T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/755
KARAR NO : 2025/2
DAVA : TİCARET SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNÜN KARARINA İTİRAZ
DAVA TARİHİ : 29/11/2024
KARAR TARİHİ : 02/01/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TİCARET SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNÜN KARARINA İTİRAZ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yönetim kurulunun, TTK. 367. Madde çerçevesinde "Yönetim Kurulu Yetkilerinin Devri Hakkında İç Yönerge” hazırlayarak davalı müdürlüğe tescil için başvurduğunu, başvurularının davalı kurum tarafından reddedildiğini, iç yönergede A Grubu imza yetkilisine tek başına en geniş anlamda her hususta sınırsız temsil yetkisi verildiğini, 4. Maddesinde B Grubu imza yetkililerin gayrimenkul satmak, ipotek kabul etmek vs. gibi işlemleri, ancak ve ancak A Grubu imza yetkilisinin de imzası olması halinde yapabileceklerinin belirlendiğini, bunun dışında 5. Maddede ise B Grubu imza yetkililerinden ikisinin müştereken imza atmaları ile yapabilecek işlemlerin belirlendiğini, özetle; Yönetim Kurulunca hazırlanan ve tescil başvurusu reddedilen iç yönergede B Grubunun tapu işlemleri ve benzeri konularda işlem yapabilmeleri için A Grubunun imzasına ihtiyacı bulunduğunu, müvekkili şirketin A Grubu yetkilisinin davalının internet sitesinde verdiği örnekte olduğu gibi B Grubu sınırlı imza yetkililerinin tapu işleri gibi bazı konularda işlem yapabilmeleri için A grubu imza yetkilisinin imzasına ihtiyaçları bulunduğunu, yoksa A Grubu imza yetkilisinin hem sınırlı hem sınırsız yetkileri olan biri olmadığını kaldı ki; Türk Ticaret Kanunu 367. Maddesi yetkilerin devri konusunda herhangi bir şekli şart belirlemediği halde müvekkili şirket, Ticaret Sicil Müdürlüğünün kanuna uymayan, değiştiren şekli şartına uyarak iç yönerge hazırlanmış olmasına rağmen her nedense bunu dahi reddederek tescil etmediğini belirterek, itirazlarının kabulü ile tescile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Müdürlük tarafından, dava konusu tescil talebinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 kapsamında incelendiğini, tescil başvurusunun da, saptanan eksikliklerin giderilerek tamamlanması için iade edildiğini, dava konusu tescil talebinin reddine dair verilmiş bir red kararı bulunmadığını, ancak açık bir şekilde red kararı yazılması talep edildiğinde, red kararı yazıldığını ve verdiği red kararlarını da posta yolu ile veyahut da elden ilgiliye tebliğ ettiklerini, tescil başvuru evrakı ile birlikte söz konusu red kararını da ilgili şirketin sicil dosyasına kaydedildiğini, müvekkili kuruma red kararının yazılması için bir başvuru bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini (Emsal;Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24.10.2017 tarihli, E.... K. ... sayılı ilâmı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 23.12.2021 tarihli, E....K. 2021/1603 sayılı ilâmı), Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, 6102 sayılı TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 367/1, 370, 371/1.maddeleri çerçevesinde; anonim şirketlerde en az bir yönetim kurlu üyesinin sınırsız yetkili ve aslında "temsile yetkili" olması gerektiği ve yine, sınırsız yetkililer dışında, belirli konularda ve aslında sınırlı yetkili kişiler belirlenmek isteniyor ise de, bunların iç yönerge ile belirlenip tanımlanması gerektiğinin düzenlendiğini, sınırsız temsile ile yetkilendirilen birinin içyönerge ile yetkilerinin sınırlandırılmasının mümkün olmadığını, bu şekilde tek bir kişinin hem sınırsız hem sınırlı olarak yetkilendirilmiş olmasının da, işin doğasına uygun olmadığı gibi tek başına münferiden sınırsız yetki verilmiş bir kişinin, bazı işlemler bakımından müşterek yetkili olmasının, fiiliyatta mümkün olmadığı gibi, kişinin münferit mi müşterek yetkili mi olduğu noktasında belirsizlik yaratacak mahiyette ve 3. kişileri yanıltıcı nitelikte olacağını, ayrıca TC Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan Merkezi Sicil Kayıt Sistemine (MERSİS) her iki yetkinin aynı anda girilmesinin de mümkün olmadığını (aynı kişinin yetkilerinin müşterek-münferit olarak tanımlanamayacağını), iç yönergede tanımlı aynı kişiye birden fazla imza grubu/derecesi/unvanı ve yetkisinin verilmesinin de mümkün olmadığını, A grubu imza yetkisinin B grubu imza yetkisinde belirtilen işleri de kapsadığı ancak iç yönergede belirtilmesi veyahut da iç yönergede tanımlanması gereken bir husus olduğunu ve bu bakımdan da, bir kişiye iki ayrı imza grubunda yetki verilmesi yerine bu kişinin yetki tanımının sınırlarının içyönerge ile net bir biçimde saptanması, iç yönergede sınırlı yetkililik ve buna ilişkin gruplandırmaların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık tanımlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Uyuşmazlık; davacı şirketin ... tarih ve ... karar sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile düzenlenen "Yönetim Kurulu Yetkilerinin Devri Hakkında İç Yönerge"nin tescili talebinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce reddi kararına itiraz ile tescil ve ilana karar verilmesi istemine ilişkin olarak TTK.nun 32/4.maddesi gereğince açılan Ticaret Sicil Memurunun Kararına itiraza ilişkindir.
6102 sayılı TTK.nun "İtiraz" başlıklı 34.maddesi gereğince;
"(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.
(2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir." hükmü gereğince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden incelenerek karar verilmiştir.
Yasa metninden de açıkça anlaşılacağı üzere ilgililerin istemleri üzerine verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz süresi 8 gün olup, bu süre hak düşürücü süredir. Bu nedenle davalı kurumdan red kararı ile bu kararın tebliğine ilişkin belgelerin gönderilmesi istenmiş, davalı kurum ...tarih ve ... sayılı cevabi yazıları ile "...Buna göre; ...ticaret li numarasında kayıtlı ... ŞİRKETİ'nin dosyasında yapılan incelemede; ilgililer tarafından konuyla ilgili red kararı talep edilmediği ve söz konusu işleme ilişkin red kararı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, bilgisayar kayıtlarımızda yapılan incelemede ise; söz konusu şirketin 20/11/2024 tarihinde tescil işlemi için ... Ticaret Odası ...Temsilciliği ve Hizmet Birimi'ne başvurduğu, başvurunun Müdürlüğümüzde incelendikten sonra gerekçesi belirtilerek 26/11/2024 tarihinde söz konusu birime iade edildiği ve 28/11/2024 tarihinde ise iade evrakın ilgili şirket adına ... tarafından teslim alındığı tespit edilmiştir...." denilmiştir.
Ortada bir red kararının bulunmadığı çok açıktır. Dava dilekçesine de red kararı eklenmemiştir.
Davacı vekili iç yönergenin tescili istemlerinin reddine karar verildiğini belirterek, red kararına itiraz ettiklerini söylemektedir. Dava dilekçesine ekli belgelerden, davalı kurumun davacının istemine ilişkin verilmiş bir red kararının bulunmadığını anlaşılmaktadır. Yapılan işlemin eksiklik nedeniyle İADE edildiği anlaşılmaktadır. Davalı kurum yapılan başvurudaki yanlışlık ve eksikliklere işaret ederek bunların düzeltilmesi gerektiğini belirterek davacı tarafı uyarmıştır. Davacı taraf, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu düşüncesinde ise düşüncesini davalı kuruma bildirmesi ve davalı kurumun iade işlemini kaldırmasını, kurum ikna olmaz ise red kararı yazılmasını istemek zorundadır.
Zira; : ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34.maddesi gereğince davalı kurumun, yapılan inceleme sonucunda, tescil için aranan şartlardan bazılarının eksik olduğunun anlaşılması halinde bu olguların ilgiliye yazı ile bildirilmesi ve bunların Kanuna ve/veya bu Yönetmeliğe uygun hale getirilmesi veya şartlara ait eksikliklerin veya belgelerin tamamlanmasını istemek zorundadır. Davalı kurumun dava dosyasında yaptığı İADE işlemi de bu yöndedir.
Yönetmeliğin "Tescil İsteminin Reddi Veya İşlemlerde Eksiklik Bulunması Durumunda Verilecek Kararlar Ve Tebliği" başlıklı 35.madde gereğince ise; Müdürlük tarafından, tescile ait bir istemde tamamlanması gerekli eksikler görüldüğü veya istemin kısmen veya tamamen reddi gerekli bulunduğu takdirde, istemin konusu ile reddedilme sebepleri gösterilmek suretiyle karar verilir ve dilekçeyi veren ilgiliye tebliğ edilir, hükmü bulunmaktadır.
Davalı kurumun iade işlemi üzerine talep sahibinin işlemi düzeltip, davalı kurumun istemine uygun hale getirmesi mümkündür. Mümkün değil ise talep sahibinin davalı kuruma başvurarak taleplerinde ısrar edip red kararı alması gerekmektedir. Böylece talep sahibi yaptığı işlemin neden yasaya aykırı olmadığını, iade işleminin doğru olmadığını açıklarken, davalı kuruma da red sebeplerini ayrıntılı ve açıkça belirtmek imkanı tanınmaktadır.
Sonuç olarak davacının talebinin reddine ilişkin olarak yasada ve yönetmelikte ayrıntılı olarak düzenlendiği şekliyle verilmiş bir red kararı bulunmadığından talebin usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı kurumun cevap dilekçesinde belirttiği ve emsal olarak sunduğu Yargıtay 23. HD.nin 24.10.2017 tarih ve ... E. ... K.sayılı ve İstanbul BAM 43. HD.nin 23.12.2021 tarih ve ... E. ... K. sayılı ilâmları da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle davacının talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın usulüne uygun bir red kararı bulunmadığından REDDİNE,
1-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik 187,80 karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK m.345 hükmü gereği, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/01/2025
KATİP
HAKİM