T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/529 Esas
KARAR NO : 2025/627
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalının maliki olduğu taşınmazda kiracı olduğunu ve kiralananda optik dükkanı olarak faaliyette bulunduğunu, davalının yan dükkanda yaptığı çalışma nedeni ile müvekkili şirketin gözlüklerinin zarar gördüğünü, bu zarar bedelinin ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasından 33.939,50-TL olarak tespit edildiğini ve bu zarar bedelinin tahsili için davalı aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasından icra takibine giriştiklerini ve bu icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu belirterek neticede karşı tarafın, icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf hakkında kira bedellerini eksik ödemesi nedeniyle tahliye davaları sonucu tahliyesine karar verildiğini, kararın İstinaf tarafından onanması ile davacı taraf birtakım bahaneler yaratıp (işyerime su aktı, elektrik kesildi, gözlüklerim kırıldı, ses oldu, gözlüğümü çaldınız gibi) sigortadan ve müvekkilinden para koparmaya çalıştığını, bu maksatla ... 32. Sulh Hukuk Mahkemesi ...Esas Sayılı dosyasında da Mahkememiz dosyasına benzer taleplerle dava açıldığını, iddiaları tamamen asılsız olup haksız çıkar elde etmeye yönelik olduğunu, davacı tarafın ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında işyerinin ve gözlüklerinin hasar gördüğü iddiası ile tespit talebinde bulunulduğunu, bilirkişi hiçbir görgüye dayanmayan sadece davacının taleplerini içeren rapor tanzim edip 14/12/2023 tarihli raporunu Mahkemeye sunduğunu, Mahkemeniz dosyasına dayanak olarak kullanılan bilirkişi raporu 11 sayfa olduğunu, bu raporda toplam 23 tane resim olmasına rağmen kırılan ve/veya hasar gören tek bir gözlüğün dahi fotoğrafı bulunmadığını, çünkü zarar gören bir gözlüğün mevcut olmadığını, bunun sadece davacının beyanından ibaret olduğunu, bilirkişiler zarar gördüğü iddia edilen gözlükleri tespit edip hangi noktalarda zarar olduğunu detaylı fotoğraflamalı ve bunların tamir edilebilir mi, edilebilirse bunun maliyeti nedir, yada defolu haliyle ne kadar bedelle satılabilir olduğuna ilişkin açıklama yapma yerine hasarlı gözlük var mı yok mu onun tespitini dahi yapmadığını ve raporunda da yer vermediğini, bilirkişinin zarar gördüğü iddia edilen gözlüklerin resimleri ile birlikte maliyetlerini gösteren faturalarını isteyip raporunda yer vermesi gerektiğini, davacı tarafın kiracı olarak bulunduğu bölümün cadde girişli olduğunu, sadece kiracının kullanımında olan ve kimse ile bağlantısı olmayan bir dükkan olduğunu, bu dükkanda yer alan bir gözlüğün çevrede çalışma olması ile kırılmasının, düşmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin iddia edildiği gibi hilti ile bir çalışması olmadığını, davacı taraf 28 aralık 2023 tarihinde Yargıtay'ın tahliye kararını onaması ile icra kanalıyla tahliye edildiğini, kiracı olarak kullandığı işyerini kullanılamaz bir şekilde bıraktığını, davacı tarafça sayısız asılsız şikayette bulunulduğunu, bunlardan birinde ise işyerinin yeni sahibi olan müvekkili şirketin yetkilisinin tavanı delip işyerine girdiğini ve bir adet gözlük çaldığına dair şikayette dahi bulunduğunu, sonrasında müvekkili şirketten tahliye için 2.000.000-TL ve yeni açacağı yerin komple tadilatını yapmasını dahi istediğini, bu taleplerinin kabul görmeyip İstinaf mahkemesi tahliye kararını onayınca asılsız zarar talepleri ile müvekkilinden para almaya çalışmış olduğunu, müvekkili şirketin sigortası olması nedeniyle davanın öncelikle müvekkili şirketin sigorta şirketine ihbar edilmesini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; 29/11/2023 tarihinde, davalının ... no.lu poliçe (ana poliçe) - ... no.lu (uzatma zeyilnamesi) İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirketten poliçesi bulunmadığını, Mahkememizin istemiş olduğu diğer poliçe olan ... no.lu poliçe ise İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi (işçiler yönünden riskleri kapsama almakta) olduğunu dava konusu ile alakası bulunmadığını, davacının iddiasına bakıldığında, zararın hilti çalışması nedeni ile olduğunu, hiltinin kırıcı-delici bir alet olduğunu, bu alet ile yapılanın yıkım faaliyeti olduğunu ve ayrıca inşaat sahasında yapı olduğu ve bu yapıya zarar verildiğini,....no.lu poliçenin özel şartlar 8. maddesinde yıkım faaliyetlerinin teminata dahil olmadığını, yine aynı poliçenin özel şartlar 25. maddesinde poliçenin proje sahasının dış izinin en az 20 metre çevresinde bir yapı bulunmadığı halde geçerli olduğunu, 18. maddesinde mevcut yapıya verilebilecek zararların teminat dışı olduğunun düzenlendiğini, bu kapsamda zarar ve bu zarardan sorumluluğu kesinlikle kabul etmemekle birlikte aksi kanaat halinde dahi müvekkili sigorta şirketinin, sigorta poliçesi kapsamında, herhangi bir mali ya da hukuki sorumluluğu olmadığını, davacının iddia ettiği zararın, davalının inşaat faaliyetinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirli olmadığını, bu hali illiyet bağının olmadığı ve müvekkili sigorta şirketinin hukuki ya da mali herhangi bir sorumluluğu olmadığını, dava konusu talebin dayanağı değişik iş tespit dosyasındaki raporda, davalının devam eden ya da bitmiş bir inşaat faaliyetinin olup olmadığı, iddia edilen zararın inşaat faaliyeti nedeni ile olup olmadığına dair hiçbir değerlendirme ve tespit bulunmadığını, zarar gördüğü iddia olunan gözlüklerin müşterinin çarpması, yere düşmesi, hatta zarar iddia eden davacının ihmal ve kasti hareketi neticesinde olabileceğini, değişik iş dosyasından aldırılan raporda, somut bir tespit ve değerlendirme bulunmadığını, zarar gördüğü iddia olunan gözlüklere dair tek bir fotoğraf dahi bulunmadığını, bilirkişi raporunda, zarar gördüğü iddia olunan gözlüklerin zararının, neyden ibaret olduğuna dair usul ve yasaya uygun mahiyette, hüküm kurmaya ve denetime elverişli şekilde fotoğrafla tespitte bulunulmalı, yine zarar gördüğü iddia olunan gözlüklerin tamirinin mümkün olup olmadığını, ikincil el/ yedek parça v.s. herhangi bir ekonomik değeri olup olmadığının tespit edilerek bunu isabet eden miktarın, tespit edilecek zarardan düşülmesi gerektiğini, davacının kiracı olarak faaliyette bulunduğu yerin, bağımsız bölüm niteliğinde olduğunu, iddia edildiği gibi bir çalışma olsa dahi iş yerindeki gözlüklerin düşüp kırılmasının zarar görmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davaya sebebiyet vermemesinden yargılama gideri ve vekalet ücreti, davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine, dava öncesinde, müvekkili şirket açısından zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, dava konusu talebi 6102 sayılı T.T.K. 4. md. kapsamında müvekkil şirket bakımından mutlak ticari dava niteliğinde ve aynı Kanunun 5/A md. kapsamında dava açılmadan önce zorunlu dava şartı arabuluculuk başvurusuna tabi olduğunu, somut olayda, dava öncesinde, davacı tarafın, müvekkili şirket açısından herhangi bir zorunlu dava şartı arabuluculuk başvurusu bulunmadığını, ihbar olunan aleyhine hüküm kurulamayacağını, davanın öncelikle usulden, aksi kanaatle esasa girilecek ise esastan reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Bilirkişi ... ve bilirkişi... tarafından hazırlanan 26.05.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu,
... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Sigorta Anonim Şirketi'ne ait ... ve ... numaralı poliçe evrakları,
... 32. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası UYAP kaytıları, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, haksız eylemden kaynaklanan zararın tazmini amacıyla davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 19.İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 19.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 29/05/2024 tarihinde, 33.939,50-TL asıl alacak ve 1.523,09-TL işlemiş faiz toplamı olan 35.462,59-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İi dosyası 14.12.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 31/05/2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 01/06/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 03/09/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
...adresinde meydana gelen ve dava konusu olan haksız eyleme ilişkin, hilti çalışmalarının ve sarsıntıların dava konusu edilen zararlara sebebiyet verip veremeyeceği, bu itibarla zarar meydana gelmişse davalının kusurunun ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, değişik iş dosya içeriği de göz önünde bulundurularak davacıya ait gözlüklerin zarar görüp görmediği, zarar mevcut ise zarara uğrayan gözlük bedellerinin ne olduğu, gözlüklerin hasarlı haliyle değerinin bulunup bulunmadığı, davacının gözlüklerin muhafazasında gerekli önlemleri alıp almadığı, zararın meydana gelmesinde yahut artmasında davacının özensiz bir davranışının tesiri olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınması amacıyla dosyanın optisyen ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi heyet raporu ile, dosya kapsamında yer alan deliller ve ... 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D. İş dosyası birlikte değerlendirildiğinde adreste meydana gelen eyleme ilişkin genelde hilti olarak tabir edilen darbeli matkap kullanılmak suretiyle oluşan sarsıntıda, müşterilerin yüzlerinde deneyebileceği, ulaşabileceği şekilde raflarda satışa sunulan 11 adet gözlüğün düşerek satılamaz ve yeniden değerlendirilemez şekilde hasar almış oldukları, davacı tarafça; haksız fiil olarak beyan edilen olayın meydana geldiği 29/11/2023 tarihi / fatura tarihi itibariyle maddi zararının 24.593,36-TL + 25.000,00-TL = 49.593,36-TL olduğu, optisyenlik müesseselerinde satışa sunulan gözlüklerin raflara dizili halde müşterilerin rahatlıkla görebileceği, takıp/deneyebileceği biçimde dizili bulundurulması gerektiği, hasarlı gözlüklerin bu haliyle müşteriye satılamayacağı ve bu halleriyle yeniden değerlendirilemez olduğu, hilti çalışmalarının ve sarsıntıların, gözlüklerin dizili olduğu rafın alçıpan duvar olması göz önüne alındığında; dava konusu edilen zararlara sebebiyet verebileceği, bu itibarla zarar meydana gelmesinde; yapılan darbeli matkap çalışmasını yaptığı beyan edilen davalının kusurunun ve sorumluluğunun bulunduğu, değişik iş dosya içeriği de göz önünde bulundurulduğunda davacıya ait gözlüklerin zarar gördüğü, zarara uğrayan gözlük bedellerinin olayın meydana geldiği tarih itibariyle 24.593,36-TL olduğu, gözlüklerin hasarlı haliyle değerinin bulunmadığı, davacının gözlüklerin muhafazasında gerekli önlemleri aldığı, zararın meydana gelmesinde yahut artmasında davacının özensiz bir davranışının tesiri olmadığı kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep dahi bulunmadığı kabul edilmiştir.
Sunulan deliller, delil tespiti dosyası ve bilirkişi heyet raporu ile de tespit edildiği üzere davacının haksız eylemin unsurlarından olan kusur, zarar ve illiyet bağını ispat ettiği, delil tespiti dosyasında her ne kadar gözlük fotoğraflarının yer almadığından bahisle davalı tarafından itiraz sunulmuş ise de Mahkemece yerinde tespit ve değerlendirme yapılarak kaybolması muhtemel delillerin kaybının önüne geçildiği ve delil tespit yapıldığı, yapılan tespitlerde fotoğraf yer alması zorunluluğu bulunmadığından Mahkemenin bilirkişi nezaretiyle yapmış olduğu delil tespitine üstünlük tanınması gerektiği değerlendirilmekle, dava dilekçesinde ve takip talebinde talep edilen asıl alacağa ilişkin taleple bağlı kalınarak karar vermek gerekmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu alacak faturaya dayalı olsa da dayanağı haksız eyleme ilişkin olup zararın tespiti ancak bilirkişi raporu ile olacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 19.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 33.939,50-TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Asıl alacak olan 33.939,50-TL'ye takip tarihi olan 29/05/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (33.939,50-TL) üzerinden alınması gereken 2.318,41-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 1.890,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 352,50-TL posta ve tebligat gideri ile 18.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.352,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacının vekilinin, davalı vekilinin ve e-duruşma ile katılan ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır