T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/73 Esas
KARAR NO : 2026/326
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10.08.2023 tarihinde saat 10:30 sıralarında ...mevkiinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile park halinde bulunan müvekkiline ait ...plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, karşı taraf sürücünün %100 kusurlu olduğunu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00-TL değer kaybı, 10,00-TL onarım hasar bedeli ve 57.600,00-TL araç mahrumiyeti tazminatının dava tarihinden itibaren, işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkiline kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, %100 kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkilin bu tazminattan sorumlu tutulamayacağını, ... poliçesi kapsamında araç mahrumiyet tazminatından ihbarda bulunulması talep edilen ...A.Ş. sorumlu olduğunu, aracın uzun süreli kiralanmış olduğundan müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, aracın ... A.Ş. ne uzun süreli kiralanmış olduğunu, bu vs. nedenler ile asıl davanın reddedilmesini talep etmiştir.
Cevap: İhbar olunan ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle müvekkilinin dava ile bağının bulunmadığı ve husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkilin ... plaka sayılı aracının bulunmadığını, söz konusu aracın... şirketine ait olduğunu, aracın şoförünün de müvekkili şirkette çalışmadığını, ayrıca davacı tarafından ispat etme yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olduğunu, delillerin müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğunu, zamanaşımının söz konusu olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ayrıca kazaya davacının kendisinin neden olmuş olduğunu, araç mahrumiyet tazminat talebinin de haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, değer kaybı talebini de haksız ve hukuka aykırı olduğunu ,bu vs. nedenler ile asıl davanın reddedilmesini talep etmiştir.
Cevap: İhbar olunan ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle ihbar dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğunu, davacının iddiasını ispatlayamamış olduğunu, kazaya karışan aracın ... aracı olmadığını ve sürücünün de ... personeli olmadığı, ...ve ... ile müvekkili arasında akdedilen 04.10.2021 tarihli sözleşmede ve Yakıt Hariç Filo Hizmeti sağlanmış olduğunu, sözleşme ve şartname gereği müvekkilin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca aracın Genişletilmiş Kasko Poliçesinin bulunduğunu talep etmiştir.
Cevap: İhbar olunan ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, eksik harç yatırılmış olduğunu, Müvekkilin ancak gerçek zarardan teminat limitleri ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranlarına itiraz ettiklerini ,kaza tespit tutanağına göre kusur izafe edilemeyeceğini, değer kaybının uzman bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, ve genel şartların esas alınması gerektiğini ,müvekkiline yapılmış bir müracaatında bulunmadığını, bu vs. nedenler ile asıl davanın reddedilmesini talep etmiştir.
Davalı... Şirketi ve davalı ... tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 23/06/2025 tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Bilirkişinin raporunda tek kalem olarak hesapladığı miktara göre 20,00-TL olan talebini 186.465,72-TL artırarak 186.485,72-TL olan miktarın dava tarihinden itibaren geçerli kanuni faiz işletilecek şekilde tarafımıza ödenmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 01/12/2025 tarihli açıklayıcı dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Daha sonra artırılmak üzere 10,00-TL olarak talepte bulundukları hasar tazminatını 186.475,72-TL artırarak 186.485,72-TL'nin dava tarihinden itibaren geçerli kanuni faiz işletilecek şekilde taraflarına ödenmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden... plakalı aracın 10/08/2023 tarihi ve öncesini de kapsayan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) poliçe ve hasar bilgisi, Kasko Sigortası poliçe ve hasar bilgisi, Ekspertiz Rapor bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı bilgisi, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ve Yeşil Kart poliçe bilgileri,
...Şirketi'nden ... numaralı hasar dosyası evrakları,... nolu poliçe ve ödeme dekontu,
... Şirketi'nden ... numaralı hasar dosyası evrakları,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ... plakalı aracın 10/08/2023 tarihi öncesine ait Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) hasar bilgisi, Kasko Sigortası hasar bilgisi, Ekspertiz Rapor bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı bilgisi,
...Şirketi'nden dava konusu trafik kazasına ilişkin hasar dosyası evrakları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/08/2024 tarihli bilirkişi raporu,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 13/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, 10.08.2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin davacının maliki olduğu ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı, hasar alacağı ve aracın onarımda kaldığı süreye ilişkin ikame araç bedelini istemine ilişkindir.
Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır.
Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Somut uyuşmazlıkta, 10.08.2023 tarihinde saat 10:30 sıralarında davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile kaldırımda park halinde bulunan ...plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Kusur Durumuna İlişkin;
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un meskun mahalde seyir halindeyken trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması, ve seyir halinde iken aracın teknik özellikleri, yol, görüş ve hava şartlarını dikkate alarak , park halindeki araçların konumlarını da dikkate alarak müteyakkız şekilde seyir halinde olması gerekirken gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü aykırı hareketi ile park halinde bulunan ... plaka sayılı araca çarparak sebebiyet vermiş olduğu kazada tam kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bu durumda davalı sürücünün meydana gelen zararın tamamından sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir.
Davalıların Sorumluluğuna İlişkin;
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.
Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir. Bu husus Hukuk Genel Kurulu'nun 24/06/1983 tarih ...Esas ... Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.
Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.
Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar, ...Esas ... Karar).
Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; dosyamız açısından emsal mahiyette olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar 04/02/2026 Tarih sayılı kararında da belirtildiği üzere davalı araç maliki şirket tarafından pasif husumete yönelik ileri sürülen itirazın yerinde olduğu, zira davalı taraf aracın kayden maliki davalı olup dava dışı şirkete uzun süreli kiralanmış olduğu, adi yazılı kira sözleşmesinin ibraz edildiği, davalı ile dava dışı şirket arasındaki kiralama sözleşmesi dikkate alınarak, taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olduğu, araç üzerindeki fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmanın dava dışı şirkete geçtiği, bu durumda kayden malik olan davalı şirketin işleten sıfatını kaybetmesi sebebiyle hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği; davalı...Anonim Şirketi'nin ise 02/02/2023-02/02/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere araç başına maddi 120.000,00-TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, hasar dosyasına göre, tedarikçilere toplamda 120.000,00-TL tutarında zararın giderilmesi amacıyla ödeme yapıldığı, bu nedenle poliçeden kaynaklı sorumluluğunun kalmadığı, öyleyse davalı araç sürücüsünün bakiye zararın tümünden tek başına sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmiştir.
Bakiye Hasar Bedeline İlişkin;
Tanzim edilen bilirkişi raporu ile dava konusu trafik kazası ile davacı adına tescilli araçta meydana gelen hasar durumunun uyumlu olması karşısında bilirkişi kök ve ek raporları ile tespit edildiği üzere aracı kazadan sonra dava konusu aracın onarımının makul olmaması sebebiyle pert total kabul edilmesi gerekiği geçmiş hasar kaydı da dikkate alınarak aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin yaklaşık 405.000,00-TL civarında olduğu, sovtaj değeri olan 218.514,28-TL mahsup edildiğinde bakiye tutarın 186.485,72-TL olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, onarımın makul olmaması ve aracın pert total kabul edilmesinin uygun olduğu, ancak yapılan hesaplamalarda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 120.000,00-TL'lik ödemenin hesaptan mahsup edilmediği, oysa aracın onarımı için yapılan ödemelerin toplam gerçek zarardan mahsubunun gerektiği, bu durumda dekont içeriklerine göre toplam ödeme tutarı mahsup edildiğinde bakiye zararın 66.485,72-TL olduğu kabul edilerek söz konusu istemin kısmen kabulü gerekmiştir.
İkame Araç Bedeline İlişkin;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracının pert total kaydının bulunması sebebiyle aracın yeniden temin edilmesi için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının aracının yeniden temini için gerekecek 25 iş günlük sürede günlük 650,00-TL'den toplam 16.250,00-TL muadil araç kiralama bedeli yapılacağı ancak aracın kullanılmaması nedeniyle akaryakıt ve diğer sarf giderlerine katlanmamış olduğu nazara alındığında günlük 225,00-TL amortisman payının mahsubunun gerektiği, buna göre davacının ikame araç bedeli talebinin toplam 10.625,00-TL olması gerektiği değerlendirilerek davacının ikame araç bedeline yönelik talebinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
Değer Kaybına İlişkin;
Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih ...Esas ... Karar) kabul edilmektedir. Ancak dava konusu uyuşmazlıkta aracın, pert total olması nedeni ile Yargıtay içtihatları ve teknik teamüller gereği değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından söz konusu talebin reddi gerekmiştir.
Tüm Dosya Kapsamına İlişkin;
Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi kök ve ek raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davacı ... tarafından davalı ...Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...Şirketi aleyhine açılan davada, sigorta şirketi tarafından davadan evvel doğrudan ve dolaylı olmak üzere davacıya veya dava dışı kişilere araç hasarı ile ilgili olmak üzere tüm limit olan 120.00,00-TL'nin ödendiği ve bu yönüyle tazminattan sorumluluğun kalmadığı gözetilerek davalı ... Şirketi'ne karşı açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davacı ... tarafından davalı ... Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davacı ... tarafından davalı ... Şirketi aleyhine açılan davada, sigorta şirketi tarafından davadan evvel doğrudan ve dolaylı olmak üzere davacıya veya dava dışı kişilere araç hasarı ile ilgili olmak üzere tüm limit olan 120.00,00-TL'nin ödendiği ve bu yönüyle tazminattan sorumluluğun kalmadığı gözetilerek davalı ... Şirketi'ne karşı açılan davanın reddine,
3-Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile,
1-Hasar bedeli olan 66.485,72-TL ile ikame araç bedeli olan 10.625,00-TL toplamından ibaret 77.110,72-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 01/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, değer kaybı talebinin ve fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (77.110,72-TL) üzerinden alınması gereken 5.267,43-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 984,01-TL peşin harç ile 3.204,96-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.188,97-TL harcın mahsubu ile eksik olan 1.078,46-TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 984,01-TL peşin harç ile 3.204,96-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.188,97-TL harcın davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.743,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.743,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 2.762,06-TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, kalan 5.980,94-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... Şirketi ve davalı ... dava ve duruşmalarda kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Şirketi ile ...'a verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin,
a)Davanın kabul oranına isabet eden 1.200,48-TL'sinin davalı ...'tan,
b)Davanın red oranına isabet eden 2.599,52-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin, e-duruşma ile katılan davalı ... vekilinin ve e-duruşma ile katılan ihbar olunan ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların ve ihbar olunanların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır