T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/625 Esas
KARAR NO : 2026/379
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/08/2025
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dava: Asıl dava davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; 14.09.2024 tarihinde ... Mahallesi ... caddesinde seyir halinde bulunan müvekkiline sigortalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile park halinde bulunan ... plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına çarpması neticesinde mı sarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza sonrası ... plaka sayılı araç sürü olay yerini terk etmiş olduğunu ve bu hususun KTT belirtilmiş olduğunu, bağımsız eksper tarafından yapılan incelemede hasar miktarının KDV dahil 151.093,88 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, tespit edilen rakama iskonto uygulanarak müvekkili tarafından 08.11.2024 tarihinde 2.783,53 TL, 08.11.2024 tarihinde 1.127,53 TL, 08.11.2024 tarihinde 3.237,07 TL ve 11.11.2024 tarihinde 120.000,62 TL olmak üzere toplam 127.093,75 TL hak sahiplerine ödeme yapılmış olduğunu, alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış olduğunu ancak yapılan itiraz ile takibin durdurulmuş olduğunu bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak ... 35. İcra Müdürlüğü ... no.lu dosya kapsamında yapılan itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Birleşen dava: Birleşen dava davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ve davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın, 14.09.2024 tarihinde trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle... plakalı araçta maddi hasar oluştuğunu, dava dışı ...'ya 02.01.2025 tarihinde 33.850,00.-TL hasar ödemesi yapıldığını, ödeme yetersiz bulunularak Sigorta Tahkime gidildiğini, Sigorta tahkim komisyonunun... ve ... sayılı ilamında, 100 TL tazminat, 1.900,00-TL yargılama gideri ve 100 TL vekalet ücretine (kesin olarak) aleyhlerine hükmettiğini, ilamın .. 2. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, 19.03.2025 tarihinde icra dosyasına 4.256,19.-TL tazminat ödemesi daha yapıldığını, sigortalımız olan ... plakalı araç sürücüsünün kazadan sonra durmayarak olay yerini terk ettiğini, hasara sürücünün kusuru ile sebebiyet verilmesi ve olay yerinin terk edilmesi nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Sartları B-4-f maddesinin ihlal edildiğini, ödenen bedelin kendi sigortalıları olan davalı şirketten rücu hakları bulunduğunu, bu amaçla davalı aleyhine ... 35. İcra Dairesi ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borca haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... 35. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... 35. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, Sigorta Tahkim Komisyonu'ndan ... ve ... sayılı dosya, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ...plaka sayılı aracın hasar, KTT ve eksper rapor bilgisi, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 13.04.2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Asıl dava, davacı sigorta şirketi tarafından ... plaka sayılı araçta oluşan hasara ilişkin ödenen bedellerin davalı sigortalısından olay yerini terk nedenine dayalı tahsili amacıyla yürütülen ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise trafik kazasından kaynaklanan zararların ödenmesinden sonra Sigorta Genel Şartlarına aykırılık nedeniyle dava dışı zarar gören 3.kişilere ödenen tazminatın kendi sigortalısından rücuen tahsili talebine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, asıl dava konusu olan ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 25.06.2025 tarihinde, 120.000,62-TL asıl alacak, 7.093,13-TL asıl alacak, 37.004,57-TL işlemiş faiz ve 2.217,48-TL işlemiş faiz toplamı olan 166.315,80-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... plakalı araç ile ... plakalı aracın karışmış olduğu 14.09.2024 tarihli trafik kazasından kaynaklı rücuen tazminat alacağı" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 07.07.2025 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 10.07.2025 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 26.08.2025 tarihinde açıldığı; birleşen dava konusu olan ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 26.06.2025 tarihinde, 1 33.850,00-TL asıl alacak, 4.256,19-TL asıl alacak, 7.993,01-TL işlemiş faiz ve 568,55-TL işlemiş faiz toplamı olan 46.667,75-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "... plakalı araç ile... plakalı aracın karışmış olduğu 14.09.2024 tarihli trafik kazasından kaynaklı rücuen tazminat alacağı" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 07.07.2025 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 10.07.2025 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 28.08.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İcra takibine ve davaya konu edilen olayda, 14.09.2024 tarihinde seyir halinde bulunan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile park halinde bulunan ... plaka sayılı aracın sol yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından karşı araç olan ...plaka sayılı araçta oluşan hasara ilişkin ödemeler yapıldığı ve sigortalısı olan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesi nedeniyle ödenen bedelin rücuen tahsiline yönelik icra takipleri başlatıldığı ve icra takiplerine yapılan itirazın iptali istemiyle işbu asıl ve birleşen davanın açıldığı görülmüştür.
Dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile, 14.09.2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin taraflarının kusur durumunun ve % (yüzde) olarak kusur oranının ne olduğu, davacının sigortaladığı ve davalının maliki olduğu ... plaka sayılı aracın kazada kusurunun bulunup bulunmadığı, ... plaka sayılı aracın kaza sebebiyle gördüğü zarar miktarının ne olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı üçüncü kişiye yapılan ödemelerin mahiyetinin ne olduğu, hesaplanan bedelin yapılan ödeme dikkate alındığında kadri marufunda olup olmadığı, olay yerini terk nedenine dayalı olarak davacının davalı sigortalısından rücu edebileceği bedelin takip tarihleri itibariyle ne olduğu hususlarında rapor alınmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir ve öngörülebilir bir kaza niteliğinde olduğu, duran araca çarpması nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan araçta KDV ve işçilik dahil 133.507,82-TL (iskontosuz) hasar meydana geldiği, bu kapsamda davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı üçüncü kişiye yapılan ödemenin (iskontolu) 127.093,75-TL olduğu dikkate alındığında taleple bağlı kalınması gerektiği, icra takibine konu edilen bedelin kadri marufunda bulunduğu, aracın Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi kayıtlarına göre dava konusu kaza öncesinde altı adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu, kaza tarihi itibariyle nisbi metoda göre değer kaybı hesaplandığında 40.000,00-TL olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlemesinin yer aldığı, somut olayda, her ne kadar kaza tespit tutanağında tarafların müşterek imzası bulunuyorsa da yine kaza tespit tutanağında açıkça belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk ettiği, tutanağın daha sonra tutulduğu, bu haliyle davalıya ait araç sürücüsünün zorunlu bir neden bulunmadan olay yerinin terk ettiğinin dosya kapsamı ve kaza tespit tutanağı itibari ile sabit olduğu, davacı sigorta şirketinin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.f maddesi uyarınca, meydana gelen kaza sonucunda oluşan maddi zarar nedeniyle üçüncü kişiye ödediği maddi tazminatı davalı sigortalısından rücuen talep edebileceğinin açık olduğu, sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminatın zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabileceği, nitekim taraf iddia ve savunmalarına, dosya kapsamında toplanan delillere, poliçe içeriğine ve tanzim edilen bilirkişi raporuna göre yapılan ödemenin zarar ile uyumlu olup kadri marufunda olduğunun ve olay yerini terk eden araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun açıklandığı görülmekle davalı tarafından icra takiplerine yapılan itirazların yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve itirazların iptaline karar vermek gerekmiştir.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ...Esas,... Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih... Esas,... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olmayıp bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden icra inkar tazminatı taleplerinin reddine ve davaların kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
A)Asıl Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 120.000,62-TL asıl alacak, 7.093,13-TL asıl alacak, 37.004,57-TL işlemiş faiz ve 2.217,48-TL işlemiş faiz toplamı olan 166.315,80-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-İcra takibine konu alacak likit (belirlenebilir) olmadığından yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca asıl davada kabul edilen dava değeri (166.315,80-TL) üzerinden alınması gereken 11.361,03-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.008,68-TL peşin harçtan mahsubu ile 9.352,35-TL harcın asıl dava davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Asıl dava davacısı tarafından asıl dava açılırken peşin olarak yatırılan 2.008,68-TL peşin harcın asıl dava davalıdan alınarak asıl dava davacısına verilmesine, 5-Asıl davada davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin asıl dava davalıdan alınarak asıl dava davacısına verilmesine, B)Birleşen Dava Olan ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı Davasının KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin 33.850,00-TL asıl alacak, 4.256,19-TL asıl alacak, 7.993,01-TL işlemiş faiz ve 568,55-TL işlemiş faiz toplamı olan 46.667,75-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, 2-İcra takibine konu alacak likit (belirlenebilir) olmadığından yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca asıl davada kabul edilen dava değeri (46.667,75-TL) üzerinden alınması gereken 3.187,87-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile 2.572,47-TL harcın birleşen dava davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Birleşen dava davacısı tarafından birleşen dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40-TL peşin harcın birleşen dava davalıdan alınarak birleşen dava davacısına verilmesine, 5-Birleşen davada davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin birleşen dava davalıdan alınarak birleşen dava davacısına verilmesine, C)Ortak Hükümler;
1-Asıl ve birleşen davada asıl ve birleşen dava davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.000,80-TL posta ve tebligat gideri ile 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.000,80-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dava davalıdan alınarak asıl ve birleşen dava davacısına verilmesine, 2-Asıl ve birleşen dava davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden asıl dava yönünden ... sayılı arabuluculuk dosyası üzerinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücreti ve birleşen dava yönünden 2025/117536 sayılı arabuluculuk dosyası üzerinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücreti olmak üzere toplam 9.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan asıl ve birleşen dava davalıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Asıl dava ve birleşen davada taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine, Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/05/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır Full & Egal Universal Law Academy