T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/416 Esas
KARAR NO: 2025/473
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/06/2025
KARAR TARİHİ: 07/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/02/2025 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... sayılı plakalı motosikleti ile ... Caddesi üzerinden ... istikametine doğru seyir halinde iken ... Karakolu yanına geldiği esnada motosikletin ön muhtelif kısımlarıyla, karşıdan karşıya geçmek isteyen yaay konumunda bulunan müvekkili ...'ya motosiktelinin ön muhtelif kısımlarıyla çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı arcın, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ... Sigorta Şirketi'nden karşılanması amacıyla mail üzerinden davalı ... Sigorta Şirketi'ne 14/04/2025 tarihinde başvurulduğunu ve ödeme yapılması için tüm evraklar davalı sigorta şirketine teslim edildiğini, davalı şigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini, 19/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'na 5/A maddesi eklendiğini ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alcak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı haline getildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL daimi maluliyet tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri, 100,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 300,00 TL tazminatın davalı ... Sigorta Şirketine başvuru tarihi olan 14.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizil ile birlekte davalıdan tahsiline, ... Polis Merkezi Amirliği... tahkikat nolu dosyasının celbine, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacıya ait tüm tedavi evrakının, film ve graflierinin, CD formunda raporlarının gönderilmesinin istenilmesine, dosyada kusur raporu alınmak üzere dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kusur raporu aldırılmasına, kusur raporu ve tedavi evrakları gelince dosyasının İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu aldırılmasına, kusur ve maluliyet rapor gelince dosyanın aktüerya hesap bilirkişisine gönedirlemsine ve müvekkilin maluliyet tazimnatının hesaplanmasına ve raporların taraflara tebliğine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvurucunun usulüne uygun rapor ile sigorta şirketine başvuru yapmadığını, eksik başvurunun söz konusu olduğunu, usulden reddi gerektiğini, yönetmeliği uygun tanzim edilmeyen sağlık kurulu raporuyla sigorta şirketine yapılan başvuru tamamlanmaz dava şartı olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, skar dokusu boyutu itibariyle maluliyete yol açacak büyüklükte olmadığını, maluliyet oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, davaya ilişkin sakatlık bildirir maluliyet raporunun sunulmasının zorunlu olduğunu, eksiklik giderilmeden yargılamaya devam edilmesinin eksik inceleme sebebiyle bozma sebebi olarak görüldüğünü, davacının maluliyet oran bildirir raporunun sigorta kuruluşuna ibraz etmediği gibi huzurdaki davaya ilişkin delillerinde de yer vermediğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, kaza tarihil itibariyle yürürlükte olan yönetmelik usul ve esas hükümlerine uygun rapor alınmasının zorunlu olduğunu, ikametgaha yakın hastaneden rapor alınması gerektiğini, sakatlığın sürekli olup olmadığının belirlenmesi için gerekli olan tedavi süreci sonuçlarının beklenmediğini, iyileşme sürecinin tamamlanmış olması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin dosyaya ibraz ettiği medikal raporun nazara alınmasının hatalı olduğunu, davacının ibraz ettiği raporun tek taraflı kişisel müracaatla hazırlanmış olması ve tek başına hükme esas alınmaya yeterli olmadığını, yaralanmaya ilişkin bilirkişi raporunun alınmamış olması, bu sebeple dosyada mevcut raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin savunmasına yer verdiği medikal değerlendirme raporunun dosyaya kazandırılması ve davalı itirazları değerlendirilerek yeniden rapor alınması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen maluliyet oranı hususunda taleple bağlalık ilkesi geçerli olduğunu, ıslah edilmesine muvafakat etmediklerini, uzlaşma ve feragat hususunun açıklığa kavuşması ve kusur hususunda farklı bir tespit için kazaya ilişkin soruşturma dosyası evraklarının tam olarka ibaz edilmediğini, davacı tarafın, davay akonu belgeleri iyi niyet kuralları çerçevesinde eksiksiz olarak sunmamış ise TMK m.6 "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" ve haksız fiilden kaynaklı zararlara ilşikin olarak TBK m.50 "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükümleri doğrultusunda, yargılamaya ilişkin HMK m.119 dava dilekçesinin içeriği başlıklı"f) iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği" hususunun dilekçe ve ekinde zorunlu gösterilmesi geretiğinden bu husuta yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, tamamlatılmasına mavafakatlarinin olmadığını belirtmek kaydıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, HMK 119/ğ hükmü kapsamında "Açık bir şeklide talep sonucu" gösterilmemişse davayıa eksikilği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilmesi, tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının, huzurdaki davayı açmadan önce, sigorta kuruluşuna yapmış olduğu başvurunun eksik olması, sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru zorunluluğu dava şartının Sig. K. Ve KKT ile özel kanunla düzelnemiş olması sebebiyle, HMK m.114/2 "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır" hükmü kapsamında bu husus tamamlanabilir dava şartı olmadığından, davanın öncelikle dava şartı eksikliğinden usulden reddine karar verilmesini, maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının giderilmesi kapsamında usulüne uygun rapor alınması için davacının mevzuatta belirtilen şartalar haiz sağlık kuruluna sevkini, davanın esasa girilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle, esas yönünden savunmalarının kusur indirimlerinin uygulanarak yargılama esnasında davacının, yolcu olduğu ve taşımanın maddi veya manevi karnşılık kapsamında yapılmamış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde şartalrı varsa TBK m.50 vd.kapsamında hatır indirimi uygulanmasını, ödeme tutarı, anılan indirimler yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşünülmesine, ayrıca "fazlaya dair haklar saklı tutularak" açılan davalar, kısmi dava sayılacağından, b udurumda taleple balğı kalınması gerektiğini belirterek ıslah edilen kısım açısından muvafakatlari olmadığını belirterek, bu kısım üzerinden davanın reddine karar verilmesini, dieğr yandan uzlaşma tutanağının varlığı araştırılarak, ilgili ceza dosyasının akibeti sorulma,ı bu hususta soruşturma sonucu gösterir evrak tamamlatılmadan karar verilmemesi gerektiğini, yargılama esnasında davaya konu trafik kazası karayolunda gerçekleşmemiş olması durumu, sunulacak belgeler ile anlaşılacak olur ise bu hususun sigorta kuruluşu açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, geçici taleplerin sağlık gideri kapsamında SGK'ya devri sebebiyle teminat dışı olması ve davacı tarafnıdan ispet edilmemesi durumunda reddine karar verilmesini, her durumda zamanaşımı itirazlarının gerek dava gerekse ıslah tarihi itibariyle esas alınarak hüküm kurulmasını, her halde kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan genel şartlar kapsamında zararın ıskontolu hesaplanmasını, faiz tür başlangıç tarihine ilşikin açıklamalarının değerlendirilerek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden ...'ya ait bilgi ve belgeler, CD, ... Polis Merkezi Amirliği'nden ... numaralı belge, fezleke ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" kenar başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesinin yer aldığı, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31.maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresinin “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği bilinmektedir.
Dava konusu uyuşmazlığın cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkin olduğu ve sigorta ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık yönünden Mahkememizin görevli olduğu anlaşıldığından Mahkememizce düzenlenen 13/06/2025 tarihli tensip tutanağının 18.ara kararı ile "Davacı vekiline; dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığının bildirilmesi, başvurulduysa arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, (ihtaratın iş bu tensip tutanağının tebliği ile yapılmış sayılmasına,) " şeklinde karar verildiği, tensip tutanağının davacı vekiline 18/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk tutanağının ise 01/07/2025 tarihinde, verilen kesin süreden sonra sunulduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 tarih ...Esas ...Karar sayılı bölge adliye mahkemesi kararlarındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında belirtildiği üzere "5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun’un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince bu tutanağın aslının veya onaylanmış bir örneğinin elden veya UYAP sistemi üzerinden dosya ibrazının gerektiğine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine," karar verildiği, doktrin görüşleri de bir arada değerlendirildiğinde tensip tutanağında belirtilen eksikliğin verilen kesin sürede davacı vekili tarafından giderilmediği, dava usulden red olsa da bu durumun davacının yeniden dava açmasını engelleyen hal teşkil etmediği, kanun koyucunun öngördüğü yaptırımın ise sadece davanın usulden reddi sonucunu doğurduğu (... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas...Karar) anlaşılmakla davanın HUAK m.18A hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan ve usulden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-6102 sayılı TTK m.5/A, 6325 sayılı HUAK m.18/A-f.2, HMK m.114/f.2, HMK m.115/f.2 hükümleri karşısında davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 50,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2025
Katip
Hakim