T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/600
KARAR NO : 2025/502
DAVA : TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/10/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen Tazminat davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Olay günü 11.05.2023 tarihinde 08:45 sıralarında (dava dışı) sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki, davalıya ... nolu ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracı ile ... Sokak İçerisinde ... Mezarlağı istikametine seyir halindeyken yolcu indirmek için sinyal ve hız kontrolü yapmaksızın iki yönlü yoldan ters yöne giriş yaparak sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsikleti ile ... Mahallesi ... Sokak içerinde seyir halinde ilerleyen müvekkili ...'a çarpması neticesinde çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plaka numaralı araç sürücüsü ...'nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/1-a, 84/j ve 56/1-A maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda %100 asli kusurlu olduğunu, yaralanma neticesinde oluşan maddi zararın karşılanması amacıyla davalıya 31/05/2023 tarihinde başvurulduğunu, tazminat taleplerinin reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; 270,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 20,00-TL bakıcı gideri ve 10,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00- TL tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketine başvuru tarihi olan 31/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline (Belirsiz Alacak Davası) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında; Davaya konu kazaya karışan... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 09/09/2022-09/09/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde sınırlı olduğunu, malüliyet hesabının kaza tarihindeki ilgili yönetmelik hükümlerine göre sağlık raporu ile belgelenmesi gerektiğini, sigorta şirketinin bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, ayrıca davacının motorsiklet sürücüsü olup kaza tespit tutanağı ve dosyadaki diğer belgelerden ehliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca alkol ve koruyucu ekipman takıp takmadığı hususu da incelenerek buna göre kusur değerlendirmesi yapılarak tazminat hesaplanması gerektiğini, Yargıtay 17. HD yerleşmiş içtihatları ve TBK 51-52.md. gereğince hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ancak yasal faiz uygulanabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılama devam ederken davacı vekili tarafından 22/05/2025 tarihinde dilekçe sunularak, davadan ve dava konusu tüm haklarından, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarından ve bunların faiz, masraf ve ücreti vekalet dahil tüm ferilerinden, kayıtsız, şartsız ve gayrikabili rücu olarak, herhangi bir şarta bağlı olmaksızın, müvekkili ile mutabık kaldığı üzere tamamen feragat ettiklerini belirterek, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK 309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK 310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK 307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK 311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1)
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, incelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alınarak, basit yargılama usulüne tabi olan davada kesin hüküm oluşturan feragat nedeniyle aşağıdaki şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli 410,27-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 17,33-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6.maddesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, tarafların yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/07/2025
KATİP
HAKİM