T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/35 Esas
KARAR NO: 2025/347
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 15/01/2025
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/01/2016 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile seyir halinde iken karşı istikametten gelen ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk dosya numarasının ... olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ... 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, ZMMS Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın ... Hesabının sorumluluğunda olduğunu, dava konusu talepler hususunda davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı kurum nezdinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu tarafından alınan maluliyet raporuna göre %5,2 oranında malul kaldığını, maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesini, arz ve izah edilen nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları kalmak kaydıyla; 50 TL sürekli iş göremezlik, 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının TTK’ya eklenen 5/A maddesi uyarınca 01.01.2019 tarihinden sonra alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurmakta zorunlu olduğunu, davacının sayın mahkemeye sunduğu arabuluculuk tutanağında davacı ile dava dışı ... Sigorta A.Ş. arasında arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini, müvekkili kuruma karşı arabuluculuk yoluna başvurmadığını ve doğrudan dava açıldığını, huzurdaki dava usule uygun başlatılmadığını, davacının arabuluculuk yoluna başvurmaksızın doğrudan işbu davayı açmış olması karşısında TTK 5/A. hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesine , ayrıca yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Arabuluculuk tutanağı celp edilmiş incelenmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı HUAK 18/A maddesinin 2. fıkrasında; davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği belirtilmiş olup, devam eden maddelerde arabulucuğa ilişkin düzenlemenin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu ve 6102 s. TTK 5/A. maddesi uyarınca dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen arabuluculuk son oturum tutanağı uyarınca davacının davalı ... Hesabı dışında ... Sigorta A.Ş. ile dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı, bu çerçevede işbu dava öncesinde dava dilekçesinde hasım olarak gösterilen davalı ... Hesabına karşı dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadığı belirlenmiştir.
Davalı ... Hesabı, işbu dava öncesinde davacının ... Hesabına karşı arabuluculuk yoluna başvurmadığını ve dava şartı arabuluculuk yerine getirilmeden doğrudan ... Hesabına karşı dava açıldığını belirterek başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ön inceleme işlemleri yapılmadan 16/04/2025 tarihli 1.celsede aynen;
"Dava dilekçesi ekinde sunulan ... Arabuluculuk Bürosunun... s. dosyasında anlaşamama son tutanağının tarafların davacı ... ile dava dışı ... Sigorta A.Ş. olduğu, eldeki davada ise davalının ... Hesabı olduğu,
Bu itibarla, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemi için davalı ... Hesabına karşı açılan işbu davada 6102 s. TTK 5/A ve 6325 s. HUAK 18/A. maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmasının zorunlu ve dava şartı olduğu,
İbraz edilen anlaşamama son tutanağının tarafının, davalı ... Hesabı olmadığı görülmekle,
Dava dilekçesi ekinde ve UYAP sisteminde yapılan kontrolde davalı ... Hesabı ile yapılmış arabuluculuk son tutanağının aslının veya onaylı bir örneğinin bulunmadığı, yine UYAP sisteminde yapılan incelemede dava açılmadan önce davalı ... Hesabı ile arabuluculuk yoluna başvurulduğuna yönelik herhangi bir arabuluculuk dosyanın ya da bilgi kaydının da tespit edilemediği anlaşılmakla;
Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı tazminat davasında davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuk kapsamında bu yola başvurulmasının dava şartı olması sebebiyle; öncelikle davacı vekiline dava tarihinden önce davalı ... Hesabı ile gerçekleştirilmiş ve anlaşamama ile sonuçlanmış arabuluculuk son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 haftalık kesin süre ve imkan verilmesine, aksi halde 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk son oturum tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dosyaya sunulmaması halinde 6325 sayılı 18/A. maddesi uyarınca başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, (yüze karşı tefhim edildi)" şeklinde ara karar oluşturulmuştur.
Ancak 6325 s. HUAK 18/A.maddesi uyarınca verilen kesin süre ve yapılan ihtarlara rağmen anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak dosyaya ibraz edilememiştir.
Nitekim, davacı vekilinin 07/05/2025 tarihli dilekçesi ve durşmadaki beyanlarından işbu dava öncesinde davacı ...'un davalı ... Hesabına karşı zorunlu ve dava şartı arabuluculuk yoluna başvurmadan doğrudan dava açtığı tespit edilmiştir. Hatta, davalı ... Hesabına karşı işbu dava tarihinden sonra arabuluculuk başvurusunun yapıldığı davacı vekilince ifade ve kabul edilmiştir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle arabulucuk dava şartının yerine getirilmediği açıktır.
Ayrıca vurgulamak gerekir ki, davacı vekili 07/05/2025 tarihli dilekçesinde ... Sigorta A.Ş.ye Hazinenin el koyduğunu,dosyaların ... Hesabına devredildiğini, bu nedenle dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin Hazine tarafından el konulmadan önce ... Sigorta A.Ş. ile yapıldığını açıklamıştır. Ancak, ... Sigorta A.Ş.ye Hazine Müsteşarlığı tarafından hangi tarihte el konulduğu ve dosyaların hangi tarihte ... Hesabına devredildiği bilinçli olarak dilekçede yazılmamıştır. Zira, Hazine Müsteşarlığı tarafından mali bünye zafiyeti sebebiyle ... Sigorta A.Ş.nin 07/08/2015 tarihinde tüm branşlarda ruhsat iptaline karar verildiği ve 07/08/2015 tarihinden itibaren 5684 s. Sigortacılık Kanunu uyarınca hasar dosyalarından davalı ... Hesabının sorumlu olduğu tartışmasızdır (Yargıtay 4. HD. ... E. ...K.; İstanbul BAM 8. HD.... E. ... K.). Davacı ile davalı Ege Sigorta A.Ş. arasında dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin davacı vekilinin Hazine tarafından el konulmadan önce yani 07/08/2015 tarihinden önce olduğu iddiasının aksine son oturum tutanak tarihinden de açıkça görüleceği üzere arabuluculuk başvuru tarihinin / görüşmelerinin 25/07/2024 tarihi yani ruhsat iptalinden çok sonra olduğu kayden sabittir. Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorunda olup davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun biçimde yapmakla yükümlüdürler (HMK 29). Kuşkusuz usul hukukumuza ait bu ilke taraflar adına hareket eden vekiller için de geçerlidir. Kaldı ki başvuru neticesinde davalı kurum nezdinde 319301 numaralı hasar dosyası açıldığını bizatihi dava dilekçesinde beyan ve ikrar eden davacının / ve vekilinin arabuluculuk öncesinde muhatabının ... Hesabı olduğunu bildiği, başvurularını buna göre yaptığı ve davalıdan tazminat talebinde bulunduğundan davalı ... Hesabı yerine dava dışı sigorta şirketi ile arabuluculuk yoluna başvurması kabul edilemez. Diğer taraftan; davacı vekili, davalı ... Hesabına karşı dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadan doğrudan dava açıldığının, bu suretle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verileceğinin bilincinde ve farkında olarak son çare ... Sigorta A.Ş.nin dahili davalı olarak davaya dahil edilmesini talep etmiştir. 6100 s. HMK'da dahili davaya ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı gibi anılan Kanun uyarınca bir kimsenin dahili davalı yoluyla yargılamaya taraf edilmesi / ona husumet yöneltilmesi de yasal olarak mümkün değildir. Bu nedenle, ... Sigorta A.Ş.nin dahili davalı olarak davaya dahil edilmesi talebi de kabul edilmemiştir. (İstanbul BAM 9. HD. ...E....K.)
6325 sayılı HUAK 18/A. maddesi uyarınca yasal 1 haftalık kesin süre içinde davacı vekili tarafından işbu dava öncesinde davalı ... Hesabına karşı arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığına yönelik arabuluculuk tutanak aslı ya da onaylı örneği dosyaya ibraz edilememiştir.
Davacı vekili 07/05/2025 tarihli celsede davalıya karşı (dava açıldıktan sonra) arabuluculuğa yeni başvuru yapıldığını ve sürecin tamamlanmadığını beyan etmiştir. Mahkememizin 16/04/2025 tarihli Ara Kararında davacıya veya vekiline arabuluculuk yoluna başvuru yapılması noktasında verilen bir süre bulunmamaktadır. Aksine, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi hükmü uyarınca işbu dava açılmadan önce yapılan arabuluculuk son oturum tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dosyaya ibraz edilmesi emredilmiştir. Esasen, bu husus 6325 s. HUAK 18/A. maddesinin lafzı ve emridir. Mahkememizin Ara Kararından sonra davacı vekili tarafından arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığı ifade edilmiş ise de; davanın açıldığı tarihten sonra davalı ... Hesabına karşı arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadığı tartışmasızdır. 6325 s. HUAK 18/A. maddesi hükmü uyarınca dava açıldıktan sonra, artık bu dava şartının dava devam ederken / dosya derdest iken yeni yapılacak bir başvuru ile sonradan yerine getirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, 6235 sayılı HUAK' ın 18/A. maddesi emredici şekilde düzenlenmiş olup, arabuluculuk dava şartı noksanlığı yargılama sürecinde sonradan tamamlanabilecek bir dava şartı olarak da kabul edilmemektedir.
6325 s. HUAK 18/A,2.son cümle maddesi"ARABULUCUYA BAŞVURULMADAN DAVA AÇILDIĞININ ANLAŞILMASI HÂLİNDE HERHANGİ BİR İŞLEM YAPILMAKSIZIN DAVANIN, DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE KARAR VERİLİR" emrini içermektedir. Mahkememizin anılan Yasa hükmüne aykırı hareket etmesi mümkün değildir. Arabulculuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığı anlaşılırsa, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir, bu hususta mahkememizin herhangi bir takdir hakkı bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat davasının dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu, ancak dava açılmadan önce davalı ... Hesabına karşı arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın doğrudan işbu davanın açıldığı, davacı / vekili tarafından işbu dava açılmadan önce davalıya karşı dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, dava açıldıktan sonra artık bu dava şartının sonradan tamamlanmasının da mümkün olmadığı, davacı vekili tarafından arabuluculuk yoluna dava açıldıktan sonra başvuru yapıldığı anlaşılmakla 6325 s. HUAK 18/A. maddesi " Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davacının arabuluculuk yoluna başvurmaksızın doğrudan işbu davayı açmış olması karşısında TTK 5/A. hükmüne atfen 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A. madde hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından başkaca ve yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINDA,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. ve. 13/1.maddesi uyarınca belirlenen 16,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
07/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır