T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/618 Esas
KARAR NO : 2025/385
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/10/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından 13.11.2022 tarihinde altyapı kazı çalışmaları esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğiniden ... 34. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zarar ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili firma tarafından davacının bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını, bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, davacı firmaya ait kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacıya haber verildiğini, zararın tamamen davacının kendi kusurundan ileri gelmekte olduğunu, davacının kendi tuttuğu tutanak ile mahkemeden alınmış bir delil tespiti yahut bilirkişi raporu olmadan davacının salt kendi tuttuğu tutanak ile zararın tazminini talep etmesinin ispat hukukunun temeline de aykırı olacağından haksız ve ispat edilemeyen davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 34. İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyası, hasar tespit tutanakları, hesaplama dökümanları, altyapı kazı ruhsatı ve hizmet alım sözleşmesi celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 31/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere, Dosya kapsamına sunulan hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, hasar onarımı için 4x16 mm2 kesitli kablo ve ek mufu kullanıldığı anlaşılmakla, hasar alan kablo için kullanılan malzemelerin teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu. Hasar için talep edilen yukarıda çizelge halinde detayı verilen malzeme bedeli kadri maruf değerdir. Hasar tutarı belirlenirken ... Birim Fiyatlarının dikkate alındığı anlaşılmaktadır. Yine yukarıda ayrı başlık açılarak yapılan değerlendirmeler kapsamında, davacı tarafça 779,66 TL. (malzeme) * KDV -— 920,00 TL. bedel talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Davacı ... tarafından arızanın kendi elemanları dışında özel adam tutularak onarımının yapıldığı hususunun belgelendirilemediği kanaatine varılmıştır. Nihai karar sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda detayı verilen emsal ilam gereği işçilik - montaj - araç - personel giderlerinin davacı kurumca talep edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. şayet davacı vekili tarafından sunulan hizmet alım sözleşme tarafı ... Adi Ortaklığı tarafından davacı şirkete kesilmiş aylık faturanın sunulması halinde kanaatimde değişiklik olabilecektir. Davacı tarafa müterafik kusur gerektirecek, yeraltı hatlarının yüzeyde olduğuna ilişkin sunulmuş belge (tespit raporu, fotoğraf görseli veya davalı/hbar olunan şirket yetkilileri arasında imza altına alınan tutanak vb) bulunmamaktadır.) Sunulan fotoğraflardan, davacı şirkete ait hasarlanan kablonun uygun derinlikte olduğu, Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usül Ve Esasları hükümlerine uygun olduğu anlaşılmaktadır. .... Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün ...sayılı yazısı içeriğinde, İlgi yazıda belirtilen 13.11.2022 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmemiş olduğu belirtilmiştir. .... Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün ... sayılı yazısı içeriğinde, İlgi yazıda belirtilen 13.11.2022 tarihinde ... adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmemiş olduğu belirtilmiştir. Görüş ve kanaatimi belirtir raporum ... '' şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Dava, davacı şirkete ait elektrik kablolarının davalı şirket tarafından zarara uğratıldığı iddiası ile hasar bedelinin tazminine yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı...A.Ş.nin 13/11/2022 tarihinde ... adresindeki alt yapı çalışmaları sırasında kazı faaliyetleri yürütürken davacı şirketin yer altında bulunan kablosuna hasar verdiği, davacının maddi zarar kalemlerine ilişkin malzeme bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süre aşım bedeli olmak üzere KDV dahil 5.893,86 TL zarar hesaplamasında bulunduğu, hasar tarihinden icra takip tarihine kadar bu tutar üzerinden 284,32 TL işlemiş faiz ile birlikte ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında toplam 6.178,18 TL alacak için ilamsız icra takibine giriştiği, takibe itiraz sonucu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Tacirler arasındaki haksız fiilden kaynaklanan zarar tazminine ilişkin itirazın iptali davasında HMK 16. maddesi uyarınca zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğundan uyuşmazlığın çözümünde davacının yerleşim yerinin mahkememiz yargı çevresinde olması sebebiyle mahkememizin yetkili olduğu, haksız fiil faili olarak zararın davalıdan talep edilmesi ve ona husumete yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi sebebiyle süre işlemeye başlamadığından İİK 67.maddesi uyarınca davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, hasar tarihi ile dava tarihi arasında TBK 72.maddesi uyarınca 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığı, esasen TBK 154/2. maddesi uyarınca icra takibi ile birlikte zaman aşımı süresinin kesilerek zaten yeniden işlemeye başladığı, bu çerçevede davalının yetki, husumet, hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin olay mahallinde kazı çalışmasının varlığı tarafların anlatımları ve dosya içerisinde bulunan hasara konu yer için alınan kazı ruhsatı izinleri ve hasar resimleri ile sabittir.
6098 s. TBK 49. maddesi hükmü uyarınca davalının haksız fiil faili olarak zarardan sorumlu olduğu noktasında duraksama yoktur.
Davacının oluşan hasar nedeniyle zarara ilişkin talep ettiği alacak kalemleri gözetilerek alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiden alınan 31/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının hasarı kendi ekipleri ile onarımını sağladığından montaj bedeli talep hakkının bulunmadığı, dava dilekçesinde onarımın dava dışı şirket tarafından yerine getirildiği iddia edilmiş ve sözleşme ibraz edilmiş ise de; sözleşmede hasar halinde onarımın üçüncü firmalar tarafından yerine getirileceği taahhüt edilmekle birlikte dava konusu hasarın bu sözleşmede belirtilen şirket tarafından yerine getirildiği noktasında dosyada hiçbir delilin bulunmadığı, dolayısıyla bu hususun soyut iddia niteliğinde kaldığı ve ispatlanamadığı, kaldı ki hasardan sonra davacının rücu için gönderdiği yazıda hasarın kendi ekiplerince tamir edildiğinin beyan ve ikrar edildiği, o halde raporda isabetli olarak dava konusu hasar için davacı şirketin özel adam tutarak onarım gerçekleştirmediğinden bu zarar kalemlerini talep edilemeyeceği, diğer taraftan dağıtılamayan enerji bedelinin, kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türü olup kullanılan enerji günün farklı saatlerine göre değişeceğinden kesinti süresinin belirlenemeyeceği ve dağıtılamayan enerji bedeline de hükmedilemeyeceği, eşik kesinti süre aşım bedeli zarar kalemin ise dava konusu hasarın orta gerilim ve alçak gerilim arızalarında onarım süresi gözetilerek davacı şirket yönünden aboneler bakımından tazminata neden olmayacağından davacının Yönetmelik hükümleri uyarınca bu bedeli de talep hakkının olmadığı anlaşılmış, davacının yalnızca gerçek zarar ilkesi uyarınca hasara ilişkin yaptığı malzeme bedelini davalı taraftan talep edebileceği, bu bağlamda hasar ve zarar gözetildiğinde 779,66 TL (KDV dahil 920,00 TL) malzeme bedelinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf bir zarar olduğu, haksız fiil tarihi itibariyle davalı açısından temerrüt gerçekleşeceğinden takip tarihine kadar davacının 44,38 TL işlemiş faize hak kazandığı, zarar verilen kabloların yüzeyde olduğu / yeterlikte derinlikte bulunmadığına ilişkin dosya kapsamında belge, delil vs.. bulunmadığı ve ispatlanamadığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, bilirkişi raporunun hem kusur hem zarar kalemleri hem de maddi tazminat hesabı bakımından ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık şekilde düzenlendiği, bilimsel yönden isabetli tespit ve değerlendirmeler yapıldığı, kusur ile tüm zarar kalemleri bakımından kapasamlı ve gerekçeli anlatım bulunduğundan bilirkişi raporuna itibar edilerek hükme esas alındığı, bu çerçevede eldeki dava bakımından davacının 920,00 TL Hasar Bedeli (KDV dahil malzeme bedeli) ve 44,38 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 964,38 TL alacaklı olduğu olduğundan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının ... 34. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İtirazın iptali ile takibin 920,00 TL Hasar Bedeli ve 44,38 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 964,38 TL üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca davacı icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de, somut olayda alacağın likit olmadığı, bu nedenle İİK 67/2. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 920,00 TL Hasar Bedeli ve 44,38 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 964,38 TL üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 427,60 TL peşin harç, 89,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 5.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.016,60 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 939,15 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 964,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3. maddesi uyarınca (maddi tazminat istemli) davanın kısmen reddine karar verilmesi sebebiyle davacı lehine belirlenen ücreti geçmemek koşulu ile belirlenen 964,38TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a) 561,94 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) 3.038,06 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.. 21/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır