T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/463 Esas
KARAR NO: 2025/585
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/02/2018
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın 01.11.2016 tarihine kadar Türkiye genelinde "..." marka ürünlerin distribütörlüğünü ve yetkili servis işlemlerini gerçekleştirdiğini, 01.11.2016 tarihine kadar davacı ile davalı firma arasında ürün alım satımı ile yetkili servis hizmetlerinin gerçekleştirildiğini, taraFlar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına rağmen 6098 sayılı TBK'nın 1., 6. ve 12. Maddeleri çerçevesinde davacı firma ile davalı firma arasında sözleşme kurulduğunu, davacı şirketin davalıdan ürün temin ettiğini ve yetkili servis hizmetinden de faydalandığını, taraflar arasında devam eden süreçte ve ticari ilişkiler nedeni ile ürün satışı için birçok kampanya, destek, reklam ve sair işlemler düzenlendiğini buna bağlı olarak taraflar arasında faturalar keşide edildiğini, ibraz edilen ekstrelerden de görüleceği üzerine davalının davacıya borcu bulunduğunu, davaya konu görüleceği üzere davalının davacıya borcu bulunduğunu, davaya konu ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, fazlaya ilişkin her türlü yasal ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.688,25 USD'nin fiili ödeme günündeki kur üzerinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmamasına rağmen bir sözleşmenin mevcut bulunduğunu ileri sürdüğünü, davacı tarafından sözü edilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı'nın gerçek kişiler arasındaki güven teorisini destekler mahiyette ise de TTK'nın emredici hükümlerine göre basiretli olması emredilen tacirler yönünden geçerliliğinin bulunmayacağının açık olduğunu, tacirlerin TTK hükümlerine göre bütün işlemlerini ifa etmekle yükümlü tüzel kişiler olduğunu, davalı şirketin davacı şirkete ödemesi gereken hiçbir borcunun bulunmadığını, dava dilekçesinde icra takibine konu edilen alacağın nereden kaynaklandığının izah edilmediğini, icra takip dosyasının incelenmesinde dahi hangi faturanın borç mevcudiyetini ortaya koyduğu hususunda hiçbir açıklık bulunmadığını, taraflar arasında yabancı para alışverişi ile ticari ilişki tesis edildiğine dair hiçbir sözleşme bulunmadığı gibi dava konusu meblağın neye dayalı olarak talep edildiğinin açıklığa kavuşturulmadan uyuşmazlığın çözümlenmesine hukuki imkan bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalının ihbar talebinin usule ve yasal düzenlemelere uygun olmadığını, huzurda görülmekte olan davanın taraflarının dava sonucuna ilişkin olarak müvekkili şirkete alacak iddiası ile rücu edebileceklerine dair yasal bir dayanağın bulunmadığını, davaya konu borcun müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, dava konusu davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkiden kaynaklanması ve müvekkili şirketin davacıya karşı ödenmemiş hiçbir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın ihbarı açısından hukuki yarar bulunmadığını, içtihatlar ve HMK'nın hükümleri ile usul ekonomisi göz önünde bulundurularak müvekkili şirkete yapılan davanın ihbarına karşı itiraz ettiğini, İhbar olunan dava ile müvekkili şirketin rücu edilebileceği yasal veya sözleşmesel hiçbir dayanağının bulunmaması sebebiyle davaya müdahale talebinin olmadığını ve davanın müvekkili şirkete ihbarına itirazlarının kabulünü talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Taraflar arasındaki cari hesapları gösterir ekstreler, ... ve ... yazışmaları, ticari defter ve kayıtlar, ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, celp edilmiş, incelenmiştir.
Mahkememizce KALDIRMA ilamı öncesinde;
"... Dava, ticari satıma dayalı cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
...
Nihayetinde, 28/08/2019 tarihli denetime elverişli ve hüküm kurmaya müsait mali bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 14.926,40 USD üzerinden, takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebi bakımından alacak likit ve muayyen olduğundan İİK'nın 67. maddesindeki yasal koşullar bulunmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. ..."şeklinde karar verilmiş, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 29/05/2025 tarihli ve ...Esas ... Karar sayılı istinaf kararında;
"...mahkemece 17.11.2021 tarihli duruşmada karar verilmiş olup davalı vekilince 17.11.2021 tarihinde saat 10.59'da UYAP üzerinden mazeret dilekçesi gönderilerek, duruşmaya gelirken kaza yaptığı belirtilmiş, bu sebeple duruşmanın başka bir güne ertelenmesi ve yokluğunda karar verilmemesini talep edilmiştir. 17.11.2021 tarihli duruşmada ise mahkemece, davalı vekilinin mazeret dilekçesinden bahsedilmemiş, mazeret beyanı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin dava sonuçlandırılmıştır.
Bu nedenlerle, davalı vekilinin mazeret talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden davanın sonuçlandırılması temel usul ilkelerine aykırı olup bu durum savunma hakkının kısıtlanması ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurduğundan, hükmün bu sebeple kaldırılması gerekmiştir
.. Açıklanan bu gerekçelerle, hukuki dinlenilme hakkını zedeleyen usul hatalarının giderilmesi, davanın sonuçlandırılması için gerekli koşulların tamamlanması ve davanın yeniden görülmesi için, esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.a.4. maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir..." denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmış, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir.
***
Dava, ticari satıma dayalı açık hesap usulü işleyen cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz kararı, usule ilişkin bir sebeple kaldırılmıştır.
Taraflara istinaf kararının ekli olduğu duruşma gün ve saatini bildiren meşruhatlı davetiyeler usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve tüm tarafların katılımı ile duruşma icra edilerek hukuki dinlenilme ilkesine riayet edilip yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
İstinaf kararında belirtilen usuli noksanlık nazara alınmış ve mahkememizce giderilmiştir.
Esasa ilişkin olarak, kaldırma ilamı öncesinde oluşturulan gerekçe aynen benimsenmiştir.
Ancak, Anayasa m.141/3. ve 6100 s. HMK m.297. uyarınca yeniden gerekçe oluşturulmuştur.
Taraflar arasında mal alım - satıma dayalı açık hesap usulü işleyen cari hesaptan doğan ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından satılan mallar davalıya teslim edilmesine rağmen bu malların bedeli için kesilen faturaların davalı tarafından ödenmediği, davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının davacı tarafa borcu olmadığını bildirerek itirazda bulunduğu, itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu, duran takibe devam edilmesi amacıyla işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar delil olarak ticari defter ve belgelere dayanmış ve incelenmesini talep etmişlerdir.
Mahkememizce alacağın varlığı ve miktarına yönelik olarak tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, cari hesaba konu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 15.688,25 USD alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise davalının davacıya takip tarihi itibariyle 14.926,40 USD borçlu olduğu belirlenmiştir. Bu halde, tarafların ticari defter ve kayıtları nazara alındığında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 14.926,40 USD alacaklı olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Mali bilirkişi tarafından ticari defter ve kayıtlar arasındaki mutabakatsızlığa yol açan (15.688,25 USD - 14.926,40 USD = 761,85 USD) farkın nedeni, defter kayıtlarından tespit edilememiş, ancak 761,85 USD farkın davacı tarafından ispatlanması halinde bu miktarın da istenebileceği mütalaa edilmiştir. Ne var ki, defterler arasındaki 761,85 USD' lik farkın davacı tarafından ispatlanamadığı, bu alacağın varlığı ve miktarına yönelik olarak herhangi bir beyan ve delil de sunulmadığı, davacının açıkça yemin deliline de dayanmaması sebebiyle 761,85 USD fark kısım ispatlanamadığından davacının davalıdan toplamda 14.926,40 USD alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Esasen, mali bilirkişi tarafından düzenlenen rapora ve rapordaki miktarlara yönelik tarafların herhangi bir itirazı da bulunmamaktadır. Bu nedenle, 28/08/2019 tarihli mali bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle itibar edilmiş, hükme esas alınmıştır.
Önemle vurgulanmalıdır ki, davalı cevap dilekçesi ile birlikte savunmasının temelini taraflar arasında ticari satıma yönelik bir ilişkinin bulunmadığı, hatta hiçbir ticari ilişki olmadığına dayandırmış ise de; dosyaya sunulan fatura kayıtları, bu faturaların davalı tarafından kendi ticari defter ve belgelerine işlenmiş / kayıt edilmiş olması ve bizatihi kendi ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafa cari hesaptan dolayı borçlu bulunması karşısında akdi ilişkinin inkarına yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, taraflar arasında açık hesap usulü işleyen cari hesaba dayalı ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan davalı bilirkişi raporu alındıktan sonra ... 13. ATM' nin ... Esas sayılı dava dosyası ile eldeki dava dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan birleştirme kararı verilmesini talep etmiş ise de; Mahkememizde görülmekte olan davanın ilk açılan dava olduğu, bu nedenle HMK' nın 166/1. maddesi hükmü uyarınca yasal olarak birleştirme kararının Mahkememizce verilemeyeceği belirtilerek birleştirme talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı bu sefer aynı talebini ... 13. ATM' nin ... Esas sayılı dava dosyasında ileri sürmüş, ancak ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 15/09/2021 tarihli 7.celsede "tarafların aynı olduğu, ancak davaya konu takip dosyalarının farklı olduğu, sadece tarafların aynı olması nedeniyle hukuki ve fiili bağlantı olduğu kanaatine varılamadığından" davalının birleştirme talebi kabul edilmemiştir. Gerçekten de; eldeki dava dosyası ile birleştirme talep edilen dava dosyasının tarafları aynı olmakla birlikte dava konuların farklı olduğu, icra takiplerinin de farklı olduğu, eldeki dava dosyasında davacının cari hesaptan kaynaklanan yabancı para cinsinden alacakları için ... 34. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulurken; birleştirme talep edilen ... 13. ATM ' nin ...E. sayılı dava dosyasında cari hesaptan kaynaklanan TL alacakları için ... 34. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası üzerinden icra takibinde bulunulmuştur. Dava konuların farklı olması sebebiyle dosyalar arasında bağlantı bulunmadığı açıktır.
Mahkememizce ... 13. ATM'nin... E. sayılı dosyası celp edilmiş, bu davada alınan 11/02/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda esasen dava konusu olmamasına rağmen bilirkişiler eldeki davaya konu yabancı para cinsinden alacakların tespitine yönelik olarak inceleme yapmış, eldeki davada alınan rapor gibi tarafların ticari defter ve belgeleri karşılaştırmaları olarak incelendiğinde cari hesaplar uyarınca davacının davalıdan 14.926,40 USD yabancı para alacağı olduğunu belirlemişlerdir. Raporların birbirlerini teyit etmesi bakımından bu hususa da değinilmesi gerekmiştir.
Davalının cari hesaba esas faturaları kendi ticari defter ve belgelerine işlediği, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun mali incelemede tespit edildiği, bu halde yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince davacı tarafından kesilen faturaları kendi ticari defterlerine işleyen davalının, akdi ilişkinin varlığının yanı sıra faturaya konu malı teslim aldığının kabulünün zorunlu olduğu, öte yandan davacı tarafından kesilen faturalara karşı davalının yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı ve yine davacıya iade de edilmediği, bu halde faturayı kabul eden, kendi ticari defterlerine işleyen bu suretle faturaya konu malları teslim alan davalının fatura bedelini ödemesinin gerektiği, ancak kendi cari hesabında davacıya takip tarihi itibariyle 14.926,40 USD borçlu olduğu ve herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı anlaşılmıştır. Bu halde, davalının bizatihi kendi ticari defter ve kayıtları ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 14.926,40 USD alacaklı olduğu konusunda duraksama yoktur.
Yapılan açıklamalar karşısında, denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alınan 28/08/2019 tarihli mali bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının .. 34. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibine yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 14.926,40 USD alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla asıl alacak 14.926,40 USD'nin 24/08/2017 takip tarihindeki (1 USD = 3,5071 TL) karşılığı olan 52.348,37 TL'nin %20'si oranındaki 10.469,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yerleşik içtihatlarda vurgulandığı üzere, yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, icra inkar tazminatına takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden hükmedilmesi gerektiğinden takip tarihindeki kur esas alınmıştır. (Bkz. Yargıtay 19. HD. ... E., ... K.).
Vekalet ücreti bakımından döviz üzerinden açılan davalarda dava değeri, dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına göre belirlenir. Yani her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Yargılama sonunda dava tarihindeki kur dikkate alınarak kabul ve ret miktarına göre belirlenen değer üzerinden vekalet ücreti hesaplanır ve hükmedilir. Taraflar her ne kadar karar tarihindeki kur biriminin esas alınarak vekalet ücretinin hesaplanmasını talep etmiş ise de açıklanan sebeplerle bu talepleri doğru ve yerinde görülmemiştir. (Bkz. aynı. İSTANBUL BAM 14. HD. ... E... K.)
2004 s. İİK 58/3. maddesi uyarınca alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekmektedir. ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında takip talebinde ve ödeme emrinde hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiği gösterilmemiş, tarih kısmı boş bırakılmıştır. Ancak, ilk kararı inceleyen daire İstanbul BAM 14. HD.... E. ...K. sayılı güncel bir kararında da belirtildiği üzere, yabancı para alacağını gösteren ve Türk Lirası karşılığını içeren icra takiplerinin de geçerli olduğu kabul edilmektedir. Bu bağlamda, işbu itirazın iptali davasına esas icra takibinde kura ilişkin tarih bulunmamakla birlikte yabancı paranın Türk Lirası karşılığı hem takip talebinde hem de ödeme emrinde açıkça gösterilmiş olduğundan takibin geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Davalının, 2004 s. İİK 58/3. maddesindeki dava şartı noksanlığına ilişkin (istinaf sebebi) itirazı yerinde değildir.
Gerekçesi açıklanan hususlar çerçevesinde, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 14.926,40 USD alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, asıl alacak 14.926,40 USD'nin 24/08/2017 takip tarihindeki (1 USD = 3,5071 TL) karşılığı olan 52.348,37 TL'nin %20'si oranındaki 10.469,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Kabul edilen dava değeri (56.632,25 TL) üzerinden alınması gereken 3.868,54 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 741,41 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 3.127,13 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 741,41 TL peşin harç, 246,45 TL posta, tebligat, 700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.687,86 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.605,89 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan 73,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3,55 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 2.890,54 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilini yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2025
Katip
Hakim