T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/534
KARAR NO : 2025/135
DAVA : TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2024
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/06/2023 tarihinde müvekkili ...'ya ait ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ve ... A.Ş.(Eski Ünvanı: ... A.Ş.)'ye ait ... plakalı aracın ...Mahallesinde çarpışması sonucu çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkile ait ... plakalı araç ... marka servis aracı olup, ticari faaliyet kapsamında kullanıldığını, tamir süresi boyunca (20 iş günü) kullanılamadığı için ticari kazanç kaybı oluştuğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL ticari kazanç kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin, ...Bankası A.Ş.nin iştiraki olan ve % 100 hissesine sahip olduğu ... (... Ortaklığı)'nun çatısı altında (%100 hissesine sahip) hizmet veren, günlük araç kiralama faaliyeti yürüten bir şirket olduğunu, ... plakalı araç, her ne kadar kaza tarihi olan 09.06.2023 tarihinde müvekkili şirket mülkiyetinde bulunsa da 09.06.2023 tarihinde diğer davalı araç kiracısı ...'e kiralanarak aynı gün teslim edildiğini, kira sözleşmesinin devam ettiği süre boyunca aracı fiili hakimiyetinde bulunduran, kira sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası ve eki olan, araç kiracısı tarafından da imzalanan Genel Kiralama Koşulları uyarınca, araçtan kendi nam ve hesabına olmak üzere faydalanan, aracın kullanımından doğan tüm tehlikeler kendisine ait olmak üzere aracı işleten araç kiracısı ... KTK 3. ve 85. maddeler uyarınca işleten olduğundan, müvekkili şirket açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanağının kesin delil niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 19/02/2019 tarih ve ... E. ... K. Sayılı ilamı ile benzer içtihatlarında da işaret edildiği üzere: 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava tarihi itibariyle de Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Huzurdaki dava; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 21.11.2024 tarihli cevabi yazılarında "Dairemiz kayıtları tetkik edilmiş ve ilgili mükellefin 16.12.2010 ile 03.06.2014 tarihleri arasında "Şehir İçi, Banliyö Ve Kırsal Alanlarda Kara Yolu İle Personel, Öğrenci, Vb. Grup Taşımacılığı (Şehir İçi Personel Ve Okul Servisleri, Vb.)" faaliyetinde bulunduğu ve basit usule tabi mükellef olduğu görülmüş olup 04.06.2014 tarihinden itibaren "Şehir İçi, Banliyö Ve Kırsal Alanlarda Kara Yolu İle Personel, Öğrenci, Vb. Grup Taşımacılığı (Şehir İçi Personel Ve Okul Servisleri, Vb.)" faaliyetinde bulunduğu ve faal mükellef olarak gerçek usule tabi mükellef olduğu tespit edilmiştir. Yapılan defter sorgulamaları neticesinde ilgili mükellef tarafından verilen 2023 yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan hususlara göre işletme hesabı defteri tuttuğu tespit edilmiştir." denilmiştir. Buna göre davacının tacir olmadığı esnaf büyüklüğünde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2017/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre VUK 177/1-3 madde hükümleri uyarınca 1. sınıf tacir olmadığı, bilanço esasına göre defter tutan kimselerden olmadığı, yıllık alış satış hadlerine göre esnaf olduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davacının esnaf olması nedeniyle ticari bir dava değildir. Davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan (Emsal: Yargıtay 3.HD.nin 24.11.2022 tarih ve... E.... K.ile 06.10.2022 tarih ve ... E. ... K.ile 16/06/2022 tarih ve ...E. ... K. ile 19.01.2016 tarih ve ... E. ...K.ile Yargıtay 23.HD.nin 28.12.2015 tarih ve ...E. ... K.ile 25.11.2015 tarih ve ... E. ... K. Yargıtay 11.HD.nin 23.05.2023 tarih ve ... E....K. İle 29.04.2015 tarih ve ...E....K.ile Yargıtay 17.HD.nin 16.04.2015 tarih ve ... E. ... K. Vb), görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/02/2025
KATİP
HAKİM