T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/76 Esas
KARAR NO:2025/724
DAVA :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/02/2024
KARAR TARİHİ:31/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve iadesindeki ... plakalı araç ile 17.11.2022 günü saat 23:23 sıralarında Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mah., üzerinde trafik kural ve işaretlerine uygun olarak seyir halinde ilerlerken, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalanmış olan ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın duramayarak araç arıza yaptığı için sağ şeritte durmakta olan müvekkiline çarptığını, davalı sigorta şirketinin sigortalı sürücüsü tarafından asli ve tam kusurlu olarak gerçekleştirilen eylem sonucu bedeni ve cismani zararlı trafik kazası meydana geldiğini, davalarının kabulüne, meydana gelen trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybına uğrayan müvekkilinin uğradığı maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik sürekli iş görmezlik zararı için 95.000,00-TL, geçici iş görmezlik zararı için 4.000,00-TL, bakıcı giderleri için 500,00-TL tedavi giderleri için 500,00-TL olmak üzere toplamda 100.000,00-TL maddi tazminat bedelinin 26.02.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans/ faizi ile davalı sigorta şirketinden tazminine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne ve mevzuata uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, ön inceleme safhasına geçmeden önce, dava şartı noksanlığı sebebiyle davayı usulden reddetmesine karar vermesini, kanunun açık düzenlemesinin de bunu gerektirdiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacının iddia edildiği gibi işgücü ve vücut fonksiyon kaybına uğradığının sabit olmadığını, tespite muhtaç olduğunu, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, davacının sürekli malul olup olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edildikten sonra, sürekli maluliyet tazminat miktarı aktüerler siciline kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi ve bakıcı giderleri trafik sigortası genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, başvuru sahibinin kaza tarihinde aktif sigortalı olup olmadığının ispatını yapmaksızın başvuru yapmış olduğunu, geçici iş göremezlikten dolayı maddi zararı olduğunu ispatlayamadığını, davacının kazadan sonra uzayabileceği belirtilen iyileşme süresi zarfında çalışamamaktan kaynaklanan herhangi bir gelirden yoksunluğu ve de maddi zararı bulunmadığını, davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının araştırılarak, eğer emniyet kemeri kullanmıyor ise müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi talep edilmesi mümkün olmadığını, davanın usulden reddine , davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 29/10/2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile 22/10/2025 tarihinde sulh protokolü ve ibraname imzalamış olduklarını, maddi tazminat yönünden feragat ettiklerini, bu anlaşma gereği davalı şirketten maddi tazminata ilişkin herhangi bir vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekilinin 30/10/2025 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında sulh olunduğunu, davacı vekilince feragat beyanı sunulduğunu, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat talebinden ibarettir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Dosya kapsamında davacı vekilinin 29/10/2025 tarihli feragat dilekçesinde, davadan feragat ettiklerini beyan ettiği; davalı tarafça sunulan 30/10/2025 tarihli beyan dilekçesiyle ise yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava olması, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacı vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur.
HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 410,27-TL'nin, başlangıçta peşin olarak yatırılan 1.707,75-TL'den mahsubu ile fazla olan 1.297,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.400,00-TL Adli Tıp Kurumu gideri ile 795,50-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.195,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Tarafların talepleri göz önünde bulundurularak taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ve yatırılan teminatın resen ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır