T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/310 Esas
KARAR NO: 2025/332
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/04/2025
KARAR TARİHİ: 05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın ... plakalı, 3.kişi ...’ye ait araç ile kazaya karıştığını, kaza tespit tutanağı ve sigorta bilgi gözetim merkezi kusur raporlarında müvekkiline ait aracın % 100 kusurlu kabul edildiğini, ... aracında oluşan değer kaybı ve diğer alacaklar için müvekkiline karşı ... 29. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ... Esas sayılı dosya üzerinden dava açıldığını, söz konusu dosyada kusur durumu için bilirkişi raporu alındığını, bu raporda müvekkiline ait aracın % 75, ... plakalı aracın ise % 25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve bu rapora göre dosyada kesin olarak karar verildiğini, müvekkilinin karşı tarafa 16.525,90 TL değer kaybı tazminatı, vekalet ücreti, yargılama giderleri faizler dahil tüm ferileriyle birlikte 54.820,00 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin aracı için davalı sigorta şirketinden söz konusu karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırdığını, müvekkilinin mahkeme ilamı doğrultusunda ...’ye ödediği bedel için davalı sigorta şirketine rücu ederek yazılı başvuruda bulunduğunu, ancak davalı sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, tüm bu süreç üzerine davalı şirkete karşı ... 20. İcra Dairesi...Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında 3. kişi ... için ödenilen bedelden sorumlu olduğunu, icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle, davanın kabulü ile; davalının ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazından şimdilik 1.000.00 TL'lik kısmının iptaline ve takibin devamına, davalıların haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak icra dosyasına yapmış olduğu itirazı sebebi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 20. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyası, ... 29. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas 2024/ 39 Karar sayılı kararı, ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, tahsilat makbuzu, ZMMS poliçesi, araç ruhsatı, sigorta şirketine yazılı başvuru dilekçesi celp edilmiş incelenmiştir.
Dava, davalıya zorunlu mali sorumluluk (trafik)poliçesiyle sigortalı bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu zarar gören 3. şahsa davacı tarafından ödenen tazminatın, kendi trafik sigortacısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında 27/10/2021 - 27/10/2022 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesinin düzenlendiği, ZMMS poliçesi uyarınca davacı ...'a ait ... plaka sayılı aracın sigortalandığı ve sigortalı aracın 26/10/2022 tarihinde dava dışı ... plaka sayılı ...'ye ait araçla çarpışmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, işbu kaza neticesinde aracı zarar gören 3.kişi ... tarafından ... aleyhinde ...9. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile değer kaybı zararının tazmini istemli dava açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, akabinde zarar gören 3.şahıs ... tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davacının zarar gören 3. şahsa 54.820,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığı, işbu davada davacının trafik kazasında zarar gören 3. şahsa yapmış olduğu ödemeyi aralarındaki ZMMS poliçesi uyarınca kendi trafik sigortacısından - davalıdan talep ettiği anlaşılmıştır. Nitekim, davacı, dava dilekçesinde davalı ... Sigorta A.Ş.nin kendi ZMMS / trafik sigortacısı olduğunu, trafik kazası sebebiyle 3.şahsa yapmış olduğu ödemenin ZMMS poliçesi kapsamında olması sebebiyle kendi sigorta şirketine rücu etmek durumunda kaldığını beyan etmiştir.
Dava dilekçesinde ekinde sunulan araç ruhsat örneğinden görüleceği üzere, araç maliki - işletenin davacı ...olduğu ve sigortalı ... plaka sayılı aracın hususi araç olduğu açıktır.
Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesinde davacının sigortalı, davalı sigorta şirketinin ise sigortacı olup, taraflar arasında imzalanan ZMMS poliçesi uyarınca sigortalı ... plakalı aracın HUSUSİ (ÖZEL) kullanım amacına özgülendiği sabittir / görülmüştür.
Davaya konu sigorta sözleşmesinde davacının tüketici olduğu, öte yandan sigortalı aracın da ticari araç olmadığı kayıtlardan tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Ancak, 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
O halde, davacının tüketici olması ve davacı ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen sigorta sözleşmesinin tüketici işlemi olması sebebiyle somut olayda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Birebir emsal nitelikte olan bir davada;
İSTANBUL BAM 9. HD....Esas ... Karar sayılı ilamı ile;
"...Dava, davalıya zorunlu mali sorumluluk (trafik) poliçesiyle sigortalı bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu zarar gören kişiye davacı tarafından ödenen tazminatın sigortacısından rücuen tahsili istemine dayanmaktadır.
HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Somut olayda, davacının, davalı sigortacı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan aracının karıştığı kazada nedeni ile ödenen maddi tazminatının tahsili istenmektedir. Sigortalı aracın ruhsat bilgisinde işletenin davacı İsmail Yılmaz olduğu, aracın hususi oto olduğu görülmekle, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, tüketici mahkemeleri, sigorta sözleşmesinin tarafları arasındaki ve taraflardan birinin tüketici olduğu uyuşmazlıklarda görevli olmakla ilk derece mahkemesince Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken ..." şeklinde karar vermiştir. (Aynı yönde başka bir için bakınız. İstanbul BAM 40. HD. ... E. ... K.)
Somut olayda, davanın 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasadan sonra açılması, sigortalı aracın ticari araç olmaması, 6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacının tüketici konumunda olup davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan eldeki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılması ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) ve davanın her aşamasında dikkate alınması (tarafların adalete mümkün olduğu ölçüde hızlı ulaşması ilkesi gereğince, dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin görevsizlik kararı verilebileceğine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/4-2247 Esas 2013/1667 Karar sayılı emsal içtihadı ile, yargıda hedef süre kriterleri, HMK'nın 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesi göz önünde bulundurularak) zorunlu olmakla, davaya konu uyuşmazlık bakımından Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan, davanın görev yönünden dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere;)
1-Mahkememizin görevsiz olması sebebiyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1-c. ve 115/2. madde hükümleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğunun tespit edilmesine,
2-HMK.nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL (NÖBETÇİ) TÜKETİCİ MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20. maddesine göre kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtar edilmesine,
4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde karar verildi. 05/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır