T.C
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/800 Esas
KARAR NO: 2025/833
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/12/2024
KARAR TARİHİ: 05/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında, dava dışı ... A. Ş.’nin reklam ve pazarlama faaliyetlerinin müvekkile ait ... internet sitesi üzerinden yapılması kapsamında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili tarafından davalı adına faturalar tanzim edildiğini, tanzim edilen faturaların davalıya gönderildiğini, davalı tarafından gönderilen faturalara itiraz edilmediğini, davalı tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen 19 adet faturanın mevcut olduğunu, faturaların her iki şirketin defterlerinde de kayıtlı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin müvekkiline 1.120.712,06-TL borcu olduğunu, bu borcun davalı tarafından ödenmediğini ve muaccel hale geldiğini, Müvekkil şirketin ödeme taleplerine rağmen davalı şirketin ödemeye yanaşmadığını, alacağın tahsili için müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine, ... 34. İcra Müdürlüğü ...Esas dosyasından 1.023.811,00-TL, ... 4. İcra Müdürlüğü ... Esas dosyasından 96.901,06-TL, tutarlarında icra takibi başlatıldığını, yapılan bu takiplere davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk süreçlerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; öncelikle teminatsız olarak, mahkemenin aksi kanaati halinde, mahkemece belirlenecek teminat karşılığında davalı şirket adına kayıtlı banka hesapları, taşınmaz ve araçların kaydına tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, davalarının kabulü ile; ... 34. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine, alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü masraf ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap : Davalıya dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun tebliğ edildiği halde davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Birleşen Dava: Birleşen Dosya Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında dava dışı ... A.Ş.'nin reklam ve pazarlama faaliyetlerin müvekkiline ait ... internet sitesi üzerinden yapılması kapsamında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin 1.120.712,06-TL borcu olduğunun anlaşıldığını, borç davalı şirketçe ödenmemiş ve muaccel hale geldiğini, ... 34. İcra Müdürlüğü...Esas dosyasından 1.023.811,00-TL, ... 4. İcra Müdürlüğü ... Esas dosyasından 96.901,06-TL, tutarlarında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin bu takiplere itiraz ettiğini, öncelikle davalı adına kayıtlı bulunan banka hesaplarının, araçların ve taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulü ile, ... 4. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü masraf ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Dava Cevap : Birleşen dosya davalısına dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde birleşen dosya davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 34.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası, ... 4.İcra Müdürlüğü...Esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defter ve belgeler celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya, SMMM - Bağımsız Denetçi bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 05/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; ''... Tüm dosya kapsamı ve Davacı ...Şirketi’nin sunmuş olduğu yasal ticari defterler, defter kayıtları ve dayanağı belge ve bilgiler üzerinde yapılan incelemede; 1- Davacı ...Şirketi’nin davalı ...A.Ş.’ den icra takip tarihlerinde 1.120.712,06 TL asıl alacağının bulunduğu, 2-Bu alacağın 1.023.811 TL kısmının ... 34. İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı dosyasına konu edildiği, 3-Kalan 96.901,06 TL kısmının ise ... 4. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasına konu edildiği, 4-Alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenmediği, Kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime elverişli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. ... K. sayılı kararı ile, Mahkememizin ...Esas sayılı dava dosyası arasında taraflar, dava sebepleri ve hukuki ilişki bakımından bağlantı bulunması sebebiyle birleştirme kararı verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap usulü işleyen cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asıl davaya konu ... 34. İcra Müdürlüğünün ... E. ile bileşen davaya konu ... 4. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyalarında takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının ... 34. İcra Müdürlüğünün... E. dosyasında 1.023.811,00 TL ... 4. İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasında 96.901,06 TL cari hesap alacağı için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takiplerinin durdurulduğu, duran takiplere devam edilmesi amacıyla itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, reklam ve pazarlama hizmetine karşılık düzenlenen faturalar kapsamında davalıdan açık hesap usulü işleyen cari hesap sebebiyle alacaklı olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından yasal olarak ileri sürülen bu vakıayı inkar eden konumundadır. (HMK 128)
Davacının reklam ve pazarlama hizmetine karşılık cari hesaba esas faturaları düzenlendiği, asıl ve birleşen dava dilekçesi ekinde ibraz edilen faturalar incelendiğinde faturaların tamamının "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, faturaları davacı tarafa iade de etmediği çekişmesiz olup, bu itibarla taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı davacının edimini yerine getirdiği ve faturalara konu hizmetlerin verildiği sabittir.
Uyuşmazlık, davacının açık hesap usulü işleyen cari hesap sebebiyle asıl ve birleşen davada davalıdan alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağının miktarı noktasında toplanmaktadır.
Davacı, delil olarak, tarafların ticari defter ve belgelerine dayanmıştır.
Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Alacak miktarının tespiti ve takip tarihi itibariyle tarafların alacaklı - borçlu durumlarının araştırılması amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, HMK 222. maddesi hükmü uyarınca tayin edilen inceleme günü için ticari defterler ibraz edilmediği ya da bu konuda mazerete yönelik açıklamada bulunulmadığı takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın ticari defterlerine göre karar verileceğinin taraflara ihtaratla bildirilmiştir. Bu hususta ticari defterlerin ibrazına yönelik meşruhatlı davetiye davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak, davalıya yeterli süre ve imkanın tanınması ve meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği gibi inceleme gününde herhangi bir mazeret beyanında dahi bulunmadığından HMK' nın 222. maddesi gözetilerek davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Aynı yönde bakınız. İSTANBUL BAM 43. HD. ... E. ... K.; İSTANBUL BAM 12. HD.... E. ... K.)
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 222/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69. ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur.
Nitekim, mali bilirkişi tarafından sunulan 05/07/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere, davacının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı lehine delil olma niteliğini taşıdığı, ticari defter ve belgeler uyarınca davacının asıl davaya konu icra dosyası için takip tarihi itibariyle davalıdan 1.023.811,00 TL, birleşen davaya konu icra dosyası için 96.901,06 TL alacaklı olduğu, ayrıca davacı defterlerinde alacağın davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik muhasebesel yönden davalı lehine herhangi bir kaydın da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mali bilirkişinin 05/07/2025 tarihli raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Kaldı ki, rapora karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında, davacının asıl ve birleşen dava dosyasında her iki icra takibi yönünden takibe konu edilen alacak tutarları kadar davalıdan alacaklı olduğunu ticari defter ve belgeler uyarınca ispatladığı, davalı defter ibrazından kaçındığından 6100 s. HMK 222/3. maddesi hükmü uyarınca davacının usulüne uygun olarak tutulan ve sahibi lehine delil vasfı bulunan davacı defterlerinin esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, icra takiplerine konu alacak yönünden davacı defterlerinde alacağın kısmen yahut tamamen ödendiği yönünde davalı lehine herhangi bir muhasebesel kaydın bulunmadığı, HMK 222/3.maddesi uyarınca takibe konu alacakların ödendiğinin başkaca kesin delillerle de ispatlanamadığından hükme esas alınan 05/07/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda asıl ve birleşen ayrı ayrı davanın kabulüne, alacakların faturalar ve cari hesaba dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan asıl ve birleşen dava için davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere) ;
I.ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının ... 34. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 1.023.811,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (1.023.811,00 TL) üzerinden alınması gereken 69.936,52 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 12.365,09 TL'nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 57.571,43 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 12.365,09 TL peşin harç, 105,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 8.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.970,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 159.571,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa İADESİNE,
II.BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen devamına,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 96.901,06 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (96.901,06 TL) üzerinden alınması gereken 6.619,31 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 1.170,32 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 5.448,99 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Birleşen dava dosyasında yargılama gideri yapılmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden birleşen davada kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa İADESİNE,
Dair, Asıl ve Birleşen Dosya Davacı vekilinin yüzüne karşı, Asıl ve Birleşen Dosya Davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/12/2025
Katip
Hakim