T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO:2024/84
KARAR NO:2025/46
DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Hizmet Personel Servis Taşıma İşinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/09/2022
KARAR TARİHİ:20/01/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen 17/07/2023 tarih ve 2022/665 E. 2023/613 K.sayılı kararın İstinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 21/12/2023 tarih ve 2023/1837 E. 2023/2032 K.sayılı kararı ile hükmün kaldırılarak dosyanın iadesi üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın personel taşıma işi yaptığını, davalı tarafta oluşan 207.645,00 TL borcun ödenmediğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığını, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, icra takibinin durdurduğunu, Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile likit alacağa kötü niyet ile itiraz edip takibin durdurulması nedeniyle takip konusu alacağın % 20’ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 17/07/2023 tarih ve 2022/... E. 2023/... K.sayılı kararı ile "...Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi için defter ve belgelerin ibrazı için 27.02.2023 tarihli celsede gün verilmiş, her iki tarafta defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
Her ne kadar davacı vekili yerinde inceleme talep etmiş ise de; inceleme gününün 04.04.2023 olduğu, dilekçenin ise 25.05.2023 tarihinde inceleme gününden çok sonra verilmesi nedeniyle geçmişe yönelik olarak değerlendirilemeyeceği, bu talebin inceleme gününden önce yapılması gerektiği, bu hususların ara kararda açıkça anlatılıp ihtaratların yapıldığı, bu haliyle davalı açısından usuli kazanılmış hak oluştuğu kabul edilerek, davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekilince istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 21/12/2023 tarih ve 2023/1837 E. 2023/2032 K.sayılı kararı ile "... defter ve belge inceleme gününün tayin edildiği duruşma ara kararında davacı tarafından yerinde inceleme talebinin hangi tarihe kadar yapılacağı, ek bilirkişi ücretinin hangi süre içerisinde yatırılacağı ve yapılmaması/yatırılmaması halinde sonuçları kesin bir şekilde belirtilmediği gibi, davacı vekili tarafından bir sonraki duruşma gününden önce celse kaybına ve yargılamanın uzamasına sebebiyet vermeksizin yerinde inceleme talebinde bulunulmuş ve ek bilirkişi ücreti yatırılmıştır. Bu sebeple Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.." gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkememiz kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek dosyanın iadesi üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 06/07/2022 tarihinde, davacı aleyhine, cari hesap ekstresine dayanarak, 207.645,00.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 20/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20/07/2022 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 23/09/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 207.645,00.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği cari hesaba ait faturalar içeriğindeki hizmeti davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber yapılan yargılama sonunda;
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizin 13.02.2024 tarihli tensip tutanağının 2 nolu ara kararı ile ilgili vergi dairesinden tarafların ticari ilişkisinden kaynaklanan BA/BS formlarının gönderilmesi istenmiş, müzekkeremize verilen 19.02.2024 tarihli cevabi yazı ekinde Davutpaşa Vergi Dairesince ilgili formlar gönderilmiş ve bilirkişi incelemesine sunulmuştur.
Mahkememizce alınan 25.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2017 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2018 ile 2022 e-defterlerin e-beratlarının yasal süresinde verildiği, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda, davacının yasal defter kayıtları incelendiğinde davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 223.145,03 TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, ancak davacı tarafça icra takibinde 207.645,00 TL tutarının talep edildiği, davalı tarafça incelemeye yasal defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden, dava konusu olaylar yönünden davalı yasal defter kayıtları üzerinde herhangi bir incelemenin yapılamadığı, netice itibariyle raporun “4.4-Değerlendirmeler” kısmında detaylandırıldığı üzere davalı tarafça davacı adına düzenlenen dava konusu alacak dayanağı 2017 yılı fatura ve muhteviyatlarına davacı tarafça davalıya tebliğ/teslim edilip edilmediği hususunun bu aşamada ispata muhtaç kalması, davacı tarafça davalı aleyhine kayıtlananı düzeltme/mutabakat kayıtlarının dayanağının dosyaya sunulmaması nedeniyle davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacak tutarının bu aşamada 68.778,72 TL olarak tespit edildiği, davalı tarafça icra takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediğinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanamadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizin 27.02.2023 tarihli celsesinde davacı vekilinin huzurunda tarafların defter ve belgelerinin SMM bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi yönünde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, defterlerin incelenmesi için gün belirlenmiş, belirlenen gün davalı tarafa tarafa tebliği edilmiş, inceleme günü her iki taraf da defter ve belgelerini ibraz etmemiş, bu nedenle davanın ispatlanamadığına ilişkin kararımız yukarıda açıklandığı üzere BAM kararıyla kaldırıldığından davacıya defterlerini ibraz etmesi yeniden gün verilmiş, davacı vekili yerinde inceleme talep ettiğinden talebi kabul edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun defter kayıtlarına göre davalıdan toplamda 223.145,03.-TL bakiye alacağı bulunduğu, ancak 207.645,00.-TL'nin icra takibine konu edildiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi söz konusu alacağın 114.956,06 TL tutarındaki kısmın 2017 yılına, 68.778,72 TL tutarındaki kısmın ise 2018 yılında davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklandığını. davacı tarafça 19.12.2018 tarihinde davalı aleyhine yapılan 19.12.2018 tarih ve 23.910,00 TL tutarında “açılış fişi düzeltme” açıklamalı kaydın sebebi/dayanağı ile ilgili dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından söz konusu tutardan davalının sorumlu olmayacağı, yine davacı tarafça 28.12.2018 tarih ve 0,25 TL tutarında, “Hesap Mutabakatı” açıklamalı davalı aleyhine yapılan kayıtla ilgili de incelemeye dayanak belge sunulmadığından söz konusu tutardan davalının sorumlu olmayacağı, yine dosyada 2017 yılına ait BA/BS formlarının olmadığı, 2018 yılıma ait BA/BS formlarının bulunduğu bu formlara göre tarafların toplamda 68.778,72.-TL tutarındaki faturaları karşılıklı olarak bildirdikleri, 2017 yılına ait BA/BS formları formları bulunmadığından bu yıla ait 114.956,06.-TL faturalar nedeniyle hizmetin verilip verilmediğinin ispatlanamadığını ve bu miktarın istenemeyeceği görüşündedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere mahkememizin 27.02.2023 tarihli celsesinde davacı vekilinin huzurunda, tarafların defter ve belgelerinin SMM bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi yönünde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, defterlerin incelenmesi için gün belirlenmiş, belirlenen gün davalı tarafa tarafa "defterlerin ibraz edilmemesi halinde davacının beyanlarına (defterlerine) itibar edileceği" şerhi ile tebliğ edilmiş ancak davalı taraf defter ve belgelerini ibraz etmemiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Davacının alacağını HMK.nun 222.maddesinde sayılan şartları sağlayan ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği ve davalı tarafından ticari defterlerde yer alan kayıtların aksini ispata yarar herhangi bir kesin delil sunulmadığından, ticari defterler ibraz edilmediğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir (Emsal; İstanbul BAM 12.HD.nin 04/12/2024 tarih ve 2022/732 E. 2024/1766 K.ile İstanbul BAM 13.HD.nin 31/10/2024 tarih ve 2022/753 E. 2024/1715 K. İle İstanbul BAM 14.HD.nin 31.10.2024 tarih ve 2021/1137 E. 2024/1552 K.).
Bu yönüyle bilirkişinin davacı tarafın verdiği hizmetin teslimine dair faturaların BS formları ile bildirilmemesi nedeniyle hizmetin tesliminin ispatlanamadığı yönündeki yukarıdaki görüşüne itibar etmek mümkün görülmemiştir. Zira yasa maddesi davalının defterlerini ibrazdan kaçınması halinde davacının iddiasını defter kayıtları ile ispat etmiş sayılacağını emretmektedir. Başkaca ispat aramamaktadır. Aksi kabul yasal düzenlemenin emredici hükmünün berteraf edilmesi sonucunu doğrur. Kaldı ki BA-BS formlarının getiriliş amacı kayıt dışı ekonomi ile mücadele etmek, alıcı ve satıcıların alım ve satımlarının karşılaştırarak vergi incelemesi tekniği bakımından çapraz kontrolün sağlanması amacını gütmektedir. Yine KDV iadelerinde de BA-BS formu önemli bir rol teşkil etmektedir. Bu formların bildirilmemiş olması mal veya hizmetin teslim edilmemiş olduğu anlamına gelmemektedir. Sadece düzenlenmiş olması sahibi açısından mal veya hizmetin alındığı/verildiği yönünde hukuk davalarında "ikrar/kabul" olarak yan delil niteliğinde kabul edilmektedir. Bu nedenle bilirkişinin görüşüne iştirak edilmemiştir.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacının .... İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin 207.645,00.-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (207.645,00.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 41.529,00.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 14.184,22-TL olup, peşin alınan 2.507,83-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.676,39-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 409,50-TL, bilirkişi ücreti 6.700,00-TL'den oluşan 7.109,50-TL yargılama gideri ile 80,70-TL başvuru harcı, 2.507,83-TL peşin harç toplamı 9.698,03-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 33.223,20-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2025
KATİP ...
HAKİM ...