T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/590 Esas
KARAR NO : 2026/354
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/08/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nun işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı şirkete ait ..., ...plakalı araçlar ile dökümlerde yer alan tarihler arasında ücret ödenmeksizin muhtelif ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğinin tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe davalı şirket aleyhine ... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ” hükmü uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olmadığından bahisle itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı şirketin itirazlarının zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğunu, taraflarınca süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığını, davalı şirkete ait aracın otoyollarını kullandığı anlarda HGS hesaplarının müsait olmadığını, takdir edileceği üzere HGS/OGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmanın davalı şirketin sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin gerek 6001 sayılı Kanun uyarınca gerekse de başkaca ilgili mevzuat kapsamında ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine, ihlali geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığını, davalı şirketin ticari işi gereği ücretli otoyolu kullanmakta olduğunu, araçların ticari amaçla kullanıldığını, takibe konu alacağın likit olduğunu ve davalının kötüniyetli olarak ve takip sürecini sürüncemede bırakmak maksadı ile takibe itiraz ettiğini, bu durumda itirazın iptali ile takibin devamına ek olarak davalı aleyhine en az %20 tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından başlatılan icra takibinde geçiş ihlali yaptığı belirtilen ve takibe itirazlarının konusunu oluşturan ... plakalı aracın cinsi itibariyle dorse olduğunu, söz konusu aracın motorlu taşıt niteliğine haiz olmadığını HGS/ OGS vb. uygulamasına tabi olmadığını, cinsi itibariyle dorse olarak kabul edilen araçların kendilerine ait plakaları olmasına rağmen HGS uygulamasına tabi olmadığını, dorselerin trafikte çekicilere bağlı olarak seyir etmekte oldukları için köprü ve otoyollarda bağlı bulundukları çekiciye geçiş ücretlendirilmesi yapıldığını, köprü ve otoyollarda çekicilere bağlı olarak seyreden dorselere ilişkin ayrı bir geçiş ücretlendirilmesi yapılmasının mümkün olmadığı için müvekkili şirkete ait dorselere ilişkin geçiş ücreti ve ihlalli geçişe ilişkin para cezası uygulanması söz konusu olamayacağını, buna rağmen davacı şirketin plakaları belirtilen dorselere ilişkin geçiş ücreti tahsilatı gerçekleştirmeye çalıştığını, tahsilatı gerçekleştiremeyince de para cezası ile birlikte müvekkili şirket aleyhinde icra takibi başlattığını, davacı şirketin müvekkili şirket aleyhine de belirtilen dorse plakasına uygulanan geçiş ücretlerine ve para cezalarına ilişkin bir bildirim gerçekleştirmeden icra takibi yoluna başvurduğunu, aleyhine başlatılan icra takibine haklı olarak itiraz ettiklerini, davacı tarafın sunduğu söz konusu kamera görüntülerinden dorseye ait olduğunu tespit etmesi mümkünken bu hususu görmezden gelerek haksız olarak icra takibi yoluna başvurduğunu, müvekkili şirket bünyesinde bulunan dorselerin bağlı olduğu çekici araçların her seferde farklılık gösterdiğinden davacı tarafça geçiş ihlali yaptığı bildirilen ancak dorse niteliğini haiz oldukları için geçiş ihlali gerçekleştirmesi mümkün olmayan, bağlı bulunduğu çekicilerin plakalarının taraflarınca bildirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili firmanın bünyesinde yüzlerce ticari araç bulunduğunu, bu araçların hepsinin HGS geçiş etiketi mevcut olduğunu, Aksi halde, müvekkilinin ticari bağlamda zor duruma düşmemesinin olanaksız olduğunu, müvekkili firmaya ait söz konusu araçların sürekli sefer halinde olması nedeniyle HGS geçiş kartlarına ilişkin kredi kartı aracılığıyla otomatik ödeme talimatı verildiğini, HGS dökümlerinin celbi için ... Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını, araç çekici plakaları öğrenildikten sonra Karayolları Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak bu çekicilerin ihlalin yapıldığının iddia edildiği tarihten 15 gün öncesi ve sonrası aralığında yapılan diğer geçişlerin de sorgulanmasını, çekicilerin HGS hesabında bakiye olduğunu ve usulüne uygun tahsilatların gerçekleşebildiğinin ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin tüm araçlarında HGS geçiş etiketi bulundurarak ve söz konusu geçişlere ilişkin otomatik ödeme talimatı vererek köprü ve otoyol geçişleri sırasında geçiş ücretinin tahsilatının gerçekleştirilebilmesi için gerekli sorumluluğu yerine getirdiğini, işbu hususun ... plakalı araç için de geçerli olduğunu, araçlarda bulunan HGS etiketleri ile ilgili ... ve bankalara müzekkere yazılarak da tespiti gerektiğini, müvekkili firmaya ait bilgileri verilen dorse plakasına HGS ücretlendirilmesinin yapılamayacağını, geçiş ücretlerinin dorselerin bağlı bulundukları çekici plakalarına ait HGS kartlarında çekilmesi sebebiyle müvekkili firmanın davacı tarafa dorse plakalarına uygulanan geçiş ücretleri ve para cezalarına ilişkin herhangi bir borcu olmaması sebebiyle, dorselerin haricinde belirtilen plakaların takılı ve kayıtlı bulunduğu ve ... plakalı kamyon/kamyonet araçta yer alan HGS geçiş kartlarında otomatik ödeme talimatı bulunduğundan geçiş ücretinin tahsil edilememesinin mümkün olmaması sebebiyle davacı tarafın müvekkili firma aleyhine başlattığı icra takibinin iptali ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 20. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
İhlalli geçişe konu ..., ...plaka sayılı araçların 28/10/2024 -26/12/2024 tarihleri arasında kimin adına kayıtlı olduğunun tespiti için sahiplik bilgilerini gösterir trafik tescil kayıtları,
Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü'nden ...plaka sayılı aracın HGS bilgisi,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 22/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, otoyol ihlalli geçiş iddiasına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 13.05.2025 tarihinde, 11.287,50-TL asıl alacak, 2.304,25-TL işlemiş faiz ve 460,80-TL KDV toplamı olan 14.052,55-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının bir kısım ihlalli geçişler şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 20.05.2025 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 16.05.2025 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 13.08.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki davalı tarafından icra takip dosyasına yapılan itirazda icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz ettikleri belirtilmiş ise de yetkili olduğu belirtilen icra müdürlüğü gösterilmediğinden usulüne uygun yapılmış bir yetki itirazının varlığından bahsedilemeyeceğinden ön sorun olarak değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk itiraz ve def'iler bakımından ise davalı tarafından yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile ... Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki ilk itirazının ileri sürüldüğü, 6100 sayılı HMK'nın "Sözleşmeden doğan davalarda yetki" kenar başlıklı 10.maddesinde "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." düzenlemesinin yer aldığı, 6098 sayılı TBK'nın "İfa yeri" kenar başlıklı 89/1-1.maddesinde ise "Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde...ifa edilir." düzenlemesinin yer aldığı, öyleyse dava konusu alacağın para alacağı olması karşısında alacaklının yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu, davacının yerleşim yeri adresi Sarıyer olup İstanbul Mahkemelerinin yetki alanı içerisinde bulunduğu anlaşıldığından yetki ilk itirazının reddine; davalı tarafından yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, 6098 sayılı TBK'nın 146/1.maddesinde "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." düzenlemesinin yer aldığı, dava konusu ihlalli geçişe ilişkin alacakların 2024 yılı içerisinde muaccel olduğu ve 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 13/08/2025 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşıldığından davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir.
Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi ... tarih, ... E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, CD içerikleri, dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, beyan ve deliller, tescil kayıtları, ... ve Karayolları 1.Bölge Müdürlüğü yanıtları ile uyuşmazlık konuları çerçevesinde davalıya ait ... ve ... plakalı araçların davacının işlettiği otoyol ve köprülerden 28.10.2024-26.12.2024 tarihlerinde ihlalli geçiş yapıp yapmadığı, varsa takip tarihi olan 13.05.2025 tarihi itibariyle davacının ihlalli geçişler sebebiyle asıl alacak ve ferileriyle birlikte davalıdan alacaklı olduğu toplam miktarın ne olduğu, ... plaka sayılı aracın yarı römork vasfında olması karşısında HGS/OGS uygulamasına tabi olup olmadığı hususlarının tespiti amacıyla dosyanın taşımacılık/SMMM konusunda uzman bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davalının tüzel kişi tacir olduğu, davalının sahipliğindeki araçların ticari araçlar olduğu, sunulan ihlalli geçiş görüntüleri ve ihlalli geçiş sorgulama ekranında yer alan uyarı ve açıklama notlarından... plakalı römorkun bağlı olduğu çekicinin plakasının okunamadığından (çekicinin plakasının ...kısmı okunabiliyor) yarı römorka ihlalli geçiş bedeli tahakkuk ettirildiği, davalının maliki olduğu ... ve ...plakalı araçların 28.10.2024-26.12.2024 tarihleri arasında yapmış olduğu geçişler esnasında HGS ürünlerinin olmadığı, bu şekilde yapılan sonra yapılan geçişlerin ücretleri alınamadığından ihlalli geçiş olarak tahakkuk ettirildiği, davalı tarafından işletme hakkı davacı şirkette olan yollardan ücret ödenmeksizin 67 kez ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, davalının araçlarına 2.257,50-TL geçiş bedeli, yasa gereği dört katı geçiş cezası 9.030,00-TL olmak üzere toplam 11.287,50-TL tahakkuk ettirildiği, borç tutarı ile ferilerinin takip tutarı ile uyumlu olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Toplanan tüm delillere göre, tüzel kişi tacir olan davalının maliki olduğu ... ve...plakalı ticari araçların, işletme hakkı davacıya ait otoyoldan 28.10.2024-26.12.2024 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yaptığı, takip eden 15 günlük süre içinde de geçiş bedelini karşılayacak tutarda yükleme yapılmadığından geçişlerin ihlalli geçiş olarak tahakkuk ettirildiği, davaya konu ihlalli geçişler için hesapta yeterli bakiyenin ve HGS ürününün bulunmadığı ve ihlalli geçiş bedellerinin ödenmediği, ... plakalı römorkun bağlı olduğu çekicinin plakasının okunamadığından yarı römorka ihlalli geçiş bedeli tahakkuk ettirildiği, ücreti ödenemeyen ihlalli geçişler sebebiyle davalının geçiş ücreti, para cezası, işlemiş faiz ve KDV dahil tutardan sorumlu olduğu, ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, nitekim bilirkişi raporu ile davalının ihlalli geçişler yaptığı ve davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla yürütülen ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki alacak miktarının hesaplanan tutarla uyumlu olduğu, bu durumda davalının takibe yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas,... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan alacak ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu olup likit (belirlenebilir) olduğundan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 11.287,50-TL asıl alacak, 2.304,25-TL işlemiş faiz ve 460,80-TL KDV toplamı olan 14.052,55-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (14.052,55-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 2.810,51-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri (14.052,55-TL) üzerinden alınması gereken 959,93-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 344,53-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 95,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.095,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 14.052,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.28/04/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy