T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/636 Esas
KARAR NO : 2026/386
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2017
KARAR TARİHİ : 06/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ... 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin konusunun değişik vade ve her biri 15.000 TL.lik üç adet senet olduğunu, takip sonrası müvekkilinin maaşından bir kısım kesintiler yapılarak icra dosyasında tahsilatlar yapıldığını, senetteki imzaların müvekkili ...'ya ait olmadığını, müvekkilinin imzaları başkası tarafından atıldığını, senetlerin bu nedenle sahte olduğunu, müvekkili aleyhine açılan ... 3. İcra Müdürlüğnün ... E. sayılı dosyasıyla açılmış olan takibin öncelikle tedbiren durdurulmasını, davalı alacaklıya takip tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespitine, yargılama sürecinde cebri icra nedeniyle ödenmek zorunda kalınacak tutarın istirdadını, davalı alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra mahkemesinde imzaya itiraz edebileceğinden menfi tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı için hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı aval veren sıfatı ile borçtan sorumluluğu esas olup imzanın sahte olup olmadığına ilişkin araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin ağır kusur veya kötüniyeti olmadığından aleyhe kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin haksız talebinin reddi gerektiğini, tamamen art niyet ile hareket edip müvekkili şirketin haklı alacağını sürüncemede bırakan davacının haksız davasının reddi ile alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Mahkememizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararı öncesinde;
"Dava, icra takibinden sonra açılan ve takibe konu edilen senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile cebri icra nedeniyle ödenmek durumunda kalınan paranın istirdatı istemine ilişkindir. .. davacı avalist tarafından imzalanmayan senetlerden davacının hukuken sorumlu tutulması mümkün değildir. Davaya konu senetlerdeki sahte imzanın hukuki nitelendirmesine gelince, bilindiği üzere, Sahtelik Def'i, mutlak def'i olduğundan herkese karşı ileri sürülebilir. Öte yandan, sahtelik defi senet metninden kaynaklanan mutlak defi olduğundan senedin iktisabında iyi niyetli olunmasının sonuca etkisi yoktur. Bu nedenle söz konusu senetlerden ve icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama sırasında davacının cebri icra tehdidi altında maaşından kesinti yapılmak suretiyle ödemek zorunda kaldığı ve İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün dava tarihi itibariyle yaptığı kapak hesabına göre belirlenen 7.392,00 TL' nin davalıdan istirdadına karar vermek gerekmiştir ... davalı alacaklının davacı borçlu aleyhine takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu, İİK'nın 72/5. maddesinde düzenlenen yasal koşulları oluştuğundan davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilerek..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44 .HD. ...E.... K. sayılı kararında;
"...Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, davacı tarafından icra takibine konu bonolardaki imzanın müvekkiline ait olmadığı gerekçesi ile menfi tespit davası açılmış olup HGK kararlarına göre imzaya itiraz davasında ispat yükümlülüğü davalı alacaklıya ait olduğu, dava konusu bonoların düzenleme tarihinin 23/08/2005 tarihi olduğu mukayese imzaların bonoların düzenleme tarihinden çok sonrasına ait olduğu ve davacının huzurda imza örnekleri alınmadan eksik incelemeye dayalı rapora istinaden davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerinde değildir. Bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının huzurda imza örnekleri alınarak ve bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması için dosyanın mahkemeye iadesine..." karar verilmiş, istinaf kararı sonrasında dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir.
***
BAM kararı uyarınca, davacının huzurda imza örnekleri alınmıştır. Bonoların düzenlenme tarihi 23/08/2005 olduğundan bu tarihten öncesine ait mukayeseye esas belge asılları mahkememizce tekrar araştırılmış ve tespit edilebilen tüm belgeler de getirtilmiş, dosya içine alınmıştır.
Akabinde, farklı bir grafolog bilirkişiden yeniden inceleme yapılması ve rapor tanzim etmesi talep edilmiş, bilirkişi tarafından kök ve (davalının itirazları üzerine alınan) ek rapor dosyaya sunulmuştur.
Belge inceleme, kriminalistik uzmanı grafolog bilirkişi ...01/12/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özet ve sonuç olarak "...Dosyaya sunulan belge asılları üzerinde yapılan inceleme sonucu borçlusu “...”, kefili “...”, alacaklısı "...” isimli şahıslar olan, 23.08.2005 düzenlenme ve 18.09.2005 ödeme tarihli, "15.000 YTL” Yeni Türk Lirası "ONBEŞBİN YENİ TÜRK LİRASI” YTL meblağlı senet aslı, borçlusu “...”, kefili “...”, alacaklısı "...” isimli şahıslar olan, 23.08.2005 düzenlenme ve 30.09.2005 ödeme tarihli, “15.000 YTL” Yeni Türk Lirası /"ONBEŞBİN YENİ TÜRK LİRASI” YTL meblağlı senet aslı, borçlusu "...", kefili "...” , alacaklısı "...” isimli şahıslar olan, 23.08.2005 düzenlenme ve 12.10.2005 ödeme tarihli, “15.000 YTL” Yeni Türk Lirası / "ONBEŞBİN YENİ TÜRK LİRASI” YTL meblağlı senet aslı,” Ön yüzlerinin “ÖDEYECEK/Kefil” haneleri sağ taraflarında atılı kefil imzalarının ve arka yüzlerinde “...” isim yazıları altında atılı 2. ciranta imzalarının, ... isimli şahsın dosya içerisindeki mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğu tespit edilmiş olması sebebiyle ... isimli şahsın eli mahsulü olmadıkları kanaatine varılmıştır... "
Belge inceleme, kriminalistik uzmanı grafolog bilirkişi ...26/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özet ve sonuç olarak "...BAM istinaf kararı uyarınca; yalnızca senedin tanzim tarihinden öncesine ait mukayeseye esas ıslak imzalı belge asılları ile davacının mahkeme huzurunda alınan imza örneklerinin incelenerek rapor düzenlenmesi gerektiği, ... 1. Noterliğinin ... tarihli imza sirküleri, ... Vergi Dairesine hitaben yazılan 23/02/1995 tarihli dilekçe imzası, ... Hastanesinin 29/08/2002 tarihli hasta yatırma kağıdındaki ıslak imzanın, mukayeseye esas alınarak ve yalnızca adı geçen bu belgelerdeki imza ve davacının mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri incelenerek -... Borçlusu “...", kefili “...”, alacaklısı "...” isimli şahıslar olan,23.08.2005 düzenlenme ve 18.09.2005 ödeme tarihli, “15.000 YTL” Yeni Türk Lirası / "ONBEŞBİN YENİ TÜRK LİRASI” YTL meblağlı senet aslı, borçlusu “...”, kefili “...”, alacaklısı "...” isimli şahıslar olan, 23.08.2005 düzenlenme ve 30.09.2005 ödeme tarihli, “15.000 YTL” Yeni Türk Lirası / “ONBEŞBİN YENİ TÜRK LİRASI” YTL meblağlı senet aslı, borçlusu "...”, kefili “...”, alacaklısı "...” isimli şahıslar olan, 23.08.2005 düzenlenme ve 17.10.2005 ödeme tarihli, "15.000 YTL” Yeni Türk Lirası / “ONBEŞBİN YENİ TÜRK LİRASI” YTL meblağlı senet aslı, Ön yüzlerinin "ÖDEYECEK - Kefil” haneleri sağ taraflarında atılı kefil imzalarının ve arka yüzlerinde “...” isim yazıları altında atılı 2. ciranta imzalarının, ... isimli şahsın dosya içerisindeki mevcut mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle ... isimli şahsın eli mahsulü olmadıkları yönünde kesin kanaate varılmıştır..." şeklinde tespit edilmiştir.
BAM istinaf kararında istenilen araştırmalar tamamlanmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde,
BAM istinaf kararında vurgulanmakla, yerleşik içtihatlar ve HGK kararlarına göre imza inkarına dayalı menfi tespit davalarında senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfetinin davalı alacaklı üzerinde olduğu, .. 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına dayanak 23/08/2005 düzenleme tarihli 18/09/2005 vade tarihli 15.000 TL, 30/09/2005 vade tarihli 15.000 TL ve 17/10/2005 vade tarihli 15.000 TL bedelli üç adet bonoda yer alan avalist ve ikinci ciranta imzalarının davacı ...'ya ait olmadığı, bonolarda davacıya atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olmadığı, hem dava konusu bonoların 23/08/2005 düzenlenme tarihinden öncesine ait mukayeseye esas belge asılları hem de davacının huzurda alınan imza örnekleri toplanarak grafolog bilirkişiden alınan kök ve ek raporlar ile imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği, kambiyo evrakı olan bonolardaki imza davacıya ait olmadığından davacının bonolar sebebiyle hukuken sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, başka bir anlatımla davacının takibe dayanak bonolar nedeniyle davalı hamile herhangi bir borcunun bulunmadığı, senetteki sahte imzanın hukuksal nitelendirmesine gelince sahtelik defi mutlak defilerden olduğundan herkese karşı ileri sürülebileceği, sahtelik defi senet metninden kaynaklanan mutlak defi olduğundan senedin iktisabında davalının iyi niyetli olmasının da sonuca etkili olmadığı, davalının bonolardaki imzanın davacı - borçluya ait olduğunu ispat edememesi karşısında davacının sahte imzalar nedeniyle senetlerden sorumluluğu bulunmadığından menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir. Diğer taraftan, icra takibi sebebiyle davacının maaşından kesinti yapılarak davalıya ödemeler gerçekleştirildiği, ancak takibe dayanak bonolardaki imza davacıya ait olmadığı için davalıya yapılan bu ödemelerin de iadesi gerektiğinden 7.392,00 TL'nin davalıdan istirdadına karar verilmiştir. İcra takibinin başlatılması ve takibin devamında bilerek borçlunun zararına hareket edilerek davalının kötü niyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden İİK m.72/5. uyarınca davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KABULÜ ile,
1-... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile işbu icra takibine temel teşkil eden 23/08/2005 düzenleme tarihli 18/09/2005 vade tarihli 15.000 TL bedelli, 30/09/2005 vade tarihli 15.000 TL bedelli ve 17/10/2005 vade tarihli 15.000 TL bedelli üç adet bono nedeniyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının cebri icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı 7.392,00 TL.nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,
4-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 5.059,55 TL harçtan, başlangıçta peşin alınan 1.264,89 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 3.794,66 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kararında belirtilen dava değerine ilişkin açıklamalar sebebiyle istinaf kararı öncesinde eksik harç nedeniyle davacıya yatırtılan 1.471,16 TL tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.264,89 TL peşin harç, ücreti, 941,50 TL posta masrafı ve 750,00 TL bilirkişi olmak üzere toplam 2.956,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı tarafça istinaf kararı sonrasında yapılan 18.000 TL bilirkişi ücreti yargılama masrafının davalının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı 06/05/2026
Katip ...
Hakim ...
Full & Egal Universal Law Academy