T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/364 Esas
KARAR NO: 2025/387
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2025
KARAR TARİHİ: 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı ... tarafından ... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası kapsamında “16.11.2020 tarihinde alacaklı ... tarafından; borçlu ... adına Marka ...A.Ş. hesabına sermaye artırımı
açıklaması ile yatırılan para alacağı” nın tahsili açıklaması ile müvekkilimiz ... adına 25/03/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu davanın konusunu oluşturan icra takibine dayanak takip konusu alacakla ilgili daha önce ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E.... K. sayılı kararı ile müvekkilimiz lehine kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmasına rağmen davalı taraf kötü niyetli bir şekilde huzurdaki davaya konu icra takibini ikame ettirmiştir. Söz konusu icra takibi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkilin banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malvarlığı üzerine haciz tatbik edilmiş olup ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen öncelikle müvekkil hakkında başlatılan dava konusu icra takibinin teminatsız bir şekilde dava sonuna kadar durdurulmasına bu talebimiz uygun görülmez ise İİK’nın 72/3. maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine ve en nihayetinde mahkemenizce yapılacak olan yargılama neticesinde; müvekkili adına başlatılmış bulunan ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra takibinin tarafımız aleyhine daha büyük zararlara yol açmadan durdurulması amacıyla öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise İİK 72/3 kapsamında mahkemenizce belirlenecek teminat miktarı ve tüm dosya borcunun icra dosyasına nakit veya teminat mektubu ile depo edilmesi sonucunda icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesine / teminat mektubunun bozdurulmamasına ilişkin ihtiyati tedbir verilmesine, telafisi imkânsız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması adına öncelikle ve ivedilikle takibin durdurulmasına,
yargılama neticesinde müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine, haklı davanın kabulüne, davalı tarafın icra takibi başlatmasında kötü niyetli olması, müvekkilinin söz konusu icra takibinden zarar görmüş olması sebebi ile
%20'den az olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...Esas -...Karar sayılı ilamı, ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası Noter ihtarnameleri ve cevapları, WhatsApp yazışmaları, Ödeme dekontları, Haciz uygulama tutanakları, banka yazıları, ... dosya no’lu arabuluculuk anlaşmama tutanağı, SPK Bülteni ... tarihli ... sayılı karar, SPK Bülteni ... tarihli... sayılı karar celp edilmiş incelenmiştir.
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi mahkemece de res'en dikkate alınmak zorundadır.
Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin ...tarihli ... sayılı kararı ile;
"Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek;
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına)
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında takip alacaklısı davalı ...'nun takip borçlusu davacı ... hakkında 16/11/2020 tarihinde ... A.Ş. hesabına ve borçlu adına sermaye arttırımı sebebiyle yatırılan 400.000 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, davacının işbu icra takibi sebebiyle menfi tespit isteminde bulunduğu, taraflar arasındaki hisse devir ve sermaye arttırımına esas işlemlerdeki ... A.Ş.nin borsaya kote şirketlerden olduğu, borsaya kote şirkete yönelik hisse devir ve sermaye arttırımı işlemlerinin kontrolü, incelenmesi, tartışılması, usule aykırı işlemler olup olmadığı, denetimi, borcun - alacağın bulunup bulunmadığı yahut sair tüm ileri sürebilecek iddiaların SPK mevzuatı hükümleri çerçevesinde tartışılmasıve değerlendirilmesi gerektiği, diğer taraftan davacının dava dilekçesinde menfi tespit isteminde vakıa olarak davalının SPK işlemlerindeki usulsüzlüklere de dayandığı, hatta bunlarla ilgili delillerini ibraz ettiği, nitekim ... A.Ş. yöneticileri olan davalının (ve dava dışı diğer şahısların) yatırımcılardan hisse devri sözleşmesi kapsamında aldığı paraları hisse devri yapmamasına rağmen geri ödemediği ve geri ödememek adına dava konusu edilen icra takibine esas borca ilişkin ... A.Ş. yöneticilerinin haksız ve hileli yollarla yine kendilerinin yöneticileri olduğu şirketlere sermaye arttırım açıklaması ile müşterilerin talimatı ve rızası olmaksızın yatırımcıların paralarını havale işlemi aktardıkları, bu suretle SPK hükümlerine aykırı hareket edilmesi ve davalı ile yönetici şahıslar hakkında SPK uyarınca ceza uygulanması yolundaki vakıalar da dahil olmak üzere somut olayda mutlak suretle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerinin tartışılması ve değerlendirilmesi zorunlu olduğundan; Hakimler ve Savcılar Kurulunun 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine yönelik kararı uyarınca, finans ihtisas davalarına bakmakla belirlenmiş İstanbul 6, 7, 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince bakılması gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar karşısında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı üzere);
1-HSK Birinci Dairesinin ... tarih ... kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna İADESİNE,
2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın niteliği gereği kesin olarak karar verildi. 23/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır