T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/553 Esas
KARAR NO:2025/682
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/09/2024
KARAR TARİHİ:14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin İçişleri Bakanlığına bağlı özel istihdam ofisi lisansı ile hizmet verdiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan 03/12/2021 tarihli hizmet sözleşmesi gereği müvekkili şirketin işçi istihdamına ilişkin işe alım danışmanlığı hizmetleri verdiğini, 2023 yılı Eylül-Ekim ayındaki işe alım süreçleri dahilinde davalı şirketteki “Satın Alma Müdürü” pozisyonu için müvekkili şirketin potansiyel adaylar ile görüşmeler yaptığını ve 20 aday sunulduğunu, bu adaylar arasından dava dışı ... ile davalı şirketin anlaşma sağladığını ve aralarında imzalanan hizmet akdi dahilinde istihdam sürecinin başladığını, müvekkilinin hizmet sözleşmesi gereği edimini ifa ettiğini, hizmet karşılığında 04.10.2023 tarihli ... nolu 77.690,40-TL hizmet bedelli e-faturayı karşı tarafa ilettiğini, yasal süre içinde davalı tarafından bir itiraz yapılmadığını ve ödenmediğini, geçen süreçte davalının, dava dışı ... ile istihdam sürecini sonlandırma kararı aldığını, sözleşme gereği garanti süresi devam ettiğinden yeni adayların davalıya sunulduğunu ve dava dışı ... pozisyona yerleştirilecek iken davalının kendi çalışanları arasında bu arayışı çözüp, pozisyonu kapattığını, davalı şirketin verdiği kurumsal kararın verilmiş olan hizmet bedelinin ödenmemesi anlamına gelmediğini, ...'nin SGK hizmet dökümü işe giriş/çıkış belgelerinin dosyaya celbi ile tamamlanan hizmet ilişkisinin kesinlik kazanacağını, yapılan görüşmelere rağmen ödeme yapılmaması üzerine ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin 26/07/2024 tarihinde anlaşamama olarak sonuçlandığını, davanın kabulüne, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İhtiyaç duyulan personelin temini hususunda hizmet alınmak üzere şifahi anlaşma dışında başkaca bir anlaşma olmadığını, müvekkilinin dava dilekçesinin tebliğiyle haberdar olduğu Sözleşme'de imzası bulunan ...'nun müvekkili şirkete temsil ve ilzama yetkili olmadığını, Sözleşme'nin imzasız sayfalarındaki bilgilerin de ...'ya imzalatılan metinden farklı olduğunun düşünüldüğünü, sözleşme ve eklerine küllen itiraz ettiklerini, davacının taahhüdünü yerine getirmediğini, davacının açık pozisyon şartlarına uygun adaylar bulmak konusunda gereken çabayı sarf etmediğini, kendisinden beklenen faydayı ortaya koyamadığını, taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere davacının müvekkiline önerdiği adayların özellikleri/ deneyimleri/pozisyona uygunlukları hakkında doğru bilgi sahibi olmadığını, davacının uygun olmayan adayları müvekkiline yönlendirdiğini, ihtiyaçların karşılanamaması üzerine Aksesuar Satın Alma pozisyonunu mevcut personellerinden birini atamak suretiyle kapatmak durumunda bırakıldığını, faturanın müvekkili kayıtlarına işlenmiş olmasının hizmetin alındığı, içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmediğini, 04/03/2024 tarihli emailde davacının verdiği hizmetin eksik ve kusurlu olduğu, yetersiz kaldığının açıkça ifade edildiğini, davacı tanıkları arasında adı geçen ...'ün davacı şirketin hakim hissedarı ve yetkilisi olduğundan tanık olarak dinlenmesinin mümkün olmadığını, haksız davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacının %20 inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden ...'nin SGK kayıtları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ticari hizmet sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla yürütülen ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 26.06.2024 tarihinde, 77.690,40-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "03.12.2021 tarihli Hizmet Sözleşmesine istinaden düzenlenen faturadır" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 06.07.2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 01.07.2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 13.09.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraf iddia ve savunmalarına göre, dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturaya dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile davacı ... ... Ltd. Şti. ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında 03.12.2021 tarihli hizmet sözleşmesine dayalı olarak aday yerleştirme hizmeti verildiği, SGK kayıtlarıyla dava dışı ...'nin 02.10.2023-10.10.2023 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespit edildiği, bu suretle hizmetin ifa edildiği, davacı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapıldığı, 2023 yılına ilişkin e-defter beratlarının GİB sistemine süresinde yüklendiği, dava konusu 04.10.2023 tarihli, 77.690,40 TL bedelli ... numaralı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket defterlerinde de bu faturanın kayda alındığı ancak ödenmediği, yıl sonu kapanışında bakiye borç olarak devam ettiği ve ödemeye dair herhangi bir belge sunulmadığı, faturaya ilişkin olarak davalı tarafın, 04.10.2023 tarihli fatura tebliğinden itibaren TTK m.21/2 uyarınca öngörülen 8 günlük süre içinde yazılı bir itirazda bulunmadığı, ilk yazılı itirazların 04.03.2024 ve 29.04.2024 tarihli e-postalarda gündeme geldiği, bu itirazların ise fatura tarihinden yaklaşık 5 ay sonra ileri sürüldüğü, davacı tarafın alacağı, hem kendi ticari defterlerinde hem de davalı defter kayıtlarında sabit olup, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 77.690,40-TL tutarında bakiye alacaklı olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dışı çalışanın celp edilen hizmet döküm cetveli ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme içeriğine göre, müşteri ile aday arasında imzalanan iş veya işbirliği sözleşmesinin akdedilmesinin ardından müşteri veya adaydan herhangi biri tarafından garanti suresi içinde iş ilişkisine son verilmesi halinde, hizmet veren talebin süresi boyunca kabul edilen dönem içinde herhangi bir ek hizmet bedeline neden olmadan ve yalnızca aşağıdaki koşulların yerine getirilmesi durumunda kabul edilen gerekliliklere uygun bir ikame aday bulmak için gerekli tüm kaynakları müşteriye sunacağı, dosya kapsamında sunulan evrak içeriklerine göre SGK kayıtlarıyla dava dışı ...'nin 02.10.2023-10.10.2023 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığı, çalışmanın istifa suretiyle sonlandığı, ikame adayların davalı tarafından reddedildiği, bu suretle davacı tarafından hizmetin ifa edildiğinin kabul edilmesi gerektiği ve davacının ücrete yani fatura bedeline hak kazandığı, kaldı ki fatura davalı tarafın defterlerine kaydedilmekle delil niteliğini dahi kazandığı değerlendirilmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6380 Esas, 2022/5655 Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 77.690,40-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (77.690,40-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 15.538,08-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl alacak olan 77.690,40-TL'ye takip tarihi olan 26/06/2024 tarihinden itibaren avans faizi geçmemek üzere ticari faiz uygulanmasına,
4-Kabul edilen dava değeri (77.690,40-TL) üzerinden alınması gereken 5.307,03-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 938,31-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.368,72-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 938,31-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 82,50-TL posta ve tebligat gideri ve 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.082,50-TL yargılama giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır