edildiği, ancak sözleşmenin yürürlükte bulunduğu ve feshedildiği tarihte yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'(TTK)nda denkleştirme tazminatı ve koşulları açıkça düzenlenmiş olup, bu hükümler somut olaya da uygulanacaktır.
6102 sayılı TTK'nın 122/1 ve 3. maddelerine göre, müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan acentenin sözleşmeyi feshetmesi veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi halleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez.
Esasen özel hüküm niteliğindeki 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16.maddesi ile genel hüküm niteliğindeki TTK'nın 122/1.madde düzenlemesi genel olarak paralel niteliktedir.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesinde acentenin isteğine bağlı olarak üç ay önceden ihbar edilmek koşuluyla sözleşmenin her zaman feshedilebileceği, bu sözleşmenin acentenin sözleşme hükümlerine veya ilgili mevzuat ve teamüllere uygun olarak ... tarafından verilen karar, direktif ve genelgelere uymaması halinde önceden ihbara gerek kalmaksızın her zaman ... tarafından feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Davalının sözleşmenin bu hükmüne dayanarak .... Noterliğinin 10.02.2017 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğinin ihtilafsız olduğu, davacıya gönderilen fesih ihtarında fesih sebebi bildirilmediği, davalı tarafça davacının verimsiz çalışması nedeniyle 15.05.2017 tarihinde sözleşmenin feshedildiğinin savunulduğu, davalı tarafın iddiasına yönelik somut bir hedef belirlenerek davacıya bildirildiğine ya da 04.11.2016 tarihlerinde yapılan bildirim dışında sözleşme süreci içinde performans denetimi yapıldığına dair bir tespit olmadığı hususları gözetildiğinde feshin haklı olmadığının kabul edilmesi gerekmiştir.
Denkleştirme tazminatının şartlarından olan sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin akdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınmalıdır; zira sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyicidir. Acentenin portföyünün ekonomik değeri acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirlenir. Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder. Denkleştirme isteminin sınırları; sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar göz önüne alınıp çizilir. (Koç, Mehmet, Acentenin Denkleştirme İstemi, s. 90).
6102 sayılı TTK 'nın 122.maddesi uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır.
Denkleştirme tazminatı hesabının ne şekilde yapılacağına dair gerek yasaya gerekse Yargıtay içtihatlarında detaylı bir yöntem belirlenmiş değilse de öğretide hesabın, acentenin göreve başladığı tarihte mevcut olan müşteri çevresi hariç, yeni oluşturulan müşteri çevresi belirlendikten sonra üç aşamalı bir formülle yapılacağı görüşü hakimdir. Buna göre ilk aşamada acentenin kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden müvekkilin elde ettiği/ elde etmesi muhtemel menfaatler/gelirler hesaplanır. Daha sonra, acentenin yeni müşteri çevresiyle işlem yapamayacak olması nedeniyle uğradığı gelir kaybı hesaplanır. Bu kayıp, acentelik sözleşmesi devam etseydi, acentenin temel edimleri karşılığında elde edeceği ücret (provizyon) gelirleridir. Müvekkilin elde edeceği menfaatin, acentenin gelir kaybı kadar olduğu ilkesinden hareketle, öncelikle acentenin gelir kaybının hesaplanması uygun olacaktır. Bu hesaplama yapılırken, acentenin temel ediminin karşılığı olan ücretler esas alınmalı ve maliyetler düşüldükten sonraki net gelir esas alınmalıdır. Acenteye arızi olarak ödenen ücretler bu hesaplamada dikkate alınmamalıdır. Acentenin bir yıllık gelir kaybı bulunmalıdır. Gerek müvekkilin elde edeceği menfaat miktarının gerekse acentenin yoksun kaldığı toplam gelir miktarının hesaplanabilmesi için, yeni müşteri çevresinin müvekkille ne kadar süreyle ticari ilişkide bulunacağının, somut olayın özelliklerine göre tahmin edilmesi gerekir. Daha sonra, işin niteliğine ve acentelik ilişkisinin devam ettiği süredeki veriler dikkate alınarak, yıllık müşteri kayıp oranı belirlenir. Yeni müşterilerle müvekkilin tahmini ilişki süresi esas alınarak her yıl için belirlenen miktarlardan, müşteri kayıp oranında indirim yapılır. Her yıl için bulunan zararlar toplanır. Bulunan bu ham alacak üzerinden, acentenin denkleştirme alacağını peşin olarak alacağı düşünülerek, faiz indirimi yapılır ve birinci aşamadaki ham alacak bulunur. İkinci aşamada hakkaniyet denetimi yapılır. Somut olayın özelliklerine göre, hakkaniyet ilkesi gereğince alacak tutarında indirim veya artırım yapılabilir. Örneğin, müvekkilin markasının tanınmışlığı yeni müşteri çevresinin oluşumunda etkili olmuşsa, alacak miktarından uygun bir oranda indirim yapılmalıdır. Acente olağanüstü çaba göstermiş, önemli reklam ve tanıtım çalışmaları yapmışsa alacak miktarı hakkaniyet gereği artırılabilir. Üçüncü aşamada, hesaplanan denkleştirme alacağının, yasal üst sınırı aşıp aşmadığı denetlenir. Eğer üst sınırın altındaysa hesaplanan alacağa aynen hükmedilir; üst sınırı aşıyorsa, alacak tutarı üst sınıra indirilerek hüküm altına alınır. Üst sınırın hesaplanmasında, ilk basamaktaki hesaplamadan farklı olarak, acentenin her türlü geliri hesaplamaya dahil edilmeli ve brüt gelir esas alınmalıdır. Üst sınır acentenin alacak talebini sınırlayan bir düzenleme olduğundan hesaplamanın bu şekilde yapılması hakkaniyete uygun olacaktır. (Emsaller Yargıtay 19 HD. 2018/2901 E. 2020/38 K. Yargıtay 19 HD. 2018/2901 E., 2020/38 K. İstanbul BAM 43. HD. 2020/603 E.2021/764 K, 2021/312 E.: 2024/366 K., İstanbul BAM 12 HD. 2018/418 E. 2018/1657 K. İstanbul BAM 13.HD. 2021/1446 E. 2023/1993 K. İstanbul BAM 14. HD., 2021/503 E. 2024/20 K. sayılı ilamları)
Somut olayda kaldırma kararı da göz önünde bulundurularak tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinden yapılacak inceleme neticesinde belirtilen hususlarda rapor alınması amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kök ve ek rapora göre, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra yenilenen poliçeler üzerinden davalı sigorta şirketinin kayda değer bir menfaat elde ettiğinin anlaşılması sebebiyle 6102 sayılı TTK'nın 122/1-c maddesinde yer alan kayda değer bir menfaat elde edildiği koşulunun gerçekleştiğinden bahsedilebileceği, acentenin kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden müvekkilin elde ettiği/elde etmesi muhtemel menfaatler/gelirlerin hesaplanmasında acentenin son sözleşme yılında elde ettiği komisyon primleri esas alındığında acentenin ... Sigorta A.Ş. den denkleştirme tazminatı tutarının 95.628,00-TL, denkleştirme tazminatı üst sınırı olan beş yıllık komisyon ve diğer ödemeler ortalamasının ise 68.652,00-TL olarak hesaplandığı, davalı ... ... A.Ş. den denkleştirme tazminat tutarı olarak 5 yıllık üretiminin komisyon karşılıkları ortalaması 230.89-TL olarak hesaplandığı kanaatinin bildirildiği, raporun açıklanan ilkelere uygun olup denetime elverişli olduğu ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi bakımından hükme esas alınabileceği değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiği üzere davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden talep edilebilir denkleştirme tazminatı üst limitinin 68.652,00-TL olduğu, davacı tarafından değer artırım dilekçesi ile talep edilen toplam tutarın 68.652,00-TL olduğu, öyleyse taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği, yerleşik içtihatlara, bilimsel verilere uygun olarak tanzim edilen ve kaldırma kararı sonrası tanzim edilen bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınabileceği, öyleyse davalı sigorta şirketinin kayda değer bir menfaat elde ettiğinin anlaşılması sebebiyle davacının denkleştirme tazminatı isteminin yerinde olduğu anlaşılmakla söz konusu istemin davalı sigorta şirketi yönünden kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
Kaldırma kararı öncesi düzenlenen bilirkişi kök raporunda yer alan "Yıl Bazında Acentenin Sistemdeki Komisyonu" başlıklı tabloda acentenin düzenlemiş olduğu poliçelerin sınıflandırmasının yapıldığı, yapılan sınıflandırmaya ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelere göre acente tarafından herhangi bir dönemde müşterilerine herhangi bir hayat ya da emeklilik poliçesi düzenlenmediği anlaşıldığından, ispat yükü üzerinde olan acentenin davalı ... ... yönünden bu hususları ispat edemediği, miktar da dikkate alındığında önemli bir menfaat sağlandığının kabul edilemeyeceği hususları karşısında, faaliyet alanı bireysel emeklilik ve hayat sigortası olan davalı ... ... A.Ş hakkında davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davacı tarafından davalı ... ... Şirketi aleyhine açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
68.652,00-TL tazminatın dava tarihi olan 12/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (68.652,00-TL) üzerinden alınması gereken 4.689,62-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 768,49-TL peşin harç ile 2.112,10-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.880,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.809,03-TL harcın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 768,49-TL peşin harç ile 2.112,10-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.880,59-TL harcın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından kaldırma öncesi yargılama nedeniyle yapılan 400,30-TL posta ve tebligat masrafı ile 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, kaldırma sonrası yargılama nedeniyle yapılan 185,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 26.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 28.835,30-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak hesaplanan 11.736,32-TL'sinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... ... Şirketi tarafından kaldırma öncesi yargılama nedeniyle yapılan 32,50-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ... Şirketi'ne verilmesine,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... ... Şirketi dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Şirketi'ne verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır