T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/732 Esas
KARAR NO: 2025/919
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/11/2024
KARAR TARİHİ: 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ...”Ynun işletmesi Davacı Müvekkil Şirket tarafından yürütüldüğü, davalıya ait ..., ..., ... ..., ..., ..., ... plakalı araçlar ile 01.10.2016-10.09.2020 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30. maddesinin 7. fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediği tespit edildiğini, davalıya ait araçların otoyolu kullandığı anlarda HGS/OGS hesaplarının müsait olmadığı, HGS/OGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmak davalının sorumluluğunda olduğunu, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe davalı aleyhine ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanun'un 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının borca, faize, tüm fer'ilere itiraz ederek takibin durdurulduğu, Davalı-Borçlunun itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğundan, taraflarınca süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'nden ..., ...,..., ..., ..., ... plakalı araçların 01/10/2016 - 26/09/2020 tarihleri arasındaki bakiye ve ücretlendirilen geçiş bilgilerinin yer aldığı banka hesap hareketleri,
... 24. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü'nden ... plakalı araca ait OGS hesap tabloları,
Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü'nden ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... plaka sayılı araçlara ait HGS bilgileri,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davalının maliki olduğu..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ... plakalı araçların, işletme hakkı davacıya ait otoyoldan 01/10/2016-10/09/2020 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığı iddiasına ilişkin alacağın tahsili amacıyla yürütülen ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 20.12.2022 tarihinde, 2.909,15-TL asıl alacak, 1.861,55-TL işlemiş faiz ve 1.334,85-TL KDV toplamı olan 5.105,55-TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "UYAP Xml Sınırı Nedeniyle Borcun Sebebi Kısmında Belirtilemeyen İhlalli Geçiş Bilgileri Geçiş Listesi Olarak Dosyaya Sunulmuştur." şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 21.12.2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 23.12.2022 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 21.11.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki davalı tarafından icra takip dosyasında yetki itirazında bulunulduğu ancak yetkili icra müdürlüğünü gösterilmediği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış olması bir dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığının incelenmesi gerektiği, iş bu davada taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu, 2004 sayılı İİK'nın 50.maddesi yollamasıyla kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 10.maddesi uyarınca takipte akdin ifa edileceği yer icra müdürlüğünün de yetkili olduğu, sözleşmeye göre akdin ifa yeri yani hizmetin yapıldığı yer İstanbul olduğundan, davalının takipte yetkiye itirazının yerinde olmadığı, kaldı ki yetkili icra müdürlüğünün gösterilmemesi sebebiyle de usulüne uygun yapılmış bir yetki itirazından söz edilemeyeceği anlaşıldığından icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın reddine ve ön sorunun bu suretle halline karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir.
Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih,...E. ... Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, CD içerikleri, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, beyan ve deliller, tescil kayıtları, PTT ve Karayolları 1.Bölge Müdürlüğü yanıtları ile uyuşmazlık konuları çerçevesinde davalıya ait ... plakalı araçların davacının işlettiği otoyol ve köprülerden 01/10/2016-10/09/2020 tarihleri arasında ihlalli geçiş yapıp yapmadığı, varsa takip tarihi olan 20/12/2022 tarihi itibariyle davacının ihlalli geçişler sebebiyle asıl alacak ve ferileriyle birlikte davalıdan alacaklı olduğu toplam miktarın ne olduğu hususlarının tespiti amacıyla dosyanın taşımacılık/SMMM konusunda uzman bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davalının tüzel kişi tacir olduğu, davalının sahipliğindeki araçların ticari araçlar olduğu, davacının sunduğu ihlalli geçiş görüntüleri ve ihlalli geçiş sorgulama ekranında yer alan uyarı ve açıklama notlarından ve HGS banka hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda davalıya ait araçlar ile 01.10.2016-10.09.2020 tarihleri arasında yapmış olduğu geçişler esnasında hesaplarda yeterli bakiyenin olmadığı ve bakiye yüklemesinin yapılmadığı, yapılan geçişlerin ücretleri alınamadığından ihlalli geçiş olarak tahakkuk ettirildiği, bazı geçişler anında bakiyesinin yeterli olmasına rağmen geçiş bedellerinin tahsil edilemediği, geçiş sonrası veya 15 günlük provizyon süresinde tahsil edildiği, bunlara ceza uygulanmadığı, ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler gerçekleştirmesi sebebiyle davalının araçlarına 645,70-TL geçiş bedeli, yasa gereği dört katı geçiş cezası 2.321,00-TL olmak üzere toplam 2.909,15-TL tahakkuk ettirildiği, bakiye yeterli olmasına rağmen geçiş anında tahsil edilemeyip sonradan başarılı işlem olarak ifade edilen geçişler için ceza tahakkuk ettirilmediği, borç tutarının 21.12.2022 tarihli takip tutarı ile uyumlu olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Toplanan tüm delillere göre, tüzel kişi tacir olan davalının maliki olduğu... plakalı ticari araçların, işletme hakkı davacıya ait otoyoldan 01/10/2016-10/09/2020 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yaptığı, takip eden 15 günlük süre içinde de geçiş bedelini karşılayacak tutarda yükleme yapılmadığından geçişlerin ihlalli geçiş olarak tahakkuk ettirildiği, davaya konu ihlalli geçişler için hesapta yeterli bakiyenin bulunmadığı ve ihlalli geçiş bedellerinin ödenmediği, ücreti ödenemeyen ihlalli geçişler sebebiyle davalının geçiş ücreti, para cezası, işlemiş faiz ve KDV dahil tutardan sorumlu olduğu, ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, nitekim bilirkişi raporu ile davalının ihlalli geçişler yaptığı ve davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla yürütülen ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki alacak miktarının hesaplanan tutarla uyumlu olduğu, bu durumda davalının takibe yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ...Esas, ... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan alacak ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu olup likit (belirlenebilir) olduğundan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 24.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 2.909,15-TL asıl alacak, 1.861,55-TL işlemiş faiz ve 1.334,85-TL KDV toplamı olan 5.105,55-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (5.105,55-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 1.021,11-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri (5.105,55-TL) üzerinden alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 83,00-TL posta ve tebligat gideri ile 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.083,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 5.105,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır