T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/235 Esas
KARAR NO: 2025/864
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/04/2025
KARAR TARİHİ: 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; müvekkili şirketin sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pekçok tedarikçi / satıcı ile çalıştığını, ... adı verilen bir çok satıcıya, karşılıklı olarak imzalanan ... Satıcı Üyelik Sözleşmesi hükümleri gereği AVM'de kiralanan mağaza veya pazaryeri mantığından hareketle ... internet adresinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini,müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişlerin ... adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satış sözleşmesi gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığı ile gönderildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında belirsiz süreli ... Satıcı Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, davalının müvekkili şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ...Ticaret HAK unvanı altında satış gerçekleştirdiğini, davalı ile süregelen ticari ilişki kapsamında farklı tarihlerde ödenen ürün iadeleri, fatura hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin olarak davalının müvekkili şirkete 24 363.20 TL borcu bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine, .... 26. icra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından yapılan bu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, alacağın tahsili için huzurdaki davayı açtıklarını belirterek, Sayın Mahkemeden, davalının ... 26. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20 sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap : Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Üyelik Sözleşmesi, Arabulucluk dosyası, hesap ekstreleri, muavin döküm, faturalar, ticari defter ve kayıtlar celp edilmiş, incelenmiştir
Dosya, SMMM - Bağımsız Denetçi bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 26/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; ''... Davacının incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapıldığı, davacının ticari defter ve belgelerinin usulünce tutulduğu ve kanunen aranan şartlara haiz olduğu, sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, - Davacının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 07.05.2024 takip tarihi itibariyle 21.901,14 TL alacaklı olduğu, bu tutarın takibe ve yapılan itiraz sonrasında da huzurdaki davaya konu edildiği, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenmediği, Kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 26. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı takip borçlusunun davalı olduğu, davacının 21.901,14 TL asıl alacak için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, ticari hizmet sözleşmesi uyarınca ürün iadeleri, hizmet bedeli, kargo ve sair bedellerden açık hesap usulü işleyen cari hesap alacağı kapsamında davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından yasal olarak ileri sürülen bu vakıayı inkar eden konumundadır. (HMK 128)
Davacının hizmet edimine yönelik faturalar düzenlendiği, 25/04/2025 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen faturalar incelendiğinde faturaların tamamının "e-fatura" şeklinde tanzim edildiği, dolayısıyla davalıya tebliğ edildiği hususunda duraksama bulunmadığı, davalının faturaları tebliğ almasına rağmen yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu faturaları davacı tarafa iade de etmediği çekişmesiz olup, bu itibarla taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı, davacının edimini yerine getirdiği ve faturalara konu hizmetinin verildiği - edimin yerine getirildiği sabittir.
Uyuşmazlık, açık hesap usulü işleyen cari hesap uyarınca davacının alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağının miktarı noktasında toplanmaktadır.
Davacı delil olarak, tarafların ticari defter ve belgelerine dayanmıştır.
Mahkememizce, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Alacak miktarının tespiti ve takip tarihi itibariyle tarafların alacaklı - borçlu durumlarının araştırılması amacıyla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, HMK 222. maddesi hükmü uyarınca tayin edilen inceleme günü için ticari defterler ibraz edilmediği ya da bu konuda mazerete yönelik açıklamada bulunulmadığı takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın ticari defterlerine göre karar verileceğinin taraflara ihtaratla bildirilmiştir. Bu hususta ticari defterlerin ibrazına yönelik meşruhatlı davetiye davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak, davalıya yeterli süre ve imkanın tanınması ve meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği gibi inceleme gününde herhangi bir mazeret beyanında dahi bulunmadığından HMK' nın 222. maddesi gözetilerek davacı defterlerine itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Aynı yönde bakınız. İSTANBUL BAM 43. HD.... E. ... K.; İSTANBUL BAM 12. HD. ... E.... K.)
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas,...Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69. ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur.
Nitekim, mali bilirkişi tarafından sunulan 26/09/2025 tarihli raporda belirtildiği üzere, davacının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı lehine delil olma niteliğini taşıdığı, ticari defter ve belgeler uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 21.901,14 TL alacaklı olduğu, ayrıca davacı defterlerinde alacağın davalı tarafça kısmen veya tamamen ödendiğine yönelik muhasebesel yönden davalı lehine herhangi bir kaydın da bulunmadığı, hasılı davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 21.901,14 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Mali bilirkişinin 26/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Esasen, rapora karşı taraflarca herhangi bir itirazda da bulunulmamıştır.
Yapılan açıklamalar karşısında, mahkememizce hükme esas alınan 26/09/2025 tarihli mali bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, ayrıca alacağın faturalara ve cari hesaba dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının ... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 21.901,14 TL Asıl Alacak (Cari Hesap Alacağı) üzerinden takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın ( 21.901,14 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (21.901,14 TL) üzerinden alınması gereken 1.496,06 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 880,66 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 615,40 TL peşin harç, 1.115,00 TL posta ve tebligat masrafı ve 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.730,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 21.901,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.12/12/2025
Katip
Hakim